Tahir Sami Eren

Tahir Sami Eren

Çevirmen
7.7/10
548 Kişi
·
Okunma
·
2
Beğeni
·
225
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
80 syf.
·1 günde·5/10
Önceden her şey sahip olmuş bir kadının, sahip oldukları elinden alındığında içinde gerçekleşen insancıl ve hayvancıl hislerini, heveslerini, egolarını anlatan, bir oturuşta okuyabileceğimiz kitap. Kitabın son sayfasındaki yazı hem varacağımız sonucu gösteriyor hem de kitabı özetler nitelikte benim için; ... dünya tarihi davetsiz misafirleri tolere etmez, kahramanlarını kendi seçer, işi olmayanları tüm çabalarına karşın merhamet göstermeden geri yollar, talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen biri, artık arabaya yetişemezdi.
83 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ilk sayfalar sıkıcı gelse de ortalara ve sonlara doğru gayet güzeldi. Şunu söylemek te fayda var kitabın ismiyle anlatılan şeylerin birbiriyle ilgisi yok. Şöyle ki; Amok(malezyaya özgü bir içki çeşidi), koşucu'dan kasıt ise( içkinin gösterdiği etki; içen kişi kendini kaybedip sağa sola bakmaksızın ve hiçbirşey görmeksizin dümdüz bir şekilde koşması ve koşarken de önüne çıkan herşeyi yok etmesi). Isim ile kurulan bağlantı şekli ise çok hoşuma gitti. Bağlantıyı olayda yeralan doktor karakterinin ruh haline benzetmişler daha doğrusu doktor kendisi bu ruh haline benzetiyor. Tabi ki Stefan Zweig üstadın tarzı ve üslubu asla göz ardı edilemez. Sonu hazin bitmiş olsa da gayet hoşuma gitti kitap. Alıntı yapmak isteyenler için fazla ekmek çıkmaz bu arada :) ama az ve öz ifadesi yeterli olur sanırım. Tavsiye ederim okuyun..
71 syf.
·2 günde
Stefan Zweig ise herşeye değer . Tüm kitaplarını hiç ama hiç sıkılmadan okuduğum tek yazar . Okuduklarımın arasından ikinci kez okuduklarımda oldu bitmesini istemediğim hikâyelere tanık oldum . ️🧘‍️
83 syf.
Kitap: Amok kelimesinin anlamı Uzakdoğuda bir tur cinnet halini tabir etmekten ismini almıştır. Sürükleyici bir anlatıma sahip bir öykü olarak anlatılmıştır. Ve bir doktor un başından geçenlerdir.
66 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Betimlemeleriyle karakterleri ve yerleri gözünüzde birebir canlandırabileceğiniz harika bir zweig eseri.Yüreğinizde ince bir sızıntı bıraksada hikayelerin kurguları bir solukta okunuyor...
80 syf.
·16 günde·Puan vermedi
"Kafese kapatılmış vahşi bir hayvan gibi içsel yalnızlığının hapishanesinde dolaşıp duran ve pencereden dışarı bakıp gelmeyen bir şeyi gözleyen" kadın de Prie. Kendi çöküşünü kendi hazırlayan ve adım adım oynayan Madame'ın insanlar içinde saygınlığının gözden düşüşünü, büyük bir boşluğu ve boşluğun sebep olduğu ruhi bunalımı günden güne anlatırken insanı meraklandıran, eski saygınlığını kazanmaya çalışması uğruna neleri göze aldığını anlatan, bir oturmada okunabilecek bir Stefan Zweig öyküsü. Hikayenin içeriğine daha anlamlı bir başlık düşünülemez sanırım.
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hepimiz bu hayatın amok koşucularıyız farklı farklı zamanlarda ya da aynı zaman dilimlerinde. Deli gibi istediğimiz hedefe önümüze, arkamıza, etrafımıza, hiç bakmadan koşarız. Sonuçlarını hiç düşünmeden... Umarsızca. İçimizdeki sonsuz arzu ve tutku buna zorlar çünkü.

Stefan Zweig kitaplarında henüz adlandıramadığım bi bağlayıcılık var. Kitap kendiliğinden akıp gidiyor. Hiç beklemediğiniz yerlere götürüyor sizi ve karşılaştığınız manzaranın derinden etklimesi işten* bile değil.
80 syf.
İçinde hâlâ acıyan bir yer vardı, ama iyi şeyler vaat eden bir acıydı bu, tamamen kapanmadan önce kabuk tutarken yanan yaralar gibi sıcak, ama yumuşak bir acı.
95 syf.
·1 günde·8/10
Ardı ardına okuduğum 3. Zweig kitabı... Şimdiye kadar beni en çok etkileyen kitabı sanırım bu oldu ki inceleme yazmak istedim hakkında.
Hep ismini duyup acaba nedir ki bu Amok Koşucusu diye merak ederdim.
Zweig’ın okuduğum üç eserinden de anladığım kadarıyla yazar her kitabında çok derin psikolojik tahliller yaparak okuyucuyu kitabın derinliklerine almayı başarıyor. Karakterlerin ruh halini öyle derinden ve hissederek anlıyorsunuz ki karakterle bir bağdaşım kurmamanız pek mümkün olmuyor. Karaktere zaman zaman kızsanız da onu çok iyi anlıyorsunuz.

"Hiç amok koşucusu duymuş muydunuz?"
"Evet, sanırım. Sarhoş, çılgın malaylı demek, değil mi?" dedim.
"Sarhoştan daha fazlası. Çılgından daha fazlası. Bir insanı deli bir köpeğe çeviren, onu cani bir manyağa dönüştüren bir durumdur. Tuhaf ve korkunç bir akıl bozukluğudur..."

Amok Koşucusu bir cinnet halini ifade ediyor baktığımızda. Kitapta da pişmanlığıyla ve yardım etme hırsıyla bir kadının peşinden koşan doktora söylenen ad: Amok Koşucusu. Onuru için ölümü tercih eden kadının ölümü sonrası sırrını korumak için ve geç kalmışlığın acısıyla artık yaşamanın bir anlamı kalmadığını düşünerek tabutla denize düşen doktor...

Kitaptan hoşuma giden alıntıları da ekliyorum buraya:

"Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz..."

"Belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla..."

“Güvenin şartı samimiyettir, kayıtsız şartsız samimiyet.”

“İnsan, kendinden başka herkesten kaçabilir.”

Ve son olarak Stefan Zweig’ın hala nedeni tam olarak bilinmeyen intiharıyla birlikte göz önüne aldığımızda yazdığı kitabı, acaba Zweig da bir nevi Amok Koşucusu muydu diye düşünmeden edemiyor insan.
80 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Bir solukta okuduğum bir kitap oldu akıcı ve sürükleyici Kısa olması da etkiliyor tabi.
Sıkılmadan başından sonuna kadar aynı heyecanla devamında ne olacak, nasıl bir son olacak diyerek okudum. Stefan Zweig çok iyi bir eser çıkarmış.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.