Sibel Kaya

Sibel Kaya

Tasarımcı
8.6/10
186 Kişi
·
510
Okunma
·
0
Beğeni
·
27
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Demet
Demet Kim Olduğumuzu Anlamamızı Engelleyen Tabular'ı inceledi.
144 syf.
"...hepsi de kardeşlik ve evrensel sevgi adına kurulmuş olan dinler ve din dışı gruplar, her zaman bölücü ve kavgacıdır."

Ben, sen, biz, siz, onlar... Din, politika, dil, ırk, mezhep, renk... vs. Ne kadar çok bölündük değil mi? En çok da "onlar" diyoruz, "siz" diyoruz. Sanki "onlar"la aynı bütüne dahil değilmişiz gibi.

Daha da mikro düzeye gidelim. "Saçlarımı uzatıyorum, tırnaklarımı uzatıyorum, kanımı dolaştırıyorum" demiyoruz da, "Saçlarım, tırnaklarım uzuyor, kanım bedenimde dolaşıyor", diyoruz. Sanki saçımız, tırnağımız ve kanımız bizim bütünümüze dahil değillermiş gibi.

Hayvanlar, bitkiler, dağlar, taşlar, diğer insanlar, parça parça tüm organlar, tüm nesneler... vs. hepsini kendimizden ayrı görüyoruz. Az önce de bahsettiğim gibi bölünme ta içeriden başlıyor. Hayatı bütün olarak deneyimleyemiyoruz dolayısıyla. En başta kendimizi bölüp parçalayarak algılamaya çalışırken, dışarı dediğimiz bizim dışımızdaki hayatla nasıl bütünleşebiliriz? Hep bir öteki var ve hep bir "düşmanlık" durumu mevcut oluyor böylelikle.

En fenası da kendimizi tanıyamamak. Dahil olduğumuz bütünü olduğu gibi göremediğimizde ve kendimizi o bütünün organik bir parçası olarak görmediğimizde, pek çok şeyi ve kendimizi tanımamız da mümkün olamıyor.

Bu tip algılar yüzünden özgür de olamıyoruz. Kendimizi ve hayatı küçük parçalara bölüp anlamaya çalışırken, küçük küçük parçalara sıkıştırırken karmaşık ve devasa hayatı ve evreni, nasıl özgür olabiliriz? Dolayısıyla bizler de parçalara sıkışıyoruz.

"İnsan doğayı yönetmeyi arzular, ancak kişi ekoloji üzerine ne kadar çok çalışırsa, bir organizmanın veya bir yapı/çevre alanının herhangi bir özelliğinden başkalarını yöneten veya hakim olan olarak söz etmek bir o kadar saçma görünür."

Doğaya karşı bir savaş halindeyiz. Doğayı yönetmek arzumuz var fakat bu yönetme arzusu saçma ve olanaksız olduğu gibi bizi doğaya karşı düşmanlaştırıyor. Doğaya dahil bir doğa olan insan gün geçtikçe kendine ve doğanın bütününe körleşip duyarsızlaşıyor.

Uzun zamandır böyle bir kitabın arayışındaydım. Hayatı bütünsel olarak algılayıp öyle yaşamak ihtiyacım gün geçtikçe artmıştı. Aniden alışveriş yapacağım bir sırada kitapları incelerken karşıma çıktığında çok heyecanlanmıştım ve sevinmiştim.

Alan Watts, kitapta doğu bilgeliğinin bütüncül bakış açısından da faydalanarak günümüz dünyasının bu parça pinçik edilmiş algısını eleştiriyor. Çinlilerin, Hintlilerin, doğunun ve batının bu konudaki bakış açılarını karşılaştırıp eleştiriyor. Eleştirirken parçaları birleştiriyor, bütünlükten bahsediyor. Böylece hayatı başka türlü algılamanın ve yaşamanın bir yolunu sunuyor bizlere. Tüm bunlar ve bu konuda daha fazla ayrıntı kitapta anlatılmakta. Kendinizi ve evreni/hayatı bütüncül bir bakış açısıyla görebilmek adına kitabı okumanızı öneririm.

Keyifli okumalar dilerim.
Fatih Y
Fatih Y Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10 puan
Oldukça açık bir dille yazılmış çok güzel bir kitap. Konu ebeveyn çocuk ilişkisinden çok daha geniş bir alanda incelenmiş. Hem kendinizi tanımak hem de çevrenizdeki insanlarla olan iletişim ve ilişkinize yeni bir boyuta taşımak için baş köşe kitaplığınıza koyabileceğiniz bir çalışma. Hiç tanımadığınız kendinizle tanışacak, tanıdığınız bir çok kişiyi de yeniden tanıma fırsatı bulacaksınız.
Zeynep
Zeynep Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Duygular, sınırlar, bireysellik, insanı ihtiyaçlar nelerdir, nasıl karşılanır? Kitabı okuyunca şunu görüyorsunuz: sınır, duygu ifadesi, bireysellik bilmeyen, olgunlaşmamış bir Türk toplumu var. Bu kadar duygusal olmasına rağmen, duygusallığı gelişmemiş bireyler olmamız çok da absürt değil, çünkü nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz. Bir ebeveyn bile sevgisini nasıl göstereceğini, kullanacağını bilmiyor; bir çocuğun bedensel ihtiyacının ötesinde nasıl gereksinimleri olduğunu bilmiyoruz. Çocuktan öte kendimizin bile nasıl ihtiyaçlarımız olduğunu bilmiyoruz. Sonucunda da bencil, çıkarcı, duyarsız bir toplum haline geliyoruz.
Faruk
Faruk Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10 puan
Dr. Lindsay C. Gibson “ Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları “ kitabı ile; duygusal ve ruhsal olarak gelişmeyen ebeveynlerin çocuklarına verdiği zararları çeşitli yöntemlerle anlatmaya çalışmıştır.

Olgunlaşmayan ebeveynler dediğimizde; duygusal olarak çocuklarını anlayamayan, sevgilerini çocuklarına sunamayan, ben merkezci, agresif, konuşmalarında tutarsız, sadece kendi sorunlarına odaklanıp, çocuklarını duygusal yönden hiçe sayan, çocuklarını gerektiği gibi dinlemeyen ebeveynler kastedilmektedir.

Bu olgunlaşmamış ebeveynlerin çocuklarında bıraktığı olumsuz ve kötü sonuçları çeşitli canlı örneklerle göstermiş yazarımız. Bu çocuklar da psikoloğa giderek iyileşmeye ve hayata tutunmaya çalışmaktadır.

Kitabı okurken, sürekli kendi ailemi de değerlendirmeden edemedim. Benim ailem için bırakın olgunlaşmamayı, hayatta kalmayı ve bugünlere geldiğimize şükrediyorum.

Burada önemli olan, kendimizi gerçekleştirmek, kendi ayaklarımız üzerinde durabilmek, kötü ebeveynlere gerektiğinde rest çekebilmek, kimsenin kölesi olmamaktır. Kendi ailemiz bile olsa.

İnsanın dinlenmesi, anlaşılması çok çok önemlidir.

Kendi ülkem ile ilgili olarak da; psikoloğa daha çok gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda berbat durumdayız.

Kitabı bir solukta okudum. Farkındalık açısından faydalı buldum. Kendimizi tanımak açışından faydalı. Tavsiye edebilirim.
Sevgi ve saygılarımla...
Aslıhan Üte
Aslıhan Üte Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·8/10 puan
Ailenizle olan ilişkinizi oldukça fazla sorgulayacağınız bir kitap bu. Olgunlaşmamış ebeveynleri tanımladıktan sonra, onların çocuklarını da iki kategoriye ayırarak (içselleştiriciler ve dışsallaştırıcılar) bunları da açıklıyor. Küçüklüğünüzde "hayatta kalabilmek adına" istemeden üstlendiğiniz rollerden bahsediyor. Ve sonra da "işe yaramayan" rolleri bırakmanız, bu fantezilerden kurtulmanız gerektiğinden.
Oldukça sarsıcı bir kitap olsa da çözüm önerilerinden tam olarak bahsetmiyor, daha çok tanımlama yapan bir kitap. Gerçi bu tanımlamalar da aklınızdaki sisi dağıtmanıza yardımcı oluyor. Herkesin okuması gerektiğini, özellikle de ebeveynlerin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.
Betül Eymen
Betül Eymen Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·8/10 puan
Bu kitabı okurken 'aa öyle mi' 'aa ne kadar doğru şeyler anlatıyor' diye düşünüp durdum. Fakat okuduklarımı çoğunlukla çevreme uyarlıyordum. Onları gözlemleyip davranışları, travmaları hakkında kendimce çıkarımlar yapmaya çalışıyordum. Taa ki okları kendime döndürüp 'ben kimim?' diyene kadar. Bu kitap kendinizin farkına varmanız ve yüzleşmeniz için sizi minik minik tokatlıyor. Gerçekten kendinizi baz alarak bir taraf tutmadan yaşadıklarınızı değerlendirebilirseniz, sizde neler olduğunu anlamlandırmak için yardımcı bir kitap. Tabii ki tek başına yeterli bir kitap değil ama sizin içinize bir kıvılcım çakıyor ve daha fazlasını bilmek, öğrenmek ve anlamak istiyorsunuz. Aslında hepsi birer kendi özünüzü doğru şekilde arama yolu -yolculuğu-. Dilerim herkes bu yolculuğa çıkar ve neyi neden yaptığını anlayıp robotikleşen duygu rutinini fark edip kırabilir.
Eğer bir içsel yolculuktaysanız veya ruhsal yolculuğa çıkmak istiyorsanız bu kitap başlangıç olarak iyi olacaktır diye düşünüyorum. Tavsiye eder kendinizi bulmanızı dilerim.
36 syf.
·Puan vermedi
Cocuk kitabida okur büyükler cocuklara verdigimiz kitaplarin içeriğini görmek icinde okumaliyiz.korkusu olamn cocuklarin bunlarla basa cikabilmesini anlatan eğitici bir kitap...
Eser BABA
Eser BABA Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları'ı inceledi.
256 syf.
·8/10 puan
Kitap, psikoterapist Dr. Lindsay C. Gibson’ın olgunlaşmamış ebeveynlerle büyüyen danışanlarla ilgili klinik deneyimlerini ve teorik bilgisini içeriyor.
Kitapta; çocukluklarında ebeveynleri tarafından ihmal edilmiş, duygusal ihtiyaçları karşılanmamış, çoğu zaman kendileri anne babalarına ebeveynlik yapmak zorunda kalmış bireylerin, yetişkin yaşamlarında bu ihmalden dolayı yaşadıkları psikolojik sıkıntılar anlatılıyor.
Ayrıca; kitapta, çocukluklarında yaşadıkları ihmal sebebiyle, yetişkin yaşantılarında sürekli kaygı, yalnızlık ve terkedilme duyguları hisseden bireylerin, bu olumsuz duygulardan nasıl kurtulacaklarına ve olgunlaşmamış ebeveynleriyle nasıl ilişki kuracaklarına dair stratejiler de yer alıyor.
Kitabın dili çok akıcıydı. Okuması ve anlaması kolay bir kitap. Ben çok severek okudum. Yetişkin yaşantısında karşılaştığı duygusal güçlüklere anlam veremeyen ve bu güçlüklerin üstesinden nasıl gelineceğini bilemeyen tüm okurlara tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 510 okur okudu.
  • 77 okur okuyor.
  • 654 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.