Suat Ertüzün

Suat Ertüzün

Çevirmen
7.6/10
1.743 Kişi
·
5,2bin
Okunma
·
3
Beğeni
·
807
Gösterim
Adı:
Suat Ertüzün
Unvan:
Çevirmen
Doğum:
Hollanda, 1971
Suat Ertüzün 1971’de Hollanda’da doğdu. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Bir süre bankacılık ve turizm sektörlerinde çalıştıktan sonra çevirmenlik yapmaya başladı. Julia Glass’ın “Üç Yaz”, Patricia Highsmith’in “Derin Sular”, John Banville’in “Güneş Tutulması”, J. M. Coetzee’nin “Taşra Hayatından Manzaralar”, V. S. Naipaul’ün “Gelişin Bilmecesi”, Oscar Wilde’ın “Mürver Ağacı” ve Necib Mahfuz’un “Miramar” başlıklı eserleri çevirilerinden bazılarıdır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
256 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar George Orwell’in 1984 ve Hayvanlar Çiftliği kitaplarından sonra okuduğum üçüncü kitabı olan Boğulmamak İçin.Romanı ilk başlarında sıkıcı ve ağır gelebilir ancak daha sonra okudukça kitabı elinizden bırakmayacaksınız.Kitabın başkahramanı olan George Bowling’in Dünya harbinden önceki ve sonraki hayatı anlatılmaktadır.Hayvanlar Çiftliğinde olduğu gibi bu eserde de ironik mizah anlayışıyla karşılaşabilirsiniz.Yazarın betimlemelerini ve üslubu çok beğendim kitabı okurken sanki olayların olduğu zamana gidiyormuşsunuz gibi oluyor.Kitap Hitler ve Stalin’e de değinmektedir.Okumanızı Tavsiye Ederim
256 syf.
·41 günde·8/10
Asıl adı Eric artur blair olan yazarın okuduğum üçüncü kitabi. Bu da diğer kitapları gibi şaheser. Girişte biraz ağır giden kitap sonlara doğru mükemmel bir şekilde hızlı bitiriyor. Ama bana bu yazarın hangi kitabından baslama tavsiyesi isteseler bu kitap derim. Çünkü hayvan çiftliği ve 1984 eserlerinin ortalaması bir eser.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
256 syf.
·7 günde·7/10
İçerik blogumdan alıntıdır. https://goo.gl/kLJVci
Boğulmamak için; 20. yüzyılın başında yaşanan savaş neticesinde, savaşın insan benliğinde bıraktığı korkuyu, değişen yaşam koşullarını ve insan ilişkilerindeki aksaklıkları, George Bowling’in gözünden anlatan bir kitap. 1984 ve Hayvan Çiftliği'nden esintiler var içinde.
Bir sabah uyandığınızda içinizde geçmişe karşı biz özlem olduğunu düşleyin. O zaman kitap sayfalarında ilerlerken kendinizden bir şeyler bulabilmeniz mümkün.
Geçmiş hep hatırladığımız gibi orada olamayabilir. Gündelik yaşamımıza ait anılarımız yok olur gider. Genelde bizi çok etkileyen ( iyi veya kötü ) şeyleri hatırlarız. İşte bu anılarda boğulmamak için geçmişe yolculuk yapmak güzel bir seçim olabilir. Aslında kitap geçmişe yapılan yolculuk fikrinin iyi mi kötü mü olduğuna odaklı.
Boğulmamak için, yazarın diğer kitaplarına göre daha ağır ilerlese bile, böyle büyük bir ustanın kaleminden çıkmış bir yapıt olduğu için sıkılmadan okudum.
256 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Savaşın ve modernliğin insan hayatını, toplumu, sahip olunan değerleri, doğayı ve daha bir çok şeyi nasıl değiştirebildiğine dair bir kesit..

Küçük bir İngiltere kasabasında doğmuş ve 1. Dünya Savaşı başlayana kadar 21 yıl burada yaşamış bir taşralı gencin, savaşla birlikte değişen hayatı anlatılıyor. Savaşın anlamsızlığını göstermesinden başka aslında savaş sonrası sefilliğin, tükenmişliğin getirdiği yıkımı da gözler önüne seriyor.

Karakterimiz George Bowling 1. Dünya Savaşı nedeniyle yaşadığı taşra kasabasından orduya alınır. Savaşın sonrasında ise tekrar kasabaya dönmeyi düşünmeyip iş aramaya koyulur. Zorluklarla geçen bir kaç yılın ardından, orduda tanıştığı bir komutanın sayesinde sigortacılık işine başlar. Aradan 15 yıl geçer. Artık evli, 2 çocuğu, külüstür bir arabası ve taksitlerini ödeyememekten endişe duyduğu bir evi ve anlamsız bir hayatı vardır.

2. Dünya Savaşı kapıdadır. İlk savaşı bildiği için savaştan değil asıl savaş sonrası yaşanan sıkıntılardan endişe duyarak sokakları arşınlarken gördüğü sokak afişindeki bir isim onu bir anda savaş öncesi yaşadığı kasabaya ve orada biriktirdiği anılarına götürür. Balık tutmanın verdiği heyecanı, huzuru düşler bir süre. Bu satırlar okuyucuya bile huzur verir aslında. Çocukluğunun ilk gençliğinin geçtiği kasabayı anlatırken hem kendisini hem de bizleri geçmişe doğru yapılan bir yolculuğa çıkartır.

Derdini anlatamayacağı, karısına yalanlar uydurarak ve işinden de izin alarak söz konusu kasabaya doğru yola koyulur. Amacı savaştan, kargaşadan, modern dünyadan kaçarak dinginliğe huzura sığınmaktır. Ancak 20 yıl önce bıraktığı sakin ve küçük kasabanın artık kendi yaşadığı merkezden ve aslında dünyanın bir çok yerinden farkının kalmadığını görür. Her yer evle dolmuş, yeni insanlar yeni fabrikalar ve bir çok yeni şey kasabayı istila etmiştir. Artık aradığını hiç bir zaman bulamayacağını anlamıştır..

Gündelik hayat kargaşasının içinde aslında hayattan neler kaçırdığını fark edemeyen günümüz modern insanının, anlamsızlığa ve anlamsız olana verdiği gereksiz önemin, kitabın yazıldığı 1930'lardan itibaren çok da bir şey kaybetmediği aşikar. İyi okumalar dilerim..
264 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
bir şiirin dünya yörüngesini saptır_ması ...kısaca böyle söylemek geldi içimden
öncelikle POGGİO ile tanıştım kendini kitaplara eski yazmalara adayan bir kitap avcısı ayrıca 8 papa görmüş (katipliklerini yapmiş )bir yazı ustası (günümüzde kullanılan italik harflerin ilk mucidi diyebiliriz ) 1380-1459 yaşam ölüm tarihi fakat bize öyle bir tarih bırakmışki dünyaya onun bulup çıkarttıgı ortacag yazmaları sayesinde ki özellikle lucretius'un de rerum natura'sını ardından gelen pek çok isim bu şiirin peşinde sanat eserleri yaratmış..kitap uzun zamandır okuduğum en farklı kitap diyebilirim ..2012 de plutzer ödülü ile taçlandırılmış..işin gerçeği bu kitabı günümüz yazarı STEPHEN GREENBLATT değilde Francesco Poggio Bracciolini yazmışcasına tarıhın derinliklerine dalıp gittim ..içinden paylaşılacak çok kelime çok fikir ve çok ünlü isim var ..onları keşfetmeyi size bıraktım ...
................................bu kitabı okuyun ...................benden tavsiye
256 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
“Boğulmamak İçin”kitabına başlamak benim için zor oldu.Ama daha ilk paragraftan insanı içine çekmeyi başaran, şaşırtıcı derecede gerçekçi gelen, akıcı bir eserle karşı karşıya kaldım. Anlatıcımız, kırk beşine gelmiş, takma dişlerine alışmaya çalışan, şişman, evli ve çocuklu, fatura dertleriyle boğuşan,modern hayatın köşeye yığdığı milyonlarca insandan yalnızca biri. Gördüğü küçük bir kelimeyle birlikte geçmişe dönen George Bowling, çocukluğunu, gençlik dönemini, tutkularını, savaş yıllarını hatırlıyor. Aslında savaşın getirdiği fiziksel, maddi zararlara neredeyse hiç değinmiyor. Çünkü George’a göre, savaş hakkında asıl kötü olan şey,nasıl öldüğünüz değil, nasıl ölmediğinizdir.
254 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
George Orwell...
1984 ve Hayvan Çiftliği gibi hayatımdan geçen en güzel 2 kitabın yazarı...
Güzel bir kitaplık oluşturmak için demiştim ki bir gün bütün Orwell kitapları kitaplığımda olacak. Tabi o iki kitabın ardından Boğulmamak İçin de kitaplığıma eklendi :)
Bunun için bana bu kitabı da hediye eden "Cömert" https://1000kitap.com/yogumiyeci 'e Çok teşekkür ederim :)))
Neyse hadi incelememize geçelim...
Kitabımıza en uygun müzik: https://www.youtube.com/watch?v=YJ__ja4QpMM
İncelemeyi okurken dinleyebilirsiniz :)
Eski günleri yad etmek nasıl bir histir acaba? Ya da öyle bir anda bir kokunun sizi alıp eskilere götürmesi...
Hani bazen bir insan gelir bir şey söyler size, o sözü size daha önce çok mu çok sevdiğiniz bir insan söylemiştir. O kişiyle yaşadıklarınızı hatırlar ve geçmişi özlersiniz. Geri de gelmez geçmiş, adı üstünde geçmiştir...
Ya da bi yerlerden geçerken bi yemek kokusu alırsınız, öyle burnunuzun damarları patlayana dek içinize çekersiniz. Sonra anneniz gelir aklınıza, ve size yaptığı o enfes mi enfes yemekler...
İşte geçmişe özlem duymak, Bi kadına özlem duymak, bi anneye özlem duymak. Bi dostu kaybetmiş olmak ve o eski güzel günlerinizi hatırlayıp bi "Ah!" çekmek...
İşte bu kitap bunun üzerine yazılmış.
Geçmişten her zaman nefret etmişimdir. Nedeni yukarıdaki yazdıklarımdır. Yani öyle size ait bir anı var ve özlüyorsunuz. Lanet olsun ki özlüyorsunuz ama elden gelecek bir şey yok. Geçmişte kalmış lan çünkü!!
İşte bu yüzden nefret ederim geçmişten ve bu yüzden de bu kitap benim için ağır bi' kitap oldu.
45 yaşlarına gelmiş, takma dişleri ve kocaman göbeği olan bi' arkadaşımız, bir anda geçmişini hatırlamaya başlıyor. O eski ve güzel yılları geliyor aklına.
Devamında da tabi savaş yılları var ama o hala savaştan önceki güzel mi güzel çocukluk yıllarını özlüyor. Balık tuttuğu o günleri...
Sonra da diyorki acaba 1 haftalığına kaçıp geri mi gitsem çocukluğuma...
Burasını anlatmayağım ama görecekleri çok belii...
Evet kitabımız güzeldi ama birkaç eksik ya da farklılık vardı. Sayayım:
1- Kitabımız olağan George Orwell üslubundan çıkarak bi çeşit Otomatik Portakal yahut Çavdar Tarlasındaki Çocuklar gibi olmuş. Buraya kadar sıkıntı yok ama 45 yaşındaki bir adamın bi' ergen gibi konuşması tuhafıma gitti.
2- Hayvan Çiftliği ve 1984 gibi kitaplarını okuduysanız bu kitapta da benzer tadları alacaksınızdır.
3- Kitaba başlarken Boğulmamak İçin okuyorum dedim ama aslında kitabı okurken boğuldum...
Neyse benim diyeceklerim bu kadar. İyiki de kitaplığımda duruyor bu kitap :)
Herkese iyi okumalar dilerim :)
256 syf.
·15 günde·9/10
George adındaki bir adamın küçüklükten kalma balık tutma arzusu gelecek zamanlarda ki hayatına yansıyor. Evli olan George eşine devamlı yalan söyleyen ama söylemediği zamanlarda da bu durumdan ötürü kendisini eşine inandıramıyor ve yaşadığı mutsuz evliliğinden dolayı eski yaşadığı şehre çocukluğuna gidiyor. Gittiğinde hiçbir şeyin yerli yerinde olmadığını ve her şeyin bambaşka olduğunu fark ediyor. Okuduğunuz da ‘ ZAVALLI GEORGE ‘ diyorsunuz. Eşine yine yalan söyleyerek gittiğinden döndüğünde de eşi onu istediği gibi karşılamıyor ve yalanlar içinde boğulup duruyor.

Yazar her zamanki gibi sıradanlıkla başlamış olsa da kitaba sonunu gerçekten nasıl bitirmesi gerektiğini biliyor.
280 syf.
·2 günde·5/10
Yazar harika bir konuyu mahvetmiş. Bu konunun J.K.Rowling tarafından işlenmesi halinde nasıl harika bir kitap olacağını hayal dahi edemiyorum...

Yazım kurallarına takık biriyseniz, bu kitabı okumamanızı öneririm. Çünkü kitapta tırnak işareti yok. Diyaloglar bile virgüllerle ayrılmış.

Yazarın biyografisi

Adı:
Suat Ertüzün
Unvan:
Çevirmen
Doğum:
Hollanda, 1971
Suat Ertüzün 1971’de Hollanda’da doğdu. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi. Bir süre bankacılık ve turizm sektörlerinde çalıştıktan sonra çevirmenlik yapmaya başladı. Julia Glass’ın “Üç Yaz”, Patricia Highsmith’in “Derin Sular”, John Banville’in “Güneş Tutulması”, J. M. Coetzee’nin “Taşra Hayatından Manzaralar”, V. S. Naipaul’ün “Gelişin Bilmecesi”, Oscar Wilde’ın “Mürver Ağacı” ve Necib Mahfuz’un “Miramar” başlıklı eserleri çevirilerinden bazılarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 5,2bin okur okudu.
  • 257 okur okuyor.
  • 4.416 okur okuyacak.
  • 202 okur yarım bıraktı.