Seyit Ali Kahraman

Seyit Ali Kahraman

YazarDerleyenÇevirmen
9.2/10
10 Kişi
·
15
Okunma
·
1
Beğeni
·
150
Gösterim
Adı:
Seyit Ali Kahraman
Unvan:
Türk Araştırma Görevlisi, Felsefeci, Yazar
Doğum:
Kayseri, Türkiye, 15 Mayıs 1953
15 Mayıs 1953 tarihinde Kayseri/Tomarza/Persek Köyü’nde doğdu.
İlkokulu köyünde bitirdikten sonra orta ve lise eğitimini Kayseri’de tamamladı. (1973)
1977 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde 1980 yılında master çalışmasını tamamladı. Doktora çalışması için İ. Ü. İletişim Fakültesi’nde yatay geçiş yaptı.
1978 yılında Kayseri/Tomarza Lisesi’nde felsefe öğretmenliği yaptı.
1983-1985 yıllarında M. Ü. İlahiyat Fakültesi’nde sözleşmeli öğretim görevlisi olarak Felsefe Tarihi dersleri verdi.
1987-1992 yılları arasında Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde arşiv uzmanı olarak çalıştı.
1992 yılında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda göreve başladı.
1993-2004 yılları arasında Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda Analitik Tasnif Şube Müdürlüğü görevinde bulundu. Bu süre içerisinde yayın sorumlusu olarak 40’ı aşkın kitabın hazırlanması çalışmasında bulundu. Aynı dönemde Bilgi-İşlem Servisi’nin kurulmasında yönetici olarak görev aldı.
1993 yılında Bulgaristan’daki Osmanlı belgelerini incelemek üzere Bulgaristan’a gitti ve Bulgaristan’daki Osmanlı belgelerini tanıtan “Bulgaristan’daki Osmanlı Evrakı (1994)” adıyla bir kitap hazırladı. (Türkiye ile Bulgaristan arşivlerinin ilk resmi teması olan bu seyahat sonunda 10.000 adet belgenin mikrofilmi getirilmiştir.)
1998 yılında Kıbrıs Adası’ndaki Türk vakıf mal varlıklarının tespit çalışmalarını yürütmek üzere (komisyon başkanı olarak) K.K.T.C.’ye gitti. Kıbrıs’taki Türk vakıf mal varlıklarının envanterini çıkarılması çalışmasını yürüttü
1999 yılında Cezayir’deki Osmanlı belgelerini incelemek üzere Cezayir’e gitti.
2004 yılında Harvard Üniversitesi, Dumbarton Oaks Enstitüsü Middle East Garden Traditions çalışma grubunda İslâm coğrafyası bahçecilik tarihi ile ilgili çalışmalara katıldı. Bu çerçevede Ekim 2005 tarihinde İspanya’nın Granada şehrinde komisyon çalışmalarında bulundu.
2006 yılında Türk Dil Kurumu’na komisyon üyesi seçildi. Çeşitli bilim kurulları çalışmalara iştirak etti.
05 Şubat 2010-15 Ekim 2010 tarihleri arasında T. C. Cumhurbaşkanlığı’nda uzman olarak görev yaptı. Hâlen Başbakanlık Devlet Arşivleri’nde uzman-araştırmacı olarak görevine devam etmektedir.
2011 Evliya Çelebi’nin doğumunun 400. Doğum Yılı dolayısıyla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu’nca oluşturulan yürütme kuruluna seçildi. Bu çerçevede gerek yurt dışında ve gerekse yurt içinde, çeşitli kuruluşlarda Evliya Çelebi’yi tanıtıcı konferanslar verdi, seminerlere ve panellere konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca çeşitli televizyon ve radyolarda Evliya Çelebi’yi anlatan konuşmalar yaptı.
Devlet memuriyeti dışında, özellikle Osmanlı tarih ve kültürü ile ilgili kitaplar hazırlamaktadır. Yayınlamış olduğu kitapların sayısı 70 cilde ulaşmıştır. Ayrıca 100 civarında bilimsel kitaba katkıda bulundu, çeşitli dergi ve koleksiyonlarda makaleler yayınladı.
1986 yılında ara verdiği doktora çalışmasına 2011 tarihinde çıkan öğrenci affıyla geri dönüp 2013 tarihinde gazetecilik dalında Prof. Dr. Belkıs Ulusoy NALCIOĞLU’nun danışmanlığında hazırladığı “İlk Savaş Muhabirimiz Evliya Çelebi” teziyle doktor unvanını aldı.
Ödüller: Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Türk Dili Özel Ödülü (2011)
"Selim Şah padişah olunca babası Bayezid Han'ı, Edirne yakınlarındaki Dimetoka'ya gönderdi. Bayezid Han'ın, ölmeden önce 'Selim, ömrün az gazân çok olsun.' dediğini rivayet ederler."
406 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bu seçme seyahat anıları ile 51 yıl boyunca Evliya Çelebi nın gezdiği yerleri bizde gezmiş ,tanımış olduk. Şehirleri, yolları medreseleri camileri mesire yerlerini nehirleri çeşmeleri köprüleri yemekleri konuştuğu diller gibi ne gördüyse duyduysa yazmış. Kitapta unutamadığım bir bölümünü paylaşmak ister. Hamsi balığı ile ilgili gözlemi şöyle:" Bunlardan fazla sevip uğruna bin can ile kurban oldukları, alım satım sırasında kavga edip kan akıttıkları balık, canım "hapsi" balığıdır. Hamsin gününde ortaya çıktığı için "hamsi" balığı derler. Kırk türlü yemeğini pişirirler ki her birinde birer eşit hasıl olur.Çorbası, yahnisi kebabı, böreği, baklavası ve çorbasının her türlüsünü pişirirler." Tamamı 10 cilt olan seyahatnameyi sadeleştirerek seçmeleri hazırlayan Seyit Ali Kahraman a teşekkür ederim. Herkese tavsiye ederim.
406 syf.
·Puan vermedi
Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan Seyahatname; gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmıştı. 10 ciltten oluşan bu eser, Evliya Çelebi'nin gezip gördüğü yerleri kendi üslubu ile anlatmaktaydı. Eser bu yönden Türk kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahiptir.

Gördükleri ve deneyimlediklerini kaleme döken ve asırlara miras bırakan Çelebi, seyyahlığının yanında edebiyat ve müzikle de ilgilenmişti.
Dönemine göre iyi bir tahsil gören Evliya Çelebi, gördüğü bir rüyanın etkisinde kalarak kendisini yollara vurur.

Gördükleri ve deneyimlediklerini kaleme döken ve asırlara miras bırakan Çelebi, seyyahlığının yanında edebiyat ve müzikle de ilgilenmiştir.

Evliya Çelebi'nin içinde müthiş bir gezi arzusu bulunmaktaydı. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak en büyük tutkusuydu. Nitekim kendisinin anlattığına göre bu arzularını tetikleyen de gördüğü bir rüya olur. 1040 Muharrem ayının Aşure Gecesi gördüğü rüya şöyleydi: İstanbul'da Yemiş İskelesi civarında Ahi Çelebi Camii'ndedir. Orada muazzam bir cemaat vardır. Dikkat eder, Hz. Muhammed'i baş tarafta görür. Dört sadık halifesi ve diğer ashabı da oradadır. Hz. Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır. Ama bir türlü cesaret edip de gidemez. En sonunda bir cesaretle gidip "Şefaat ya Resulullah" diyeceğine, "Seyahat ya Resulullah" der. Böylece 70 yaşına kadar sürecek seyahati başlar. İlk gezisini, İstanbul ve çevresine yapar. 1640 başlarında babasından habersizce Bursa'ya gitmek üzere yola çıkar. Bu seyahatten 35 gün sonra geri döner. Oğlunun seyahat aşkını gören babası bundan sonra yolculuğuna müsaade ederek kendisini zamanın önemli şeyhlerinden Abdü'l-ahat Nûri Efendi ve diğer şeyhlere götürüp el öptürerek hayır dualarını istedi. Evliya Çelebi ikinci seyahatini Temmuz 1640'ta İzmit'e yaptı. Bu suretle 1630'dan 1681'e kadar sürecek olan elli yılı aşkın bir seyahat hayatı yaşadı. Gezdiği yerler arasında o zamanki Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan hemen hemen bütün yerler vardır.
956 syf.
·10/10
Evliya Çelebi'nin kaleminden bir rüya ile başalayan sergüzeşti.
Seyahatnamelerin güzel tarafı sizi Tarihin resmiyetinden kurtarıyor. Sizi alıp o zamanın toplumunun tam ortasına götürüyor. Toplum ne yapardı, ne yerler, ne içerler, ne giyerlerdi,toplumun birbiriyle ilşkisi neydi vs.
Yer yer espirili bir dil yer yer karşılaştığı ilginç olayları okuyorsunuz...
Tek beğenmediğim kısmı kale ve şehirleri anlatırken çok ayrıntı vermesi(Kalenin etrafı kaç adım vs. gibi)

Yazarın biyografisi

Adı:
Seyit Ali Kahraman
Unvan:
Türk Araştırma Görevlisi, Felsefeci, Yazar
Doğum:
Kayseri, Türkiye, 15 Mayıs 1953
15 Mayıs 1953 tarihinde Kayseri/Tomarza/Persek Köyü’nde doğdu.
İlkokulu köyünde bitirdikten sonra orta ve lise eğitimini Kayseri’de tamamladı. (1973)
1977 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Aynı bölümde 1980 yılında master çalışmasını tamamladı. Doktora çalışması için İ. Ü. İletişim Fakültesi’nde yatay geçiş yaptı.
1978 yılında Kayseri/Tomarza Lisesi’nde felsefe öğretmenliği yaptı.
1983-1985 yıllarında M. Ü. İlahiyat Fakültesi’nde sözleşmeli öğretim görevlisi olarak Felsefe Tarihi dersleri verdi.
1987-1992 yılları arasında Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde arşiv uzmanı olarak çalıştı.
1992 yılında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda göreve başladı.
1993-2004 yılları arasında Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı’nda Analitik Tasnif Şube Müdürlüğü görevinde bulundu. Bu süre içerisinde yayın sorumlusu olarak 40’ı aşkın kitabın hazırlanması çalışmasında bulundu. Aynı dönemde Bilgi-İşlem Servisi’nin kurulmasında yönetici olarak görev aldı.
1993 yılında Bulgaristan’daki Osmanlı belgelerini incelemek üzere Bulgaristan’a gitti ve Bulgaristan’daki Osmanlı belgelerini tanıtan “Bulgaristan’daki Osmanlı Evrakı (1994)” adıyla bir kitap hazırladı. (Türkiye ile Bulgaristan arşivlerinin ilk resmi teması olan bu seyahat sonunda 10.000 adet belgenin mikrofilmi getirilmiştir.)
1998 yılında Kıbrıs Adası’ndaki Türk vakıf mal varlıklarının tespit çalışmalarını yürütmek üzere (komisyon başkanı olarak) K.K.T.C.’ye gitti. Kıbrıs’taki Türk vakıf mal varlıklarının envanterini çıkarılması çalışmasını yürüttü
1999 yılında Cezayir’deki Osmanlı belgelerini incelemek üzere Cezayir’e gitti.
2004 yılında Harvard Üniversitesi, Dumbarton Oaks Enstitüsü Middle East Garden Traditions çalışma grubunda İslâm coğrafyası bahçecilik tarihi ile ilgili çalışmalara katıldı. Bu çerçevede Ekim 2005 tarihinde İspanya’nın Granada şehrinde komisyon çalışmalarında bulundu.
2006 yılında Türk Dil Kurumu’na komisyon üyesi seçildi. Çeşitli bilim kurulları çalışmalara iştirak etti.
05 Şubat 2010-15 Ekim 2010 tarihleri arasında T. C. Cumhurbaşkanlığı’nda uzman olarak görev yaptı. Hâlen Başbakanlık Devlet Arşivleri’nde uzman-araştırmacı olarak görevine devam etmektedir.
2011 Evliya Çelebi’nin doğumunun 400. Doğum Yılı dolayısıyla Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu’nca oluşturulan yürütme kuruluna seçildi. Bu çerçevede gerek yurt dışında ve gerekse yurt içinde, çeşitli kuruluşlarda Evliya Çelebi’yi tanıtıcı konferanslar verdi, seminerlere ve panellere konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca çeşitli televizyon ve radyolarda Evliya Çelebi’yi anlatan konuşmalar yaptı.
Devlet memuriyeti dışında, özellikle Osmanlı tarih ve kültürü ile ilgili kitaplar hazırlamaktadır. Yayınlamış olduğu kitapların sayısı 70 cilde ulaşmıştır. Ayrıca 100 civarında bilimsel kitaba katkıda bulundu, çeşitli dergi ve koleksiyonlarda makaleler yayınladı.
1986 yılında ara verdiği doktora çalışmasına 2011 tarihinde çıkan öğrenci affıyla geri dönüp 2013 tarihinde gazetecilik dalında Prof. Dr. Belkıs Ulusoy NALCIOĞLU’nun danışmanlığında hazırladığı “İlk Savaş Muhabirimiz Evliya Çelebi” teziyle doktor unvanını aldı.
Ödüller: Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Türk Dili Özel Ödülü (2011)

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 36 okur okuyacak.