Suat Kemal Angı

Suat Kemal Angı

YazarÇevirmen
8.3/10
11 Kişi
·
28
Okunma
·
0
Beğeni
·
36
Gösterim
250 syf.
·7/10
Leibniz'in meşhur sorusu bu kitabın başlığını oluşturmuş. Neden Hiçbir Şey Yok da Bir Şey Var?
Yazar kitabın daha en başında bunun öğretici bir metin olmadığını vurgulamış. Sadece ünlü filozofların ana düşüncelerini ele alarak kendince yorumlamış ve okuyucunun da yorumlamasına izin vererek her bir filozofu irdeledikten sonra ana düşünceyle ilgili soru sormuş ve ister istemez okuyucuyu da bu soruların içine çekerek bir beyin fırtınasına sürüklemiş.
En çok düşünmemiz gereken şu zamanlarda çoğu kişinin düşünmekten aciz olduğunu varsayarsak; düşünmek, yorum yapmak ve irdelemek konusunda çok güzel bir yapıt diyebilirim.
Fakat bir anda okunacak bir yapıt değil, sakin kafayla ve dikkatinizi vererek okumanızı tavsiye ederim.
204 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Walter Benjamin, kendi iç dünyasını daha bir felsefi ve açık bir netlik üzerinden anlatabilmek adına 18 Aralık 1927'den 22 Mayıs 1934 yılına kadar kontrollü bir şekilde uyuşturucu maddesi olan esrarı kullandıktan sonra düzenli olarak tutulan notlardan oluşan bir kitap.

Walter Benjamin'in uyuşturucunun etkisi ile oluşan rahatlığı kitaba da yansımış. Kitap bu yönüyle oldukça samimi ama uyuşturucuyu kullandıktan sonra etkisini göstermeye başlayınca kasvetli bir önsezi, huzursuzluk hissi, kaçılamaz bir şeyin yaklaşıyor olduğu duygusu halini alarak imgeler ve imgeler silsilesi ile anlattığı çok ilginç bir deneyim hallerini anlattığı bir yaşanmışlık halinden oluşan bıkkınlık halini anlatıyor.

Walter Benjamin sever bir okuyucu iseniz yazarın bu ilginç deneyiminden oluşan izlenimlerini anlattığı kitabı, tek bir yerden yüz tane yeri emecek güçte bir bakışın yaşattığı deneyime eşlik etmenizi sağlıyor.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
“Hiçbir şey eskisi gibi olamayacağına göre,defteri kapatmalıydım.Geride ne bırakıyordum?Hafif bir yağmurda çirkin bir dünya.”
.
Gerçeklikle boğuşan bir adamın çocukluk ve gençlik anıları..Hatıraları düşünmek tekrar tekrar yaşanması demek olsa da.Bu belki de tutunacağı dal olmadığından,kendini oluşturan çamura bulanmayı tercih etmekle eşdeğer.Bilinçli görülen sanrılar~
.
Max Blecher hayatının son on yılını yatakta geçirerek henüz yirmi sekiz yaşındayken ölen bir yazar.Yaşadıkları ve duyduğu acıların ağırlığını taşıyor kelimeleri.Ağır olmasına rağmen parlak ve iz bırakan cinsten..İçimizden geçen onca şeyin de yansıması aslında..
.
Kitaba dair bir diğer güzellik ise Herta Müller,Andrei Codrescu ve çeviride de yer alan Suat Kemal Angı’nın nitelikli önsözleri..
152 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
“ Uyanığım ama uyuyorum ve uyanıklığımın rüyasını görüyorum, aynı anda uykumun rüyasını görüyorum...
Uykunun beni en dibe, dönüşü olmayan bir yere sürüklemesinden korkarım; yardım etmesi, beni sarsarak uyandırması için birisine yalvarırım...

Gerçeklik duygum neyden oluşuyor? Bir sonraki rüyamı görene kadar bu hayatı yaşayacağım. Mevcut anıların ve acıların ağırlığı üzerime çöküyor ve ben onlara direnmek istiyorum, onların asla uyanamayacağım uykularına dalmak istemiyorum...

Şimdi gerçeklikle boğuşuyorum. Çığlık atıyorum, uyandırılmak için yalvarıyorum, başka bir hayata, gerçek hayatıma uyanmak için yalvarıyorum. Doğru, hem de güpegündüz ve ben nerede olduğumu biliyorum, hayatta olduğumu biliyorum, ama kâbusumda olduğu gibi, eksik olan bir şey var.
Boğuşuyorum. Çığlık atıyorum. Sarsılıyorum. Beni kim uyandıracak?
Çevremi saran şu mutlak gerçeklik beni dibe çekiyor, batırmak istiyor. Beni kim uyandıracak? Hep böyleydi. Hep. Hep.”
(s:151-152)
...
Blecher, yaşamının son on yılını tamamen yatağa bağımlı geçiren Romanya asıllı geç zamanda keşfedilmiş bir yazar. Kitabın edebi dili, imgeleri ve nesnelerin işlenişi takdire şayan. Yirmi sekiz yaşında hayata gözlerini yuman Max bir eserinde "Yazdığım her şey, bir zamanlar gerçek hayattı" diyor. Yukarıdaki alıntı kitabın son 2 sayfasından ve zihninde ne ile boğuştuğunu görmek insanı derinden etkiliyor...
740 syf.
·29 günde·8/10
Karınca duası puntoları ile 700 sayfa nasıl bitecek diye başladım okumaya ama bir roman akıcılığı ile devam etti ve bitti. Konuyla ilgilenenlere gönül rahatlığı ile tavsiye olunacak kitap.
740 syf.
·25 günde·10/10
Sevgili ; ATİNALILAR, ROMALILAR, HELLESPONTOS, PERGAMON, KHALKEDON ve ANTİOKHEİALI'LAR.
Kitabın bitmesi şerefine incelemeye geçebiliriz.

Uzun süredir okumak istediğim bir kitabı nihayet okuyup bitirdim. 700 sayfalık dolu dolu bir kitap. Benim gibi tarih delisi bir insanı bile tarihe doyuracak ölçüde sağlam içerikli.

Kitap ilk olarak Antik Mısır'da başlıyor, tarihsel olarak daha eski olması nedeniyle. Daha çok hanedanlıklar üzerine durulmuş ve tabii ki piramitler ve Antik Mısır inancı anlatılmış. Yaklaşık 90 sayfa yer ayrılmış . Mısır , Antik Yunan kültürünü de oldukça etkilemiş.

Ve benim en çok sevdiğim antik tarih aralığı. Filozofları, yazarları, mitleri ve cumhuriyet yönetimleriyle : Antik Yunan.
Özellikle Pers - Yunan savaşları bölümü var ki okurken insan heyecanlanmadan edemiyor. Spartalılar'ın ülkelerini savunması, Perslerin ise inanılmaz savaş yöntemleri okumaya doyulmaz bölümler.
Hep savaş mı var ? Hayır. Diyonsos şenliklerine, en çılgın törenlere de katılabilirsiniz :)

Makedon kralı İskender ile Hindistan'a kadar gideceksiniz, dikkat edin çok içiyor ve içince tehlikeli oluyor.

Son olarak Roma. Roma tarihi ; işgaller , zalimce uygulamalar ve kan dökmelerden oluşuyor desek haksızlık etmiş olmayız. İnsanın insana bu zulmü hiç mi değişmeyecek diye düşünüyor insan. Ne olursa olsun yine de mimari ve sanatıyla bir yandan da güzel miraslar bırakmışlar dünyanın dört bir yanında.

Ve ister antik Yunan - Roma, isterseniz Antik Mısır tarihini okuyun Anadolu tarihini de bunlarla birlikte okuyorsunuz. Yaşadığımız toprakların tarihsel derinliği müthiş.

Okuyucusuna Önerim : Okurken bilgisayarınız açık olsun, bahsedilen şehirler, bazen bir yazar bazense bir bitki ya da taşı araştırmanız gerekebilir.

Son olarak Ahmed Arif'le bitiriyoruz;

" Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı, seher sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.
Ne İskender takmışım,
Ne şah ne sultan
Göçüp gitmişler, gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım...
Görüyor musun ? "

Yazarın biyografisi

Adı:
Suat Kemal Angı
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 28 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 58 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.