Stefano E. D'Anna

Stefano E. D'Anna

Yazar
8.6/10
145 Kişi
·
338
Okunma
·
40
Beğeni
·
4.289
Gösterim
Adı:
Stefano E. D'Anna
Unvan:
Bilim Adamı, Girişimci, Eğitmen, Ekonomist, Sosyolog, Yazar, İşadamı
Ölüm:
Eylül 2014
Stefano D’Anna, Napoli Üniversitesi’nin İktisat Fakültesi’nden “Cum Laude” derece ile mezun olmuştur ve London Business School’da Master yapmak üzere ITP Programı’na ve Milano’daki Katolik Üniversitesi’nde Birinci Sınıf Onur Derecesi ile İletişim Sosyolojisi Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Ekonomist, sosyolog ve bestseller yazar kimliklerinin yanı sıra vizyon sahibi bir eğitmen olan Stefano D’Anna dünya genelinde Avrupa’da, Amerika’da ve Güney Amerika’da pek çok önemli forum, uluslarası kongre ve konferanslarda, yakın tarihlerde Forum Istanbul ve Atina’daki Greek Power Summit’te ana konuşmacı olarak yer almıştır. Alfa Romeo, Milano, New York ve Orta Doğu’da merkezi bulunan Olivetti Corporation ve Torino ve Cidde’de merkezleri bulunan Fiat International gibi çok uluslu firmalarda üst düzey yöneticilik de yapmış olan D’Anna başarının sosyolojisi üzerine çalışmaları ile “Zamandan Bağımsız Liderlik, Bütünlük ve Kurumsal Uzun Ömürlülük” üzerine düzenlediği seminerlerle pek çok kurumsal lidere ilham kaynağı olmuştur. İtalyanca, ingilizce ve türkçe olmak üzere çalışmaları ve araştırmaları ile ilgili yüzlerce bilimsel makalesi yayınlanmıştır. Tempo dergisinde 3 sene süresince aylık yazıları yayınlanmıştır. Şu anda ise Italya’da Monsieur dergisinde aylık yazılarına devam etmektedir. Yayınlanan kitapları arasında “Berlusconi in Concert”; best-seller kitabı “Tanrılar Okulu” başta Rusça, Çince, Türkçe ve Portekizce olmak üzere 12 dile çevrilmiştir. Yazarın son kitabi olan A Dream for the World ( Dünya için bir Düş ) ise Ekim 2011′den itibaren ingilizce olarak yayınlanmaya başlamıştır, Mart 2013 te ise Türkçe olarak yayınlanmaya başlanacaktır. Londra, Madrid, New York, Roma, Floransa ve Milano’da kampüsleri bulunan European School of Economics’te 1994’ten beri yapmış olduğu Rektörlük görevini 2010 tarihinden itibaren bırakmış olup insanlığın yeni hücreleri olmaları için dünyanın umudu olabilecek geleceğin liderlerini yetiştirmek üzere özel seçilmiş öğrencilere mükemmellik hissini, özgürlük için sınırsız sevgiyi ve bozulmaz bir bütünlüğü öğretmek için kurmuş olduğu en gelişmiş liderlik projesi olan Future Leaders for The World programına kendisini adamıştır.
Bir insana ömründe en fazla bin defa dolunayı izleme fırsatı verilir, ama büyük bir olasılıkla bu insan, yaşamının sonunda onu bir kez bile izleme zamanı bulamamış olacaktır.
Dışarıda karşılaştığın engeller içinde taşıdığın sınırlardır. Sen de korkuyu ve endişeyi yaratanlar bu olanlar değil, aksine bu olanları yaratanlar senin korku ve şüphelerindir
....eğer daha dürüst olsaydı ve daha içten olsaydı, eğer kendini derinlemesine bilseydi...

"Seni sevmeye çalışıyorum" derdi
İnsanın en büyük yanılgısı, dış koşulları değiştirebileceğine ve dünyayı düzeltebileceğine inanmaktır. Halbuki ancak kendimizi değiştirebilir, tutumlarımızı farklılaştırabilir, tepkilerimizi düzeltebilir ve hissettiğimiz olumsuz duyguları ifade etmemeye çalışabiliriz.
Bu kitap herkese göre bir kitap değil demekle başlamak istiyorum. Çünkü insanların hayatlarında yaptıkları bir çok yanlışı yüzüne vuruyor. Sert eleştirilen olduğu bir kitap. Birde din konusunda keskin düşünceleriniz varsa ne kendinizi eziyet edin nede kitabın değişik felsefesini yerin.
Kitaba gelince dil bakımdan ağır ve edebi yönü bakımından zengin. Kurguda yer yer boşluklar olsa da genel itibariyle güzel ve konu olarak insanlığın kuantum'da olumlu düşünmenin genel olarak getirileri , insanların kendi kendine vücuduna verdiği besin veya nefes almadaki yanlışlıklar ve kendi kendimizi pasivize ettiğimiz üzerinde genel özeti bence.
Özel olarak bazı noktalarda mantık hatası olduğunu düşünüyorum. Son kısım bence biraz aceleye getirilmiş ve büyük kitlesel bir duruma geleceğini düşünmüyorum. Çünkü çoğu insanda geniş hayal kurma kapasitesi yok. Eğer okuyup felsefesini beğenirseniz kesinlikle kendinize bir Dreamer bulun. Çünkü mantıksal olarak kabul etseniz bile kitapta çokça bahsedildiği gibi içimizdeki tembellik çok fazla bahane üretecektir. Son olarak da eğer hayatınızdan memnun değilseniz ve kötüye doğru gidiyorsa kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.
"Düşle, düşle, düşle...
asla düşlemekten vazgeçme.
Gerçeklik arkasından gelecektir”

Kitap kesinlikle ,tam bir yastık yanı kitap.
Al bu kitabı hem oku hem de yanında yat:)
Yazar özetle diyor ki, sadece bu an var, kutsal, sonsuz ve herşeye kadir olan bu an
Onu iyi kullan, Çünkü o senin tek şansın diyor.
Başarın üzerindeki tek engel sensin diyor!
Dünyayı kurtarmaktan vazgeç, kendini kurtar dostum diyor.
Düşlerine, dileklerini dikkat et ! onlardır bu dünyayı şekillendiren diyor.
Dünyada savaş ve nefret varsa, bu senin düşlerinde olduğu için var diyor.
Çok haklı bence de,
kime sorsan dünyadaki savaş ve nefrete hayır der...
Ama kendi kişisel dünyasında,günlük hayatında hep nefreti besler!
Mea culpa - Suç benim...

Tanrılar okulu!Cidden deli bir kitap,bir kez değil,bir kaç kez okunması gerekenlerden.Kişisel gelişim kitaplarından biri daha diyerek burun kıvırarak almıştım elime önce,ancak okumaya başladığımda...
Varoluşçuluk konusunda açılan yeni bir delik,yeni bir mağara,okudukça daha da derinlere gidiyorsunuz ve çok daha derinleri merak ediyorsunuz.

Binlerce yıl öncesinden gelen Tasavvuf mu yoksa Düalizm mi diyeyim inanın karar veremedim ancak binlerce yılın birikmiş deneyim ve öğretileri aha anca bu kadar ustaca bir kitaba dönüşebilirdi.Türünün en iyi örneği diyebilirim.BAŞUCU KİTABI!Yaşadığınız an,zaman,hayatınızın değeri ve anlamı.

İnceleme biraz karışık olacak sanırım,umarım anlaşılır.Bu kitap hakkında yazılacak inceleme emin olun bir kitap daha yapar,sadece kısaca şunu söyleyeyim "Bu kitabı okuyun"

Dünya'da en kötüden en iyiye her şey biziz ve her şeye biz sebebiz...
Düşünüyorum o halde varım - Descartes,
Düşünüyorum o halde yapıyorum-işte bu kitap.
Felsefeden falan bahsetmeyeceğim çünkü sadece felsefi değil aynı zamanda varoluşçuluk,tasavvuf,antropoloji,biyoloji,düşünce bilim.

İşte hayatınızın mutfağı bu kitapta.Her okurun düşünce yapısına,hayata bakış açısına ve felsefesine göre değerlendireceği satırlar,sayfalar ama kim olursanız olun,sizden ve size gereken bir şeyleri mutlaka bulacaksınız bu kitapta.Tabiiki size ters veya mantıksız gelecek kısımlarda olabilir,örneğin işi gücü bırakıp bir şeylerin peşine düşmek gibi :) ama kitabı bitirdiğinizde bütünlüğü görebiliyorsunuz.

Hayatınızı sorgulamanın zamanının geldiğini ama bunu nasıl yapacağınızı düşünüyorsanız biran önce bu kitaba başlayın.Ben okumakta geç kalmışım.Karlı bir okuma oldu.

Yaşantınızı olumsuz duyguların yönettiğini,aslında geleceği bilmediğinizi değil,sadece unuttuğunuzu öğreneceksiniz ve vereceğiniz tepki...

Fikrimi şu şekilde belirteyim;piyasadaki bütün kişisel gelişim kitaplarını,ticari kazanç adına karalanmış bütün o safsataları (aşağılamak,karalamak değil amacım ama piyasada kişisel gelişim kitabı olarak raflarda yer bulan kitapların %90'ı çöp bence,tabi buda kişiden kişiye değişir) geri dönüşüme gönderelim ve onların yerine raflara sadece bu kitabı koyalım,inanıyorum ki çok daha kazançlı çıkarız.

Stefano D'Anna bu sayfaları yazarken nasıl bir ruh halindeydi bilemem ama kötüden iyiye,karanlıktan ışığa,siyahtan beyaza doğru zorlu bir yolculuk yaptığını görebiliyorum.Hayatınızın bir çok zorlu yerinde size rehberlik edecek,tabi onu kabul ederseniz.İncelemesi de bu kadar şişirilmiş bir kitaba sizin yerinizde olsam bende mesafeli yaklaşırdım ancak okuyacağınız cümleler sizi mutlaka olumlu veya olumsuz düşünmeye itecektir.Bu tür kitapları okumayı pek sevmem ama bunu sevdim,değişik geldi,verdiklerinin hepsini de alabilmek pek mümkün olmasa da kırıntı dahi alabilmenin yararlı olduğunu düşünüyorum.

Her şeyi bir kenara bırakarak,tertemiz bir zihinle kitabın sonunu görmenizi ümit ediyorum.Tekrarlayayım;mutlaka okunması gereken başucu kitaplardan biri bu kitap.(tabi her bireyin düşünce ve bakış açısı farklı ama yinede okunmalı derim)

Bu kitapla o uçsuz bucaksız bilgelik mağarasına dalın,korkmayın haritanız bu kitap işte,hem o mağaranın kapısında ayrıca Dreamer sizi bekliyor.Bundan sonra düştüm,zordayım,çıkmazdayım,karamsarım,ümidim yok v.b. kelimeleri kullanmadan önce Dreamer'ı ve Tanrılar Okulu'nu hatırlayacaksınız.Bu kitap size diğerleri gibi varolmanızın anlamını anlatmayacak,onu zaten bildiğinizi gösterecek.Ferrarisini Satan Denyo'yu birakın ve Dreamer'la mutlaka tanışın.

Aha!Bir şey daha Montaigne-Denemeler ;) (bu ne iş demeyin Tanrılar Okulu'nu okuyunca anlarsınız)

Belli mi olur,sizin yakıtınız da belki bu kitaptır,bir deneyin derim,okumakla bir şey kaybedilmez,anca zaman ;)

Bu kitap özel tavsiye.
Gerçekleştirecek düşü olanlar için Bir Varoluş Okulu, bir üniversite kuracaksın…
Bu Okulda ‘düş’ün var olan en gerçek şey olduğu…
insanın gerçek diye nitelediği şeyin, kendi düşünün yansımasından başka bir şey olmadığı öğretilecek.

Bir sorumluluk Okulu kuracaksın eylem filozofları için mutluluğun ekonomi anlamına geldiğini ve zenginliğin, refahın, güzelliğin her insanın doğuştan hakkı olduğunu öğreten bir Okul…

Sonsuzluğa uzanan bir Okul kuracaksın, nefesim nefesi olacak, adımlarımdan yol bulacak, bir Tanrılar Okulu…
Dört koldan engellendiğini göreceksin hiçbir saldırı seni korkutmasın ve bil ki, aslında her zorluk ve düşman gerçekte sana senin en yakın müttefikin olduğunu, bu okulun yeri doldurulamaz, tek ve bütün parçası olduğunu gösterecektir.

Bu kitap

Bu kitap bir harita, bir kaçış planıdır.
Amacı, sıradan bir insanın önceden çizilmiş ve geçmişten derin izler taşıyan kader yolunu değiştirmek için dünyanın insanı uyutarak ona dayattığı kurgusundan, varoluşun serzeniş ve suçlama dolu tanımlamalarından kaçarken izlediği yolu size göstermektir.
Dreamer’la ve onun oğretisiylt tanınmamış olsaydım, bugün böyle hir kitap onaya çıkamaz ve ben tek hir satırını bile kaleme alamazdım.
Elimden tutarak, beni zaman ve ölüm kavramlarının olmadığı, zenginliğin hırsızları ve hasisleri tanımadığı ‘düş’ün. cesaretin ve kusursuzluğun dünyasına götürdüğü için Dreamer’a şükran borçluyum.
Bu öze geri dönüş yolculuğunda, vasat düşünceler, olumsuz duygular. ikinci el inançlar, elden düşme yargılar gibi pek çok saçmalığı terk etmem geerekti. “Kendi kendimi alt etmek”, yakından tanımak ve benliğimin daha karanlık olan taraflarını kabullenip göğüslemek zorunda kaldım.
Gördüğümüz, dokunduğumuz, hissettiğimiz, tüm çeşitliliğiyle gerçek sandığımız her şey. aslında dünyamızın ötesinde var olan görünmez bir evrenin bir sinema perdesine düşen yansımasından ve de onun nedensel gerçeğinden başka hir sev değildir.
Gözle göremediğimiz şeylerle çevrelendiğimizi, ‘düş’ tarafından yaratılan bir dünyada yaşadığımızı, bizim için önem taşıyan ve gerçek saydığımız her şeyin aslında görünmez olduğunu kabullenmemiz hiç de kolay hir şey değildir.
Tüm düşüncelerimiz, duygularımız, arzularımız ve hayallerimiz görünmezdir. Umutlarımız, hırslarımız, sırlarımız, korkulanmız, şüphelerimiz, şaşkınlıklarımız, ikilemlerimiz, kararsızlıklarımız ve beğeni, arzu, karşıtlık, aşk ve nefret gibi tüm hislerimiz zayıf ve algılanamaz olmakla birlikte tek gerçek olan varoluşa aittirler.
Görünmeyen; metafizik, şiirsel ya da mitolojik bir olgu olmadığı gibi, gizemli ya da olağanüstü bir şey de değildir. Ancak “görünmeyen” için. fenomenler veya olaylar dünyasındaki, ya da gerçeğin tabiatı içinde durağan bir oluşum demek de doğru olmayacaktır. İnsanlığın her döneminde, tarihi dönüm noktasının, entelektüel iklimin değişime uğraması, görünmeyenin sınırlarının devamlı olarak genişlemesine yol açmaktadır. Ve “görünmeyen”, sofistike araçların kullanılması sonucunda günümüz bilimsel araştırma konularının arasında daha kapsamlı yer almaktadır.
Bu kitap, bozguna uğratılmış. Çöküşe geçmiş bir insanlığın içinde sıkça rastlanan türde bir insanın yeniden doğuşunun hikâyesidir. Onun özüne geri dönüş yolculuğu, kayıp bütünlüğünün arayışında top yekûn bir göç hareketidir.
Bu yolculuğa çıkmanın ilk şartı ise. kişinin içine düştüğü kölelik durumunu fark etmesi ve kabullenmesidir.
Dünyanın her kösesine yayılmış sefaletten. her tür suçu işlemeye ve savaşmaya kadar dünyada var olan tüm sorunların asıl nedeni, insanlığın duygu ve düşüncelerindeki olumsuzluk halidir.
Yaşadığımız dünyayı ne yazık ki olumsuz duygular yönelmekledir. Bunlar gerçek dışı duygulardır, üstelik hayalimizin her noktasını ele geçirmiş, durumdadırlar. İnsanın kendi yazgısını değiştirebilmesi için psikolojisini ve doğru kabul elliği inanç sistemini değiştirmesi gerekmekledir kavlıcı, kırılgan ve fani bir zihniyetin yarattığı zorbalığı kökünden çıkarıp alması şartın. Yaşadığımız gezegeni yok etmekle tehdit eden, kanser ya da AİDS değil, insanın kavgacı düşüncesidir. Dünyamızın olağan görüntüsünün arkasındaki gerçek sebep de budur.
Dreamer’ın işaret ettiği yol ise. tıpkı akıntıya karşı yüzen somon balığının nehirde izlediği yol gibi korkutucu ve hayret verici. yorucu ve keyifli, tuhaf ve gerekli bir yoldur.
Ben -sıradan diye tanımladığım insan türünden olduğuma göre Dreamer’ın bu felsefesini. Başlarda bütün insanlığa en baştan beri dayatılan genel yasam kurallarına karşı çıkmak gibi algılamıştım: oysa gerçek, bu kuralların evrensel bir düzen tarafından öngörülmüş ve islenmiş olduğudur ve bu da yine hu felsefenin en yüce görüntüsüdür.

Bu kitap sıradışı bir varlığın rehberliğinde çalışmak ve hazırlanmakta geçen yılların öyküsüdür O’nun bana verdiği ödevlerin en imkânsız görünenini ben bir ödül olarak kabul ettim: Bu. Evrensel bir ‘Okul’un kurulması göreviydi, yani sınırları evrene uzanan bir Üniversite.
Kitabın daha giriş kısmında "ben demek bir küfürdür, ben senin yalanlar ordundur, ancak kim olduğunu biliyorsan ben diyebilirsin" deyip bir sarsıntıya yolaçan,
- n'oluyoruz yahu?
sorusuna sebep olan, devamında dur bakayım kimmiş bunun yazarı deyip sağa sola baktıran kitap. Çağların arayışı sıkıştırılmış kitabın içine.
Kimim ben???
Tasavvuftan, Zen'den, Dinlerin orijinalliğinden esintiler taşıyan, hayatta başınıza iyi kötü ne gelmişse "tek sebebinin" ben dediğimizin düşünceleri olduğunu mütemadiyen gözümüze sokan, "düş var olan en gerçek şeydir" diyen, an'ın farkına varmamızı öğütleyen, kurgu olduğunu bile bile gerçek olmasını ümit ettiğim ayna gibi bir kitaptır.
Kıvrım kıvrım düşünce, eylem ve 'düş' kokan ,okunabilecek en güzel ve en ayırt edici mozaik. Okuduktan sonra insanın hayatını güzelliklerle bezememesi mümkün olmayan sarılasılası dost.
Bu sıra dışı eseri okumamı sağlayan, fikirlerine çok değer verdiğim can arkadaşım çok teşekkür ederim.. Hayatla ilgili sorgulamalarınız başladıgında yanlış giden şeylerin farkına vardığında değişim yoluna gırdığinizde sizi bulacak bir kitap.Gerçektende öle oldu.Doğru bildigim yanlış düşüncelerin hayatıma nasıl etki ettigini ve nasıl düşünmem gerektiğini yol gösteriyor. Belki standart olucak ama kıtabı okudum hayatım değişti. Kendi kendimi psikolojik olarak iyileştirdiğim her olumsuz düşünce içine girdiğimde açıp açıp tekrar okuduğum sürekli elimin altında duran dost gıbı.. (Tek eksığim Dreamer )Dreamer ı hemen bulmam gerek;) Dreamer ın düşleme sanatı kişinin kendine inanma sanatıdır. Mutluluk düşleme sanatını bilenlere aittir. Sadece en yüce sanat ise An ‘da gerçekleştirdiğimiz değişimimizdir. En büyük devrim, tüm girişimlerin en büyügü hatta tek ve en anlamlı olanı kendini değiştirmek... İçindeki şartları değiştirmeden, yaşamında ki dış koşulları değiştiremezsin. İyileşme içerden başlar..
Tavsiye üzerine okuduğum ve iyi ki dediğim kitaplardan biri Tanrılar Okulu! İnsana dair, yaşama ve düşünceye dair bir çok temel sunan bir başucu kitabı bence. Okumamak büyük bir eksiklik olacaktır. Düşüncelerimizin hayatımızı nasıl şekillendirebileceğini gözler önüne seren harika tavsiyeler ve öğretilerle dolu. Bence kitabın bu kadar başarılı olmasının nedenlerinden biri de yazarın ünlü bir sosyolog ve ekonomist olması. Böylece anlattığı herşeyin gerçeklikle ve toplumla yakından ilişkili olması sağlanmış.
bu kitabı kişisel gelişim kategorisinde tek geçerim felsefik yanı ağır bassa da kitap okumayı sevenlerin beğenerek okuyacağını düşünüyorum
Yarım bıraktım.Don miguel Ruiz in kitaplarını okuduktan sonra bu kitaptaki hayat felsefesinin ifade edilisi beni yazarin hayatını incelemeye teşvik etti.Ögretiler aynı ama ifade edilisinde rahatsız edici birşey var (yani bende öyle oldu) .yaklaşık 300 uncu sayfaya kadar yazarin hayatını incelemedim.Incelememek için direndim.Inceleyince de bıraktım..Ama tekrar okuyacağım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Stefano E. D'Anna
Unvan:
Bilim Adamı, Girişimci, Eğitmen, Ekonomist, Sosyolog, Yazar, İşadamı
Ölüm:
Eylül 2014
Stefano D’Anna, Napoli Üniversitesi’nin İktisat Fakültesi’nden “Cum Laude” derece ile mezun olmuştur ve London Business School’da Master yapmak üzere ITP Programı’na ve Milano’daki Katolik Üniversitesi’nde Birinci Sınıf Onur Derecesi ile İletişim Sosyolojisi Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Ekonomist, sosyolog ve bestseller yazar kimliklerinin yanı sıra vizyon sahibi bir eğitmen olan Stefano D’Anna dünya genelinde Avrupa’da, Amerika’da ve Güney Amerika’da pek çok önemli forum, uluslarası kongre ve konferanslarda, yakın tarihlerde Forum Istanbul ve Atina’daki Greek Power Summit’te ana konuşmacı olarak yer almıştır. Alfa Romeo, Milano, New York ve Orta Doğu’da merkezi bulunan Olivetti Corporation ve Torino ve Cidde’de merkezleri bulunan Fiat International gibi çok uluslu firmalarda üst düzey yöneticilik de yapmış olan D’Anna başarının sosyolojisi üzerine çalışmaları ile “Zamandan Bağımsız Liderlik, Bütünlük ve Kurumsal Uzun Ömürlülük” üzerine düzenlediği seminerlerle pek çok kurumsal lidere ilham kaynağı olmuştur. İtalyanca, ingilizce ve türkçe olmak üzere çalışmaları ve araştırmaları ile ilgili yüzlerce bilimsel makalesi yayınlanmıştır. Tempo dergisinde 3 sene süresince aylık yazıları yayınlanmıştır. Şu anda ise Italya’da Monsieur dergisinde aylık yazılarına devam etmektedir. Yayınlanan kitapları arasında “Berlusconi in Concert”; best-seller kitabı “Tanrılar Okulu” başta Rusça, Çince, Türkçe ve Portekizce olmak üzere 12 dile çevrilmiştir. Yazarın son kitabi olan A Dream for the World ( Dünya için bir Düş ) ise Ekim 2011′den itibaren ingilizce olarak yayınlanmaya başlamıştır, Mart 2013 te ise Türkçe olarak yayınlanmaya başlanacaktır. Londra, Madrid, New York, Roma, Floransa ve Milano’da kampüsleri bulunan European School of Economics’te 1994’ten beri yapmış olduğu Rektörlük görevini 2010 tarihinden itibaren bırakmış olup insanlığın yeni hücreleri olmaları için dünyanın umudu olabilecek geleceğin liderlerini yetiştirmek üzere özel seçilmiş öğrencilere mükemmellik hissini, özgürlük için sınırsız sevgiyi ve bozulmaz bir bütünlüğü öğretmek için kurmuş olduğu en gelişmiş liderlik projesi olan Future Leaders for The World programına kendisini adamıştır.

Yazar istatistikleri

  • 40 okur beğendi.
  • 338 okur okudu.
  • 70 okur okuyor.
  • 504 okur okuyacak.
  • 38 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları