Şerafettin Turan

Şerafettin Turan

Yazar
8.9/10
17 Kişi
·
68
Okunma
·
8
Beğeni
·
535
Gösterim
Adı:
Şerafettin Turan
Unvan:
Türk bilim insanı, tarihçi, yazar, Dil Derneği Onursal Başkanı, Atatürk'ün Türk Dil Kurumu'nun son başkanı.
Doğum:
1925 Erciş, Van
Ölüm:
15 Ekim 2015
İlkokulu Bitlis'te, ortaokulu Muş'ta, liseyi Erzurum'da okudu. Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirdi (1946). Enstitüde (1946-1948) ve Ankara Etnoğrafya Müzesi'nde (1948-1952) asistan olarak çalıştı. Bu arada Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ndeki öğrenimini sürdürerek, 1951'de bitirdi. 1952'de Türk Tarihi asistanlığına atandı. 1954'de tez ile doktor oldu. 1956'da doçent ve 1964'de, profesör oldu. 1969-1972 arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi dekanlığı yaptı. 1973'te "Yakın Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı" Başkanlığı'na getirildi.

1972-1978 yılları arasında TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 1978-1979'da Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu üyesi olan Turan, 1977'de Türk Dil Kurumu Başkanlığı'na seçildi. 1983 yılında Türk Dil Kurumu kapatılıp devletleştirilinceye dek görevini sürdürdü.

1983'te Cunta yönetiminin TDK Başkanlığı görevinden istifa etmesini ve yönetimi devretmesini istemesi üzerine şu tarihsel sözleri söylemiştir: "Türk Dil Kurumu’nu size devretmiyoruz, siz teslim alıyorsunuz!"

1987 yılında eski TDK üyeleri ile beraber Dil Derneği'nin kurucu üyeleri arasında, '80 dönemi dernek yasakları nedeniyle yer alamamıştır ancak daha sonradan üye olmuş ve yönetim kuruluna seçilmiştir. Dilbilimci olmadan Türk Dil Kurumuna Başkan olan tek kişidir.

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Tarih Araştırmaları, Türk tarih Kurumu Belleteni, Türk Tarih Kurumu Belgeler, Türk Dili dergilerinde ve İslâm Ansiklopedisi’nde Türk Tarihi ve kültürü üzerine bilim yazıları yayınladı.
"Kuşkusuz düşüncelerin, inançların başka başka olmasından yakınmamak gerekir. Çünkü bütün düşünceler ve inançlar bir noktada birleştiği durumda, bu, hareketsizlik işaretidir, ölüm işaretidir."
Mustafa Kemal Atatürk'ün düşünce sistemini oluştururken yararlandığı isimleri anlatan şahane bir eser. Şerafettin Turan sadece bu isimleri verip geçmiyor. Karşılaştırıyor, Mustafa Kemal Atatürk'ün de olaylardaki bakışını, okuduğu kitapları yazarları olduğu gibi kabul etmeyip ne şekilde kabul ettiğini anlatıyor.
Yaşadığı yüzyılın dehası kabul edilen mükemmel bir komutan, eşsiz bir devlet adamı ve her daim yenilikçi bir birey olan Mustafa Kemal Atatürk'ün engin düşünce dünyası da bir anda oluşmamıştır. Her düşüncenin, fikrin, idealin şekillenmesi ve oluşması çeşitli kaynakların esintileriyle mümkün olur. Olmaz denileni başarıp her alanda fikri mücadeleyi geliştiren Atatürk'ün bu güçlü fikriyatı nasıl oluştu sorusunun cevabı bu kitapta. Bireyi ve toplumu yüceltmeye yönelik özgürlük ve çağdaşlık ekseni etrafında gelişen Atatürkçü düşünce temellerinin hangi akıllara ve kaynaklara dayandığını göreceksiniz. Askerî alanlardan siyasete, sosyal bilimlerden fen bilimlerine, tarihten dil araştırmalarına kadar her alanda kendini geliştiren bir liderin düşüncelerini ne denli derin araştırmalar sonucu somutlaştırdığını göreceksiniz. En önemlisi öğrenme, araştorma ve okumanın son anlarına kadar hayatının merkezinde olduğunu göreceksiniz. Mutlaka herkes okumalı.
Fransız Devrimi, öğretmenleri, dünya yazarları, yerli yazarlar, okul arkadaşları Atatürk'ün düşünce yapısını etkilemiş. Her türden kitaplar okuyup analizler yaparak kendine bir şeyler katmış Atatürk. Kitapla ilgili önemli notlar aldım, daha sonra sizlerle paylaşacağım. Uzun bir kitap olsaydı daha çok beğenirdim. Kitapta bolca kaynak var.
Her Türk gencinin kendi yarari için bu kitabi okumasi gerektiğini düşunuyorum.Atatürk'ün hangi yazar veya düşünürlerden etkilendiğini bilmek ve istenirse bunun üzerine okumalar yapmak için oldukça önemli bir kaynak.
Atatürk'ün ilk öğretiminden son dönemlerine kadar etkilendiği yazarlar ve düşünce yapılarını ele alan bir solukta okunacak tadımlık bir eser. Mustafa Kemal'i Mustafa Kemal yapan zaman dilimlerini ele alıp, bu dilimlerde kimlerin ya da hangi yazıların etkili olduğunu anlatıyor. Bazı yerlerde ise yaşamış olduğu olayların etkisi altınada kalarak Cumhuriyeti kurduktan sonra, onun üzerinde büyük etkiler bırakmış yanlış olayların silinmesini sağlamak adına bazı devrimleri yapıyor. Bunlardan biri de Şapka Kanunu'dur. 1910'da Picardie manevralarına giderken, başında kırmızı fes bulunan arkadaşı Bnb. Selahattin'le Belgrad istasyonunda alay edilmesi, M. Kemal'de, ulusal hiçbir yönü olmayıp II. Mahmut döneminde zorla giydirilmiş olan fes'e karşı olumsuz bir tutum yaratmış ve Cumhuriyet döneminde şapka giyilmesinin psikolojik temelini oluşturmuştur. Bir başka olayda, Şam'daki garnizonda basit bir nedenle kavga eden biri Türk diğeri Arab kökenli iki eri karşısına alan nöbetçi subayın, kimin haksız olduğunu bile araştırmadan, " Sen kim oluyorsun da, kavm-i necibden olan birisine hakaret ediyorsun ?" Diye Türk erini suçlaması ve aşağılaması, Mustafa Kemal'de, İmparatorluk içersindeki üstün kavim anlayışına karşı büyük bir tepki doğurmuş, Türklük duygularını kamçılamıştır...

Yazarın biyografisi

Adı:
Şerafettin Turan
Unvan:
Türk bilim insanı, tarihçi, yazar, Dil Derneği Onursal Başkanı, Atatürk'ün Türk Dil Kurumu'nun son başkanı.
Doğum:
1925 Erciş, Van
Ölüm:
15 Ekim 2015
İlkokulu Bitlis'te, ortaokulu Muş'ta, liseyi Erzurum'da okudu. Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirdi (1946). Enstitüde (1946-1948) ve Ankara Etnoğrafya Müzesi'nde (1948-1952) asistan olarak çalıştı. Bu arada Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'ndeki öğrenimini sürdürerek, 1951'de bitirdi. 1952'de Türk Tarihi asistanlığına atandı. 1954'de tez ile doktor oldu. 1956'da doçent ve 1964'de, profesör oldu. 1969-1972 arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi dekanlığı yaptı. 1973'te "Yakın Çağ Tarihi Ana Bilim Dalı" Başkanlığı'na getirildi.

1972-1978 yılları arasında TRT Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. 1978-1979'da Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu üyesi olan Turan, 1977'de Türk Dil Kurumu Başkanlığı'na seçildi. 1983 yılında Türk Dil Kurumu kapatılıp devletleştirilinceye dek görevini sürdürdü.

1983'te Cunta yönetiminin TDK Başkanlığı görevinden istifa etmesini ve yönetimi devretmesini istemesi üzerine şu tarihsel sözleri söylemiştir: "Türk Dil Kurumu’nu size devretmiyoruz, siz teslim alıyorsunuz!"

1987 yılında eski TDK üyeleri ile beraber Dil Derneği'nin kurucu üyeleri arasında, '80 dönemi dernek yasakları nedeniyle yer alamamıştır ancak daha sonradan üye olmuş ve yönetim kuruluna seçilmiştir. Dilbilimci olmadan Türk Dil Kurumuna Başkan olan tek kişidir.

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Tarih Araştırmaları, Türk tarih Kurumu Belleteni, Türk Tarih Kurumu Belgeler, Türk Dili dergilerinde ve İslâm Ansiklopedisi’nde Türk Tarihi ve kültürü üzerine bilim yazıları yayınladı.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 68 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.