Şerafeddin Yaltkaya

Şerafeddin Yaltkaya

YazarÇevirmen
8.3/10
11 Kişi
·
10
Okunma
·
1
Beğeni
·
67
Gösterim
Adı:
Şerafeddin Yaltkaya
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1879
1879’da İstanbul’da doğdu. Darülmuallimini bitirdikten sonra çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğretmenlik (1910-1924), İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde kelam profesörlüğü (1924-1933) yaptı. İlahiyat Fakültesi’nin kapatılması üzerine İslam Tetkikleri Enstitüsü müdürlüğüne atandı. Bu görevi sırasında (1937-1941) Edebiyat Fakültesi’nin çeşitli birimlerinde dersler verdi. Rıfat Börekçi’nin ölümü üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı görevine getirildi (1942) ve bu görevini ölümüne (1947) değin sürdürdü.
İslam bilimleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Yaltkaya’nın başlıca yapıtları: İbn Esirler ve Meşahir-i Ulema (1906), Tarih-i Kur’an-ı Kerim (1915), Kelam Tarihi (1924), Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin (1924), Dini Makalelerim (1944).
Bizim sana ihtiyacımız yoktur. Bizi iri ve geniş gözler (Arap maşukalarının gözleri) çekmez. Çünkü dar gözler (Türk güzellerinin gözleri) ve gözlüler bizi bizden almışlardır. Bizim aklımız fikrimiz onlara bağlıdır. Onlar bizim düşüncemizi ve hayalimizi doldurmuşlardır. Onlar baktıkları vakit yalnız gözlerinin siyahlıkları görünür ve gülecek olurlarsa göz kapakları siyahlıkları örter. O siyahlıkları görünmez.
Şerafeddin Yaltkaya
Sayfa 115 - Büyüyenay yayınları
Övenin övülen için en menfaatli, baki ve en güzel övgüsü, övgünün doğrusu, övülenin zahir haline uygun ve onun şanına layık bulunandır ki mâdih ve vâsıfın uzun uzadıya tavsiflerine hacet kalkmaksızın yalnız tenbih ve işaretle taleb edilen hasıl olur.
İşte Çinliler zanaatta, Yunanlılar hikem ve âdâbta, Araplar güzel beyan ve lisan genişliğinde, Acemler mülk ve siyâset tesisinde, Türkler de harb ve darpta diğer kavimlere üstündür.
349 syf.
·Beğendi·10/10
İbn Tufeyl'in eseri malum, burada kaç inceleme var her biri ayrı güzel, ben sadece şunu eklemek isterim, İnsan yayınlarının bu edisyonu diğer Hayy bin Yakzân'lardan ayrılıyor. İbn Sinan'ın şerhide eklenince iyice bir felsefe kitabı haline dönmüş. Dipnotları ise son derece açık, sadece yazarın açıklaması yapmıyor sizi ibn sina'dan, Farabi'ye , Gazalî den ibn rüşd'e gezdirip duruyor . Tam bir karşılaştırma kitabı haline getiriyor. Bence her felsefecinin elinin altında olmalıdır. İslâm felsefesi konusunda başlangıç yapanlar içinde ideal olur..
260 syf.
·2 günde·Beğendi
Arapların Gözüyle Türkler, Şerafeddin Yaltkaya’nın farklı zamanlarda Arapçadan tercüme ettiği ve Türklerin askerî ve ahlâkî  üstünlükleri hakkında Arapça kaleme alınmış nesirleri ve şiirleri biraraya getirmekte. Bu üç metinden ilki meşhur Arap nesir yazarı ve âlimi Câhiz’in Risâle fî Fazâili’l-Etrâk–Türklerin Faziletleri; ikincisi İbni Hassûl’un 11. yüzyılda kaleme aldığı ve Kitabü Tafzîli’l-Etrâk Alâ Sâ’iri’l-Ecnâd–Türk Askerlerinin Üstünlükleri; son metin ise Şerafeddin Yaltkaya'nın kaleme aldığı 12 şair ve edibin Türklerin güzel hasletlerine dair şiirlerinden meydana gelmekte.
"Türk’ün bütün ömür müddetini hesap etsen yere oturduğu günleri nâdir bulursun!...
Türk, ser-azâde bir hilkate sahip olduğundan vatanındaki kadîm hayatına kavuşmayı ister ve daima vatanını diler. Ve kendi vatanına, herkesin kendi vatanına düşkünlüğünden ziyade düşkündür. Ancak Türk medeniyetinin vasıflarından olarak bir yerde oturmaktan ve uzun zaman durup bekleme, istirahat, hareketsizlik ve tasarruftan memnun değildir.
Türklerin bünyeleri hareket üzerine müesses olup durgunluk ve sükûnetle başları hoş değildir. Harekete daima hazır olarak tutuşup yandıklarından; harâret, zeka ve fetanet sahibi olduklarından daima iş ve güç ile meşgul olmak isterler. Ruhî kuvvetleri bedenî kuvvetlerine üstündür. Her şeyleri olup bitmiş bulmayı âcizlik; uzun zaman bir yerde oturmayı tembellik; rahatı ayak bağı; kanaati kusur; himmet ve muhârebeyi terk etmeyi alçalma ve acizlik kabul ederler...
Türkler, değerlerini takdir etmeyen kimselerin nezdinde kalmayı, haklarını men’ edenlerin yanında kalmaktan fena görürler. Türkler hissiyâtına mağlup olmayarak asla bir kavmi diğer bir kavme ve bir belde ahalisini diğer bir belde ahalisine tercih ve takdim etmezlar... Türk için hak ve hakikat adeta vicdanın bir maşûkasıdır. Onu bulduğu yerde ülfet kurmakta; âdetlerini, görenek ve töresini bırakmakta asla güçlük çekmez ve vatana olan iştiyâkını teskin etmeye de muvaffak olur...
Türk hürriyet ve iradesini kimseye vermez, kaçacak olursa vaad ve tehdide ehemmiyet vermez, ele geçecek de olursa kimseden bir vaad ümidinde bulunmaz..."
Câhiz

Yazarın biyografisi

Adı:
Şerafeddin Yaltkaya
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1879
1879’da İstanbul’da doğdu. Darülmuallimini bitirdikten sonra çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğretmenlik (1910-1924), İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde kelam profesörlüğü (1924-1933) yaptı. İlahiyat Fakültesi’nin kapatılması üzerine İslam Tetkikleri Enstitüsü müdürlüğüne atandı. Bu görevi sırasında (1937-1941) Edebiyat Fakültesi’nin çeşitli birimlerinde dersler verdi. Rıfat Börekçi’nin ölümü üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı görevine getirildi (1942) ve bu görevini ölümüne (1947) değin sürdürdü.
İslam bilimleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Yaltkaya’nın başlıca yapıtları: İbn Esirler ve Meşahir-i Ulema (1906), Tarih-i Kur’an-ı Kerim (1915), Kelam Tarihi (1924), Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin (1924), Dini Makalelerim (1944).

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.