Sema Maraşlı

Sema Maraşlı

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.9
1.275 Kişi
okuyor-dolu
4.762
Okunma
v3_begen_dolu
515
Beğeni
goz
16,1bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
Yazar
Doğum
Kahramanmaraş, Türkiye, 19 Temmuz 1969
Yaşamı
19 Temmuz 1969'ta Kahramanmaraş'ta doğmuştur. İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'nın imtihanına girerek Kur'an Kursu öğretmeni olarak çalışmaya başladı. 19 yaşında evlendi. İki kızı ve bir oğlu oldu. Üniversite sınavına girerek Açık Öğretimde İşletme Fakültesi Yönetim Organizasyon bölümünde okumaya başladı ancak iki yıldan sonra başörtüsü sorunları yaşayınca, iki yıllık işletme eğitimi almış olarak okulu bıraktı. Düzce'de yaşadığı 1999 Ağustos depremi sonrası yazar olmaya karar verdi. Çocuklarını büyütürken onlara anlattığı masalları yazmayı düşünüyordu. Kasım depremine kadar da iki aya yakın bir zamanda içinde kırk masal olan ilk kitabı "Bana Bir Masal Anlat" ı yazdı. Kitabı 2001 yılında yayınlandı. Masal kitabından sonra hikayelerle ergenliği anlattığı "En Güzel Hediye" kitabıyla "Çocuk Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği"nden ödül aldı. Kadın-erkek ilişkileri üzerine "Eşimin Eşi Yok" adlı hikayelerle evlilik kitabı 2003 yılında yayınlandı. O dönemde gelişen bazı olaylar evliliğini bitiş noktasına getirdi. Boşanma arifesinde "Evliliği Pekmez Sandım" kitabını yazdı ancak kitabın ismi olumsuz algılanınca yeni adı "Eşim Aşkım Olsun" oldu. Özel bir üniversitede "Davranış Bilimleri" bölümünde okudu. 2011'de yeniden evlendi.
Rezalet
İlk kez bir kitabı okurken sinir krizleri geçirdim, ilgi görenler de gördüğüm için siparişime eklemiştim, yazarı araştırmadan kitap içeriğine bakmadan. Nasıl bir kafa yapısı, nasıl bir dünya görüşü, lanet ettim. Kız çocuklarının okumamasını, onların sadece anne ve erkeklere iyi bir köle olmasını destekleyen bunu birde öven, eğitim ve kültür sahibi, toplum içerisinde varlığını gösteren hatta bir iş sahibi kadınların toplumu daha doğrusu ataerkil toplum düzenini bozduğu erkekleri mutsuz ettiği görüşünü savunan kelimenin tam anlamıyla iğrenc bir düşünce silsilesinin bulunduğu kitap. Kız çocuklarımız okusun! Kadınlar toplumda bir birey olsun ve iş sahibi olsunlar! Erkeklere köle değil! Okumayın, okutturmayın hatta Fahrenheit kitabındaki distopya da kitaplar kötü bulunur ve yakılır sanırım o distopyada ki kitaplar bu kitaptı !
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
176 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Kitaptan çıkardığım dersler: *Evlenmeden önce birbirinize karşı açık olun! Konuşulması gereken şeyleri mutlaka konuşun! *Güzellik ve yakışıklılığa kapılmayın.Aldatıcı olabilir. *En güzel evlilik akıllı görücü usulüyle olandır. *Kendinizi olduğunuzdan farklı göstermeyin! *Maddiyat peşinde olmayın! *Kendisi ile ruhunuz ve bedeninizin sükuna ereceği kişiyi arayın! *Ana kuzusu olanlarla evlenmeyin! *Her dediğinize "Olur" diyenlerden uzak durun! *Eğer bir cemaate mensupsanız, tasavvufa inanmayan kişilerle evlenmeyin! *Çok büyük beklentilerle evlenmeyin! Sonra pişmanlığınız fazla olur. Evlendikten sonra dikkat edilecekler: *Ailede kadın ve erkeğin rollerini birbirine karıştırmayın! *"Erkekler kadınlar üzerine kavvamdır (idareci ve koruyucudurlar)..." ( Nisa Sûresi, Ayet:34) ayet-i kerimesini unutmayın! *Evin reisi erkektir.Çünkü fıtraten korumaya ve yönetmeye daha uygundur. *(Kadınlar!)Üzerinizde oynanan kirli oyunlara aldanmayın! *Feminizm İslama zıttır.Çünkü kadın ve erkeğin yaradılışı birbirinden farklıdır.Erkeğin vazifelerinin aynısını kadına da yüklemek zulümdür. *Kavvam olan erkektir.Allah (c.c.) tarafından tayin olunmuştur. Bunun üzerine söylenecek başka söz yoktur! *Ailede son söz erkek tarafından söylenir.Lakin bundan önce eşiyle istişare edip, onun da fikrini almalıdır. *"Saliha kadınlar gönülden itaat ederler."(Nisa Sûresi, Ayet:34)Kime itaat edecekler? Önce Allah'a (c.c.), sonra kocalarına.Tabi meşru olan işlerde. *(Erkekler!) Aileniz hususunda Allah' tan (c.c.) korkun ve zulüm ve despotlukla idare etmeyin! *Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. *Erkekler! Kadınları anlamaya çalışmayın, çünkü anlayamazsınız. Ama kadınlara karşı anlayışlı olun! *Kadın erkeğe saygı göstermeli, erkek de kadından sevgisini eksik etmemelidir. *Geçmişi ve geleceği bırakın, yoksa mutlu olamazsınız! *Birbirinizin hatalarına karşı affedici ve müsamahakar olun! *Hakkınızı aramaya çalışmayıp, vazifelerinizi yapmaya bakın! (İstisnaları var) *Eğer ortada bir haksızlık varsa, En Yüksek Mercii tarafından onun da hesabı sorulacaktır, unutmayın! *Sabırlı ve anlayışlı olun, birbirinizin hatalarını yüzüne vurmayın! *Küçük şeyleri büyütmeyin! *Kin tutmayın, birbirinize küsüp de surat asmayın.Ya da başka şeylerle birbirinizi kendinizce cezalandırmayın! *Her olumsuzlukta eleştiri ve münakaşaya başlamayın! *Sabırlı olmayı, susmayı ve dinlemeyi bilin! *Kesinlikle dırdır yapmayın, söylenmeyin! *Tatlı dil ve güleryüzü birbirinizden esirgemeyin! *Sözleriniz ve hareketleriniz ile birbirinize olan sevginizi gösterin! *Birbirinizin iyi yönlerini ve güzel huylarını söylemeye devam edin! *Birbirinizi olduğunuz gibi kabul edin değiştirmeye çalışmayın! *Evlerinizin başköşelerini televizyonlara kaptırıp, sevdiklerinizi ihmal etmeyin! *Hayatın meşgalesi arasında birbirinizle konuşmayı ve muhabbet etmeyi bırakmayın! Hergün başbaşa zaman geçireceğiniz bir muhabbet saatiniz olsun! *Dizi ve filmlerde gösterilen sunî ailelere inanmayın ve heves etmeyin! Onları gerçek hayatta bulamazsınız. *Eşinizle güç mücadelesine girişmeyin! *Erkeğin görünen güçleri kadının ise görünmeyen güçleri vardır.Kadının gücü nesilleri yetiştirmesinde, şefkat ve yumuşaklığındadır. *(Kadınlar için) Kendinizi olduğunuzdan güçlü göstermeyin! "Her şeyi yapabilirim" havalarına girmeyin! Zayıf görünmekten korkmayın! *Bilgiçlik taslamayın! *Kadın olduğunuzu unutup erkekleşmeye çalışmayın! Yaradılışınıza dönün! Latif olun! *Kadının süsünün evinde helaline karşı olması gerektiğini unutmayın! *Feminizm rüzgarına kapılıp erkek düşmanı olmayın! Bir erkeğin kadına şiddet uygulaması, bütün erkek milletini şiddete eğilimli ve merhametsiz yapmaz.Şiddet demek sadece kaba kuvvet demek değildir. Bu açıdan erkeklerin de kadınlardan gördüğü şiddeti gözardı etmeyin! *Küçük şeylerden senaryo yazıp da hiç olmayan şeyleri kendinize dert etmeyin! Hüsnüzan, dua ve tevekkülü elden bırakmayın! *Kadın demek; muhabbet, his, kelime, dil, ten, gönül, şefkat, incelik, neşe, hayat ve can demektir. *Tenkit yok, asık yüz yok, suçlama yok, müdafaa yok, şikayet yok! Bunlardan uzak durun! *Tatlı dil, güleryüz, takdir ve teşekkür serbest. Bunları bolca kullanabilirsiniz! *Çıkacak kavgaları önlemek için "kibarca susma hapı" kullanın! Her zaman işe yarar. *"Kimseye ihtiyacım yok" demeyin! *Eşlerin maddiyattan çok, ruhen ve bedenen sevmek ve sevilmek için birbirine ihtiyacı olduğunu unutmayın! *Yalnızlık erkekler için zordur, ama kadınlar için daha da zordur.Çünkü kadınlar birine bağlanma ihtiyacı duyar. *Eşinizle aranızda bir sıkıntı varsa, Kur'an ve Sünnete göre kendiniz çözmeye çalışın.Kendiniz çözemezseniz, mümkünse her iki tarafın ailesinden, değilse aile dışından iki veya bir hakeme başvurun! *Son olarak hayatımızın her yönünde olduğu gibi eşler arası ilişkilerde de bizim için en güzel örnek Efendimiz (صلى الله عليه وسلم) dir. O (صلى الله عليه وسلم), kolay kolay sinirlenmez, eşlerine bir fiske dahi vurmaz, hatalarını görmezden gelip kolayca affeder, onlara karşı son derece yumuşak, sabırlı ve müsamahakar davranır, hanımlarına değer verdiğini gösterir, söz ve hareketleri ile sevgisini izhar eder, merhamet ve güleryüzle muamele eder, şakalaşır, sohbet eder, hanımlarının dertlerini dinler, onları teselli eder, gözyaşlarını mübarek elleri ile siler, iyi huy ve davranışlarını dile getirir, hanımlarıyla istişare eder, onların gönüllerini hoşnut edecek şeyler yapar ve haklarına son derece riayet ederdi. Huzur ve muhabbetiniz daim olsun!
kamera
Sevmek Bu Kadar Güzelken
kamera
Sema Maraşlı
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.8/10 · 691 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
202 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Tek kelimeyle muhteşem bir kitap daha bitirdik hamdolsun Evlilik, meşakkatli bir yolculuk meşakkatli olduğu kadar kutsaldır Bu zorlu yolculukta size yardımcı olacak bir eser Güzel tavsiyeler verilmiş Hem kadın hem erkek için her iki tarafında sorumluluklarının bilincinde olması gerektiğini binevi evliliklerin de çatışma olan çiftlerin gözlerini açacak yuvalarına ışık saçak bir eser Evlilik ,ilk sırı Karşılıklı anlayış,değersizleştirmemek ona değerli olduğunu hissetirmek, hep karşıdan birşeyler beklememek Karşındakinin adımlarını sayarak kazançlı çıkamazsın evella kendi adımlarına odaklan Eşine ayna ol güzelikleri göster emin ol o aynaya baktıkça güzlikleri gördükçe değişecektir . Küçük şeyler değip geçme , Unutma "Mutluluk küçük şeyleri farketme de "
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
372 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
Selamün Aleyküm Öncelikle şunu üzerine basarak belirtmeliyim ki evliliğimizi iyileştirmeye ,daha güzel bir hâl aldırmaya yönelik bu tarz kitapları muhakkak okumalıyız.Başkalarının evlilik hayatında yaşadığı tecrübeler bize bedava sunulan hediyelerdir.Seytanın yıkmak istediği kale hep aynı ve aile temelli olduğuna göre daha yola çıkmadan yolun başında evliliğe aileye yönelik kitaplar okumakta fayda var.Sema Maraşlının kitapları da Allah razı olsun İslami bakış açısıyla fıtrata uygun yazılmış.Bu ve diğer kitaplarıni okumanızı tavsiye ederim (Şu ana kadar üç tanesini okudum iyi ki de evlilik yoluna çıkmadan okumuşum diyorum )Çok uzatmadan kitabin son cümleleriyle sizi Allah'a emanet ediyorum (Kitaptan Kesit) Küçük Şeyler Evlilikte en kıymetli şey muhabbettir. Gerçi hayatta da öyle, şu imtihan dünyasını çekilir hale getiren şey: sevgidir, muhabbettir. Acı kahveyi bir dostun yanında tatlı tatli içiren şey muhabbettir. Rabb'imizi severiz, Resulünü severiz, Rabb'imizi ve Resulünü sevenleri severiz. Âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerde, sevgili peygamberimizin örnek davranışlarında sevginin ve muhabbetin ne kadar değerli bir şey olduğunu görüyoruz. Gülümsemenin bile sevap olduğu bir dinimiz var. Bir insanı sevindirmek, mutlu etmek sevap ve bu sevaplara en yakınlarımızdan başlamak gerek. O zaman çift katlı sevap oluyor. Muhabbet çoğu zaman küçük şeylerdedir. Gözümüzden kaçan, değerinin farkında olmadığımız küçük şeyler muhabbetin kaynağıdır. Veya muhabbetimizi bozan şeyler küçük şeylerdir çoğu zaman. Küçük bir güzellik; bahar gününde dünyamızı güzelleştiren çiçek gibidir. Minik minik bir araya gelince kocaman bir güzellik olur. Veya küçük bir kötülük; bir dikenin veya minicik bir mikrobun sağlığınızı bozması gibi mutsuz eder bizi. Asık bir yüz, tatsız bir söz, küçümseyici bir cümle... Yemeğin tuzu gibidir küçük şeyler. Eti, sebzeyi, bütün malzemeyi koyarsınız, onlarsız o yemek olmaz; fakat bunlar yemeğin tadının yerinde olmasına yetmez. Tuzunu iyi ayarlamadığınızda fazla veya az attığınızda yemeğin tadı güzel olmaz. Bir parça tuz bütün yemeğin tadını etkiler. Bir gülümseme, bir takdir, gerekliyse bir özür, bir telefon, bir mesaj, tatlı bir kelime, bir iltifat... En son eşinize ne zaman küçük bir şeyle kocaman bir mutluluk hediye ettiniz. "Benim eşim anlamaz." deyip yan çizmeyin. Gönülden çıkan, gönlü bulur. "Yaptım, anlamadı..." diyorsunuz belki. O gün anlaması mümkün olmayacak kadar kafası meşgul olabilir, canı sıkkın olabilir veya sizden böyle davranışlar görmediği için şaşırmıştır veya kendi ailesinden öyle davranışlar görmediği için tuhaf bir tepki göstermiştir. Hüsnüzan edelim, kötü zandan kaçınalım. Velev ki anlamadı, "Yap iyiliği, at denize; balık bilmezse Hâlik bilir." Kaybedecek ne var ki? Selâmı önce veren sevabın büyüğünü alıyor madem dinimizde; o hâlde kim önce gülümserse sevabın büyüğünü de o alır. Haydi o zaman. Karşımızdan güler yüz beklemeden önce biz gülümseyelim. O hâlde bu sevaba en yakınımızdan başlayalım. Her gün sabah eşinizle ayrıldığınızda ve akşam ka vuştuğunuzda yüzünüzde tatlı bir tebessüm olsun ki eşinizin yüreği sevginizle aydınlansın. Haydi, bugün akşam olmadan eşinizi mutlu edecek bir şey düşünüp yapın. Bir mesaj atın, telefon açın, ismini telefona onun hoşlanacağı bir hitapla kaydedin. Onu mutlu edecek güzel bir söz söyleyin...Beyler! Akşam eve giderken eşinizin sevdiği bir yi yecek alın. "Senin için aldım." diye verin. Yemeğinizi yerken eşinize, "Eline sağlık, güzel olmuş." demeyi unutmayın. Gözünüz; evinize, eşinize ve çocuklarınıza onların iyi yanlarını görmek için baksın, kusur bulmak için değil. Hanımlar! Eşiniz için bugün süslenin, güzel kokular sürün ve onu hoş bir şekilde karşılayın. Ona değer ver diğinizi hissettirin. Onun sizin için ne kadar kıymetli olduğunu söyleyin. Bugün eşinizi mutlu edecek bir şey yapın. Tabii, iyilik yapabilmek için kalbimizin temiz olması gerekir. Kalbimizi kin ve kibirden temizleyelim. Bugüne kadar ne yaşadıysak imtihanın bir parçasıydı. Unutalım gitsin. Küçük küçük iyiliklerle kendimize koca koca sevaplar biriktirelim. Küçük küçük tatlı davranışlarla evimizi muhabbetle yeniden inşa edelim. Her bir tuğla bize dünya ve ahiret mutluluğu olarak geri dönecektir. Yaptığımız hiç bir iyilik boşa gitmez. İyiliklerin mükâfatını, "Zenginlerin Zengini" ve "Cömertlerin Cömerdi" olan Rabb'imiz muhakkak verecektir. Selâmetle
kamera
Mutlu Evlilik Okulu
yildiz
8.2/10 · 491 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
144 syf.
·
1 günde
·
10/10 puan
ÇEYİZ HAZIRLIĞI 1 Evlilik Paketi - #32130594 B A Y I L D I M . Bir kitap bu kadar güzel olamaz.. Fark ettim de uzun zaman olmuş bir kitap bittiğinde "Vay be. Ne güzel kitaptı." demeyeli.. Bilhassa, davranışlarımın kadın gibi değil de erkeğe yakın olduğunu fark ettiğim ve bundan kurtulmak için 21 gün boyunca "ben kadınlığımı kabul ediyorum, dişiliğimi kabul ediyorum, eril zihniyetten arınıyorum." demeye başladığım dönemde okumak çok isabetli oldu. Kardeşim kitabı elimde gördüğünde "abla hani sen aşk kitabı okumayı sevmiyordun??" dedi bana. Bilmelisiniz ki bu kitap, ergen aşk hikayelerini anlatmıyor. Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel.. Nasıl olur yahu, dedim önce. "Göz görür, gönül sever" zannettiğim için. Bilememişim işin aslını, aşkta toy olmasamda.. Göz görür gönül sever zannederiz ama göz görünce sadece bir hoşlantı oluşur. Devamını getiren sözlerdir, sevgiyi ateşleyen cümleler, davranışlardır diyor Maraşlı. Sevdiğimize dilediğiniz gibi davranmak değildir sevgi. Ona onun istediği, onu mutlu edecek şekilde davranmaktır, bunu anlatıyor bizlere. Bu kitap bir nevi kişilerin aşkının gerçek mi yoksa heves mi olduğunu ortaya çıkaran zahmetli ve rahmetli evlilik hayatlarına yön gösteriyor. Kadınlara erkekler hakkında, erkeklere kadınlar hakkında çok güzel tüyolar veriyor. Kolay yapılabilir bir iki şeyle, evlilik hayatınızı güzelleştirmenize yön gösteriyor. Ve .. Kitabı okurken şunu düşündüm. Kadınlar olarak erkeklerle eşit olduğumuza o kadar inandırılmışız ki. Bakın ben "kadın erkek eşit değildir" savunuculuğunu yapmama rağmen, bu eşitliğin ne derece de "değil" olduğunu bilememişim, bunu fark ettim. Buna birkaç örnek vereyim. > Bana göre erkekler kadınları anlamalı, empati kurmalı. Ama bakın Sema Maraşlı ne söylüyor: "Yaratılışımız birbirine benzemediği için empati yaparak birbirimizi anlayamayız. Kadın erkek ilişkilerinde empati yapmamak gerekiyor. Çünkü iki farklı cins. Birbirini "ben olsaydım" diye anlayamaz. Bu kedinin tavşana bakıp "et varken ot nasıl yiyor?" diye düşünüp ona et götürmesi gibi bir şey.." > Bana kalırsa, tabiki kadın erkek eşit değildir. Bununla beraber bir kadın, haklarını savunurken sesini yükseltebilir, bunda bir sakınca yok. Ya da kocasının yanlışlarını söyleyebilir. Ama Sema Hanım bunları doğru bulmuyor: "Erkekler kadınların yüksek sesle konuşmalarından nefret ederler." "Bir erkeğin tenkidini kabul edebileceği tek kadın, annesidir." Ne yani? Kadınlar olarak hiç mi bir şey söylemeyeceğiz eşimize? - Tabiki söyleyeceğiz. Ama Maraşlı'nın da dediği gibi dırdır ederek değil, mırmır ederek :) Yani hanımlar, erkeğin karşısında erkek olmayarak. Kadın olduğumuzu bilerek söyleyeceğiz ne söyleyeceksek.. Uff. Hep mi kadınlar suçlu?!! - Bir saniye. Kimse suçlu aramıyor. Aksine ortada duran yanlışı hep birlikte nasıl düzeltiriz, bunun derdine düşülmüş. Ben kadın olduğum için dolayısıyla kendime tavsiyeler aldığım için, aklımda kalan "erkeğe nasıl davranmalı" sorusunun cevapları olmuş. Ama kitap, iki taraflı yazılmış. Erkeğe de kadına da nasihatler veriyor. Sen kadınsın. Sen erkeksin. Herkes kendindeki hatayı düzeltse hiçbir problem kalmaz zaten. Tıpkı herkes kendi kapısının önünü süpürse, dünya temiz bir yer olur, mantığı gibi. Toplumun en küçük yapısı ailedir, değil mi? Ailenin temel taşları ise karı kocadır. Karı koca arasındaki her adım, inanılmaz şekilde toplumu etkiliyor. Bir makale de okumuştum. Birbirine daha yakın şekilde uyuyan çiftler, birbirine uzak uyuyanlara göre gün içinde daha mutlu oluyorlarmış. Uykuda sarılmak ya da uzak kalmak bile bu kadar etkiliyken, diğer konular ne kadar etkiler, düşünebiliyor musunuz? .. Bu kitabı, halihazırda evli olanlar ve bilhassa evliliğinden hiç memnun olmayanlar, evliliğe hazırlananlar ya da çoktan bu yola girmiş olanlar, muhakkak okumalısınız. Nice güzel başlangıçlar olması ümidiyle..
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
206 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;