Seyyid Fazıl Mehmet Paşa

Seyyid Fazıl Mehmet Paşa

Yazar
10.0/10
3 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
33
Gösterim
Adı:
Seyyid Fazıl Mehmet Paşa
Tam adı:
Muhammed Fazlullah Şerifzâde
Doğum:
Saraybosna, Bosna Hersek, 1802
Ölüm:
1882
On dokuzuncu asrın son güçlü kalemlerinden Mehmed Fâzıl Paşa, 1802—1882 yılları arasında yaşamıştır. Asıl adı Muhammed Fazlullah Şerifzâde olup Saraybosnalıdır. İlim tahsilini tamamlamasının ardından, 1824'de müderrisliğe, 1853'de mirlivâlığa tayin olunur. Ali Paşa'nın hizmetinde İzmit mutasarrıflığına getirilir. Üsküdar kabristanında medfundur.
Fâzıl Paşa, babası Nakşî tarîkine mensup olduğu halde, Galata Mevlevîhânesi şeyhlerinden Kudretullah Efendi'ye intisâb eylemiş, Mevlevî evrâdını tercüme ve şerh ederek 1867'de bastırmış, bu hizmetine karşılık Konya'daki Dergâh-ı Mevlânâ postnîşîni Sadreddîn Çelebi tarafından kendisine hilâfet verilmiştir. Mehmed Fâzıl'ın, 158 büyük varaktan oluşan bir Divân'ı ve Şerh-i Hakâyık-ı Ezkâr-ı Mevlânâ isimli evrâd tercümesi ve şerhi vardır.
Muhammed Celâleddîn el-Belhî er-Rûmî
İbn Sultânü'l-Ulemâ Bahâeddîn Veled Belhî (k.s.) Babası Bahâeddîn Veled
Onun babası Hüseyin Hatîbî
Onun babası Ahmed Hatîbî
Onun babası Mahmûd
Onun babası Mevdûd
Onun babası Sâbit
Onun babası Müsebbih
Onun babası Mufahhar
Onun babası Hammâd
Onun babası Abdurrahmân
Onun babası Ebû Bekr Sıddîk (r.a.)'dır.

Mevlânâ hazretlerinin doğumları hicrî 604 senesi Rebîulevvel'in altısında Belh'te vâki olmuştur (mîlâdî 29 Eylül 1207).
Bilindiği gibi, muntazaman okunan dualara "vird” ve "hizb” veya "virdler" ve "hizbler” manasına 'evrâd' ve "ahzâb” derler. Her büyük şeyhin okumayı âdet ettiği, müritlerinin de muntazaman okumaya devam ettikleri evrâdı vardır.

Bunlar şeyhin ismine veya okunuş amacına göre adlandırılır. Evrâd-ı Bahâiye, Evrâd-ı Şâzelîye, Hizb'ün Nasr, Hizb'üt-Tevessül, Evrâd-ı Usbuîyye” vb...

Okunacağı vakit bakımından da Hizb'ül-Fecr, Vird'üs-Seher, Vird'ül-İşrak gibi isimler alırlar.
Eserde "Eûzü Besmele", "Fatiha" ve "Yâsîn' sûreleri ile "Ayet'el Kürsi” ve Bakara sûresinin son iki ayeti (Amenerrasulü) tefsirleri yer almaktadır.

Esma-l Hüsna hassaları, okuma zamanı ve adetleri teker teker gösterildiği gibi, Peygamber Efendimiz'in doksan dokuz mübarek isimleri de anlamlarıyla birlikte sayılmıştır.

İslâm, tevhid, iman ve iman şubeleri, cennet, cehennem, şeytan, sur üfürülmesi eserde teferruatla açıklanan konulardandır. Önemli bir bölümü de mezhep imamları, hak ve bâtıl mezhepler hakkında önemli malumata ayrılmıştır. Ayrıca bazı sûrelerin başında gelen mukattaa harfleri hakkında geniş bilgi verilerek bazı hikmetleri ve sırları açıklanmıştır.

Evrad metninin tercümesi sade bir dille ifade edilmesine mukabil açıklamalarda ağır bir üslup kullanılmıştır. Nokta, virgül, satırbaşı vb. imlâ İşaretleri yoktur. Eserdeki yalnız din âlimlerini ilgilendirebilecek bazı ağır aynntıları almadık. Sadeleştirirken mana kayıpları olması ihtimalini gözeterek, bazı muğlak ibarelerin aslını dipnotlarda aynen gösterdik, Bazı deyimleri aynen yazıp "yani” diyerek açıklık getirdik. Eserin incelenmesini kolaylaştırmak için konu 'başlıkları ekledik. Evradın tercümesi italik harflerle belli edilmiştir.

Yanlışlıklara rastlanırsa bağışlanması, istifade edildiğinde hakkımızda dua edilmesi istirham olunur,
Tahir Galip Seratlı
Hazreti Pîr buyurmuşlardır ki: "Âşıkların gördükleri bu cisim ben değilim. Ben müridlerin içlerinde sözlerimden ortaya çıkan, Allah AIlah zikrinden doğan zevk ve hoşluğum. İşte o demi bulup o zevki tattığın zaman, bunu ganimet bil ve şükürler eyle.”15


Ben bu cisim değilim ki âşıklar nazarında manzurum;
belki ben ol zevkim ve ol hoşluğum ki müridler bâtınında benim kelâmımdan baş urur Allah Allah;
çün ol demi bulasın ve ol zevki tadasın;
ganimet tut ve şükürler eyle ki ben oyum.
Bosnasaraylı Şerifzâde namıyla tanınmış olan bu aşağılık kul*, yani Mirliva Seyyid Mehmed Fâzıl el-Mevlevî İbn Seyyid Mustafa Nûreddîn en-Nakşbendî İbn Seyyid Mehmed Hâşim İbn Seyyid Şerif Ahmed el-Hüseynî el-Hanefî el-Kırımî, hicrî 1260 senesinde (mîlâdî 1844) mürşidim Kudretullah Efendi'den el alıp Mevlevî oldum.

Saraybosna'da mübarek bir gecede üç defa rüyamda görmüştüm. Bu rüyayı anlatmaya davranırken rüyamda gördüklerim aynen ortaya çıktı ve Mevlevî tarîkatına kabul edildiğimin müjdesini aldım. Bir sene sonra İstanbul'a gelip şeyhimin elini öpmek nasib oldu. O zaman şu kıtayı yazdım:

"İlhâm ile söyletdiler târih-i tâmmın sikkemin
Bu salde giydi külâh Fâzıl muhibb-i Mevlevî”
(Mevlevî külâhı giymemin tam tarihini ilhâm alıp söyledim.
Mevlevî tarîkatını seven Fâzıl bu sene külâh giydi.)


Evrâd-ı şerifi okumaya İcâzet verip sikkeyi giydirdiler,

"Ben tarîk-i Mevlevî'de bulmuşum feyz-i ezel
Mâsivâyı celb içün âlemde olma mübtezel
Beyne'l-ihvân ismı-i Fâzıl yâd olunsun sıdk ile
Bu der-i vâlâya bende olmağı kılmış emel"

(Ben Mevlevî tarîkatında ezelde takdir edilmiş feyzi buldum.
Sen de Allah'tan başka şeyler elde etmek için dünyada kendini alçaltma.
Dervişler arasında Fâzıl ismi doğrulukla anılsın.
Çünkü o, bu yüksek kapıya köle olmayı gaye edinmişti.)

Yazdığım bu eser, hicrî 1283 (mîlâdî 1866) senesinde basıldı. Yanlışlıkların bağışlanması ve hakkımızda hayır dua edilmesi muhterem okuyuculardan rica olunur.

*Yazarın kendini tanıtması.
Muhammes (her bendi beş mısralı şiir)

Mâlik-i tâc-ı hidâyet şâh-ı mülk-i mânevî
Hâce-i ilm-i ledündür zât-ı pâk-i Mevlevî
Şark u garba münteşir olmuş şuâ-ı pertevi
Sözleri iksir-i âzam nazmının yok peyrevi
Tercüman-ı âlem-i irfân sâhib-Mesnevî

Zâtıdır ser-levha-i cümle nüfûs-ı serverî
Meyve-i nahl-i Celîl-i Hazreti Peygamberî
Nesl-i Bekrî sâlik-i râh-ı Cenâb-ı Hayderî
Muktedâ-yı evliyâ mülk-i hakîkat dâveri
Âsitân-ı pâkidir kehf-i emân-ı uhrevî

Bir nazarda etti İhyâ nice mürde zâhidi
Mihr ü Mehdir kutb-ı âzam olduğunun şâhidi
Zâtıdır müstağrâk-i ipûrı cemâl-i Ahmedî
Zâhir ü bâtın odur evlâda pâkin erşedİ
Kuvve-i kudsiyyesi mânend-i nutk-ı İsevî

Sikke-i ulyâsıpın vardır kemâl-i rif'ati
Her mücevherden gîrân-tefdir felekte kıymeti
Kul edinmiştir bu dünyaya gelen her devleti
Pâdişahlâr mahveder bir demde şân u şevketi
Zerredir yanında ânın efser-İ Keyhusrevî

Âşıkân ism-i Celâl ile edince iştigal
Devrederler eyleyip tennûreyi çün perr ü bâl
Zâhir ü bâtında oldur mecma-ı ilm ü kemâl
FÂZIL etti sâye-i kudrette ana imtisâl
Gülşen-i ehl-i vefâdır âlem içre Pîr evi


Hazreti Mevlânâ maneviyat ülkesinin padişahıdır, başında doğru yolu gösterme tâcı vardır, ledün ilminin hocasıdır. Işığı doğuya batıya yayılmıştır. Benzersiz sözleri en kuvvetli, en tesirli iksirdir. Mesnevî eserinin müellifi, irfân âleminin tercümanıdır.

Kendisi ulular listesinin başındadır. Hazreti Peygamber'in mübarek fidanının meyvesidir. Ebû Bekit Sıddîk (r.a.) soyundan ve Hazreti Ali Murtazâ (r.a.) yolundadır. Velîlerin öncüsü, hakîkat ülkesinin hâkimidir. Mübarek dergâhı âhiret tehlikelerinden sığınaktır.

Pek çok ölü gönüllü zâhidin kalbini bir bakışta diriltmiştir. En büyük kutub olduğunun şâhidi ay ve güneştir. Peygamber Efendimizin cemâl nurlarına gark olmuştur. Zâhirde ve bâtında, temiz soylular içinde en güçlü irşâd edici odur. Kutsal kuvveti İsâ’nın (a.s.) sözleri gibi tesirlidir.


Mevlevî külâhının değeri çok yüksektir, cihânda her mücevherden daha kıymetli sayılır. Dünya devletlerinin, nimetlerinin her türlüsünü kendisine köle edinmiştir. Onun heybet ve haşmeti padişahları bir anda mahvedecek kadar kuvvetlidir. Keyhusrev adlı meşhur hükümdarın tâcı onun yanında bir zerre gibidir.

Hak âşıkları olan Mevlevî dervişleri sema' sırasında Allah Allah diye zikrederken, eteklerini kanat yapıp dönerler. İlmin ve olgunluğun tamamı içte ve dışta Hazreti Mevlânâ'da toplanmıştır. Allah Teâlâ, bu eserin yazarı Mehmed Fâzıl'a ona bağlanmayı nasib etmiştir. Dünyada Hazreti Pîr’n dergâhı, sözünde duranların, dostlukta, sevgide sebat edenlerin gül bahçesidir.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Seyyid Fazıl Mehmet Paşa
Tam adı:
Muhammed Fazlullah Şerifzâde
Doğum:
Saraybosna, Bosna Hersek, 1802
Ölüm:
1882
On dokuzuncu asrın son güçlü kalemlerinden Mehmed Fâzıl Paşa, 1802—1882 yılları arasında yaşamıştır. Asıl adı Muhammed Fazlullah Şerifzâde olup Saraybosnalıdır. İlim tahsilini tamamlamasının ardından, 1824'de müderrisliğe, 1853'de mirlivâlığa tayin olunur. Ali Paşa'nın hizmetinde İzmit mutasarrıflığına getirilir. Üsküdar kabristanında medfundur.
Fâzıl Paşa, babası Nakşî tarîkine mensup olduğu halde, Galata Mevlevîhânesi şeyhlerinden Kudretullah Efendi'ye intisâb eylemiş, Mevlevî evrâdını tercüme ve şerh ederek 1867'de bastırmış, bu hizmetine karşılık Konya'daki Dergâh-ı Mevlânâ postnîşîni Sadreddîn Çelebi tarafından kendisine hilâfet verilmiştir. Mehmed Fâzıl'ın, 158 büyük varaktan oluşan bir Divân'ı ve Şerh-i Hakâyık-ı Ezkâr-ı Mevlânâ isimli evrâd tercümesi ve şerhi vardır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.