Sıddık Akbayır

Sıddık Akbayır

Yazar
8.3/10
77 Kişi
·
251
Okunma
·
10
Beğeni
·
2.693
Gösterim
Adı:
Sıddık Akbayır
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
Erzurum, 15 Mart 1966
Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı liselerde, Türk Dili Edebiyatı Öğretmeni; özel eğitim kurumlarında, Türkçe Öğretmeni olarak çalıştı.

Akademik çalışmalarını, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yaptı. 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görevlidir. 

On altı kitabının yanı sıra, çeşitli dergilerde, gazetelerde yayımlanmış birçok yazısı ve çok yazarlı bazı kitaplar için hazırladığı bölümler vardır. 

Türkçe- Edebiyat Eğitimi,  Karşılaştırma-Biyografi-Portre ve  Kent Kültürü alanlarında çalışmaktadır.
Nazım, annesinin kendi portresini tamamladığı bir gün ona:
"Anne",demişti. "Sen portrenden çok daha güzelsin. Tablo, senin gözlerinin alevini veremiyor. "
Biraz Selanik, biraz Atatürk, biraz Nazım Hikmet... Aynı göğün altında herkesin mavisi başkadır. Hayatın ve unutmanın en uzun şiiridir mavi.
104 syf.
·Puan vermedi
Nuri Pakdil gibi edebiyat aşığı devrimci bir insanı tanımak isteyenlere tavsiye ederim , Turgut Özal ile olan anısı çok etkileyiciydi.
Keyifli okumalar...
208 syf.
Bir hocamın tavsiyesi üzerine okumuştum bu kitabı.Hayatıma dokundu. Özellikle öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının okuması gereken bir kitap.

"Özcan Demirel'e göre öğretmen; öğrencilerini seven ve onlara saygı duyan, yol gösteren, onların öğrenme engellerini ortadan kaldıran, paylaşımcılığı, insan sevgisini öğreten,kültürel değerleri aktaran, ulusal değerlerin kazanılmasına önem veren,her davranışı ile öğrencilere örnek olan,öğrencileri ile birlikte öğrenen, espri yapan, adil olan, ayırım yapmayan, doğayı seven ve öğrencileri ile sıcak ilişkiler kurabilen kişidir."
328 syf.
·8/10 puan
Farklı bir "insan" Can Yücel. Kitapta yazarın hayatına ve bazı anılarına, ünlü-ünsüz kişilerle diyaloglarına yer verilmiş güzel bir çalışma olmuş. Ülkemizin yetiştirdiği nadir "Sanatçı"lardan birisinin bu şekilde anılması da ayrıca güzel. Bu kitabı bana öneren Sezen Solhan Hanım'a çok teşekkür ederim.
160 syf.
·8/10 puan
Tüm yazarların öldükten sonra kıymete bindiği gibi Turgut UYAR ında öldükten sonra kıymete binmesine şaşmamalı , okurken çok şaşırdığım bölümler oldu biyografiye ön yargıyla bakmamak lazımmış büyük bir aşk ve zor bir hayat hikayesine şahit olacaksınız.
176 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Uzun süredir okumak istediğim ve hep ertelediğim bir biyografiydi,
Can Yücel Yirminci Yüzyılın Bohem sanatçılarından biriydi.. Şiirleri sözleriyle ikiyüzlülüğe ,nankörlüğe ve hoyratlığa dokunuşlar yapmıştır.. Sözünü kimseden esirgemez , vekil cocugudur ama bunu bir amaç için kullanmamıstır....O hep farklı aykırı olmak kendi olmak istemiştir...
İbrahim Kaypakkaya'nın sözleri aklıma geldi Bu kitabı okurken, şöyle demişti Can Yücel için ;
"-Can yücel Aydındır, kafasına o an esti, onu söyledi. Babası bakan, kendisi de Cumhuriyete bağlı ama orada vicdanının sesini ortaya koydu. " demiştir... Evet gercekten öyle o gerçekleri sözünü esirgemeden vicdanıyla vurur insanların yüzüne ...

"Şaraptan şiir" yapmıştır, hoş Adana mahpusun da Görüs günü getirilen üzümlerden kurutup " Üzümden şarap" yaptığıda bilinir..
Söylenecek yazılacak oladar çok sey var ki onun hakkında...
Kitabı okurken yeri geldi kahkaha attım yeri geldi ağladım , Onun müthiş alaycılılığı, şiilerinin vazgeçilmez öğesi argosuyla dengelediği Yazarın da dediği gibi "Devrimci Romantik." .
CAn Yücel'in gidişi sevenlerine cok ağır olmuştur, onlar da Tıpkı Dostlarını yitirdiği an Kendini Şaraba veren Can Yücel gibi her andıklarında Kadeh tokuşturmuşlardır... Cenazesi vasiyetiyle bile aykırı yanını ortaya koymus,
Öldüğü günü hatırlıyorum kuzenim aramıştı ağlamaktan konusamıyordu ne oldu dedikçe sesi daha da içine kaçıyordu "Can Yücel" öldü İnanabiliyor musun dedi, ne diyeblirdim ki Sonra hıçkırıklarımız birbirne karışmıstı , Onun şarabi şiirleriyle büyüyen nesiller Olacagız en güzeli de bu...
Biyografinin içinde O dönem şair yazar politikacı işçi mahalle esnfından tut gittigi meyhanin calısanarına kadar bir sürü insanla yaşadığı diyaloglar ve anılar mevcut bu kitabı okumasaymışım eksik kalırmışım...
İyi ki Can Yücel Gibi güzel insanlar bu dünyadan geçti ..
Saygı ve minnetle...
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Yazarı daha önceki araştırma derleme eserlerinden tanıdığım için titizliğine eminim. Kitabın altı sayfalık kaynakçası da bunu kanıtlıyor. Edebiyatın iki güçlü kaleminin evlilikle sınanan aşkının hikayesi. Uyar soyadını paylaşan iki uyumsuz insanın dramsız, süssüz, özentisiz ortak yaşam öyküsü.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Turgut Uyar ın değeri tıpkı diğer şairler yazarlar gibi yitip gidince anlaşılmış. İmza günü adlı yazısından anladığım da bu oldu. Merak ve şaşkınlıkla okudum. Ben yazar ve şairlerin biyografisine ilgiliyim iyiki bu kitabıda alıp okumuşum :)
Nazlıcan Coşkun
Nazlıcan Coşkun Aynı Göğün Uzak Yıldızları: Nazım Hikmet - Necip Fazıl'ı inceledi.
392 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
İki büyük şahsiyet birbirine zıt duruşları ve davalarına gönülden inanarak neferlerine haykırırcasına seslenirken nasıl da kendilerinden emin ve aynılar!
İnandıkları uğruna mücadele ederken şiiri araç olarak kullanmak fakat aynı zamanda bu sanatı icra edebilmek kolay iş olmasa da konu Nazım ve Necip.
Her ikisinin de temsil ettiği ideolojiler var fakat inkar etmenin lüzumsuz olacağı ortak unsur 'müthiş kabiliyetli şair' olmaları. Şunu da anlayabilirim ; sürekli ideoloji propagandası yapan bu isimler şair sıfatlarını da bu yöne meyletmişler o yüzden bütün olarak bir yargı mantıklı değil mi? Bence değil. Çünkü sürekli eylem içinde, kültür içinde, hapishanede olan bu adamların değerlendirmesini yapmak kaynak taramalarıyla mümkün olacağı gibi yani sıra 'önyargısız' okumalarla mümkün olabilir. Şu husus da bu dediklerimle beraber ortaya çıkar; her ikisinin de ruhsuz bir ideoloji savunucusu olmayıp sadece Marksist veya İslamcı sıfatlarını arkasında mıh gibi durmadığı, kültür ve eğitim içinde harmanlanarak sanat aşkı içinde yanıp tutuşurken 'bağlanma, inanma' ihtiyaçlarını tatmin ettikleri ideolojiler haricinde evrensel duyguları besleyen hisler, olaylar buhranlar içinde oluşan çok şiirlerine rastlamak da mümkündür. Yani bu iki unsuru-ideoloji, sanat-bize zıt olsa bile yiğidi öldür hakkını yeme mantığıyla ele almamız daha barışçıl ve adil bir ortam yaratır.
Kitap madde madde nesnellikle anlatılmaya çalışılmış, saygılı bir üsluba sahip. O yüzden öğrenmek için okunmasını tavsiye ederim.
İki büyük ustaya selamlar, ruhları şad olsun.
(tüm söylediklerim kendi görüşlerim olup, herkesin fikrine saygılı olduğumu belirtmek isterim)

Yazarın biyografisi

Adı:
Sıddık Akbayır
Unvan:
Türk Akademisyen, Yazar
Doğum:
Erzurum, 15 Mart 1966
Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. 

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı liselerde, Türk Dili Edebiyatı Öğretmeni; özel eğitim kurumlarında, Türkçe Öğretmeni olarak çalıştı.

Akademik çalışmalarını, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yaptı. 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde görevlidir. 

On altı kitabının yanı sıra, çeşitli dergilerde, gazetelerde yayımlanmış birçok yazısı ve çok yazarlı bazı kitaplar için hazırladığı bölümler vardır. 

Türkçe- Edebiyat Eğitimi,  Karşılaştırma-Biyografi-Portre ve  Kent Kültürü alanlarında çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 10 okur beğendi.
  • 251 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 132 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.