#Tarih Dergisi

#Tarih Dergisi

YazarDergi
8.2/10
84 Kişi
·
278
Okunma
·
71
Beğeni
·
677
Gösterim
Adı:
#Tarih Dergisi
Doğum:
Haziran 2014
Kafa Grup Yayıncılık tarafından yayınlanan bir dergidir.
"Asla batmayacağı" düşünülen transatlantik yolcu gemisi Titanik bir buzdağına çarparak battı. Kazada 1514 yolcu hayatını kaybetti. Zamanın en ileri teknolojileriyle yapılan gemi, tamamlandığında dünyanın en büyük yolcu gemisiydi.
Dünyaya getirdiği çocuğun cinsiyeti de kadının başlıca ailevi mesuliyetleri arasındadır. Erkek çocuk doğurması anneyi imtiyazlı kılarken, kız çocuk doğurması onun sosyal itibarını sarsar.
2002’nin sonunda başlayan ve kontrol altına alınamayan SARS salgını nedeniyle Çin’de okullar iki hafta tatil edildi. Şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüsünün (SARS-CoV) neden olduğu sendrom, Hong Kong’da başlamış, haftalar içerisinde 37 ülkeye yayılarak neredeyse pandemik hale gelmiş ve dünya çapında 8422 vaka, 916 ölüme neden olmuştu. Dünya Sağlık Örgütü, SARS’ın ölüm oranını yüzde 10,9 olarak açıklamıştı. COVID-19’a kıyasla bulaşıcılığı daha düşük olan SARS, kamu sağlığına ilişkin sıkı önlemler sayesinde kontrol altına alınmış ve 2003 Haziran’ında görülen son enfekte insan vakasıyla yayılması önlenmişti.
Cumhuriyet döneminde, özgün ve kaliteli eserleriyle dünyamızı zenginleştiren aydınlar da çıktı. Ama bunların da bilerek kıymetleri bilinmedi; hapislerde
süründürüldüler veya unutulmuşluğa terkedildiler. Bunların başında şüphesiz
Nâzım Hikmet gelmektedir. Bu sayımızda da bilinmeyen şiirleriyle kapağa taşıdığımız Nâzım Hikmet, asırlarca yaşayacak.
Peki biz nasıl yaşayacağız?
Uluslararası Kadınlar Birliği'nin 12. Kongresi, Türk Kadınlar Birliği'nin ev sahipliğinde İstanbul Yıldız Sarayı'nda toplandı. 30 kadar ülkeden, toplam 200 milyonluk bir nüfusu temsil eden 360 delegenin katıldığı toplantının teması "barış"tı.
Kelimeler özgürleştirir, güçlendirir, hayal kurdurtur ve iyileştirir... Fakat zalimane bir şekilde kullanıldıklarında da milyonlarca insanın acılarını dilsiz bırakabilir.
Mısır başkanlarından en fazla sarakaya alınan, iri yarı oluşu ve yersiz neşeliliğiyle “gülen inek” (la vache qui rit - bir Fransız peynir markası) diye lakap takılan Mübarek, bir gün başkan olacağını aklının ucundan bile geçirmiyordu.
Ağlamak ve gülmek, İslâmi kültürlerde ölçülü yaşanması örgütlenmiş iki tezat duygu. İkisi de Osmanlı dünyası için alçaltıcı durumlardı; gözyaşı yalnızca ilahi aşkla ve gizlice dökülmeli, gülmek tebessümü aşmamalıydı.
1968’de, bu defa Çin’den çıkan bir H3N2 virüsünün yolaçtığı pandemi “Hong Kong gribi” tüm dünyayı etkiliyordu. Bu virüs bir kanatlı influenza A virüsüydü. İlk olarak 1968 Eylül’ünde ABD’de görüldü ve dünya genelinde 1 milyon ölüme yol açtı.
Ölümlerin çoğu 65 yaş üstündeydi (H3N2 virüsü, mevsimsel grip etkenlerinden biri olarak küresel dolaşımına devam etmekte ).
114 syf.
·7 günde·7/10
NTV Tarih, Gezi Parkı olayları sırasında yayınla(yama)dığı Haziran sayısından sonra kapanmıştı, #Tarih de NTV Tarih'in devamı niteliğinde basılan bir "popüler" tarih dergisi. Burada popülerden kastım, derginin ana başlıklarından bazılarını gündemin tarihi olarak nakletmesi. Örneğin okuduğum bu sayı, Charlie Hebdo saldırısının hemen ardından çıkan 2015 Şubat sayısı. Ana başlıklardan birisi "Din Adına İşlenen Günahlar" adı altında tarihte din adı kullanılarak yapılan katliamlardı.

Dergide yer alan konular sadece gündemden yola çıkılarak belirlenmiyor elbette, edebiyattan sinemaya, gastronomiden mimariye birçok alanda yazılar yayımlanıyor.

Dergi hakkında olumsuz eleştiri yapabileceğim en önemli nokta, bir tarih dergisinden beklenen tarafsızlığı tam anlamıyla verememesi. Fakat görüşlerini piyasadaki diğer yayınlar gibi direkt insanın gözüne sokup tarihin bilimsel tarafını gölgede bırakmıyor #Tarih yazarları, ufaktan dokunduruyorlar diyebiliriz.

Tarihe ilginiz varsa bir göz atmanız, tarihe ilginiz yok fakat ilginizin olmasını istiyorsanız belki de kesinlikle göz atmanız gereken bir dergi #Tarih.
250 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Severek okudugum yine tarih dolu bir sayı.Salgin hastaliklarinin tarihine dair cok kapsamli makaleler yazilmis.Köy enstituleri, arkeoloji müzesi, sırıkla atlama, 100 yilinda TBMM'nin acilisi, Canakkale savas haritalarinin cizimine kadar bir cok konuya deginilmis.
Derginin icindekiler;
DAHA ÖNCE YENDİK
YENİDEN YENECEĞİZ:
SALGIN HASTALIKLAR

KAÇIRDIĞIMIZ TREN:
KÖY ENSTİTÜLERİ
80 YAŞINDA
100. YILINDA TBMM:
DEVRİM, DEMOKRASİ
VE MİLLİ EGEMENLİK

SAVAŞLA BARIŞ ARASI
NEFES ALMA MOLASI:
TARİHİ ATEŞKESLER
ÇANAKKALE TARİHİNİ
HARİTALARLA YAZDI:
MEHMET ŞEVKİ PAŞA

İSTANBUL’UN İZİNDE:
8 ÖZEL ESERLE
ARKEOLOJİ MÜZELERİ

SANTİM SANTİM
YUKARIYA DOĞRU:
SIRIKLA ATLAMA
164 syf.
·89 günde·10/10
Çok hoşuma giden bir dergi oldu hiç bir sayfasında sıkılmadım ve hayatıma güzel bir bakış açısı kattı. Güzel şeyler öğrendiğimi düşünüyorum. Hem geçmiş hem yakın tarihi anlatması da hoşuma gitti. Her telden bir şeylerin olması güzel ve anlatış tarzlarıda hoş. Tarihe ilgisi olan biri olarak almayı sürdürmeyi düşünüyorum.
250 syf.
·20 günde·9/10
Bundan on yıl kadar önce -türü her ne kadar şu an okumakta olduğum dergilerden farklı olsa da- belli bir dergi okuma rutinim vardı ancak, daha sonra nedense bu alışkanlığımdan vazgeçmiştim. Yıllar sonra yeniden o tatlı okuma molalarını arar oldum ve ani bir kararla kaldığım yerden dergi yolculuğuma devam etmeye karar verdim. Bir nevi kitap kokusunu solumak kadar özlediğim dergi kokusunu da yeni baştan solumak istedim. Böylece 2017 yılı dergilerle yeniden buluşma yılım oldu ve Ocak ayındaki ilk yolculuğumu #tarihdergi ile yaptım. Şimdi haklı olarak soracaksınız "Yahu ocak mı kaldı, şubat mı? Mart bile bitti. Ocak sayısına yeni mi yorum yazıyorsun?" diye. Ha bugün ha yarın derken nihayet daha fazla beklemeden bu güzel dergiye değinmeye vakit ayırabildim. O halde, "Geç olsun da güç olmasın," diyerek, dergi hakkındaki naçizane yorumuma geçiyorum :)

#tarihdergi, yayın yolculuğuna 2009 yılında başlayan bir dergi. Aylık baskılar yapan bu güzel dergi, özellikle tarih gibi bir alanı sıkmadan, yalın bir anlatımla okuruna sevdirmeyi amaçlamış ve bugün gelinen noktada (okurlarının ilgisini gözlemlediğim kadarıyla da) bu hedefinde oldukça başarılı olmuş, köklü dergiler arasında yer alıyor. Dergiyle tanışma sayım olan 32. sayıyı esas alarak naçizane düşüncelerime değinecek olursam; her okurun kendine yer edinebileceği, kendinden bir şeyler bulabileceği bir dergi olmasının yanı sıra yalın anlatımı, zengin görsellerle desteklenmiş doyurucu içerikleriyle de okurunun hem gözüne, hem de gönlüne hitap ediyor, bilgi dağarcığına katkı sağlıyor diyebilirim.
Gastro tarihten mimari tarihe, güncel tarihten askeri tarihe, sosyal tarihten ajandaya, belgelere, nostaljik içeriklere kadar daha pek çok kategori altına toplanarak çeşitlendirilmiş yazılarla okurlarına geniş bir yelpaze sunması ve bunu her okurun rahatça algılayabileceği düzeyde, yalın bir anlatımla okuruna aktarması dergiyi bilgilendirici yönünün yanında oldukça akıcı kılmış. Öyle ki, dergiyi alırken bu kadar keyifle okuyabileceğimi, elimde su gibi akacağını hiç tahmin etmemiştim. Özellikle
kapak konusu olan Nâzım ve Şarlo yazısını, "Sahaftan" köşesinde yer verilen Aziz Nesin yazısını ve "Sosyal Tarih" köşesinde çayın tarihçesine yer verilen yazıları oldukça keyif alarak okudum ve favorilerim arasına ekledim :)
Dergideki favori yazılarıma kısaca bir göz atalım

"Nâzım'dan Şarlo'ya barışa, dostluğa ve tarihe atılan imzalar "

Nâzım Hikmet, Türk edebiyatının her şeyden önce Türkiye'nin en önemli değerlerinden biridir. #tarihdergi'nin kapak yazısı olarak büyük ustanın 115. yaş gününe özel yer verdiği bu güzel yazı, anlamlı ve bir o kadar da önemli tarihi bir detayı okurlarıyla buluşturmuş. Bir yanda Charlie Chaplin ve Nâzım Hikmet Ran gibi iki büyük ustanın hayatlarının kesiştiği Barış Ödülü'ne, Nobelli bilim insanları Frederic&Irene Juliot-Curie çiftinin de buna dahil olmasını konu alırken, öte yandan Nâzım'ın içeride geçirdiği yıllarda sadece Türkiye'de değil, Picasso, Santre, Camus, Neruda gibi dünya çapında önemli isimlerin Nâzım'ın kurtulması için seferber oluşuna yer verilmiş.Okurken insanın içini titreten, ruhunu okşayan bu güzel yazının etkisinden uzun süre çıkamayacak, iki büyük ustaya saygı ve hayranlık duymaktan kendinizi alamayacaksınız.


"Tarih yazan yaprak / Damarlarında çay dolaşan ülke: Türkiye / Çaylı Dünya Edebiyatı "

Şüphesiz ki çay Türkiye'nin damarlarında akan en özel içecekler arasında yer alıyor. Peki bu denli tüketmekten keyif aldığımız, vazgeçemediğimiz, benimsediğimiz bu lezzetli içeceğin tarihçesini merak etmiş miydiniz?
Sosyal Tarih köşesinde yer verilen çay yazıları, tiryakilerin keyifle okuyacağı enfes yazıları içeriyor. "Tarih Yazan Yaprak" başlıklı yazıyla çayın tarihçesine doyumsuz bir yolculuğa çıkarken, milli içeceğimiz olarak özdeşleştirdiğimiz çayın Türkiye'deki tüketimi ve yeri üzerine kaleme alınan bir diğer yazıyla bu güzel yolculuğa devam edeceksiniz. Eh, tarihçesine değinilir de tadına doyulur da, edebiyatına bakılmaz mı? Elbette, bakılır! #tarihdergi edebiyatseverleri de unutmamış ve "Çaylı Dünya Edebiyatı" başlığı altında çayın sadece edebiyattaki yerine değil, sanattaki yerine de yer vermiş, pek de güzel olmuş. Hem ruhunuzu, hem damağınızı şenlendirecek bu güzel yazılar fazlasıyla okunmaya değer!

"Yar bana bir eğlence MEDET!"
Ah! Aziz Nesin...
Mizah deyince Türk edebiyatında akıllara gelen ilk isimlerden biridir sevgili Aziz Nesin... Güçlü kalemi, yerinde eleştirileriyle kaleme aldığı eserleri okurken ona hayran olmamak, hak vermemek mümkün değil. #tarihdergi'nin Sahaftan köşesinde "Yar bana bir eğlence MEDET!" yazısı, Aziz Nesin'in Sabahattin Ali ile bir dönem birlikte çıkardığı Marko Paşa gazetesinin bir nevi devam niteliğinde, tek başına kaleme aldığı mizah gazetesi Medet!'i konu alıyor. Medet!, tarihte adından çok söz ettirmese de mizah ve basın özgürlüğü konusunda Türk tarihinin kilometre taşlarından biridir. Tarihin tozlu raflarında kalan Medet!, Emin Nedret İşli'nin kalemiyle #tarihdergi okurlarıyla buluşma olanağı buluyor. Okumalara doyamadığım bu güzel yazıdan yazıldığı dönemden günümüze güncelliğini koruyan bir kesiti sizlere sunarken, bu güzel dergiye mutlaka şans vermenizi tavsiye ediyorum.. Tarih kokulu, keyifli okumalar :)


Yar bana bir eğlence MEDET! yazısından Aziz Nesin'in dergide kaleme aldığı yazıdan bir kesit:

'Türkiye'de sansür yoktur' hele otosansür hiç yoktur
Birbirinden zevkli, günümüz ile örtüşen manşet ve mizah yazılarının yer aldığı Medet!'ten ibret verici bir yazı.

"Eskiden ne fena imiş, hain padişahlar, zalim padişahlar zamanında söz hürriyeti, matbuat hürriyeti yokmuş! O zamanlar sansür varmış, bütün yazıları gazetede basılmadan evvel inceler, işine gelmiyen yerleri çıkarırlarmış. Bu yüzden muharrirler hapse girmezlermiş! Aman iyi ki o günlere yetişmemişiz, şimdi sansür yok, istediğin gibi yaz, o çok şükür bu günlere! Ben yazımı yazdıktan sonra babam:
- Aman oğlum! Der- ne olur ne olmaz, bir kere bana oku da başın derde girmesin!
yazımı okuduktan sonra da:
(şurasını çıkar, şurasını da çıkar, aman burasını da çıkar!) diye yazıyı budar. Onsan sonra bir arkadaş: - Bilirim ben senin kalemini sakardır, şu yazıyı bir de bana oku, der. Ona da okurum...
- Yooo...Burasını sil, şurasını çiz...
Der. Onun da tavsiyesini dinlerim. Birkaç arkadaş daha okur;keser, biçer, onsan sonra sekreter:
-Ben seni severim, oku şu yazıyı Allah aşkına! diye ısrar eder. O da: "burasını değiştir, şurasını hafiflet!" diye öğütler verir. Onu da dinlerim. sıra yazı işleri müdürüne gelir, o haklı olarak:
- Sen hapsi göze aldınsa ben almadım, o cümleyi çıkar bir, o satırı da kaldır! der. Sonra korkularından matbaacı, baş mürettip de birer birer yazıyı dinler; (çıkar, çiz, kaldır) tavsiyelerinde bulunurlar.
- Mamafih bütün bunlara güvenemem. Bir kere de, bir avukata danışırım. O da:
- Burası olmaz, şurasını çıkar! diye çizer, bozar. Nihayet yazı kuşa benzer ve gazetede basılır. Aman efendim eskiden ne imiş o, sansür varmış, istediğin gibi yazı yazmanın imkanı yokmuş... Oh şimdi ne rahatız istediğin gibi yaz! İşte böylece yazım gazetede çıkar ve ertesi gün de mahkemeye verilir ve kodesi boylarım. Kodese girmeme şaşmam da kuşa benzemiş bu yazıları okur da nasıl gülersiniz, işte ona şaşarım!"

Aziz Nesin // Medet! gazetesinden
100 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kadınlar özel sayısı idi.Güzel bir sayı olmuş.
Derginin içindekiler:
- MUAZZEZ İLMİYE ÇIG
- KADINLAR SALTANATI
- ILBER ORTAYLI VALİDE SULTANLAR GERÇEK KAHRAMAN ANNEDİR -
İSENBIKE TOGAN LENİNGRAD KUŞATMASINDA KADINLAR -
AYSEN GÜR "ŞEYTAN HATUNLAR'- EMRAH SAFA GÜRKAN KADINLAR ŞEHRİ: ÜSKÜDAR -
HAYRİ FEHMİ YILMAZ YILDIZ KENTER - OZAN SAĞDIC OLİMPİYATTA TÜRK KADINI ALI MURAT HAMARAT EFESLİ ARTEMİS -
FATOŞ DİLEK GÜNGOR JULIA CHILD - PETEK ÇIRPILI ASSURLULARDA HAREM - ŞEVKET DÖNMEZ CLAIRE BRETECHER - RAMIZE ERER DİLİN TARİHİ: ADAMIN DİBİ -
DENİZ KAYNAK MARGUERITE YOURCENAR -
AHMET KUYAŞ MİKA ETCHEBEHER - MASİS KÜRKÇÜGİL SAFİYE HÜSEYİN ELBİ -
MUZAFFER ALBAYRAK SENİHA SAMİ MORALI -
MUSTAFA ONUR YURDAL HAREM MİNYATÜRLERİ-EMRE TAS ERKEĞİN KADIN' IMGESİNE TESADÜFÜ-ENIS BATUR SEVİNÇ OSMA -
OMER OURMAZ, TUNC KUÇÜKASLAN TALİ'NİN HİKAYESI -
YILDIRIM TÜRKER KADIN KARTVİZITLERİ-
EMİN NEDRET İŞLI CADI AVLARI - BARIS UYGUR SATRANÇ -
EKATERİNA ATALIK
100 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Severek okuduğum bir sayi olmuş.
Haydarpaşa kazilari basda olmak üzere ülkemizde yapilan arkeolojik kazilardan,
3.Mesrutiyet'in 100 yili olmasi hasebi ile mesrutiyetten,
Istanbul'un muzikli tarihinden,
El yazmalarindan 3.Mustafa'nin siir ve bestelerinden,
Tunel meydaninin tarihinden,
Aşınin tarihcesinden, ( Popular Science - Sayı 93 syf 18 islenmişti gözumden kacmadi:)) )
Spor tarihinde pistlerin unutulmaz ikincilerinden,
İstanbul itfaiyesinin kurucusu Macar Ödön Seceni'nin hayatından bahisler vardı bu sayıda.
250 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Dergiyi ilk defa okudum.Giriste aya ait tarihte yasananlar bölümü güzeldi.Yaziların verdiği tarihi bilgiler yeterli düzeyde geldi bana.Dergiyi her okuyabilirim.Tarih severlerin okuyabileceği güzel bir dergi.
100 syf.
Okumakta geç kaldığım bir sayı.Keyifli ve akıcı ve bilgilendirici bir sayı.Derginin ilginç bir sayısı ve araştırmaya iten bir sayı.tavsiye ederim.Keyifli okumalar..
250 syf.
Muhteşem bir sayı idi.İkinci kez okuduğum bir sayı ve en sevdiğim sayı.Bana hem yardımcı hemde bileği tazelememi saplayan bir sayı.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
250 syf.
İkinci kez okuduğum ve muhteşem zevk aldığım bir sayı.Bu dergiyi tavsiye ederim.İlginç ve bilgilendirici bir sayı ve benim için özel bir sayı.Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
#Tarih Dergisi
Doğum:
Haziran 2014
Kafa Grup Yayıncılık tarafından yayınlanan bir dergidir.

Yazar istatistikleri

  • 71 okur beğendi.
  • 278 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 122 okur okuyacak.