Theodor Herzl

Theodor Herzl

Yazar
7.3/10
57 Kişi
·
221
Okunma
·
19
Beğeni
·
1787
Gösterim
Adı:
Theodor Herzl
Tam adı:
Theodor Herzl
Unvan:
Politik siyonizmin kurucusu, gazeteci
Doğum:
2 Mayıs 1860
Ölüm:
3 Temmuz 1904
Theodor Herzl (2 Mayıs 1860 – 3 Temmuz 1904), politik siyonizmin kurucusu, gazeteci.

Budapeşteli orta sınıf bir ailenin ferdidir. Viyana Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı.Avukat sıfatını taşısa da mesleğinin yerine yazarlık yaptı, çeşitli oyunlar yazdı. O zamanlar İsrail devleti olmadığından bir Yahudi devletinin kurulmasını tasarladı.Siyonizm üstüne kapsamlı çalışmalar yaptı. Fransa'da ortaya çıkan Dreyfus Olayısonrası artan Yahudi karşıtlığı hem onun yaşamına hem de siyonizm fikrinin seyrine yön verdi. Yahudilerin tüm dünyada ezildiği ve acı çektiği düşüncesinden hareketle "Yahudi Devleti" (Der Judenstaat) adlı kitabını yayınladı (1896). 1897 yılında Dünya Siyonist Teşkilatı'nın kurulmasını ve kurulduğu İsviçre'nin Basel kentinde teşkilatın ilk kongresinin yapılmasını sağlamıştır.Kongrede "Ben bugün burada Yahudi Devleti'ni kurdum, ancak bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler. Fakat beş sene içinde ya da elli sene sonra bunu herkes böyle bilecektir." demiştir. Ayrıca kongrede kurulması planlanan Yahudi Devleti'nin sınırlarını da belirtmiştir. Kongre sonunda Herzl Dünya Siyonist Teşkilatı'nın başkanı seçilmiştir.

Teşkilatın amacına uygun olarak kutsal Siyon tepesinin bulunduğu Filistin topraklarında Yahudi Devleti'ni kurmak amacı ile önce İngilizlerle bağlantıya geçmiş, ancak Filistin topraklarının Osmanlı egemenliği altında olması çözümün adresi olarak dönemin padişahı II. Abdülhamid'i göstermiştir. Öncelikle Osmanlı ile iyi ilişkileri olması hasebiyle Alman İmparatoru II. Wilhelm ile ilişkiye geçmiş ancak umduğunu bulamamıştır. 17 Mayıs 1901 tarihinde Abdülhamid ile görüşmeyi başarmıştır. Görüşmede Herzl, padişaha "Yahudilerin vadedilmiş topraklarda "yurt" kurmasına izin verildiği takdirde Avrupa'daki Yahudi bankerlerin Osmanlı'nın tüm dış borçlarını ödeyeceğini" bildirir. Bu taahhüdü Abdülhamid "Ben bir karış dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır." cevabı ile reddetmiştir. Aslında teklif oldukça caziptir, Osmanlı Devleti moratoryum ilan etmiştir, mali açıdan çok zor durumdadır, Abdülhamid bu durumu şu sözleri ile açıklamıştır: "Kudüs taraflarından toprak satın alarak her taraftan Yahudileri oraya iskan istediler.Adeta orada bir memleket tahsis etmek isterler. Teklifleri de devletin Düyun-u Umumiyesini kamilen deruhte etmek idi. Güzel bir şey. Zira Düyun-u Umumiye birgün gelip de borçlarımızı ödemez isek, devletin maliyesini murakebeye almak gibi bir tehlike mevcuttur." Herzl, II. Abdülhamid ile ikinci görüşmesini 4 Temmuz 1902 tarihinde yapar ancak istekleri yeniden reddedilir. Herzl vadedilmiş topraklar uğruna yaptığı savaşı sürdürürken Osmanlı Sultanı tarafından kullanıldığını acı bir şekilde anlayacaktır. Zira o dönemde Fransız finansörlerinden Osmanlı dış borçlarının kapatılmasında kullanılacak miktarın arttırılması için piyon olarak kullanılmıştır. Bu olayın üstüne Osmanlı planını rafa kaldırırken ağzından şu sözler dökülecektirTürkler gün gelecek, dilenci durumuna düşecek ve dizlerime kapanıp yalvaracaklar. Bunun üzerine İngiltere ile yeniden ilişki kurarak sorunun çözüleceği fikrinden hareketle İngiliz Sömürgeler Bakanı Chamberlein ile görüşür. Bu görüşmeden de istediği sonucu alamayan Herzl kısa bir süre sonra Londra'ya davet edilir. Bu görüşmede "Yahudi yurdu" olarak kendisineUganda teklif edilir, ancak teşkilat kongrede bunu reddeder. Filistin topraklarının "vadedilmiş topraklar" olması Herzl'in gözünü buraya çevirmesinin nedenidir.
Eğer eskisinin yerine yeni bir tane ev kiralamayı istersem, inşa etmek için önce onu yıkmalıyım. Doğal düzene, işte bu yüzden bağlı kalmalıyım.
Sağlıklı bir insan, yoğun bir şekilde günde üç buçuk saat çalışabilir.
Ailesine, dinlenmeye ve diğer meşguliyetlere ayırdığı aynı uzunlukta bir zaman aralığından sonra tekrar tamamıyla dinlenmiş olarak işe koyulabilir.
Böyle yaşayan her işçi harika şeyler yapabilir.
Neredeyse giderilmesi olanaksız bir düzeyde uzun yıllar boyunca farklı ulusların dilleriyle eridiğimize göre, biz tarihi sadece babalarımızın inancı doğrultusunda hissediyoruz.
Yahudilere karşı herhangi resmi bir haksız tavrın başlaması kalıcı bir ekonomik krizi meydana getirir.
Bu yüzden hiçbir silah etkili biçimde bize karşı kullanılamaz, çünkü bu silahlar onları kullanan ellere zarar verir.
"Biz zulüm yaşadığımız yer olan bu mekânlardan (Avrupa'dan bahsediyor) göç ettik ve yeni göç ettiğimiz yerlerde zulüm kavramının varlığına neden olduk".
Theodor Herzl
Sayfa 22 - Ataç
Biz vatansız bir ulus olduğumuz sürece, bizim varlığımız nerede kabul edilir ki?
Biz, insanlarımıza bir vatan vermeliyiz. Ve bunu onlara, onları yaşayan toprağından acımasızca çekip alarak değil, onları dikkatlice, filizlerine ve köklerine zarar vermeden bulunduğu yerden alıp, daha iyi bir yere taşımalıyız.
Daha aşağıdaki basamaklara bakmamalıyız, daha yukarıya, en yukarıya bakmalıyız. Ve yükselmeliyiz.
Uğraşılıp, kazanılıp edinilmiş zenginliklerimizi terk etmeyip, onların farkına varmalıyız.
Yahudilerin belirgin güçlü ulusçuluğu yok edilemez, yok
edilmeyecek ve yok edilmemeli. Dış düşmanlar birliğimizi
pekiştirdikleri, sağlamlaştırdıkları için bu ülkü yok edilemeyecek.
Düşmanlarımız, tarihte de tekrar tekrar olduğu gibi, bizim rızamız olmadan bizi tek tek birey yaptılar. Üzüntümüz bizi birbirimize bağladı ve böylece aniden gücümüzü keşfediverdik. Evet, biz bir Devlet oluşturacak kadar, gerçekten örnek bir Devlet oluşturabilecek kadar kuvvetliyiz.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ben Rubi'nin Fikirleri:
.. Yahudiler daima hükümetsiz, ordusuz olarak kendilerinden nefret eden bir kalabalık arasında yaşamışlardır. Nasıl olur da onlarda Haçlıların ve Kondottilerini'nin kahramanlıklarının görülmesini istersiniz? En sonuncusuna kadar imha edilmemek için, onlar da savunma araçlarını icada mecbur kaldılar. İki tane : para ve zeka...

Evet gerçektende öyle ; para ve zeka. Bay Herzl'ı can kulağıyla dinlemiş bu pek seçkin millet. Tarihte ilahi ikazlara uymayan ve peygamberlerinin sözünden sürekli firar eden pek uyanık bu millet, Theodor otur dese oturmuş kalk dese kalmış anladığım kadarıyla. Theodor Herzl yaşasa kendiyle gurur duyardı orası kesin. Kendilerini mazlum olarak gören bu mükemmelcikler başlarına geleni misli ile bugün Müslümanlara yapıyorlar , çok onurlu! Acıma duyguları da sadece kendileri için.

Tabi tebrik edilecek noktalardan, bu ileri derecedeki azim.

>>>Benim için İsrail bir virüstür...
"Kuduz bir köpek tarafından ısırıldığınız zaman kimi suçlarsınız? Köpeği mi sahibini mi ? Kuşkusuz sahibini. Bu yüzden bütün suç İsrail gibi bir ülkeyi desteklediği için Amerika'nın. (Robert De Niro)
112 syf.
·1 günde·10/10
Theodor Herzl, İsrail devleti kurulmadan yıllar önce kaleme aldığı Yahudi Devleti, kurulacak olan İsrail devletinin genel hatlarıyla nasıl kurulacağı, kuruluş aşamasında toplumun nasıl yönlendirileceği, devletin hangi prensipler üzerine kurulacağının taslağını sunmuştur.
112 syf.
·6 günde
Theodor Herzl ,meseleye Anti Semitik (Yahudi karşıtı) faaliyetleri ve buna karşı Yahudilerin çektikleri çileleri(!) meskenler edinememelerini anlatarak baslamış ve bu Anti Semitik faaliyetlerin kendilerini birlik haline getireceğini belirttikten sonra "Yahudi Devleti" için gerekli olanları bölüm bölüm anlatarak sıralamış;
- Öncelikle kendi içlerinde güçlenmeleri ve ticaret yapıp, ekin ekip mesken edinmeleri
- Yahudi derneği ve Yahudi şirketi kurmaları gerektiği (Dernek insanları harekete geçirirken şirkette derneğe maddi güç sağlayıp desteleyecek)
- İnsanların kendilerini ve hayatının içindeki her şeyi bu derneğe (Yahudiliğe) adamaları
- Gayrı menkul şirketi kurmaları
- işçileri vasıflı- vasıfsız siye ayırarak orta sınıfı aynı zamanda beyin takımı olarak yetiştirmeleri
- Hayata dair (eğitim, ulaşım, eğlence vb.) her şeyi kendi bünyelerinde üretmeleri ve
- Göç etme ve göçün şartları olarak basamak basamak anlatmış.
Kitap bir yahudinin dilinden old. İçin bazı yerlerinde "tabi kesin öylesinizdir" gibi tepkilerle yazarı yalanlıyorsunuz. Bu kitabı okumadan önce en azından Seyyid Kutub'un "Yahudiyle Savaşımız" kitabı okunmalı ve Yahudileri anlatan ayetlerin tefsirine bakılmalı. Bu şekilde bir okuma yapmak daha faydalı olacaktır.
112 syf.
·5 günde·Puan vermedi
İsrailin şuanda ki durumuna bakıldığıda bu kitap ışığında büyük bir başarı ile sonuçlanmış.
Herzl yahudi devlet mantığını tüm detayları ile belirlemiş ve tüm ana hatları ile izah etmiş.
Dersine iyi çalışan bir millet yada bir insan mutlaka başarır.

Kitabın son cümlesi çok manidar;
" Dünya bizim özgürlüğümüzle hürriyetine kavuşacak, servetimizle zenginleşecek, yüceliğimizle büyüyecek!"
Günümüz dünya ekonomisi ve para yöneticilerine bakıldığında net bir tablo çıkıyor.

Dünya tarihinde en az Müslümanlar kadar ezilen bir millet ama yurtsuz bir millet. Endülüs dönemine ve nazi dönemine ve hatta önceki asırlara bakıldığında bu millet ezildikçe güçlenmiş. Bulunduğu yerden Dışlandıkça oranın en zengini olmuş ve söz sahibi olmuş.
Bu sıkıntılar doğrultusunda kurtuluşu ticarette bulmuşlar. Ve dünyanın patronu haline gelmişler.
112 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yahudi meselesinin ancak anavatanında yahudi bir ülkenin kurulmasıyla çözülebileceğine inanan Theodor Herzl  "Yüz ya da elli yıl önce bile bu rüyadan daha öte bir şey değildi. Bugün gerçeğe dönüşebilir. " düşüncesi ile  'vaad edilmiş topraklar' adı altında Filistin topraklarında kurmayı planladığı zihnindeki yahudi devletini, en ince ayrıntısına kadar  anlatmış eserinde.

Yahudilerin hayalini kurduğu bir düşüncenin en ciddi adımının başlangıcını oluşturuyor eserin sahibi. Kuracağı devlette yahudilerin ülkeye göçü, nasıl çalışması gerektiğini, toprakların nasıl paylaşılacağı, devletin dili, anayasası, hukuku, ticaretini titizlikle anlatmış, bütün bunların finansmanını, oluşturulacak bir yahudi şirketi ve yahudi derneği ile sağlamaya çalışabileceklerini önermiş.

Ülkü uğruna cömertce bencillikten uzak bir şekilde kendisini kavganın ortasına atanlar için ne de büyük bir zafer ve nam var!  Sözleriyle de eserine son vermiş Bay Herzl.

Keyifli okumalar.
112 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Abdülhamit ve filistini para karşılığı isteyen bir yahudi arasında geçen meşhur diyalog bu kitabı yazan adam Herzl dir.
Kitap daha çok birleşim çağrısı gibi Yahudilere hitaben yazılmış. İlk etapta kabaca anti-semitizm den bahsediyor ve genel olara bu anti-semitizm pencesinde zulum gören Yahudilerin bir vatan kurması gerektiği fikrini savunuyor. Ve bu vatan/devlet in nasıl olması gerektiği genel hatlarıyla anlatıyor.
Okunmalı mı?
Şart değil
Akıcı mı?
Pek değil
Yahudiler hakkıda fikir sahibi olmamızı sağlar mı?
Kısmen...
Diyeceklerim bu kadar.
112 syf.
·Puan vermedi
Tüm düşüncelerim buraya sığar mı emin değilim ama söyleyeceğim ilk cümle Theodor Herzl dünyadaki tüm ideolojileri kendi fikirleri için kurban edip kendi fikirlerini desteklemek için kullanan biri. Ciddi anlamda dikkatinizi vererek okuyacak olursanız farkedeceğiniz ilk şey Siyonizm kavramının aslında Yahudilik ile alakasının olmadığı olacaktır. Yahudilik arkasına gizlenmiş yeni bir ırkçı ideoloji/kavram her ne şekilde tanımlarsanız.
Yahudi Devleti bir nebze Theodor Herzl'ın kişisel rüyasının nasıl başarıya ulaştığı, ya da başarıya ulaşmak için yapılması gerekenler olarak da tasvir edilebilir bir kitap. Aynı zamanda bir günce bence ya da bir fikir günlüğü. Bir adam var bir hayali var ve tüm yaşamı boyunca gerçekleşmesini en çok istediği şey amacına ulaşmak için olması gerekenler tek tek açıklanmış ve Thedor Herzl kitabı yazarken Israil devletinin şu an olmasa bile 50 yıl sonra kurulacağını söylüyor ve öyle oluyor ve söylediğim gibi bunun olması için gerekenleri listelemiş... Ideal bir Israil devleti için vatandaşların günlük 7 saat maksimum verimle çalışması gerektiğini bile hesaplamış kitapta.
Okurken kendi içinizde birçok şeyi mukayese etmeniz gereken de bir kitap aynı zamanda. Herzl'ın Yahudileri sınıflara ayırmasına anlam veremiyor ve zayıf halkalardan neden hoşlanmadığını ve buna rağmen Israil devletini kurmak için onlara ihtiyaç duyuşundan rahatsız oluşunu okuyorsunuz. Yahudilerin vatansızlığından çok fazla rahatsızlık duyan bir kişinin, en büyük çabası Yahudilere yurt bulmak olan birinin Yahudileri sınıflara ayırması hatta ve hatta aynı amaç için çalışmayan Yahudilerin ve Israil kurulduktan sonra oraya göç etmeyen yahudilerin her şekilde dışlayacağı vurgusunu neden yaptığına da anlam veremiyorsunuz. Kendi dindaşlarını amacı uğruna kullanmaktan çekinmeyen bir Herzl'dan bahsediyorum. Yahudilik ile asla bağdaşmayan şeyleri Yahudilik adına yaptığını söyleyen bir Herzl'dan ...
Müthiş bir zeka örneğini de okuyoruz aynı zamanda . Anti - Semitizm kavramını kimi zaman başarısızlıklarını örtmek için kullanmış, kimi zamanda Avrupalı devletlere şantaj olarak kullanmış ve bunu da ustalıkla başarmış bir Herzl çıkıyor karşımıza.
Bir başarı öyküsü dememdeki sebep; bir tarafta herkese çok ütopik gelen fikirler var diğer tarafta ütopik olduğunu kabul ediyorum ama eğer sahiden çalışırsak ve reçeteyi(elimizdeki kitaptan bahsediyor) uygularsak bunu başarabiliriz diyen bir Herzl var ve amacına ulaşıyor, devleti kuruyor...
Kitabı tam olarak bir sınıflamaya sokmak mümkün değil bence, bu durumu herhangi bir sınıflandırmaya tabi tutmamızın mümkün olmayışı gibi.
Eğer Ortadoğu ya ilginiz varsa Filistin Meselesi Orta Doğu'nun kilit noktası. Filistin meselesini anlamadan Orta Doğu konusunda yorum yapmak da tam olarak bilgi sahibi olmakta hem doğru değil hem söz konusu değil. Filistin meselesini anlamanın yolu da Filistin topraklarında işgalci Israil devletinin nasıl kurulduğunu bilmemiz gerekiyor. Herzl bunu yazmış işte devleti kurmak için gerekenleri, devletin kuruluş aşamalarını. İlginç olan bir çok şeyin onun planladigi gibi gitmesi..
Bu sürecin nasıl başladığını ve bir kafada bir fikrin nasıl tüm dünyayı etkileyebildiğini okumak isteyenler bence hiç gecikmesin bu kitabı okumak için.
112 syf.
·Beğendi·10/10
O zamanlar, insanlar tarafından gülünen, bugün ise tüm halkların hizmet ettiği bir sistemin dünyaya adaptasyonunu ve işleyişe geçirilmesinin temellerinin nasıl atıldığına dair bir fikir edinmek açısından önemli bir manifesto.. Belki, Dünya üzerinde ki tüm bayrakların ve sınırların ortadan kalkmasına sebep olabilecek birilerine de ilham kaynağı olabilir.. Bu son yazdıklarım, sizlere belki komik ve ütopik gelebilirler, yalnız unutmayın ki, Theodor Herzl'de fikirlerini ilk defa öne sürdüğünde, bu fikirler de diğerleri için gülünç ve ütopik gelmişlerdi..

Yazarın biyografisi

Adı:
Theodor Herzl
Tam adı:
Theodor Herzl
Unvan:
Politik siyonizmin kurucusu, gazeteci
Doğum:
2 Mayıs 1860
Ölüm:
3 Temmuz 1904
Theodor Herzl (2 Mayıs 1860 – 3 Temmuz 1904), politik siyonizmin kurucusu, gazeteci.

Budapeşteli orta sınıf bir ailenin ferdidir. Viyana Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı.Avukat sıfatını taşısa da mesleğinin yerine yazarlık yaptı, çeşitli oyunlar yazdı. O zamanlar İsrail devleti olmadığından bir Yahudi devletinin kurulmasını tasarladı.Siyonizm üstüne kapsamlı çalışmalar yaptı. Fransa'da ortaya çıkan Dreyfus Olayısonrası artan Yahudi karşıtlığı hem onun yaşamına hem de siyonizm fikrinin seyrine yön verdi. Yahudilerin tüm dünyada ezildiği ve acı çektiği düşüncesinden hareketle "Yahudi Devleti" (Der Judenstaat) adlı kitabını yayınladı (1896). 1897 yılında Dünya Siyonist Teşkilatı'nın kurulmasını ve kurulduğu İsviçre'nin Basel kentinde teşkilatın ilk kongresinin yapılmasını sağlamıştır.Kongrede "Ben bugün burada Yahudi Devleti'ni kurdum, ancak bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler. Fakat beş sene içinde ya da elli sene sonra bunu herkes böyle bilecektir." demiştir. Ayrıca kongrede kurulması planlanan Yahudi Devleti'nin sınırlarını da belirtmiştir. Kongre sonunda Herzl Dünya Siyonist Teşkilatı'nın başkanı seçilmiştir.

Teşkilatın amacına uygun olarak kutsal Siyon tepesinin bulunduğu Filistin topraklarında Yahudi Devleti'ni kurmak amacı ile önce İngilizlerle bağlantıya geçmiş, ancak Filistin topraklarının Osmanlı egemenliği altında olması çözümün adresi olarak dönemin padişahı II. Abdülhamid'i göstermiştir. Öncelikle Osmanlı ile iyi ilişkileri olması hasebiyle Alman İmparatoru II. Wilhelm ile ilişkiye geçmiş ancak umduğunu bulamamıştır. 17 Mayıs 1901 tarihinde Abdülhamid ile görüşmeyi başarmıştır. Görüşmede Herzl, padişaha "Yahudilerin vadedilmiş topraklarda "yurt" kurmasına izin verildiği takdirde Avrupa'daki Yahudi bankerlerin Osmanlı'nın tüm dış borçlarını ödeyeceğini" bildirir. Bu taahhüdü Abdülhamid "Ben bir karış dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim bu vatanı kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır." cevabı ile reddetmiştir. Aslında teklif oldukça caziptir, Osmanlı Devleti moratoryum ilan etmiştir, mali açıdan çok zor durumdadır, Abdülhamid bu durumu şu sözleri ile açıklamıştır: "Kudüs taraflarından toprak satın alarak her taraftan Yahudileri oraya iskan istediler.Adeta orada bir memleket tahsis etmek isterler. Teklifleri de devletin Düyun-u Umumiyesini kamilen deruhte etmek idi. Güzel bir şey. Zira Düyun-u Umumiye birgün gelip de borçlarımızı ödemez isek, devletin maliyesini murakebeye almak gibi bir tehlike mevcuttur." Herzl, II. Abdülhamid ile ikinci görüşmesini 4 Temmuz 1902 tarihinde yapar ancak istekleri yeniden reddedilir. Herzl vadedilmiş topraklar uğruna yaptığı savaşı sürdürürken Osmanlı Sultanı tarafından kullanıldığını acı bir şekilde anlayacaktır. Zira o dönemde Fransız finansörlerinden Osmanlı dış borçlarının kapatılmasında kullanılacak miktarın arttırılması için piyon olarak kullanılmıştır. Bu olayın üstüne Osmanlı planını rafa kaldırırken ağzından şu sözler dökülecektirTürkler gün gelecek, dilenci durumuna düşecek ve dizlerime kapanıp yalvaracaklar. Bunun üzerine İngiltere ile yeniden ilişki kurarak sorunun çözüleceği fikrinden hareketle İngiliz Sömürgeler Bakanı Chamberlein ile görüşür. Bu görüşmeden de istediği sonucu alamayan Herzl kısa bir süre sonra Londra'ya davet edilir. Bu görüşmede "Yahudi yurdu" olarak kendisineUganda teklif edilir, ancak teşkilat kongrede bunu reddeder. Filistin topraklarının "vadedilmiş topraklar" olması Herzl'in gözünü buraya çevirmesinin nedenidir.

Yazar istatistikleri

  • 19 okur beğendi.
  • 221 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 158 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.