Ted Kaczynski

Ted Kaczynski

9.5/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
4
Beğeni
·
837
Gösterim
Adı:
Ted Kaczynski
Tam adı:
Theodore John Kaczynski
Unvan:
Matematikçi, anarşist teorisyen ve eylemci
Doğum:
22 Mayıs 1942, Şikago, Illinois
Theodore John Kaczynski veya kısaca Ted Kaczynski (d. 22 Mayıs 1942, Şikago, Illinois), ABD'li matematikçi, anarşist teorisyen ve eylemci.Harvard Üniversitesinden mezun olduktan sonra Michigan Üniversitesinde matematik alanında doktora yapmış, Berkeley Üniversitesinin o döneme değin en genç öğretim üyesi olarak görev almıştır.

Kaczynski Berkeley üniversitesindeki yardımcı profesörlük görevinden istifa ettikten sonra Montana'ya yerleşerek ormanın içinde bir kulübede yaşamaya başlamış, yaşamını tamamen kendi kendine sürdürmenin yollarını aramıştır. Ancak endüstriyel gelişmenin yaşam alanını gittikçe daha çok daralttığına ve çevresindeki doğanın sürekli olarak tahrip edildiğine şahit olması, kendisini önce ufak tefek sabotaj eylemlerine, daha sonra ise kararlı ve planlı bombalamalar yapmaya itmiştir. Bir American Airlines uçağına yerleştirdiği patlamayan bombayla işlediği suçlar "federal suç" kapsamına girmiş ve FBI'ın hakkında dosya açmasına neden olmuştur. Unabomber adı, Üniversite ve Havayolları Bombacısının kısaltmasıdır.

1995 yılında yazdığı uzun bir manifestoyu tehdit ve yayınlandığı takdirde bombalama eylemlerini bırakma vaadiyle Washington Post ve NewYork Times gazetelerinde yayınlatmayı başarmıştır. Türkiye'de Kaos Yayınları tarafından Türkçeleştirilerek kitap halinde yayınlanan manifesto sanayi devriminin insanlığın başına gelen en büyük felaket olduğu iddiasıyla başlayarak Amerikan sosyal demokratlarından endüstriyel güçlere değin birçok kesime derin eleştiriler girmekte ve bireysel, bağımsız ve kararlı bir tepkiyi öğütlemektedir. Manifesto, tek yazarının Kaczynski olmasına karşın birinci çoğul şahıs zamiriyle ve "biz Freedom Club üyeleri" şeklinde ifadelerle kaleme alınmıştır.(Kaczynski'nin manifestosu wikisource'de bulunmaktadır.)
“Kendinden emin olmak”, “kendine güven”, “öncelik”, “girişim”, “iyimserlik” vb. gibi kelimeler liberal ve solcu sözcük dağarcığında çok küçük yer alır. Solcu, bireycilik karşıtı, kollektivist taraftarıdır. O, toplumun, herkesin problemini çözmesini, herkesin ihtiyaçlarını karşılamasını, onlara bakmasını ister. Kendi problemlerini çözebilme ve kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme yetisine güvenebilen biri değildir. Solcu, rekabet kavramına muhaliftir çünkü içten içe kendini yenilmiş gibi hisseder.
Özgürlük, güç sahibi olmak demektir; diğer insanları kontrol etmek için değil, ancak kendi yaşamının koşullarını kontrol etmeye yarayan güç. Biri (özellikle de büyük bir kuruluş) kişinin üzerinde bir güce sahipse, bu güç ne kadar iyi niyetli, hoşgörülü ve müsaadeci olursa olsun kişi özgür değildir. Özgürlüğü, tam bir kabullenişle karıştırmamak önemlidir.
Benzer şekilde, SSCB’de komünizm çöküşünden önce, Batı’daki solcular bu ülkeyi çok az eleştirirlerdi. Eğer SSCB’nin pek çok yanlış yaptığını kabul etmek zorunda kalırlarsa,hemen komünistler için mazeretler bulmaya ve Batı’nın hatalarından bahsetmeye başlarlardı. Batı’nın komünistlerin saldırganlığına askeri yollarla direnmesine hep karşı çıktılar. Dünyadaki tüm solcular, Amerika’nın Vietnam’da yaptığı askeri harekatı ateşli bir şekilde protesto ettiler, ama SSCB, Afganistan’ı işgal ettiğinde hiçbir şey yapmadılar. Sovyetleri onayladıklarından değil, solcu inançlarından dolayı, komünizme karşı çıkmayı kendilerine yediremediler. Bugün, “siyasi dürsütlüğün (pc)” egemen olduğu üniversitelerimizde, akademik özgürlüğün kısıtlanmasını içten içe onaylamayan, ama yine de sesini çıkarmayan muhtemelen pek çok solcu vardır.
Toplumumuz sisteme uygun olmayan herhangi bir düşünce ya da davranış biçimine “hastalık” olarak bakma eğilimindedir ve bu akla yakın bir tutumdur, çünkü bir birey sisteme uyum sağlayamazsa bu durum sisteme olduğu kadar bireye de sorun çıkarır. Bu nedenle bir bireyin sisteme uyumunu sağlamak bir “hastalığa çare” bulmak gibi görülür.
Bu, yapay etkinlikleri ayırt etmek için temel kuraldır. X amacına ulaşmak için çok zamanını ve enerjisini adayan bir kişiyi düşünerek, kendinize şu soruyu sorun: Eğer bu kişi, zamanının ve enerjisinin çoğunu biyolojik gereksinimlerini karşılamaya harcamak zorunda kalsaydı ve bu çaba da onun fiziksel ve zihinsel yeteneklerini değişik ve ilginç bir biçimde kullanmasını gerektirseydi, bu kişi X amacına ulaşmadığı için kendini bir şeyden yoksun hisseder miydi? Eğer cevap hayırsa bu kişinin X amacına ulaşmaya çabalaması bir yapay etkinliktir. Hirohito’nun deniz biyolojisi konusundaki çalışmaları açıkça bir yapay etkinlikti; çünkü, Hirohito, yaşamsal gereklilikleri elde etmek için zamanını bilim dışı ilginç işlere harcamak zorunda kalsaydı, deniz hayvanlarının anatomileri ve yaşam döngüleri üstüne her şeyi bilmediği için kendisini bundan yoksun hissetmezdi; bu açık. Ancak, aşk ve cinsellik arayışı bir yapay etkinlik değildir, çünkü çoğu kişi, yaşamı diğer yönlerden tatmin edici olsa bile, karşı cinsin bir üyesiyle hiçbir ilişkiye giremediğinde bunun eksikliğini hisseder.
Kadınlar, kariyer sahibi olmaya teşvik edilir çünkü yetenekleri sistem için yararlıdır ve daha önemlisi düzenli iş sahibi olmakla kadınlar sistemle daha iyi bütünleşir ve ona ailelerine olduğundan daha çok bağlanırlar. Bu durum, aile dayanışmasını zayıflatır. (Sistemin liderleri aileyi güçlendirmek istediklerini söylerler ama asıl kastettikleri, çocukların sistemin ihtiyaçları doğrultusunda toplumsallaşmalarında ailenin etkili bir alet olmasını istememeleridir.) Belirttiğimiz gibi sistem ailenin ya da diğer küçük çaplı sosyal grupların güçlenmesini ya da özerkleşmesini göze alamaz.
“İnsanlığın yararı” açıklaması da diğerinden daha iyi değil. Bazı bilimsel çalışmaların, insanlığın iyiliği ile akla yakın hiçbir ilgisi yoktur. Örneğin, arkeoloji ve karşılaştırmalı dilbilimi çalışmalarının çoğu böyledir.

Kendisi de dilbilimci yardımıyla yakalanan Unabomber 'ın manifestosu. Özellikle tüm dünya solcuları (veya değişken haliyle liberalleri) bu manifestodan dolayı hala adamdan nefret etmekte.

Şahsen ben her zaman Unabomber 'ı bireyci-anarşist bir hareket görmüşümdür. Çünkü bireyci-anarşizmin sonucunda yeşil harekete varıyorsun. Ayrıca genel olarak sevdiği şey doğa değil, doğal hal durumu. Eleştirileri endüstri ve modern dünya teknolojisi üzerineyken asıl nefreti toplumun elementlerini yok eden suç işleyicilere karşı.

Belki 20. yüzyılda fiziki-eylemsel etkisi çok az olsa da fikirsel alanda -özellikle devletin ve toplumun birey üstündeki kontrolü üstüne- birçok insana ilham olmuş bir manifesto.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ted Kaczynski
Tam adı:
Theodore John Kaczynski
Unvan:
Matematikçi, anarşist teorisyen ve eylemci
Doğum:
22 Mayıs 1942, Şikago, Illinois
Theodore John Kaczynski veya kısaca Ted Kaczynski (d. 22 Mayıs 1942, Şikago, Illinois), ABD'li matematikçi, anarşist teorisyen ve eylemci.Harvard Üniversitesinden mezun olduktan sonra Michigan Üniversitesinde matematik alanında doktora yapmış, Berkeley Üniversitesinin o döneme değin en genç öğretim üyesi olarak görev almıştır.

Kaczynski Berkeley üniversitesindeki yardımcı profesörlük görevinden istifa ettikten sonra Montana'ya yerleşerek ormanın içinde bir kulübede yaşamaya başlamış, yaşamını tamamen kendi kendine sürdürmenin yollarını aramıştır. Ancak endüstriyel gelişmenin yaşam alanını gittikçe daha çok daralttığına ve çevresindeki doğanın sürekli olarak tahrip edildiğine şahit olması, kendisini önce ufak tefek sabotaj eylemlerine, daha sonra ise kararlı ve planlı bombalamalar yapmaya itmiştir. Bir American Airlines uçağına yerleştirdiği patlamayan bombayla işlediği suçlar "federal suç" kapsamına girmiş ve FBI'ın hakkında dosya açmasına neden olmuştur. Unabomber adı, Üniversite ve Havayolları Bombacısının kısaltmasıdır.

1995 yılında yazdığı uzun bir manifestoyu tehdit ve yayınlandığı takdirde bombalama eylemlerini bırakma vaadiyle Washington Post ve NewYork Times gazetelerinde yayınlatmayı başarmıştır. Türkiye'de Kaos Yayınları tarafından Türkçeleştirilerek kitap halinde yayınlanan manifesto sanayi devriminin insanlığın başına gelen en büyük felaket olduğu iddiasıyla başlayarak Amerikan sosyal demokratlarından endüstriyel güçlere değin birçok kesime derin eleştiriler girmekte ve bireysel, bağımsız ve kararlı bir tepkiyi öğütlemektedir. Manifesto, tek yazarının Kaczynski olmasına karşın birinci çoğul şahıs zamiriyle ve "biz Freedom Club üyeleri" şeklinde ifadelerle kaleme alınmıştır.(Kaczynski'nin manifestosu wikisource'de bulunmaktadır.)

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.