Giriş Yap

Sümeyye Koç

Yazar
7.1
2.148 Kişi
Tam adı
Sümeyye Ezel Koç
Unvan
Türk Yazar
Doğum
Ankara, Türkiye, 18 Haziran 1995
Yaşamı
Sümeyye Koç, 18 Haziran 1996 tarihinde Ankara 'da doğdu. Sakarya Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladı. Hercai ve Meftun adlı kitapların yazarıdır. 2016 yılında yazdığı Hercai adlı romanı TV dizisi olarak çekildi. Sümeyye Koç kitap yazarken şarkılardan ilham aldığını söylemektedir. Şarkı açarak yazmaya başlayan Sümeyye Koç, genellikle slow şarkılar dinlemektedir. Türk şarkıcılar arasında Sezen Aksu, yabancı şarkıcılardan da Thurisaz'ı dinlemeyi çok sevmektedir. Yazmaya lise yıllarında başlayan Koç, daha sonra Wattpad ile tanışmış ve o zamandan bu yana da düzenli olarak hikayelerini yazmaktadır.

İncelemeler

Tümünü Gör
432 syf.
·
2 günde
·
4/10 puan
How I Met Your Hercai
YouTube kitap kanalımda Sümeyye Koç'u ve Hercai kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: youtu.be/2Ia6xxuNANg Belaya hazır olun, hem de çifte belaya, Dünyayı yozlaşmaktan korumak için, Tüm okurları kendi yayınevleri altında toplayana, Başkası adına utanmayı yıldızlara sıçratana kadar... Hercai, Sümeyye Koç... Cringe Edebiyat Takımı her zaman ışık hızında hareket eder. Ya Epsilon Yayınevi'ne itaat edin ya da teslim olun... 1000kitap'ta 620000 gösterim sayısıyla okurlar tarafından en çok görüntülenen kitaplardan biri olan ve bu sayıyla birlikte Tokat, Zonguldak, Kütahya ve Çanakkale gibi pek çok ilimizin nüfusunu ve Oğuz Atay'ın bütün kitaplarının toplam gösterim sayısını tek başına geçen bir kitaba konuk oluyoruz bugün, toplaşın... Aslında bu incelemede farklı bir şey yapacağız arkadaşlar. Çünkü bugüne kadar başkası adına hep beraber utandığımız ve insanları çayla, Mevlana'yla, semaverlerle ve semazenlerle kandıran
Elif Gibi Sevmek 1,
Posta Kutusundaki Mızıka
ve
Sabah Uykum
gibi kitaplardan çok daha masum bir kitap var karşımızda, onun adı: Hercai! Yunan mitolojisini en kötü kullanan milletlerden biri olduğumuzu biliyorsunuz. Mesela Hercai kitabı da Yunan alfabesindeki bir harf olan Epsilon Yayınevi'nden basılmış. Yani Pegasus, Olympos ve Epsilon gibi Yunanlara ait olan şeyleri en kötü kullanan millet olarak bir tek bu yayınevlerini Yunanistan'a iteleyemiyoruz. Bu da bizim ayıbımız olsun... Neyse, biz yazara ve kitaba geçelim. Sanat tarihi okuyup mezun olduktan sonra ülkesinin işsizlik istatistiğine katkı sağlayacağını bilen genç yazarımız, gelecekte tanzim kuyruklarına girmeyi hiç istemeyen Sümeyye Koç'tur. Bir gün bir kitap yazma kararı alır. Hatta sayın Koç, bunun üstüne: "Yazmaya yeteneğim olduğunu Hercai’ye kadar fark etmedim." der. Hatta kitap yazılıp yayımlandıktan sonra da şunları söyler: "Herkesin dilinde, elinde Hercai var. Bindiğim otobüslerde birkaç kez, insanların benim hakkımda, Hercai hakkında konuştuklarına şahit oldum." Valla ben bugüne dek o kadar otobüse bindim, o kadar kişiyle konuştum... Kimsenin dilinde ya da elinde Hercai yoktu. Epsilon Yayınevi'nin istihbarat bölümü, halkın içinden Hercai kitabının verilerini toplamak için bir ajanlık faaliyeti mi başlattı anlamış değilim. Sanırım bir yerlerde insanlara mavi hap-kırmızı hap sorusu gibi Suç ve Ceza mı Hercai mi sorusu soruluyor. Deep Web'in internet dünyasında daha büyük yer kaplaması gibi biz de edebiyat dünyasının Deep Web'i olan Hercai kitabını okuyanları göremiyoruz belli ki... Tipik bir ikizler burcu erkeği olma özelliğindeki dengesiz Miran, intikam arayışındadır, bunun için Reyyan'ı kafalamak ister. Neredeyse her gün Reyyan'ı "send nude" minvalindeki davranışlarıyla etkisi altına almaya çalışan Miran, Reyyan'dan sürekli "evlenmeden olmaz" cevabını ala ala fıttırmaya başlar. Hatta kitabın başında da düşmanı Joker'den intikam almaya çalışan Batman'ın Gotham City'nin gökyüzüne kendi logosunu yansıtması gibi şunları der: "Andım olsun ki, adımı ezberleyecek bu şehir. Benden çaldığı ne varsa, söke söke, acıta acıta geri alacağım!” (s. 9) Olay örgüsünün Afrika modeli saç örgüsünden daha karışık olmadığı bu kitapta tabii ki de her zamanki gibi hatunların efendi adam yerine p*ç olanı tercih etmesi vardır. Azat bir köşeden Reyyan'a bakarken, genetik üstünlüğünün keyfini çıkaran Miran, Karadeniz'in rengi misali mavi gözleriyle Reyyan'ın kalbini çoktan kazanmıştır. Şimdi, kitabın konusu dışında birkaç şeyden bahsetmem gerek. Bu kitaba 4 puan verdim, peki neden 4 puan verdim? Çünkü bu kitap insanları çayla, muhafazakar edebiyatıyla ya da semazenlerle kandırmaya çalışmıyor. Kendi içinde insanların gayet de kulağa mantıklı gelen ilişkilerinden oluşan düz bir aşk hikayesi. O yüzden Posta Kutusundaki Mızıka, Elif Gibi Sevmek, Sabah Uykum, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku gibi kitaplara 1-2 puan falan vermişken Hercai kitabına 4 puan vermek, benden beklemediğiniz bir şey olduğunu bildiğim halde doğal bir puanlama olacak. Çünkü insanları kandıran ve kalplerini boşaltan bahsettiğim diğer kitaplardansa bu kitabın öyle bir amacı yok, bu kitap diğerlerinden çok daha masum. Yazarın gelişmeye çok açık olduğunu düşünüyorum aslında. Fakat sadece 10 sayfada anlatılabilecek bir hikayenin 432 sayfada anlatılması, belki "sınavda kağıdımı dolu göstermek istiyorum"culuğuna yorulabilir. Ayrıca böyle dümdüz bir hikayeden, daha şimdiden 40 bölüm dizi yapmak da bence Hollywood'un bizi kıskanması gereken bir ticari meta örneği diyebiliriz. How I Met Your Mother'daki Robin-Ted-Barney üçlüsünün Reyyan-Miran-Azat üçlüsünden öğreneceği çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Son bir sitemim, yazarın bir röportajında dediği şu sözler üzerine: "Popülerlik gelip geçici bir şey aslında, esas kalıcı olan yaptığımız işler, bıraktığımız eserler. Maddi anlamda da epey rahatladım. Hayallerimi gerçekleştirebilecek paraya sahibim." Maddi anlamda epey rahatlayan Sümeyye Koç'a karşılık, Oğuz Atay'ın 1000kitap'taki 7 kitabının toplam gösterim sayısının tek bir Hercai kitabının gösterim sayısına erişememiş olması, Robert Musil, Tolstoy ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi yazarların açlık ve borçlar içinde ölmesi de biz okurların ayıbı olsun.
·
29 yorumun tümünü gör
Reklam
432 syf.
·
Puan vermedi
Hercai ile Tanıştım sonunda
Meftun ile birlikte yorum yapacağım.. Şimdilik güzel gidiyor .. Aşkı da ihaneti de gördüm.. Mardini de seyrettim kitabı okurken Meftun u çok merak ediyorum sıra ikinci kitapta ...
400 syf.
·
Puan vermedi
Hercai-Meftun kitap incelemesi
Miran Aslanbey mi ? Miran Karaman mı? Tabiki de Miran Aslanbey.. Neden? Çünkü Miran Aslanbey hiç bir zaman lanlı lunlu kaba saba konuşmaz, Reyyan'la ailesinin arasına girmez, Reyyan'ı günah keçisi yapıp hırsını sınırını ondan çıkarmaz, sınırı geçtikten sonra kırdığı Reyyan'a hiç bir şey olmamış gibi gitmez ve çok nettir Reyyan Şaadoglu mu? Reyyan Şanoglu mu? Tabiki Reyyan Şanoglu... Neden? Çünkü Reyyan Şanoglu hiçbir zaman Miran ne yaparsa yapsın Miran Miran diye ortada gezmedi. Miran haksizsa bunu kabullendi sustu ve Miran'ı hep uyardı olması gereken adam yaptı. Reyyan ailesini de tuttu yeri geldi Miran'ı da tuttu ... Yazara gelelim öyle kitabı dolmuslarda anlatılacak kadar bir roman değildi ...Mardin anlatan roman da bir Mardin tasviri bile yoktu hadi bunu geçtim çok yerde Reyyan'a kızdım bir git Miran'ın burnu sürtülsün dedim ama nerede .. Ben ilk defa bir kitabın dizisini kitabından daha çok beğendim ...
2 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48