O topraklarda açlık, doğduktan hemen sonra isimden önce bebeklerin kulağına fısıldanan ilk şeydi.
-Seni verirsek diğerleri doyar!..
Bu yokluğun içinde yankılanan çaresizliğin ifadesiydi. Bir annenin evladına sarılmak yerine ondan vazgeçtiği o an...
Babasının sesi hala kulağında çınlıyordu:
-Sus kızım sus...Mecburduk..
Paralar sayıldı. Doyma ümidiyle açılan kapı kapandı. Ve çocukluk oracıkta toprağa gömüldü.