Selin Yurdakul

Selin Yurdakul

Çevirmen
7.8/10
296 Kişi
·
787
Okunma
·
0
Beğeni
·
47
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
544 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitabı set halinde incelemeden almıştım. Arka kapağını okuyunca kafamda oluşturduğum okuma sırasınin en sonlarına ittim. Çünkü oldukça fazla polisiye gerilim okuduğum için seri katil olayları artık kabak tadı vermeye başlamıştı. Bir şekilde kitaba başladım. Beklentim düşüktü, pek beğenmeyeceğim düşüncesiyle okumaya başladığımda ilk 100 sayfayı zorla okudum diyebilirim. Ama bu zorluk benim ön yargımdan kaynaklanıyordu. Derken kitap beni içine çekmeye başladı. Seri katil hikayesi sandığım kitap cok farklı bir yerden girmişti. Kitabin kalan bölümlerini büyük keyif ve merakla okudum. Benim icin yeterli bir sonla da bitirince kitabı iyi ki okumuşum dedim. Sandığım gibi değildi cok beğendim. Bas karakterler Maeve ve Rob'u da sevdim. Sonraki kitapları merak ediyorum açıkçası.
552 syf.
·4 günde·7/10
Genelde polisiye kitaplar bir konuyu esas alır.Ama bu kitap, peş peşe meydana gelen polisiye olayları o kadar güzel ve gerçekçi bir şekilde harmanlamış ki! Polisiye seviyorsanız, kaçırmamalı ve kesinlikle okumalısınız.
544 syf.
·3 günde·7/10
Bir süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplardan biriydi. Olumsuz incelemeler dikkatimi çekti ve okumaya karar verdim. Heyecan ve aksiyon dozu biraz düşük olmakla birlikte, kitaba haksızlık edildiğini düşünüyorum. Güzel bir kitap aslında. Konusuna gelince; Londra'da dört genç kadın belli aralıklarla vahşice öldürülüp, cesetleri yakılmış bir halde bulunur. Beşinci bir kurbanın bulunmasıyla olayların seyri bir anda değişir.
422 syf.
·2 günde·7/10
Baş sayfalarda biraz sıkılabilir ve kitabı bırakmayı düşünebilirsiniz. Ama biraz sabredip ilerlediğinizde hoşlanabileceğiniz bir kitap haline gelecek. İyi okumalar
544 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Tam da kitabın sonlarına doğru yaklaşmışken bir anda aranılan seri katilin bulunması! ee noldu şimdi kalan sayfalara? diye bir düşünce oluşturdu derken...dur daha dedektifimizin çok işi var der gibi devam ediyor. İlk kitabında da aynı tadı almıştım. Katil açığa çıktı herkes mutlu mesut evine hayatına devam edicek diye düşünüp de yanıldım çünkü kurgu yarım kalan diğer konularında sayfalarını kapatmak için üstünden geçiyordu.. Bir kadın olarak Kadın dedektifin kendini kurbanın ve ailesinin yaşadığı üzüntüyle empati kurarak olayları çözme akışı, sırların tek tek açığa çıkması, kendi annesiyle olan iletişim yoksunluğunun işlenmesi vs. kitabı okunur kılıyor. Mavea Kerrigen serisi için yeşil ışık yaktım..Şimdi gerisini merak ediyorum..
422 syf.
·9/10
Molly, yıllar önce Amanada'nın kaçırılmasına şahit olmuş fakat bir şey yapamamıştı.Yıllarca mücadele ettiği suçluluk duygusunu biraz olsun terapistleri ve eşi Cole'un yardımları ile atlatmaya başlamıştı ki ,Tracey'nin kaybolması ile yeniden zihninde ki görüntüler tekrarlamaya başlamıştı.Bir yanda eşi Cole'un evliliği hakkındaki tehditleri,diğer tarafta Papaz Lett 'in yıllar önce kaybolan Kate hakkında konuşan kardeşi Rodney'in suçlandığı ve dövülerek öldürüldüğü gizemi hakkında konuşmaması onu daha da tedirgin ediyordu,Molly'i gördüğü ve kimsenin inanmadığı görüntülerden yola çıkarak,Tracey 'nin bulunmasına yardım edebilecek mi...
Olaylar örgüsü sizi şaşırtarak bir sonraki sayfanın merakı içinde bırakacak...
544 syf.
Olumsuz eleştirileri okuyup bir de ben deneyeyim dediğim yazar ve kitap..

Gerilim gerçekten de düşük çıktı. Bunu bilerek okumaya başlamama rağmen yine de zorla bitirdim. Bunun da bir sınırı olmalı bence. Katili çok çok önceden tahmin edebildiğim gibi, anlatım da vasat kalmış.
(Buna bir örnek olarak bazı Agatha Christie kitaplarında sonucu tahmin etmeme rağmen kitap yine de sonuna kadar heyecanla okutuyor kendini. İşte anlatım kalitesinin kendini belli etmesi. Tabi koskoca Christie'yi bu yazarımızla kıyaslayacak değilim.)

Ayrıca, anlatıcı da değişiyor. Bakın bu güzel bir tarz, ama yapabilmekte önemli. Anlatıcıyı değiştiriyorsan okuru tamamen bir önceki moddan çıkarıp yeni anlatıcıya odaklaman gerekir. Bu da olmamış malesef.

Görüşlerin hep mi olumsuz diye soracak olursanız. Beğendiğim tek şey kapak resmi oldu sanırım.
Polisiyede üst sınıf yaşanacak bir kitap değil. Yeni başlayan için de fena bir kitap değil.
544 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Aslında kitaba başladığımda sıradan bir seri katil romanı olacağını düşünüyordum ancak gitgide farklı bir hikayenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Evet bir seri katil var ama sanki hikaye çok daha farklı şeyler anlatıyor. Sürükleyici ve çok olmasa da etkileyici olduğu söylenebilir. Ahmet ÜMİT’in Kırlangıç Çığlığı kitabını okuyanlar benzer bir son bulabilirler. Polisiye severler için okunması gereken güzel ve tavsiye edilir bi eser. Sağlıcakla...:)
544 syf.
İncelemeyi unuttuğum kitap. Allah'tan dostum hatırlattı da şu an inceliyorum.

Hem dedektifin iç dünyasını/hayatını anlatıp hem bi seri katilin anlatıp hem de başka bi cinayeti anlatabildiğim için yazarı ayakta alkışlıyorum. Bu kitabı okurken hem ürperdim hem güldüm hem üzüldüm hem acıdım hem de merak duygusunun doruklarına yaşadım. Gerek Louise gerek dedektif olsun karakterler başarıyla işlenmiş ve iyi saklanmış. Okumanızı öneririm.
544 syf.
·6/10
SPOİ İÇERİR.
Seneryo güzel. Ama baştan kurgulandığını düşünmüyorum. Yani yazar sonuna kadar yazmış yazmış sonra demiş ki 'ee ben katili unuttum'. Ve sonu felaket.
Tamam katil o kişi olabilir ama sen onun kafasının içindekileri de bize yazıyorsun. Onun kafasının içi bile masumken biz onun nasıl katil olduğuna inanılalım?
Cinayet romanlarının temeli katil ve bu kitapta katil çok yanlış tasarlanmış olsa bile 6 yıldız verdim çünkü dedektifimiz 'kusursuz' değil. Bizim gibi düşünen biri.
Seriyi bitirmeyi düşünüyorum ve umarım diğer kitaplarını aldığıma pişman olmam.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 787 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 323 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.