Sibel Kaya

Sibel Kaya

Tasarımcı
8.5/10
170 Kişi
·
467
Okunma
·
0
Beğeni
·
23
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
256 syf.
Hiçbirimiz içine doğduğumuz toplumu ve aileyi seçemiyoruz. Hayatımızın ilk yıllarında hayati önem taşıyan ihtiyaçlarımızı gideren ebeveynlerimize içgüdüsel bir şekilde bağlı oluyoruz ve bu ilk çocukluk çağında ebeveynlerimiz gözümüzde Tanrı-insan modelinde oluyorlar. İlk yıllarımızda beynimize ve bilinçaltımıza kodlanan bu "Kutsal imge" ilerleyen dönemlerde ailemizle olan bedensel ve duygusal bağımlılığımız büyük oranda azalmış olsa bile bizi güdülemeye devam ediyor. Bilinçaltından gelen bu kodlama sayesinde, ebeveynlerimizden nefret ettiğimizi iddia ettiğimiz anlarda bile onları yargılamaktan içten içe suçluluk duyuyoruz. Ve bu yüzden insanlar çoğu kez kendi ebeveynlerinin yarattığı yıkıcı etkiyi görmezden geliyor ve problemi kendi içinde, kendi hayatında aramaya başlıyor. Bu kitap, bunun yanlış olduğunu ve içinizde bir yerlerde kendi öz somut ve soyut hayatınızda problem olmadığı halde bir boşluk hissediyorsanız bu durumu ilk yıllarınızda mesafeli, reddeden, bencil ve olgunlaşmamış bir ebeveynle hoş olmayan deneyimlerden dolayı yaşadığınızı söylüyor.

Mükemmel ebeveynlik terimi tam bir fiyasko. İnsan kaynaklı kurulmuş hiçbir ilişkide, düzende ve eserde mükemmellik olamaz. Anne babalık da bunlardan birisi ve hiçbir insandan mükemmel bir ebeveyn olması beklenemez. Maalesef annelik ve babalık herhangi bir koşulun sağlanmasına değil, sadece sağlıklı bir bedensel bütünlüğün sağlanmasına bağlı. Bu demek oluyor ki, duygusal yönden oldukça zararlı olan olgunlaşmamış bir insan da bir ebeveyn olabilir ve bu kişiler dünyaya bir insan getirmiş olmakla "Mükemmel" ve "Eleştirilemez" olamazlar. Anne babalar, bir insan için çok önemlidir; ilişkileri, sosyal ve iş hayatı, duygusal dünyası ve hayatı düzenlemesi konusunda çocuklukta bırakılan tohumların sahibidir. Bu yüzden etkileri inkâr edilemez ve sırf bizi dünyaya getirdikleri için eleştirilemez değillerdir.

Şahsi düşünceme göre, canlıların duygusal ihtiyaçları, fiziksel ihtiyaçlarından çok daha önemli. Yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor. Zira 1971'de Psikolog Harry Harlow'un 'Sevgisizlikten Ölen Maymun Deneyi' bunun en güzel örneği. Canlılar, özellikle de insanlar, duygusal ihtiyaçlarının tatminine muhtaç. Bu muhtaçlık ise bebeklik ve çocukluk döneminde zirveye ulaşıyor ve tatmin edilmediğinde bu bebekleri gelecekte psikopat, ilişkilerinde güven problemi ve terk edilme korkusu yaşayan, özgüvensiz ya da silik bireylere dönüştürüyor. Bu duygusal açlığı tatmin edilmesi ise ebeveynlerle duygusal ilişki kurabilme sayesinde oluyor. Yani bir anne ya da baba; çocuğuna üzgün olduğu zamanlarda gerçek ve yüzeysel olmayan bir ilgiyle cevap verdiğinde, başarılarını önemsediğinde ve taktir ettiğinde, küçük yanlışlarını düzeltme fırsatı verip onu bu konuda yüreklendirdiğinde onun duygusal ihtiyacını karşılamış olur. Yani kitabın vermek istediği mesaj şu: Kendi problemleriniz ve kendi yaşamınıza gömülerek çocuklarınızın duygusal ihtiyaçlarını gözardı etmeyin. Onu dikkatle dinleyin ve sorunlarını küçümsemeyin. Kısaca: Çocuklarınızı görmezden gelmeyin.

Mükemmel anne baba yoktur, ama bence iyi anne baba vardır. Çocuklarının fiziksel ihtiyaçlarını (Evi, odası, eşyaları, kitapları vs) karşılamak da önemli olsa da duygusal ihtiyaçları karşılamadan iyi bir ebeveyn olmak mümkün değil, diye düşünüyorum. Yine yapılan araştırmalara göre, çocuklar, ergenliğe kadar olan zamanında ailelerinden maddi ihtiyaçlar yerine, duygusal ihtiyaçları talep ediyorlar. Ergenlikte ise bu farklı bir seyre ulaşsa da asıl istek "Anlaşılma ve fark edilme isteği" bu da bir duygusal açlıktır. Yani çocuğunuz sizin sadece ilginize ve şefkatinize muhtaç.

İnsanların iyileştirilmesi en zor olan yaraları belki de duygusal yaralarıdır. Çünkü fark edilmesi oldukça zordur ve tedavi edilmesi de hayli zaman alır. Duygusal dünya çabuk yaralanan ve etkilenen bir dünya olduğu halde maalesef önemsemiyor ve anne babalar bu alandaki rolünün farkına bile varmıyorlar çoğu kez.

Sadece ailesel ilişkilerde değil, toplumsal ilişkilerde de olgunlaşmamış bir insanı ayırt etmek ve ilişkilerde tekrar eden tatsız döngülerin geçmişten gelebileceğini fark etmek için güzel bir kitap. Çeviriyi pek beğenmesem de farkındalık kazandıran bir deneyim oldu bu eser benim için. Kendimi ve tanıdıklarımı tahlil etmek için güzel bir yöntem kazandırdı ve geleceğin annesi olarak sahip olmam gereken birçok özelliği öğrenmemi sağladı. Aynı zamanda duygusal olarak olgunlaşmamış toksik insanların da zararlı etkilerinden kurtulabilmek için güzel bir rehber oldu.
Murat Ön
Murat Ön Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Hayatta seçim hakkımızın olmadığı tek kavramdır aile. Sonrasındaki hayatımızı kendi (!) kararlarımız şekillendirse de , o günlerin izi son nefesine kadar üzerinde kalır. Eğer aile kurmayı, anne - baba olmayı düşünüyorsanız yada halihazırda evebeyn iseniz okumanızı tavsiye edeceğim kitaplardan biridir, zinciri bozmak bizim elimizde.
Poetika
Poetika Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·8/10 puan
İnsanın küçüklüğünde ne çok yara alabileceğini, neden suçu hep başkalarına attığımızı, neden hep insanlardan onay alma gereği duyduğumuzu, aslında iç sesimizin nereden geldiğini ve yetiştirilişimizin bizi nasıl etkilediğini anlatan bir kitap. Okuyunca insan kendine yüklenmeyi bir nebze olsun bırakıp rahatlıyor
MaviVapurDumanı
MaviVapurDumanı Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Keşke gerçekten okuması gerekenler alıpta okusa şu kitabı ve gerçek anlamda bir özeleştiri yapabilseler.
Aaa ama pardon o zaman olgunlaşmamış olmazlardı 🤷‍️ Ebeveyn olsun olmasın ailesiyle ilişkilerini anlamak isteyenlerin de mutlaka okuması gereken kitaplardan diye düşünüyorum.
Üstelik hiç sıkılmadan okuyabileceğiniz akıcı bir dille yazılmış ve dilimize çok güzel çevirisi yapılmış bir kitap.
Herkesi bulabilirsiniz bu kitapta anne-babanızı, kardeşinizi,eşinizi,komşunuzu,arkadaşınızı ve hatta kendinizi... ama yeterince dürüst olursanız ️ Zaten toplum olarak şu aile işlerinde çok başarılı olduğumuzu düşünmüyorum. Artık bu durum yavaş yavaş değişiyor şükürler olsun. Yaşam şeklimiz ve ataerkil aile yapılarımız yüzünden toplumun yarısından fazlası sanıyorum sorunlu çocukluklar geçirmiştir. İşte bunu anlamak için bile okuyabilirsiniz bu kitabı.
Betül Eymen
Betül Eymen Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·8/10 puan
Bu kitabı okurken 'aa öyle mi' 'aa ne kadar doğru şeyler anlatıyor' diye düşünüp durdum. Fakat okuduklarımı çoğunlukla çevreme uyarlıyordum. Onları gözlemleyip davranışları, travmaları hakkında kendimce çıkarımlar yapmaya çalışıyordum. Taa ki okları kendime döndürüp 'ben kimim?' diyene kadar. Bu kitap kendinizin farkına varmanız ve yüzleşmeniz için sizi minik minik tokatlıyor. Gerçekten kendinizi baz alarak bir taraf tutmadan yaşadıklarınızı değerlendirebilirseniz, sizde neler olduğunu anlamlandırmak için yardımcı bir kitap. Tabii ki tek başına yeterli bir kitap değil ama sizin içinize bir kıvılcım çakıyor ve daha fazlasını bilmek, öğrenmek ve anlamak istiyorsunuz. Aslında hepsi birer kendi özünüzü doğru şekilde arama yolu -yolculuğu-. Dilerim herkes bu yolculuğa çıkar ve neyi neden yaptığını anlayıp robotikleşen duygu rutinini fark edip kırabilir.
Eğer bir içsel yolculuktaysanız veya ruhsal yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu kitap başlangıç olarak iyi olacaktır diye düşünüyorum. Tavsiye eder kendinizi bulmanızı dilerim.
*Habibe*
*Habibe* Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10 puan
Okuduğunuz bir kitap sizi başkaca kitaplara götürüyor. Fıtrat Pedagojisi'nde karşılaştığım "çocukluk yarası" isimlendirmesi aldı götürdü beni peşi sıra. Seninle Başlamadı, Kusursuz Ebeveyn Yoktur ve Zor Bir Ailede Büyümek kitaplarının ardından durağım bu caanım kitap oldu.

Gelelim bu durakta neler kazandığıma:
Duygusal olarak olgunlaşmamışlığın yansımalarını ve etkilerini okumak kendi ebeveynlerimi / ebeveynliğimi gözlemleme ve tanıma fırsatı sundu.
.
Anne babam için sıklıkla sorduğum " neden böyle davranıyorlar" ya da "neden böyle davranmak onlar için bu kadar zor" minvalinde sorduğum soruların cevabını buldum.
.
Duygusal olarak ihmal edilmiş olmanın acı verici etkilerini okumak, kendi tepkilerimi anlamamı ve bu etkilerden kurtulmak için hangi savunma mekanizmalarını kullandığımı görmemi sağladı. Duygusal yakınlık kurmakta neden zorlandığımı anladım ve duygusal yalnızlığımdan nasıl sıyrılabileceğime dair düşünmeye başladım. .
.
Çocukluğa dair okumak yer yer acı veriyor; boğulduğumu hissedip nefes almak için kitabı elimden bıraktığım, üç dört gün hiç açmadığım oldu. Zaman alıyor insanın bastırdığı - yok saydığı duygularla yüzleşmesi ve kabullenmesi. Ama şu var ki farklı hayatlardan benzer yaşanmışlıklar okumak başlı başına iyileştirici etkiye sahip.
.
Değiştirmem mümkün olmayan ebeveyn davranış ve tepkilerinden kendimi nasıl koruyacağımı öğrenmek, duygusal bağımsızlığımı kazanmam için kendime bir yol haritası çizmeme yardımcı oldu.
256 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabı Çok beğendim.
Aslında ilk zaman biraz önyargılı yaklaşmıştım kitabın üstündeki açıklamadan dolayı (Mesafeli, Reddeden, Bencil Ebeveynlerin Negatif Etkilerinden Kurtulmanın Yolları ) çünkü böyle bi ebeveynim olduğunu düşünmüyordum. Ama kitabın içeriği sadece ebeveyn-çocuk ilişkisi değil de çok kapsamlı ilişkileri konu alıyormuş o yüzden aslında kitabın üzerine o açıklama yerine ilk sayfalardaki şu cümleyi yazsalarmış daha dikkat çekici ve içeriğe uygun olurmuş : *İnsanlar daha derin ilişkiler kurmak ve duygusal anlamda olgunlaşmak için bu kitaba başvurabilir*

Aslında onarım kitabı okumak bi nevi cesaret istiyor insanın kabuk bağlayan yaralarını, saklayıp gizlediklerini gün yüzüne çıkarıyor. Okurken acı veriyor ama aynı zamanda da iyileştiriyor tabii acıdan kaçmayıp istikrarla kitabı bitirirsek.
Bu kitabı okurken de böyle hissettim özellikle egzersizleri yaparken.


Bu tarz kitapları okurken çok yönlü düşünüyorum özne hem ben, hem anneliğim, hem çocuğum, hem çocukluğum, hem ailem hem eşim oluyor . Yani ben böyle biri miyim, böyle bi anne miyim, böyle mi bi annem vardı, eşim böyle mi, böyle bi çocukluk mu geçirdi diye. Böyle düşününce kafamda eksik olan bi çok parça yerine oturuyor ben ve çevremle alakalı . O yüzden bu tarz kitapları okumayı çok önemsiyorum .

Kendini tanıma, farkına varma, etrafını tanıma adına bana çok artısı oldu kitabın.


Bölümlerin sonunda özetin olması çok güzel dağılan konunun tamamen kafamızda bütünleşmesini sağlıyor.

Karakter Analizlerinde resmen nokta atışı yapıyor kitap, okurken çevremdeki insanlarla aynı davranışlar olduğunu gördüm her seferinde "aa evet gerçekten de öyle dedim" ve şükrettim halime bi dışsallaştırıcı olmadığım için çok zor bir karakter yakın çevremden de iyi tanıyorum çünkü .

*Uyanmak için yıkılmak* bölümünü çok beğendim.

Çevremizdekilerin Duygusal olgunlaşmama durumundan kurtulmak için verdiği 3 öneriyi uygulayacağım inşallah.

Şu araştırmanın bulgusu aslında çok önemli ve göz önünde bulundurulup dikkat edilmesi gerek :
" *insanların yaşadıklarının, yaşadıkları şeyi sürdürüp sürdürmediklerinden daha az önemli olduğunu öne sürmektedir* "

Şu Sözü de benim hayat mottom olmuştu son zamanlarda :
*BAŞKALARI DEĞİŞMEYECEK AMA BEN DEĞİŞEBİLİRİM*

Ve son olarak şu cümlesi konuyu özetliyor :
" *sağlıksız rol ve ilişkilerden gerçek özgürlüğe geçiş, başkalarıyla olan etkileşim ve yüzleşmelerimizle başlamaz aksine her birimizin kendi içinde başlar* "

Hasılı kitap harika mutlaka okuyun
AYŞE
AYŞE Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
176 syf.
·7 günde·9/10 puan
Kitap anne-baba ve çocuklar arasındaki kopukluğun asıl nedeninin olgunlaşmamış anne babalardan kaynaklandığını ve anne babalarımizin üzerimizdeki bizi yıllardır çevreleyen görünmez zincirleri kırmaya yönelik bir yolculuk olduğunu bu sayede kendimizi anlamamızı ve duygularımızı fark etmemize yardimcı olabileceğini fısıldıyor. Bu kitap olgunlaşmamış ebeveynlerin çocukları kendilerindeki hasarı farketmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca egzersizlerle desteklenmiş olup kendimizi ve ebeveynlerimizi tanımamıza yardımcı olan ve aralarda kitap tavsiyelerinde bulunan her cümlesi altin değerinde desem yalan olmaz diyebileceğim güzel bir kitap. Herkesin, özellikle anne babaların, ve anne baba adaylarının mutlaka okuması gereken yararlı bir kitap. Iyi okumalar..
256 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10 puan
"Gerçeği aramak ve kendinizi tanımaya çalışmak,sizin için önemli ve anlamlı bir uğraş mı ?"

Cevap evet ise farkedersiniz.İşte, ışık böyle bir şeydir.Sadece görmek istediklerinizi değil, her şeyi aydınlatır.Bu kitabı neden mi okumalıyız? Nedeni basit.Kendini tanımayan, tanımaya çalışmayan ve ne yazık ki empati yoksunu insanlarla çevriliyiz.

Duygusal olgunluğa erişemeyen insanlarla yaşlanmaktayız.Bu durumun bizlere etkisi hayat felci.Çok fazla gözlem yaptım, çok fazla insanla iletişim kurdum.Adını koyamadığım bir durum vardı hep.Bu kitap daha doğrusu bu yıllanmış tecrübe yardımcı oldu.

Bu kitaptan bu kadar söz edilmesi biraz rahatsız etmişti.Malum, boş olan şeyleri şişirmekte üstümüze yok.Ancak yanıldığımı görmek ve de yazarın tespitleri gayet doyurucu oldu.

Kendinizi ve ailenizi tanımaya yardımcı olmakta.Tek bir safsataya dahi yer yok kitapta.Önerilir efenim önerilir.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 467 okur okudu.
  • 68 okur okuyor.
  • 613 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.