Tarık Mümtaz Göztepe

Tarık Mümtaz Göztepe

Yazar
8.9/10
7 Kişi
·
12
Okunma
·
2
Beğeni
·
257
Gösterim
Adı:
Tarık Mümtaz Göztepe
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1891
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 1977
1891 yılında İstanbul'da doğdu. Kuleli Askeri Lisesi’ni ve Kara Harp Okulu'nu bitirdi. Topçu subayı olarak orduya katıldı. Dokuz Harbiye Nazırı'na yaverlik yaptı. Mütareke döneminde sadrazam Damat Ferit Paşa’nın yaveri oldu. Bu sırada çıkardığı Ümid (1919-1921) dergisindeki yazıları, Kuvayi İnzibatiye güçlerinde görev yapması nedeniyle, Kurtuluş Savaşı sonrasında, Türkiye dışına çıkmak zorunda kaldı ve Yüzellilikler listesine kondu (1924).

Bulgaristan'a giderek, Eskicuma'da Rumeli gazetesini (1924-25) çıkardı. Burada Aşık Garip, Muhacir Baba, Başyazıcı gibi takma adlarla yazılar yazdı. Bu dönemde İstanbul'da çıkan Tanin ve Tevhid-i Efkar gazetelerinde, Ali Topciev takma adıyla, Bulgaristan Mektupları yayınlandı.

Bulgaristan’dan henüz Türkiye’ye katılmamış olan Hatay’a gitti. Hatay'da Jimnastik öğretmenliği yaptı. Daha sonra Suriye'ye giderek Şam’da Musavver Sahra Mecmuası’nı, Kuneytra’da Adigece-Fransızca-Arapça-Türkçe olarak yayınlanan Marg gazetesini (1928-31), Antakya’da Hacivat Karagöz’ü (1933), İskenderun'da Ayyıldız (1939) gazetesini çıkardı. Yüzellilikler’in affından sonra İstanbul'a dönerek Yeni Sabah, Zafer, Yeni İstanbul, Tasvir, Yeni Köylü gibi gazetelerde çalıştı.

Ankara’da Kadı Emmi (1965) gazetesini yayınladı. Basın şeref kartı da taşıyan Göztepe, Ankara’da 1977 yılında öldü.
".....General Grube,Şamil'e şöyle haber göndermişti :
-Haşmetli Çar hazretlerinin bütün Kafkasya'yı havaya uçuracak kadar barutu olduğunu unutmayın.
Şamil'in bu tehdide karşı meşhur cevabı şudur :
-Nikola size gökyüzünden ay'ı tutup yeryüzüne indiririm derse inanınız ; fakat Dargo mescidinin minaresindeki ay'a elini sürebilirim derse sakın inanmayın...."
Sigarası ile kahvesinden başka mükeyyifat namına hiçbir itiyadı bulunmayan Sultan Vahidettin pek çok sigara içerdi.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 112 - Sebil Yayınevi
Sultan Vahidettin, tekrar İstanbul'a döneceğine, taht ve tacına kavuşacağına sarsılmaz bir iman ile inanmakta idi.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 31 - Sebil Yayınevi
... hilafet ve hanedan ananesini çiğneyerek sakal bırakmayan Osmanlı patişahlarının Yavuzdan sonra ikincisi olan Sultan Vahidettin ...
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 78 - Sebil Yayınevi
Son Abbasi Halife'sinin Osman oğullarına kendi rızasıyla takdim ve teslim ettiği hilafet sıfatı, Osman oğullarının son patişahı eliyle ve gönül rızası ile tekrar bir Arap hükümdarına fakat bu sefer Haşimiyye isimli yeni bir devletin kralına devrü teslim ettirilmek için çalışılıyordu.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 82 - Sebil Yayınevi
Sultan Vahidettin, Hicaz'dan ayrıldıktan sonra Mısır'a gitmek ve bu mamur İslam memleketinde yaşamak arzusunu göstermiş ise de o esnada Mısır hükümdarı bulunan Kral Birinci Fuat bu misafirliğe razı olmamış ve en küçük bir kabul çehresi göstermemişti.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 103 - Sebil Yayınevi
Sultan Vahidettin ile Mussolini'nin her nedense birbirlerini daha ilk gördükleri anda yıldızları çok barışmıştı.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 110 - Sebil Yayınevi
Sultan Vahidettin ile İtalyan Kralı ve Duçesi arasındaki bu çoşkun samimiyet tezahürlerine rağmen bu samimiyet hiç bir zaman hatta Sultan Vahidettinin cenazesi bir rehine gibi günlerce Manolya kasrında mahcuz kaldığı ve kaldırılmadığı esnada bile maddi bir yardım şekline dönüşmemiş, Sultan Vahidettine karşı ne İtalyan Kralı Victor Emanuel'den ne Mussolini'den ve nede resmî İtalyan makamlarından hiçbir para yardımı yapılmamıştır.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 111 - Sebil Yayınevi
Sultan Vahidettinin ölümü üzerine kıymetli evrak ve paralarını muhafaza ettiği küçük çekmecesi açıldığı vakit içinden on yedi tane çeyreklik Osmanlı altını ile, taşları sökülmüş bir Hanedanı Âli Osman nişanı bulunmuş ve servet namına bunlardan başka hiçbir şeye tesadüf edilememişti.
Tarık Mümtaz Göztepe
Sayfa 186 - Sebil Yayınevi
204 syf.
·83 günde·Beğendi·10/10
Yaklaşık iki yıl önce okuduğum bu kitap için,ajandama inceleleme olarak şöyle not düşmüşüm ben de aynen aktarıyorum : " Her sayfası dolu dolu ve altı çizilecek veya not alınacak bir kitap...
Tarih sever okuyucular ve Osmanlının son döneminde yaşanan olayların içyüzüne bir nebze de olsa ışık tutan bir eser..."

Yazar " Tarık Mümtaz Göztepe'nin " birbiri ardınca dokuz sadrazama yaverlik yapmış olması ve ayrıca vefatına kadar ( Sultan Vahideddin'in ) yanında bulunmuş olması nedeniyle kaleme almış olduğu hatıraların anlatıldığı bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
204 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Sultan Vahdettin hakkında okuduğum ilk eserdi. Sultan halkında bildiğim bazı yanlışları bu eser sayesinde düzelttim. Bununla birlikte eserin dili fazla ağır değil ve başlarda sıkıcı geldi. Bunda eserin Sultan Vahdettin dışında kişi ve olayları bolca anlatmasının sebep olduğunu düşünüyorum. Her şeye rağmen birinci derecede bir müşahit tarafından kaleme alınması eseri tarihi bir eser olarak çok kıymet kattığı kanaatindeyim. Malta'dan Hicaz yollarına ve en son İtalya'ya kadar uzanan zorlu bir gurbet hikayesi. Keyifli okumalar dilerim.
440 syf.
·37 günde·Beğendi·6/10
Yazarın bu kitabı daha önce bir dergide yayımı sırasında ( Şeyh Şamil'in torunu Kamil Paşa'nın oğlu Said Şamil Bey ) tarafından tetkik edilerek okuyucuya sunulmuştur.
Bu kadar sayfa sayısına rağmen beklentimin altında bir kitaptı daha doyurucu bilgiler ve akıcı dil olabilirdi.
Yine de tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tarık Mümtaz Göztepe
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1891
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 1977
1891 yılında İstanbul'da doğdu. Kuleli Askeri Lisesi’ni ve Kara Harp Okulu'nu bitirdi. Topçu subayı olarak orduya katıldı. Dokuz Harbiye Nazırı'na yaverlik yaptı. Mütareke döneminde sadrazam Damat Ferit Paşa’nın yaveri oldu. Bu sırada çıkardığı Ümid (1919-1921) dergisindeki yazıları, Kuvayi İnzibatiye güçlerinde görev yapması nedeniyle, Kurtuluş Savaşı sonrasında, Türkiye dışına çıkmak zorunda kaldı ve Yüzellilikler listesine kondu (1924).

Bulgaristan'a giderek, Eskicuma'da Rumeli gazetesini (1924-25) çıkardı. Burada Aşık Garip, Muhacir Baba, Başyazıcı gibi takma adlarla yazılar yazdı. Bu dönemde İstanbul'da çıkan Tanin ve Tevhid-i Efkar gazetelerinde, Ali Topciev takma adıyla, Bulgaristan Mektupları yayınlandı.

Bulgaristan’dan henüz Türkiye’ye katılmamış olan Hatay’a gitti. Hatay'da Jimnastik öğretmenliği yaptı. Daha sonra Suriye'ye giderek Şam’da Musavver Sahra Mecmuası’nı, Kuneytra’da Adigece-Fransızca-Arapça-Türkçe olarak yayınlanan Marg gazetesini (1928-31), Antakya’da Hacivat Karagöz’ü (1933), İskenderun'da Ayyıldız (1939) gazetesini çıkardı. Yüzellilikler’in affından sonra İstanbul'a dönerek Yeni Sabah, Zafer, Yeni İstanbul, Tasvir, Yeni Köylü gibi gazetelerde çalıştı.

Ankara’da Kadı Emmi (1965) gazetesini yayınladı. Basın şeref kartı da taşıyan Göztepe, Ankara’da 1977 yılında öldü.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 12 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.