Süleyman Özçiftçi

Süleyman Özçiftçi

Çevirmen
7.7/10
31 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Süleyman Özçiftçi
Unvan:
Türk Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
82 syf.
·1 günde·6/10
Filip Filippoviç hayvanlar üzerinde deneyler yaparak insanları gençleştirmeye çalışan bir profesördür. Bu denemeleri için bir gün sokaktan bir köpek bulur. Bu köpeğin tüylerinin bir kısmı yanmış, kirli, aç bir haldedir. Onun yaralarını iyileştirir, yemek verir. Fiziksel olarak iyice güçlendiği bir akşam köpeği bayıltır, bir insana ait olan hipofiz bezlerini köpeğe nakil eder.

Daha önceki denemelerinde farklı hayvanlar ölmesine rağmen köpek hayatta kalmayı başarır. Şaşırtıcı bir şekilde köpek insan gibi davranışlar sergilemeye başlar. Sigara, içer, küfürler eder. Ama kedileri kovalamak gibi köpek davranışları da devam etmektedir.

Romanın adını veren Köpek Kalbi ismi ise Filippoviç köpeğe insan kalbi nakil etmemesine rağmen köpek insanlar gibi nefret duygusu oluşturmaya başlar. Sürekli yalanlar söyler, Filippoviç'ten para çalmaya başlar, ortalığı dağıtır, yapılan uyarıların hiçbirine aldırış etmez. Tam bir baş belasıdır. Daha fazla bu duruma dayanamayan profesör bir gece yardımcısıyla birlikte köpeği eski haline çevirir. Köpek ise bu değişimi hiç hatırlamayacak, sadece eve geldiği ilk günleri hatırlayacaktır.

Burada Bulgakov Gogol tarzında topluma bir mesaj vermeye çalışmış. Alaylı bir tarza yazılması bana onu hatırlattı. Ama Gogol'u daha başarılı bulduğumu söylemeliyim. Bu kitapta bana bir şeyler eksik gibi geldi. Duygu mu desem kurgu mu desem bilemedim. Belki beklentim yüksekti, bu yüzden ortalama buldum.
103 syf.
·Puan vermedi
Mihail Bulgakov, Rusya'da iki devlet birden gören bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. 1891'de "Rus İmparatorluğu" olarak doğuyor, 1917'de Ekim Devrimi gerçekleşiyor ve 1922'ye kadar karşımıza "Bolşevik Rusya" çıkıyor, sonra da "Sovyet Rusya" ortaya çıkıyor. Yazar; hem monarşizm görüyor, hem de komünizm. Yazar, genç yaşta da tıp fakültesini bitirir ve doktorluğu genç yaşta bırakıp, tamamen yazarlığa yönelir. Yazarın hayatını daraltırsak da böyle bir gelişme söz konusu. Bu iki olay da, esere yön veren gelişme olarak esere yansıyor.

Esere dümdüz bakarsak, "Frankenstein" der geçeriz de, onun ötesinde bir şeyler söz konusu. Bir köpeğin insanlaşmasının ötesinde bir şeyler anlatılıyor. İnsanın söz konusu olan özellikleri birer birer ortaya konuyor. Sadece insanın özellikleri değil, aynı zamanda Sovyet Rusya'ya da ağır eleştiri var ve bu yüzden yasaklanmışlığı da var. Yazar, komünizme karşı bir tavır sergiliyor ve bunu işçi sınıfı üzerine söylemleriyle açıkça belirtiyor. Sisteme âdeta başkaldırı yapıyor.

Akıcı bir eserdi ve söylenilmek istenileni dolaylı yoldan söylenerek verilmesi, verilmek istenen mesajın okuyucu tarafından bulunması istenmesi olayı da ayrı bir güzellik. Yazarın eleştirdiği kimi noktalar doğrudur ve eleştirdiği noktalar, o günün şartları açısından biraz fazla cesaret isteyen bir iş. Yaşamın boyunca Rusya'da iki devlet görüyorsun ve doktorluğu bırakıp, yazarlığa odaklanıyor, Sovyet Rusya'dasın, yani SSCB'de ve komünizm eleştirisi yapıyorsun ve kitabın yasaklanıyor. Cesaret ile yeteneğin harmanlandığı bir eser olarak okuyucunun karşısına çıktığı bir eser oluyor böylece.
103 syf.
·1 günde·5/10
Hikaye Topak isimli bir köpeğin sokakta acılar ve yaralar içinde yaşam savaşı vermesiyle başlar. Kimine göre köpeğin bu hali Bolşevik devrimi öncesi Rus insanına benzetilir. Profösör Filipovic ortaya çıkışı ona bir parça yemek vererek, kandırarak deneyinde kullanmak için evine götürüşü Rus halkının son bir ümit olarak, yaşamak, biraz ekmek ve karınlarını doyurmak adına Lenin'in peşine düşüşlerine benzetir.
Bir süre güven ortamı sağlandıktan sonra Topak ameliyata alınır. Zorlu bir ameliyattır.
ona koyduğu insan hipofiz bezleri ve testisleri kavgacı küfürbaz birinin organlarıdır.Bu garip ameliyat sonunda köpek Topak ağzı bozuk suça meyilli bir " insanköpek" olmuştur.

Kitap bana çok farklı geldi. Ben fabl türünde bir şeyler okumayı beklerken deney sonucu oluşturulan bir köpek insanla karşılaştım.
103 syf.
·Puan vermedi
Köpek Kalbi

"Umutsuzluk affedilmez bir günahkarlıktır" diyerek kitaptan bir sözü şuraya iliştirerek incelemeye başlayayım.

Karnını doyurmak umuduyla oradan oraya gezinen, karnı aç sokak köpeği Topak, küçücük bir sosis parçası için -başına geleceklerden habersiz- tanımadığı bir kişinin peşine takılıyor.
Bu kişi kim mi? (bir doktor)

Hikaye bu ya.. bizim Topak'ın başına umulmadık işler geliyor. Kim der ki geçireceği bir ameliyat sonrası köpeklikten insan kimliğine bürünecek? İşte tam da böyle oluyor.
Topak insanköpek oluyor.

Bizim doktor Topak'ı ameliyat etti. O köpeğin gençleşeceğini düşünürken, köpek ise kavgacı, ağzı bozuk, suça meyilli bir insana dönüştü: aynı yazarın diğer kitabı Ölümcül Yumurtalar'daki gibi evdeki hesap çarşıya uymadı.

Nasıl da anlayamadık? Hipofiz,
Gençleştirmiyormuş, insanlastırıyormuş.

"Cinayet suçundan aranıyorsunuz profesör?"
"Neyden bahsediyorsunuz?"
"Kedi yakalayıcısını öldürme suçundan"
"İyi de o benim köpeğim ameliyat etmiştim."
"Afedersiniz profesör ama o artık bir köpek değil bir insandır."
"O ölmedi burada."

Cinayet soruşturması yapan kişiler gördükleri manzara karşısında şaşkındır.
"İyi ama bu nasıl olur?"
"Bilim daha hayvanlardan insan edebilecek şekilde ilerlemedi. Ancak cinsel dürtüleri ve beyin fonksiyonları aktarılsa da kalp, hala köpek kalbidir.
〰〰〰〰
Akıcı anlatımı ve zekice kurgusuyla kitap, sıkılmadan okuyacağınız türden. Kitabı tavsiye ederim, Sevgiyle kalınız..
103 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabın çevirisi (Ömer Ürün - Süleyman Özçiftçi) inanılmaz kötüydü. Yazım yanlışları, anlam bozuklukları... E-pub olarak sadece bu çeviri vardı ve bir kere başlamış olduğum için ayrıca kitap da çok hoşuma gitmiş olduğu için yarım bırakmaya kıyamadım. Ama herhalde hayatım boyunca okuduğum en kötü çeviriler sıralamasında ilk sırada yer alır. İş kültür yayınlarından falan okumanızı öneririm kitabı :(

Yazarın biyografisi

Adı:
Süleyman Özçiftçi
Unvan:
Türk Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.