Tarık Zafer Tunaya

Tarık Zafer Tunaya

Yazar
8.8/10
13 Kişi
·
21
Okunma
·
13
Beğeni
·
756
Gösterim
Adı:
Tarık Zafer Tunaya
Unvan:
Türk Hukukçu
Doğum:
İstanbul, 1916
Ölüm:
İstanbul, 1991
Tarık Zafer Tunaya (d. 1916, İstanbul - ö. 29 Ocak 1991, İstanbul), Türk hukukçu.

1916'da İstanbul'da doğdu. Galatasaray Ortaokulu ve Saint Benoit Fransız Lisesi'ni bitirdi. 1940'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olarak Esas Teşkilat Hukuku kürsüsünde asistanlığa başladı. "Müessese Teorisinde Fikir Unsuru ve bazı Hususiyetleri" konulu teziyle doktor, "Amme Hukukumuz Bakımından İkinci Meşrutiyet'in Fikir Cereyanları" çalışmasıyla doçent oldu. 1959'da profesör olarak Anayasa Kürsüsü'ndedir, İktisat Fakültesi ile Gazetecilik Enstitüsü'nde ayrıca dersler verir.

1953-54'te Avrupa ve Amerika'da mesleki incelemeler yaptı. 27 Mayıs Darbesi'nde askerlerin meşruiyetini kaybetmiş bir iktidara karşı haklılığını belirten 28 Mayıs 1960 tarihli raporu imzalayan 7 kişilik bilim heyetinde yer aldı. Kurucu Meclis İstanbul İli Temsilciliği (6 Ocak 1961 - 25 Ekim 1961) ile 1961 Anayasasının hazırlanmasında komisyon üyeliği yaptı. Komisyon başkanı Sıddık Sami Onar'la anlaşamadı, ayrıldı. MBK onu Paris'te NATO emrinde görevlendirdi. 1961'de Kurucu Meclis üyeliği yapmıştır. 1965'de Melahat Hanım'la evlendi, yeniden üniversiteye döndü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, ardından kurucusu olduğu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi dekanı oldu. 12 Eylül askeri darbesi onu görevden aldı. 1982 yılında yine aynı fakülteye dekan olarak atandı ve 1983 yılında yaş haddinden emekli oldu. 29 Ocak 1991'de öldü.

Legion d'honneur nişanı aldı (1980), Balıkesir Barosu'nca Anıtlaşmış On Hukukçudan Biri seçildi (1983), Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü'nü kazandı (1989).
Ve bir sayısında, Ziya Gökalp'in Malta'dan işitilen sesi,esirlere duyuruluyordu. (16 Kasım 1919):
Ağla çoban ağla,ovan kalmadı
İnle bülbül inle! yuvan kalmadı.
Türkleri, maddi ve manevi sefaletten, aşağılık duygusundan, hareketsizliğin, cahilliğin, tembelliğin ve anlamsız bir tutuculuğun vesayetinden kurtarma savaşı Türk devrimini tanımlar.
Atatürk'e gerçek yolu seçtiği, davasından ödün vermediği için bağlıyız. Yoksa O, doğruyu görmemekte ısrar edenlerin iddia ettikleri gibi, bir tapınak değildir.
İkinci Meşrutiyet'in fikir akımlarıyla uğraşanlar, araştırmalarında bugün için şu özlü sonuca varacaklardır: Değişen bir dünya içinde, her zamandan fazla kendimizi tanımaya ve tanıtmaya zorunluyuz.
Anadolu hareketi Sıvas Kongresi'yle umumileşmiş, ''Heyeti Temsiliye'' fiili ve kudretli bir hükümet organı hüviyetiyle Anadolu'ya hâkim olmuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp aynı adı almı ş olan hükümeti kurunca, vergi salan, ordu kuran, kanun yapan, yabancı devletlerle savaşan ve barı ş müzakerelerine, ticaret münasebetlerine girişen bir organ haline gelmiştir. İstanbul hükümeti bu faaliyet karş ısında aciz ve atıl kalmı ştır. Fakat buna rağmen, bir tarafta (İstanbul'da) Halife- Padişah ve Heyeti Vükelâsı; bir tarafta da (Anadolu'da) Türkiye Büyük Millet Meclisi (İcra Vekilleri Heyeti dahil) vardı. bu ikiliğin son bulduğu tarih saltanatın ilga eden kararın tarihi olunca, hukuki bakımdan Osmanlı Devleti'nin son buluş tarihi sayılabilir (1/2 Kasım 1922).
İşte Ali Kemal'in ''Gaye'' başlıklı yazısından bir iki satır: ''...Tekrar ederiz.Müteessir meyus olmayalım !Bir memleket mezarlarla,harabelerle örtülürse korkulmaz!...Yeter ki o memlekette müşterek tek bir ruh yaşasın.'' (No.24).
Görüldüğü gibi, Meşrutiyet her şeyden evvel büyük kitleye manevi ve ahlaki bir olay olarak açıklanmak istenmiştir. İlk görünüşte, istenilen devlet sistemini topyekün değiştirmek değil, devletin sultani (monarşik) yapısında ıslahattır. Bir esaretten kurtuluştur.
360 syf.
·1 günde
Bu kitabın özetini yine kitabın içinden bir bölüm ile yapacağım. Bu mücadelenin ruhu,mücadelesi,harmanlanması çokta kolay olmadığı aşikardır. Günümüzde ihtiyacımız olan şeyin bakın 18 Eylül 1924'te Gazi Paşa nasıl açıklamış.
'Yıl 1924. Eylül'ün 18'inde Büyük Atatürk Rize'den Giresun'a gitmek üzere ayrılmaktadır. Bir hocalar heyeti ellerinde dilekçe, halkın arasındaki Cumhurbaşkanı'na yaklaşıyor. Dilekleri: Kapatılan medreselerin tekrar açılması. '' Gazi Paşa'dan aldıkları cevap da şu : '' Siz mektep istemiyorsunuz. Halbuki millet onu istiyor. Bırakınız artık bu zavallı milleti, bu memleket evlatları yetişsin ! Medreseler açılmayacaktır. Millete mektep lazımdır! ''
360 syf.
·10/10
Kitap, Tarık Zafer Tunaya'nın, özellikle Milliyet gazetesinde yazmış olduğu makalelerinin birleşiminden ileri geliyor; dolayısıyla akıcı, okuru zorlamayan bir dille karşı karşıya kalıyoruz. Birtakım bilinmeyen kelimeler içerse de, kolayca okunuyor.

Yazar, 'İkinci Baskıya Önsöz' başlığı altında, "...Atatürk'ün söylediklerinden olaylara değil, olaylardan Atatürk'e geldim..." diyerek kitabının önemini açıklıyor kısaca. Zira olabildiğince tarafsız ve fakat coşkun bir dili var -ki bu insanı mutlu ediyor. Başlıklarının içerikleri ile uyumuyla, belgelerle donatılmış olmasıyla gerçekten değerli bir kitap diyebilirim. Milli Mücadele'ye, Atatürk'e, Atatürkçülük'e olabildiğince yakından bakabilmek isteyen herkes okuyabilir.
800 syf.
·4 günde
İttihat ve Terakki konusunda bu ülkede sözü en ön planda olan 3 eserden birisidir bu kitap. İttihat ve Terakki'nin oluşumu öncesini, 1908 II. Meşrutiyet'i öncesinde hareketlerini ve sonrası su yüzüne çıkış dönemleri detaylıca işledikten sonra bu cemiyetin kurduğu hükümetleri, muhalefete düşüşü ve sonrasında tek başına iktidar dönemlerini ele alıyor. İttihat ve Terakki'ye sert muhalefet dönemlerini, Trablusgarp Savaşı'nı hemen akabinin de Balkan Savaşlarını ele alan eser daha sonra Sarıkamış olayından Mondros'a giden dönemi ve sonunda İttihat ve Terakki'nin yurtdışına çıkışı ve arkasından İttihatçıların yazgılarını detaylıca ele alıyor. Aslında siyasi hayatımızı o kadar çok etkilemiş bir partinin ülkemizde fazla bilinmemesi yada bilinen kısmıyla sadece Enver,Cemal ve Talat Paşa'lardan oluştuğu sanılan bu yapının ne kadar derin olduğunu yan kuruluşları ile neler yapıldı bilinmemesi büyük bir eksikliktir. I.Balkan Savaşı sonrası elimizden çıkan Edirne'nin II. Balkan Savaşı sonunda tekrar geri alınması ve Balkanlar'da Bulgara toprak verilmemesi için Batı Trakya Cumhuriyeti'nin kurucularının hepsinin İttihat ve Terakki lideri Enver Paşa önderliğinde kurulan Teşkilat-ı Mahsusa'nın neler yaptığını bu kitap da detaylıca okuyabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tarık Zafer Tunaya
Unvan:
Türk Hukukçu
Doğum:
İstanbul, 1916
Ölüm:
İstanbul, 1991
Tarık Zafer Tunaya (d. 1916, İstanbul - ö. 29 Ocak 1991, İstanbul), Türk hukukçu.

1916'da İstanbul'da doğdu. Galatasaray Ortaokulu ve Saint Benoit Fransız Lisesi'ni bitirdi. 1940'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olarak Esas Teşkilat Hukuku kürsüsünde asistanlığa başladı. "Müessese Teorisinde Fikir Unsuru ve bazı Hususiyetleri" konulu teziyle doktor, "Amme Hukukumuz Bakımından İkinci Meşrutiyet'in Fikir Cereyanları" çalışmasıyla doçent oldu. 1959'da profesör olarak Anayasa Kürsüsü'ndedir, İktisat Fakültesi ile Gazetecilik Enstitüsü'nde ayrıca dersler verir.

1953-54'te Avrupa ve Amerika'da mesleki incelemeler yaptı. 27 Mayıs Darbesi'nde askerlerin meşruiyetini kaybetmiş bir iktidara karşı haklılığını belirten 28 Mayıs 1960 tarihli raporu imzalayan 7 kişilik bilim heyetinde yer aldı. Kurucu Meclis İstanbul İli Temsilciliği (6 Ocak 1961 - 25 Ekim 1961) ile 1961 Anayasasının hazırlanmasında komisyon üyeliği yaptı. Komisyon başkanı Sıddık Sami Onar'la anlaşamadı, ayrıldı. MBK onu Paris'te NATO emrinde görevlendirdi. 1961'de Kurucu Meclis üyeliği yapmıştır. 1965'de Melahat Hanım'la evlendi, yeniden üniversiteye döndü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, ardından kurucusu olduğu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi dekanı oldu. 12 Eylül askeri darbesi onu görevden aldı. 1982 yılında yine aynı fakülteye dekan olarak atandı ve 1983 yılında yaş haddinden emekli oldu. 29 Ocak 1991'de öldü.

Legion d'honneur nişanı aldı (1980), Balıkesir Barosu'nca Anıtlaşmış On Hukukçudan Biri seçildi (1983), Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü'nü kazandı (1989).

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 64 okur okuyacak.