Stephen P. Kershaw

Stephen P. Kershaw

Yazar
9.0/10
4 Kişi
·
16
Okunma
·
1
Beğeni
·
91
Gösterim
Adı:
Stephen P. Kershaw
Attika’nın sahibi olabilmek için Poseidon ve Athena arasındaki müsabaka. Bu vakanın tasviri daha sonra Parthenon’un üzerine bezendi ve kalıntıları da şu an British Museum’da sergilenmektedir. Poseidon, üç çatallı zıpkınını akropolise sapladı ve tuzlu suyu olan bir pınar oluştu. Athena, daha yararlı bir armağan olacağını düşündüğü bir zeytin ağacı dikmeye karar verdi ve böylece bu toprakların sahibi oldu ve kendi adını verdi: Atina
Prenses; pelerini giyer,tacını takar ve aynanın karşısına geçip kendine olan hayranlığından bahsederken bizim için de tehlike çanları çalmaya başlar. Medeia’nın zehri etkisini göstermiştir. Glauke sendeler,devrilir,ağzı köpürür,gözleri yuvalarından fırcalayacak gibi olur ve rengi solar. Altın taçtan,insanı yiyip bitiren anormal bir ateş fışkırır. O sırada elbisesi derisini aşındırır. Taçtan kurtulma çabaları işleri daha da kötüye götürür. Yere düşer,bedeni garip bir şekilde bozulmuştur,neredeyse tanınmaz bir haldedir. Eti,bir çam ağaçından akan reçine damlaları gibi erimiştir.
YUNAN MİTOLOJİSİ - Rehber Kitabı
#alıntı
İnsanoğlunun Beş Nesli
Tanrıların Doğuşu’nda Hesiodos tanrıların köklerinden bahsetmiştir;
İşler ve Günler adlı çalışmasında, insanoğlunun birbirini izleyen beş ırkından Ve onlara neler olduğundan ya da neler olacağından söz etmiştir.
Olymposlu tanrıların, Kronos’un zamanında (daha sonra Altın Çağ için bir özdeyiş haline gelmiştir) ait altın ırkı nasıl yarattıklarını anlatarak başlamıştır.Yaşam kusursuzdu:mutluydular,ne çalışmaları ne de çiftçilik yapmaları gerekiyordu, yaşlılığa tahammül edemiyorlardı ve ölüm onları uykularında yakalayana dek ziyafetler çekiyorlardı ve hayırsever insanlar olarak yaşıyorlardı.
Onları takip eden gümüş ırk ise oldukça değersizdi; Yüzyıl boyunca bebek olarak yaşıyorlardı ve ogunluk çağlarına geldiklerinde birbirlerine karşı hybris (şiddet,kibirlilik) dolu kısa, kederli, aptalca ve pervasızca hayat yaşıyorlardı. Çünkü onlarda tanrıları hiçe sayıyorlardı ve bunun sonucunda Zeus onları sakladı ve Ölüler Diyarı’nın ruhları oldular.
Tunç çağı ise daha fazla bozulmalara şahitlik etti. Bu çağın erkekleri, ister dişbudak ağacı perilerinin soyundan gelen dişbudak odunu olsun, ister kullandığımız‘çelik gibi erkek’ ifadesinden ziyade ‘dişbudak mızrağı gibi erkek’ İfadesi olsun, dişbudak ağaçlarıyla karmakarışık ilişkiler yaşıyorlar. Silahlardan tutun ev aletlerine kadar her şeyde tunç kullanıyorlardı.Güçlüydüler, yamandılar ve sonlarını kendileri hazırladı.
İnsanlığın zayıflaması hakkında bir doğrusal bir kesinlik yoktur;çünkü dördüncü ırkta işler iyiye gider.İyiye gitmesini sağlayanlar,Thebai ve Truva’da savaşan kahramanlar olmuştur ve tunç ırkından daha iyi ve daha adil oldukları belirtilmiştir. Bazılarına,öldükten sonra Kutsanmışlar Adası’nda yaşamalarına izin verilmiştir.Ardından demir ırkına geliyoruz. İşte bu bizim dünyamız. Karamsar Hesiodos şöyle ağıt yakmıştır;
Keşke bu ırktan olmasaydım, keşke
Daha önce ölmüş olsaydım ya da doğmamış olsaydım.Bizim zamanımız zorluk,keder ve ölümle dolu bir çağ ve gelecek daha da kötü olacak:belki gücü olan istediğini alacak, ahlâk bozulacak, kötülük İlerleyecek ve zalimce davranışları engelleyen Aidos(Utanç) ve Nemesis(Erdemli Öfke) insanoğlunu terk edecek.
Menelaos, Sparta Kralı olmuş ve yeryüzünün en güzel kadını ile evlenmiş olsa bile, sorunlu bir hükümdarlığı ve evliliği vardı bunun temelinde de Truvalı Paris’in karısı Helen’i çalmış olması yatıyordu. Helen’in kaçırılması Truva Savaşı’nı tetikledi.
Antik Yunanistan'da dostlara yardım edip düşmanlara zarar verme düşüncesi temel bir ahlak anlayışı idi ve bu nedenden dolayı da intikam alma duygusu bir kuraldı.Elbette ki intikam alan kişi, otomatikman sıradaki hedef haline gelirdi.Yunanlıların dediği gibi: Yapan, acısına katlanır.
592 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Herkese merhabalar,gününüz nasıl geçiyor,neler okuyorsunuz arkadaşlar? Daha önce başlayıp ara ara okuduğum kitabı an itibariyle bitirmiş bulunmaktayım. Yunan mitolojisine uzun zamandır ilgimin olduğunu inkar edemem,bununla ilgili okuduğum romanlar ve araştırma kitapları içinde kaybolduğum bir konu. Öncelikle çok geniş bir konu ve doğru kaynaklar okumak lazım. Romanlardan sonra bu rehber kitabı okumaya karar verdim. Çünkü kronolojik sıraya uygun giden ve konular arasında ki bağlantıyı asla koparmayan,Yunan mitolojisi hakkında yazılmış eserlerden bolca örnekler veren harika bir kitap. Mitolojik hikayeler anlatıldıktan sonra en eski dönemlerden günümüze kadar o konuyla alakalı filmler,resimler,tiyatrolar,müzeler ve mekanların da eklenmesi ve incelenmesi muhteşem bir nokta olmuş. Kesinlikle kafa karıştırmıyor,rahat okunabilir dili ve mantıklı açıklamalarıyla akıp gidecek sürükleyici bir rehber kitabı. Yunan mitolojisine ilginiz varsa,başlangıç kitabı niteliğinde okunacak ve içim rahat bir şekilde sizlere önerebileceğim dalında ki en iyi eserlerden biri.
Hoşçakalın,kitaplarla ve sevgiyle kalın...

Yazarın biyografisi

Adı:
Stephen P. Kershaw

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 49 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.