Semezdin Mehmedinoviç

Semezdin Mehmedinoviç

Yazar
7.8/10
46 Kişi
·
125
Okunma
·
2
Beğeni
·
358
Gösterim
Adı:
Semezdin Mehmedinoviç
Tam adı:
Semezdin Mehmedinović
Unvan:
Boşnak Yazar
Doğum:
Tuzla, Bosna-Hersek, 1960
Savaş çok uzun zaman önce çok kolay telaffuz edebildiğim bir kelimeydi: şimdi gerçek anlamın ağırlığıyla dolu. Nehirdeki sular çekildiğinde dibindeki cesedin ortaya çıkması gibi yaşamın kendisi de bunu ortaya çıkardı.
Bosnalı Müslüman. Tolstoy'u düşünüyorum. Gücüne hayranlık duyduğu Hacı Murat'ı anlatırken "güz çimeni gibi, saman arabası üzerinden geçip gider, ama yine tekerleğin altından dimdik yetişir," der. Bosnalı Müslümanlar işte böyledirler, dimdik güz çimeni gibidirler.
İnsanlar kötülüğü hemen unutuveriyorlar, çünkü henüz tarif edecek bir dil oluşturmadılar. Dünyaysa yükü taşımaktansa unutmayı tercih ediyor.
“Telaşlanmış genç bir adam su kuyruğunda ilerlemek için yalvarıyor. Plastik bidonunu gösteriyor. Sarnıcın önündeki kuyrukta adama yer vermek için bir yer açılıyor. Kabını doldurur doldurmaz sokağın köşesine geçiyor ama o an bir el bombası isabet ediyor. Ondan geriye kalan tek şey kaldırımda özsuyu gibi görünen ama temizlenmesi kolay bir kan izi.”
“Bazıları daha güçlü bazıları ise zayıftır ama onları zayıflıklarından ötürü suçlayamazsınız. Zayıf olmalarını gerektiren sebepleri vardır.“
Semezdin Mehmedinoviç
Sayfa 43 - Ketebe yayınları
Bir kütüphane artık kitaplarla dolu bir bina değil,kül olmuş bir harabe.Bugünlerde bir kütüphaneye gidip çocuk bölümüne bakacak olsam yüreğim buz kesiliyor.
Semezdin Mehmedinoviç
Sayfa 27 - 1992 Saraybosna'sı
104 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bosna Savaşı'nı pek çoğunuz anımsar. Ancak savaşı bizzat kendimiz yaşamadığımız için şükrederken, bir çok şey uzakta yaşanınca nasıl da kanıksadığımızın ayırdına varmalıyız. Bu incecik kitapta Bosna'daki yaşanmışlıkların edebi bir incelikle yazılmış olması, o acıları bize derinden hissettiriyor. Denemeler, şiirler, anılar ile bir babanın, bir eşin, bir komşunun, bir sınıf arkadaşının gözü ile yazılanlar olunca anlamı daha derinleşiyor.
104 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Selam️ Semezdin Mehmedinoviç “Saraybosna Blues”

Alıntı: “Telaşlanmış genç bir adam su kuyruğunda ilerlemek için yalvarıyor. Plastik bidonunu gösteriyor. Sarnıcın önündeki kuyrukta adama yer vermek için bir yer açılıyor. Kabını doldurur doldurmaz sokağın köşesine geçiyor ama o an bir el bombası isabet ediyor. Ondan geriye kalan tek şey kaldırımda özsuyu gibi görünen ama temizlenmesi kolay bir kan izi.” Sayfa 33

Saraybosna Blues, Bosna Hersek’teki savaş koşullarında kaleme alınmış şiir, deneme, hikâye ve anıların derlemesinden oluşan hem bir savaş günlüğü, hem de Sırp milliyetçilerin kuşatması boyunca ülkesinde kalmış ve dergi editörlüğüne devam edip direniş hareketinde aktif şekilde yer almış Mehmedinoviç’in, savaşa bir edebiyatçı gözünden yaklaşımını barındırıyor. Balkanlar’ın etnik çeşitliliği ve inanç farklılıkları tarihin çeşitli dönemlerinde benzer manzaralara sebep olmuşsa da, elimizi uzatsak dokunacakmış gibi hissettiğim doksanların başında yaşanmış bu savaşın izleri, insanlık tarihinin utançlarından biri olarak kalacak. Cismani hacminin hafifliği, okurken hissettirdiklerinin ağırlığıyla tam bir tezat. Saygılarımla
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
“Yugoslav Edebiyatı profesörü olan Vojislav Maksimoviç,bir Müslüman’ın kesik başını futbol topu yapmıştı.Bu yüzden insanlar hakkında hiçbir beklentim kalmadı.Bu yüzden İsa’yı çarmıha germeyecek hiçbir milletin olduğunu sanmıyorum.
Sadece dünyam değil,dilim de paramparça.
Örneğin bir kütüphane artık kitaplarla dolu bir bina değil,kül olmuş bir harabe.”
.
Yanıbaşımızda oldu bu olanlar.Dilleri,bedenleri,düşünceleri parçalandı insanların.Komşuları tarafından tecavüz edildiler,sınıf arkadaşları tarafından öldürüldüler.Tarihin ilk dönemlerinde değil; televizyon ekranlarında yayınlanacak kadar yakın bir geçmişte oldu olanlar.
Derseniz ki hala olmuyor mu bunlar?
Olmaz mı derim ben de..İsa çarmıha gerildi,Muhammed taşlandı,yan komşunuzu kocası çocuğunun gözü önünde bıçakladı,sokağınızdaki kedinin bağırsakları çıkarıldı zevk için.
Ben derim ki, insan unuttu.Sadece Saraybosna’yı değil..
İnsan derim,insan kendini unuttu.
.
Semezdin Mehmedinoviç,öyle vurucu yazıyor ki.İçindeki tüm fırtınalarda biz alabora oluyoruz.Yazılanları dahi sindirebilmek kolay değilken; yaşamak..Havsalam almıyor..Savaşın orta yerinde bir çift göz oluyor Mehmedinoviç. Gördüklerini yazıyor, yazdıklarıyla hatırlıyor..
.
Bu eseri okuyabilmek benim için çok kıymetli.Gizem Yiğit de nasıl güzel bir dille çevirmiş.Kapak tasarımı Harun Tan’a ait.
104 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Sırpların Bosna’yı işgal girişimleri ve soykırımı süresince yazarın yaşadıklarını, hissettiklerini şiirsel bir dille anlattığı Saraybosna Blues; oldukça önemli bir eser olduğunu düşündüm okurken. Bosna meselesi bizim açımızdan önemlidir, bunun tarihini iyi bilmek gerekli diye düşünüyorum ancak bu olaylar sırasında bir aydının da neler hissettiğini ve savaşın onda yeni ufuklar ve yeni düşünceler oluşturduğunu görmek için de bu eser okunmalı. savaş psikolojisini iyi aktardığı kanaatindeyim. savaşın kendisinde ne değiştirdiğini anlatırken kedilerle ilgili yaptığı tespitler çok güzel. okuyabilirsiniz, öneririm.
104 syf.
·7/10 puan
İsminden de anlaşılacağı üzere Bosna Savaşı'nın gölgesinde geçen eser şiirler, denemeler ve anılardan oluşuyor. Savaşın içinden yürek yakan manzaralar sunuyor yazar; ama bu manzaraları trajedinin getireceği "kurgusal" bir soğuklukla değil de, Cahit Zarifoğlu'nun Yaşamak'ındaki gibi bir samimiyetle aktarıyor. Yaşamak nasıl "aksak" olduğu için güzelse Saraybosna Blues da öyle. Ölüm ilanına sarılı sigaralar, saçına ak düşen çocuklar, "Sana bu havlu ve sabunu ayırıyorum." diyen bir gassal, bir Müslüman'ın kesik başını futbol topu olarak kullanan edebiyat profesörü bahislerinin yanında, Semezdin Mehmedinoviç bir sanatçı duyarlılığıyla savaşın çeşitli yönlerine dair insanı düşüncelere sevk eden denemelerle metnini zenginleştirmiş ve bu acı dolu savaşın kayda değer vesikalarından birini meydana getirmiş. Bir çırpıda okunabilecek ama bir ömür boyu izi kalacak kitaplardan.
104 syf.
·2 günde
Savaşı bizzat yaşamış insanların savaş hakkındaki kitapları her zaman daha etkileyici gelmiştir bana... Çünkü her zaman yıkımdan bahsetmez; insanlığa duyulan öfke, çaresizlik, geçmişe özlem, trajikomik durumlar ve daha birçok şeyi hisseder insanoğlu.... Bu kitap da öyle işte. Neden bilmiyorum ama okurken yazarı Camus'yü okuyormuş gibi hissettiğim nedense :) Çünkü biraz boşvermişlik vardı ya da ben öyle algıladım bilemiyorum :)

Müthiş bir kitaptı gerçekten, Bosna'daki katliamlara bir de bir yazarın gözüyle bakmak isteyenler mutlaka okusun derim.
İyi okumalar :)
104 syf.
·Beğendi·8/10 puan
İnceleme yaparak bu güzel eseri basit bi anlatıma indirgemek istemiyorum. Yalnızca bir boşnak olarak, batının kulağını kapayıp avrupanın orta yerinde yapılan bu katliamı yaşayan bi insanın edebi hislerine tanıklık etmek bende çok farklı bir etki uyandırdı. Hem bir savaş raporu hem de felsefi sorgulama. Şiir anı hikaye derlemeleri ve acının sayfalara dökümü. Tavsiye ederim ancak okumadan önce bosna katliamı ile ilgili araştırma yapılmasını, biraz bilgi sahibi olunmaasını , birde kusursuz çember filmini öneririm
144 syf.
·1 günde·9/10 puan
İncecik bir kitaba bu denli yaşanmışlıkların sığdırılması imkansız geliyor önce. Sonrasında ise zaten hiçbir anlatımın bu yaşanmışlıkları gerçek manada yansıtabilmesinin kıyısına dahi varamayacağını idrak ediyorsunuz acı içinde...
Saraybosna kuşatmasını ve Bosna savaşını iliklerine kadar yaşamış bir babanın, bir eşin, her şeyden önce bir insanın belki bir kısmı sıradan olan gözlemlerini, eşsiz bir şekilde yansıttığı bir kitap...
Muhakkak okunmalı...
Bosna’ yı bu kadar güzel ve anlamlı kılan şeylerden birisi belki de çok yakın zamanlarda şahit ettiğimiz mücadelesi. Onurlu mücadeleler arasında tarihte yerini alacak. Bosna’ya dair yazılanlar bu minvalde kalbimizde yerini buluyor. Bu kitap da onlardan biri, içinde şiirler, anılar bulunan bu eser şavaşı anlamamanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Savaşın en acımasız yanlarına bizi şahit tutuyor. Tito caddesinde yürüyormuş, bomba seslerini duyuyormuşçasına okutuyor kitap kendini. “Trajedilerin büyüğü, küçüğü olmaz. Bazıları anlatılabilir, bazıları kalbimizden taşar” diyor Mehmedinoviç. Bosna katliamı kalbimizden taşan bir trajedi. Saraybosna Blues Semezdin Mehmedinoviç
104 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Savaşı yaşayan bir yazarın gözünden, anılar, denemeler ve şiirlerden oluşan bir kitap.
Öyle ki insanının, hayvandan nasıl aşağı olacağını gözler önüne seriyor.
Okumakta zorlandığımız bu anıların - kesik baştan futbol topu, çocuğun saçlarına aklar düşmesi, sigara kağıdının üstünde sabun tarifi veya ölüm haberi, Harun dışarıda kurşun yağıyor içeri gel- başkaları tarafından yaşanmış olması, bunun düşüncesi bile içinizi eritiyorsa kim bilir yaşayanlar hangi haletiruhiyedeler.
Bazı trajediler anlatılır, bazıları anlatılmaz, kalbimizden taşar.
İyi okulamalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Semezdin Mehmedinoviç
Tam adı:
Semezdin Mehmedinović
Unvan:
Boşnak Yazar
Doğum:
Tuzla, Bosna-Hersek, 1960

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 125 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 67 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.