Suzan Cenani Alioğlu

Suzan Cenani Alioğlu

Çevirmen
7.4/10
56 Kişi
·
113
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Bir Amerikan Futbolu ( Rugby ) yıldızı olan Griff Burkett şike yapmak, bahis oynamak ve bir bahisçinin katili olduğu şüphesiyle hapse düşer ve beş yıl sonra şartlı tahliye olarak özgürlüğüne kavuşur. İşsiz ve parasızdır. Dallas'ın en zengin işadamlarından birinden tuhaf bir iş teklifi alır. İşi, kötürüm iş adamının genç ve güzel karısı ile birlikte olup, kadının hamile kalmasını sağlamaktır. Kitabın konusu bir anda polisiye gerilime dönüşüyor. Akıcı bir dille yazılmış, sürükleyici ve güzel bir kitap.
Mitolojiye olan ilgim ve sevdiğim karakterlerin olması sebebiyle ister istemez seriyi bitirince içim bir cızz etti, kabul ediyorum. Evet diğer serilerle olan benzerliklerini eleştiriyorum sürekli ama elimde değil. Hikayenin başlangıcı Twilight'ı, Lucas ile akraba çıkmaları Kemikler Şehri'ni, Tanrılarla olan bu savaşları da bana ister istemez Melez Sözleşmeleri'ni hatırlattı. Ayrıca Lucas'la olan olayındaki mantık hatası beni fıtık etti. Çiftin resmen boş yere iki yana savrulması beni sinir etti. Ama seri biterken farkettimki yine de okumayı sevdiğim bir seri olmuş ve kurguda okurken gerçekten özgün bir şeyler bulmuşumki üç kitap boyunca devam edebilmişim ;)

Aksiyonu bol, merakla okuduğum bir son kitaptı. Çoğu sorumuza bu kitapla cevap bulmuş olduk. Tanrıların derdinin ne olduğu da ortaya çıkmış oldu. Sorunlu problem çocuklar olur ya ben onları öyle görüyorum zaten... İnanılmaz güç peşinde, kendilerinden daha güçlüsünün olmasını istemeyen sorunlu varlıklar kısacası... Ama bazıları varki benim top listeme oturdular. Hades ve Morpheus'u sevmeyen ölsünn, o derece kesin konuşuyorum ;)

Bu kitabın en iyi kısmı bence flashbacklerin olduğu yerlerdi. Zevkle ve merakla okudum. Yüzyıllar önce Truva'da neler olduğunu görmüş olduk. Ki sadece Afrodit'in kız kardeşi Helena ve Paris'i değil, bir çok karakterimizin hikayesi paylaşılmıştı. Hepsi Truva'da savaşıp canlarını ortaya koymuştu. Geçmişten gelen anıların anlatıldığı yerleri gerçekten zevkle okudum.

Helen'in neden onca zaman Hades'in dünyasında acı çekerek de olsa zaman geçirdiği de ortaya çıktı. Atlantis'i kuran soyun görevi neyse Helen'inki de görevini tamamlamak için gerekliymiş aslında... Ki anlayamadığım şey sırf Lucas'ın hayatını kurtarmak için Tanrılarla savaşmayı göze alırken nasıl Orion ve Lucas için aynı şeyleri hissettiğini düşündü bu salak kız anlayamıyorum. Ve Lucas kitabın sonuna doğru öyle bir fedakarlık mı desem aptallık mı desem yaptıki resmen yüreğimi hoplattı. Yine de seviyorum bu karakteri... Bu çocuğu Helen bu hale getirdi yaptığı saçmalıklarla... Yine de Lucas'ı da Orion'u da ayrı ayrı seviyorum. Hector da favorim. Cassandra ve Ariadne de fena değil. Gerçi Ariadne'ye de kızgınım aslında ya neyse onun çektiği bedel ağır oldu bence... Sadece Jason ve Claire'dan hoşlanmıyorum hala... Ki taraflar tutulurken Claire sağolsun beni yine şaşırtmadı. O kız nasıl bir en iyi arkadaş çözemedim. Sadece Matt'in yok yere harcandığını düşünüyorum. Üzüldüm onun için...

Daphne desen başbelasının teki... Helen'ın da Lucas'ın da hayatını mahfetti. Nasıl bir anneliktir bu yaptığını anlamak imkansız. Ama o da kendince mutlu sonuna kavuştu da kurtulduk ondan...

Son kitap oldukça heyecanlı ve aksiyon doluydu. Hatta bir ara öyle bir yere ulaştı ki yahu dedim son 50 sayfa kaldı bu hikaye nasıl bitecek. Sadece Zeus ile savaşının daha ayrıntılı anlatılmasını isterdim, biraz yüzeysel geçti sanki... Bunlar dışında bakacak olursak hiç de fena bir seri değildi. Mitoloji sevenlere tavsiye edilir. Herkese iyi okumalar ;)
Hızli ilerleyemedi ama okudum. Surukleyici bir kitap degildi ama yine de guzeldi. Bazen kopukluklar olsa da sonrasinda baglanti kuruldu. Okunabilir ama tavsiye edecegim bir kitap degil.
Mitolojiye bayılıyorum.Mitolojinin kendisini de seviyorum mitoloji ile ilgili konular barındıran kitaplarıda seviyorum bu kitapta mitolojı ıle harmanlanmış bır roman ancak tek eksiği mitolojının ana damarıyla cok fazla bır bağlantı kurulamamış olması cok kabaca karakterlerın uzerınden geçilmiş ve anlatımıda net değil ama hikaye güzel okunası bir kitap ....
Öncelikle şunu söylemeliyim ki öğretici bir kitap. Hayata bakışınızı gerçekten değiştirecek. Ben biraz daha detaylı bekliyordum, sanki biraz yüzeysel kalmış. Buna rağmen vermek istediği mesajlar çok açık.
Seri kitapmış ama diğerlerini okumaya gerek yok diye düşünüyorum. Sıkıcı bir kitap. En azından ben okurken çok sıkıldım ve zorla bitirdim. Diğerleri de var elimde. Ama okumayı düşünmüyorum.
Dan Brown'un en sevdiği yazarlardan birisi olan Nelson DeMille'nin John Corey serisinin üçüncü kitabı ile bir maceranın içerisine giriyoruz.
Macera, aksiyon, polisiye tarzında yazılmış olan Son Uçuş sürpriz sonlu bir kitap.
Özellikle DeMille'nin oluşturduğu John Corey karakteri farklılık yaratıyor. Esprili bir karakteri var. Bu kurguya renk katıyor.
Dilinin akıcılığı sayesinde çabuk bitirilecek bir roman olmuş.
Seriyi bitirdim ama buraya güncelleme yapmaya fırsatım olmamıştı, tamamen unutmuşum. Seri kitapları için 2. kitap olarak şaşırtıcı bir kitaptı. Aksiyonu fazlasıyla bol, yeni karakterlerin eklendiği, hikayenin üstüne sürekli bir şeyler eklendiği bir 2.kitap olmuş. Ki genelde biliriz ki 2. kitaplar daha ağır geçer, geçiş kitabı niteliğindedir, bu kitapta bu durum yoktu. Görüyoruzki Helen ile Lucas'ın kuzen çıkmalarının etkisi maalesef bu kitapta da devam etmekte ve aaoovv bir aşk üçgenine adım atmaktayız.

Ve böylece bu kitapta Orion ile tanışıyoruz. Orion çok sevdiğim bir karakter oldu. Helen ile yeraltı dünyasında paylaştıklarının cidden anlamı benim gözümde çok büyük. Yalnız büyümüş, yaralı bir çocuk böylesi bir genç adama dönüşmüşken Helen'a böylesine bağlanmasını anlayabilirim ama Helen'ın bu Orion'u da seviyorum ama Lucas da kalbimin can evi modunda olması beni kitabı paralama noktasına getirdi ama tabii ki kitabıma zarar vermemek için direndim ;) Neyse bu onu da seviyorum seni de travmasının Bella zamanından kabusum olduğunu ve beni ne kadar çok delirttiğini herkes bilir. Bu nedenle Helen'a olan sinirim son kitabı okumama rağmen hala derinlerde mevcudiyetini korumakta... Ama şu konuda Helen'ın arkasındayım. Omzunda böylesine bir yük varken çevresindekiler onu çok yalnız bıraktı bence... Lucas ile böylesine sağlam, böylesine etkili bir iletişim varken onunla aralarına mesafe koymak Helen için bir kolunu kaybetmekten farksızdı. Üstelik bu kızın sorumlulukları yetmezmiş gibi her gecesini uykusunda herkes rüya görürken yeraltı dünyasında Hades'in dünyasında geçirdiğini, bir gecede orda günlerce kaldığını, sürekli acı çektiğini düşünün. Helen çok ama çok yalnızdı. Sürekli orda ne yapacağını bilmeden kapana kısılıyordu. O yüzden Orion'un onu ayakta tutabilmek için ihtiyaç duyduğu bir karakter olduğunu kabul ediyorum, onunla paylaştıklarını da anlıyorum ama Orion'un Lucas'la aynı kefeye konulmasına sonuna kadar karşıyım. Anlaşıldığı üzere sonuna kadar Lucascıyım ben ;)

Lucas ile akraba çıkmaları zaten ayrıca bir muamma... O kadar bariz ve belliki Ajax'ın babası olmadığı nasıl böyle bir mantık hatası yapılır ve tüm karakterlerin de buna kafası basmaz hiç anlamıyorum. Ki bu akrabalık olayı da bana sürekli Kemikler Şehri'ni hatırlatsa da burda artık ne varki ya kuzenlermiş moduna girdim ama maalesef olmuyormuş. Akrabaların birlikte olması yasakmış ki zaten Helen ve Lucas'ın Paris ve Helena olayı nedeniyle birlikte olmamaları durumu da var. Yani kısacası bu aşk öyle bir hale getirilmişki imkansız ötesi gibi bir şey...

Bu arada Claire de nasıl bir arkadaş onu anlamadım. Kimse olmasa en büyük desteği ondan beklerdim. O da Jason'ın derdine düşmüştü. Jason desen o da Helen'a karşı ayrı bir triplerdeydi, çözemedim yani...

Tüm bunlar olurken Tanrılar evlerin birleşmesi için hain planlar peşindeydi. Bazı mantık hataları gözardı edilirse kurgusu hiç de fena olmayan bir seri... Herkese iyi okumalar ;)
FF neyin hakkında yazdığını bilir ya da bilir gibi şekilde kurguluyor. Casus ve istihbarat dünaysının kavramı geçekçidir.
Bu kitapta muhafazakar terörü kaleme almıştır, yaşadığımız çağımızın sürekli gündemde olan konudur.
Aksiyon, gerilim, belgesel hareketlerden dolusu bir roman.

Yazarın biyografisi

Adı:
Suzan Cenani Alioğlu

Yazar istatistikleri

  • 113 okur okudu.
  • 97 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.