Suraiya Faroqhi

Suraiya Faroqhi

Yazar
8.7/10
24 Kişi
·
56
Okunma
·
7
Beğeni
·
492
Gösterim
Adı:
Suraiya Faroqhi
Unvan:
Alman Akademisyen, Osmanlı tarihçisi, Yazar
Doğum:
1941 Berlin, Almanya
Alman bir anne ve Hint Müslümanı bir hekim babanın çocuğu olarak 1941'de Almanya'nın Berlin şehrinde doğdu. Hamburg Üniversitesi'nde okurken öğrenci değişim programı çerçevesinde İstanbul Üniversitesi'ne devam etti. 21 yaşında İstanbul'a gelen Faroqhi, burada Ömer Lütfi Barkan'ın öğrencisi oldu, yüksek lisans tezini Hamburg'da tamamladı. 1968-1970 yılları arasında Bloomington Üniversitesi'nde İngilizce dil eğitimi alanında eğitim aldı. Tez çalışmasını tamamladıktan sonra 1971 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı.

İktisadi ve sosyal tarih üzerine çalışan Faroqhi, 1980 yılında biri Almanya'da, diğeri Türkiye'de olmak üzere iki doçentlik tezi hazırladı. 1986 yılında profesör oldu. 1987 senesinde emekli olup Münih Ludwig Maximillan Üniveritesi'ne gitti. Buradan da 2005 yılında emekli olan Faroqhi, bu tarihten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde ders vermektedir.
bursa, onsekizinci yüzyılın bitiminden önce, anadolu' daki yaklaşık 70-100000 nüfuslu tek şehirdi.
“Bunlara ilaveten, dönemin sonunda, yani krizlerle dolu 1770’lerde İstanbul Osmanlı dünya ekonomisinin merkezinde hâlâ sapasağlam durmaktaydı.
Dolayısıyla merkez kentin defalarca yer değiştirmiş olduğu Avrupa ve Çin’den farklı olarak Osmanlı dünya ekonomisi istikrarlı bir merkeze sahipti.”
“Hz. Muhammed ve arkadaşları İlk mescid Mescid-i Nebevî’nin Duvarın yüksekliğini bir adam boyu yaptılar.
Sıcaklığın şiddeti artınca onun güzide arkadaşları mescidin çatıyla örtülmesinin uygun olacağını ifade ettiler.
Bunun üzerine o, (HZ. Muhammed) hurma ağacından kütükler dikip dallarıyla çardak yaptırdı.
Yağmur yağdıkça çardaktan mescide su damladığından muhterem dostları damın çamurla sıvanması hususunda konuşmuşlar o da şöyle cevap vermiştir: ‘Peygamber Musa’nın çardağı yahut gölgeliği gibi bir korunak yeterlidir. Burda ona da gerek yok; iş daha basit’
‘Bazıları; Musa’nın gölgeliği nedir?’ diye sorunca (Hz. Muhammed) şu cevabı vermiştir: (Hz. Musa) ‘Ayağa kalktığı vakit başı yukarıya dokunurdu; işte böyle bir gölgelik yeter.’”
363 syf.
Osmanlı Tarihi dediğimizde aklımıza savaşlar, zaferler ve sonrasındaki mağlubiyetler gelir. Son dönemlerde özellikle sosyologların ve iktisat tarihçilerinin de işin içine girmesiyle Osmanlı Tarihini toplumsal yapı, iktisadi yapı vb alanlar açısından da incelemeye öğrenmeye başladık.

Osmanlı Tarihiyle ilgili uzun süre ihmal edilmiş bir alan ise geniş Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkar”lardır.

Suraiya Faroqhi (Süreyya Faruki)’nin derlediği kitapla; İstanbul’dan Kahire’ye Osmanlı şehirlerinin her birinde faaliyet göstermiş, terziden marangoza, ayakkabıcıdan demirciye, sahaftan kasaba kadar bir çok zanaatkarın gündelik hayatlarını ve esnafı birbirine, devlete ve her türlü sıkıntıya karşı ahlaki ve manevi örgütlenmelerini, lonca sisteminin nasıl işlediğini ve zamanla nasıl bir dönüşüm geçirdiğini görüyoruz.

Ekmek Aslanın Ağzında, yaygın varsayımları ve mite varan ezberleri sarsıyor. Kitaptaki her makale arşiv bulguları üzerinden ve yeni, şaşırtıcı sorularla dolu bir çalışma ortaya koyuyor.

Kitabın özellikle konusunda araştırma yapacaklara önemli yardımı dokunacaktır. Benim gibi uzak da olsa konuya ilgi duyan araştırmacılar içinse farklı bilgi ve tecrübeler sunuyor. Özellikle kısıtlı tarih anlatımında Yeniçeri Ocağı’nın kapanmasıyla birlikte Yeniçeri askerlerinin hayatlarının ne yönde değiştiği hiç anlatılmaz benim için merak konusu idi. Kitapla birlikte bu merakım bitti.

Ayrıca kitabın sonundaki sözlük gayet yararlı olmuş. Hiç unutmayacağım bir kelime öğrendim: “beşe”

Osmanlı ordusunda piyade Yeniçeriler için kullanılırmış, Yeniçeri ocağı kapatılınca askerler zanaatkar olmuşlar ve Loncaların yönetimlerine gelmişler. Sonrasında yeniçeri olduklarını belirtmek için isimlerine beşe eklenmiş.. Farsça'da atmaca anlamına gelen beşe, eski Türklerde de büyük erkek çocuk için kullanırmış baş ağa manasında.. Paşa'nın da “beşe'den türetildiği ifade ediliyor. Kitabı okumak benim için tarihin sayfalarında dolaşmak gibi oldu ve ayrı bir tad aldım.
430 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Yazarın "Osmanlı etrafındaki dünya" hakkında çok derin ve detaylı bir araştırmalar yaptığı kaynakça bölümünden anlaşılmakla birlikte, bu araştırmalarını kitabına aktarabildiği söylenemez.
Yazar tam 52 sayfalık bir girişle, "konuyla ilgili yeterli kaynak bulamadığını" aktarırken kitabın kalan bölümünde de neredeyse her paragrafta "bu konuda elimizde yeterli veri yok" demektedir.
Yazara somak lazım: "Madem hiç bir konuda elinizde yeterli araştırma-veri yoktu da neden bu kadar iddialı bir başlıkla kitap yayınlamaya kalktınız?
Kitapta aslında çok faydalı bilgiler verilmiş fakat bu bilgiler bölük pürçük bir şekilde ve sistematik değil.
Belki de kitap ve yazarın tek alkışlanacak tarafı, yazarın kitabın sonunda eseri yüzüne gözüne bulaştırdığını itiraf etmesidir ki işte o itiraf: "Bazı yayınlardan sonra görülecek yorumların amacı bilgi vermek değil, yeni başlayanları özellikle ufuk açıcı bulduğum bazı eserlere yönlendirmektir."
Bir yazar "bu kitapta size bilgi vermiyorum, kitabımda bulmayı umut ettiğiniz bilgiye ulaşabileceğiniz kitapları "kaynakça" bölümünde gösteriyorum" diyorsa, bilmem başka söze hacet var mı?
336 syf.
·63 günde·Beğendi·10/10
Eser, Osmanlı Devleti'nin tarihi araştırılırken hangi kaynaklara ne şekilde başvurulması gerektiğine dair ayrıntılı ancak insanı sıkmayan bilgiler veriyor. Hangi arşive nasıl gidip ne şekilde araştırma yapacağınıza kadar her bilgi bu kitapta yer alıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Suraiya Faroqhi
Unvan:
Alman Akademisyen, Osmanlı tarihçisi, Yazar
Doğum:
1941 Berlin, Almanya
Alman bir anne ve Hint Müslümanı bir hekim babanın çocuğu olarak 1941'de Almanya'nın Berlin şehrinde doğdu. Hamburg Üniversitesi'nde okurken öğrenci değişim programı çerçevesinde İstanbul Üniversitesi'ne devam etti. 21 yaşında İstanbul'a gelen Faroqhi, burada Ömer Lütfi Barkan'ın öğrencisi oldu, yüksek lisans tezini Hamburg'da tamamladı. 1968-1970 yılları arasında Bloomington Üniversitesi'nde İngilizce dil eğitimi alanında eğitim aldı. Tez çalışmasını tamamladıktan sonra 1971 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı.

İktisadi ve sosyal tarih üzerine çalışan Faroqhi, 1980 yılında biri Almanya'da, diğeri Türkiye'de olmak üzere iki doçentlik tezi hazırladı. 1986 yılında profesör oldu. 1987 senesinde emekli olup Münih Ludwig Maximillan Üniveritesi'ne gitti. Buradan da 2005 yılında emekli olan Faroqhi, bu tarihten beri İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde ders vermektedir.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 56 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.