Tillie Cole

Tillie Cole

Yazar
8.3/10
286 Kişi
·
498
Okunma
·
17
Beğeni
·
815
Gösterim
Adı:
Tillie Cole
Unvan:
İngiliz Yazar
Tillie Cole, İngiltere'nin Kuzeydoğu'sunda küçük bir kasabadan geliyor İngiliz annesi, İskoç babası, ablası ve çok sayıda hayvanla birlikte çiftlikte büyüdü.
Elinden geldiğince en kısa sürede kırsal köklerini terk etti.
Newcastle Üniversitesi'nden BA Hons'u alarak mezun olduktan sonra
Dinsel Araştırmalar'da Professional Rugby'sini izledi.

Tillie, hem bağımsız hem de geleneksel olarak basılan bir yazardır.
“Bence kalp atışı bir şarkı gibi. Bence aynı müzik gibi, özel bir melodiye çekiliyoruz. Ben senin yüreğinin şarkısını duydum ve sen de benimkini.”
'Benim ay gibi ışıldayan yüreklere ve güneş gibi parlayan gülümseyişlere ihtiyacım var... Güzel bir dünyaya inanmaktan vazgeçmeyeceğim.'
“Çünkü hiçbir şey sevdiğini başka birinin kollarında görmenin acısıyla kıyaslanmaz. Hiçbir şey sana söz verilen dudakların, bir öpücükle ihanet edişiyle kıyaslanmazdı.”
“Nedenini bilmiyordum ama anıları yakalamak beni büyülüyordu. Belki de bazen elimizde sadece anılar kaldığı içindi bu. Tekrarlar yoktu; bir an içinde yaşananlar hayatı belirliyordu. Belki de hayatın ta kendisiydi bunlar. Fakat bir ânı filmde saklamak o ânı sonsuza dek canlı tutuyordu.”
336 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabi bitirdim:) ödevler yuzunden ara vererek okudum yoksa 2-3 saatte bitirilecek bir kitapti. Çok akici ve sürükleyiciydi. Kitabin adina baktiğimda "Bin Öpücük" kafamda çok farkli şeyler canlandi. Sonunun boyle biteceğini hiç duşünmemistim. Bir aldatma ve ya ayri duşupte 20 yil sonra bir araya gelecekler diye dusundum hep. Bu canlandi kafamda:)
Ilk 15 sayfa bir az sıkıci ama diğer sayfalar o kadar guzel ve akici ki:) kesinlikle okurken sıkılmayacaksiniz. Aksine çok keyif alacaksiniz ve kesinlikle kitap size çok şey katacaktir. Rune Norveç'e gittiğinde ve Poppy onunla ilişkisini kestiğinde az çok tahmin etmistim neden ayrildiğini. Ve tahminlerimde de yanilmadim. Yine bir Ölum soz konusuydu. Evet klişeydi ama yazar o kadar guzel yazmisti ki. Kendimi bir anda Poppy'nin yerinde hissettim. Rune'un Oslodan geri donduğunde nasil degistigini yazdiği sahneyi de kafamda kolayca canlandirabildim:) Poppy ona öleceğini soylediginde gozyaşlarimi tutamadim. Ilk inanasim gelmedi ama sonra olayin ciddiyetinin farkina vardim. Hep icimde bir umut vardi Poppy'nin iyileşecegine dair. Acaba bir mucize olur mu diye bekledim hep. Bin öpücüğün film ve ya dizi degil de kitap oldugunu unutmusum. Rune'un elinden hiç birşey gelmemesi, sevdiği kizin gozleri onunde eriyip gitmesi canimi çok yakti. Kendimi onun yerine koydukta çok caresiz hissettim. Kendimi hep hikayenin başkarakteri olarak gördum:) o duygulari bana hissettiren Tillie Cole'a sonsuz teşekkur ederim. Diğer kitaplarini da okumayi çok istiyorum..
Hikaye dört dörtlüktü. Tek beğenmediğim nokta 15 yaşinda ilişkiye girmeleriydi.. onun dişinda herşey mukemmel.:)
Bana çok şey ogretti bu kitap..
'Her gunu sanki son gunumuzmuş gibi yaşamaliyiz, değerlendirmeliyiz, etrafimizdaki guzellikleri gormeliyiz. Doğadan keyif almaliyiz. Sevdiklerimizi affetmesini bilmeliyiz. Bencil olmamaliyiz. Sirf kendi bencilligimiz yuzunden sevdiklerimizin yapmak istedigi şeyleri engellememeliyiz. Her anın tadini çikarmaliyiz. Her yaşin kendi guzelliği vardir. Ve daha bir çok şey..
Kitabi okurken Rune'a hayran kaldim.
Poppy'ye çook guzel anlar yaşatti. Kisacik omru kalmasina rağmen tum hayallerini gerceklestirdi:) ne diyeyim insallah ilerde bizide boyle seven biri çikar:) Allah herkese Rune ve Poppy gibi seven nasip etsin.
Sizi asla unutmayacagim Poppy&Rune
#Tillie Cole sonsuz teşekkurler:)
Bize boyle guzel kitap yazip ve duygulari boyle derinden hissettirdigin icin.
336 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir öpücük bir an sürer… ama bin öpücük bir ömür boyu… 

Bir oğlan. Bir kız. 

Anında kurulan ve uzun süre kopmayan, ne zamanın ne de mesafenin koparabileceği bir bağ. Sonsuza dek sürecek bir bağ. Ya da öyle olduğuna inanmışlardı. 

On yedi yaşındaki Rune Kristiansen ülkesi Norveç’ten Georgia’daki Blossom Grove kasabasına geri döndüğünde aklında tek bir şey vardı: Ruhunun diğer yarısı olan, onun dönüşünü beklemeye söz veren kız neden bir açıklama dahi yapmadan onu hayatından çıkarmıştı? Rune'un kalbi iki yıl önce, Poppy tek kelime bile etmeden onu terk ettiğinde kırılmıştı. Ancak işin gerçek yüzünü öğrendiğinde, asıl kalp kırıklığını henüz yaşamadığını fark edecekti.  


Son ana kadar beğenmiyeceğim düşündüğüm fakat sonunda çok sevdiğim bir kitap oldu. İçinize işleyecek buruk bir roman. O kadar güzel, anlayışlı ve etrafına mutluluk saçan bir kızımız vardı ki okurken beni anlayacaksınız. İnsan onun gibi olmak istiyor. Onun gibi dünyaya bakmak, onun gibi her güne mutlulukla göz açıp kapamak istiyor çok güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.

Spoiler!!!
Aslında burada Spoi ile alakalı bir şey yazmıyacağım sadece izleyen varsa kitabın içeriğini tahmin etme ihtimaline karşı önlem alıyorum eğer bu kitabı çok sevdiyseninz ~Senden Bana Kalan~ filmini izlemenizi tavsiye ederim kalın sağlıcakla...
336 syf.
·3 günde
Okuduğum en güzel kitaplardan biri... İlk kitap incelememi bu kitapla yapmak istedim çünkü beklemediğim kadar duygu ve sevgi yüklü bir kitaptı. İki insan birbirini nasıl bu kadar eşsiz benzersiz sevebilir emek, fedakârlık, sevgi ne demek her satırında anlayabilirsiniz. Gerçek sevgiyi hissedebilirsiniz. Okuyun okuyun okuyun...
334 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitaba nasıl yorum yapacağımı bilmiyorum. Aylar sonra ilk kez bir kitabı okurken ağladım ve bu yüzden gerçekten mutlu hissediyorum. Kalbimdeki tüm kırgınlığa rağmen gülümsemek istiyorum. Çok tuhaf hissediyorum anlayacağınız.

Arkadaşlarımdan gördüğüm yorumlar, goodreadste gördüklerim ve kitabın kapağı bana kitabı seveceğimi düşündürüyordu. Böyle renkli, sevimli kitaplar beni kendine çekiyor. Yabancı yayınlarından çıktığı için biraz önyargılıydım, itiraf ediyorum. Bir sürü kitaplarını okumuş olmama rağmen sevdiğim çok az kitapları var, beni hayal kırıklığına uğratmasından çekiniyordum.

Başta biraz öyle hissettim. Kitap gerçekçi başlamıyor. Karakterlerin yaşları, konuşmaları, düşünceleri birbirine uymuyor. Neresinden bakarsak bakalım ütopik geliyor, fantastik hatta. Hala da öyle hissediyorum. Edebi açıdan bir çok eksiği olduğunu da kabul ediyorum ama kitaba tam puandan aşağısını vermek, bana hissettirdiklerine haksızlık olurdu.

Kolay kolay ağlayamam, kitaplarda samimiyeti hissetmem için gerçekten yazan kişinin bunu hissetmiş olması gerektiğini düşünürüm. Abartılı olmamalı, göze batmamalı ama zoraki cümlelerle de anlatılmamalı. Samimiyet, aşk hikayesi anlatmak için en önemli esas bana sorarsanız. Ve bunu hissettim. Gerçekten kalbimin içine işleyen bir aşk hikayesiydi, cümleler hiç sırıtmıyordu. Alayla dudak bükmeme sebep olmadılar. Mutlu oldum, kırıldım, ağladım ve huzurluyum. Ütopik yönüne ve fantastik sonuna rağmen kitabı çok sevdiğim kitaplar arasına aldım ve yıllar sonra tekrar okuyup tekrar ağlayabilmek istiyorum.

Eğer yorumlarımı takip ediyorsanız ve zevklerimizin uyduğunu düşünüyorsanız gözünüz kapalı alabilirsiniz bu kitabı. Sizi temin ediyorum, seveceksiniz.
336 syf.
·32 günde·Beğendi·8/10 puan
İlk başlarda severek elime aldığım bu kitap; bir yerden sonra beni sıkmaya başladı gerçekten. Kitap kötü mü; hayır değil. Peki; iyi bir kitap mı derseniz, inanın bilemiyorum. Sonunu tahmin etmek ise çok zor değildi kitabın. Gün Işığım kitabı ile sonları çok benziyordu. Fakat; Gün Işığım'ı iyi ki okumuşum dedim. Sanırım sorun şu: Bu kitabı iyi ki okumuşum diyemedim.
336 syf.
·1 günde·10/10 puan
" Uzun zamandır beni bu kadar derinden etkileyen bir kitap okumamıştım. Elimden bırakamadım. Hissettirdikleriyle her sayfasına göz yaşlarımı bıraktım. Sonunda ne olacağını kitabın en başından biliyor oluşum bile bu hüznümün önüne geçemedi.
Keşke sonu farklı olsa beklediğim gibi olmasa diye çok geçirdim içimden ama..
Belki de okuduğum en gerçek aşk hikayesiydi. En derinden hissettiğim.
Poppymin benim unutulmazlarım arasına girdi. Tabi ki Rune da. İmkansızlıkların gerçek aşkın karşısında duramayacağının en güzel kanıtı bu kitap. Sonu ne kadar hüzünlü bitsede..
Çok çok güzeldi. Yazarın dili çok akıcıydı. Bir oturuşta bitirdim ve böyle bir sevgi sadece kitaplarda filmler de mi var acaba diye düşünmeden edemedim. "

*Sonsuza dek, daima.*
336 syf.
Bin Öpücük'ü okuyan çoğu kişi sonunda göz yaşlarına boğulduğunu iddia ediyor. Ben yine de heves yapıp sonradan hayal kırıklığına uğramak istemediğim için sıfır beklentiyle başlamıştım kitaba. Sonuç olarak ortalama bulduğum bir kitap olmuştu. Eğer aşırı duygusalsanız sonunda ağlayabilirsiniz ama herkesi ağlatabilecek nitelikte değildi kesinlikle. Bundan çok daha iyilerini okumuştum çünkü. Bin Öpücük romantik türe ait sıradan bir kitaptı bana göre. Ama sıradan derken kitaptaki olaylardan bahsetmiyorum, bende yarattığı etkiden bahsediyorum. Yoksa kitapta bir sürü farklı şeye rastladım: bin öpücük olayı vs.

Kitabın vermek istediği mesaj gerçekten çok güzel ve yazar bunu klişe olaylarla anlatmamış, bu harika. Ama beni çok etkilemedi ki normalde kitaplardan çok etkilenirim. Öyleyse beni neden etkilemedi? Bu sorunun cevabını da sanırım karakterlere yüklemeliyim, ya da karakterlerin ilişkisine.

Genel anlamda sevilen bir kitap, muhtemelen bu yorumu okuyan çoğu kişi sever ama ne yazık ki bana pek dokunan bir kitap değildi. Aslında kitabı gömecek kadar da sevmedim değil, okurken gayet keyif almıştım, sadece şunu söylemek istiyorum: abartılacak bir yanı yok. Duygusal biriyseniz size çok hitap edeceğini düşünüyorum. Keyifli okumalar:)

"Neden en sevdiğimiz insana onları son kez görecekmişiz gibi bakmıyoruz? Eğer bunu yapsaydık, hayat daha canlı olurdu. O zaman hayat gerçekten ve bütünüyle yaşanmış olurdu."
336 syf.
·Puan vermedi
Olabiliyormuş. Bin öpücük kitabına biraz ön yargılı başladım ancak merak ediyodum. Etkileniceğimi tahmin etmiştim ama bu kadar olucağını tahmin edemedim. Kitap çok akıcı, klasik bir aşk kitabı ancak bulundukları durum içerisindeki çaresizlik çok güzel yansıtılmış. Poppy'nin hastalığını ve kaçınılmaz sonu kabulleniş biçimi, Rune'nin ümit vermeden acılı kabullenişi güzel yansıtılmıştı. İtiraf ediyim son 100 sayfada ağladım . Neredeyse her sayfasında hemde. Ağlamak isteyenler için çok güzel bir kitap.
336 syf.
·4 günde·10/10 puan
Duygularım darmadağın çok uzun süredir böyle hissetmemiştim ve evet itiraf etmek zorundayım ki ağladığım nadir kitaplardan oldu. Ahh Rune Ve Poppy sizi unutabileceğimi sanmıyorum o kadar içten ve güzel bir hikâyeydi ki yüreğim neredeyse göğsümden dışarı fırlayacaktı. Çok güzeldi harikaydı böyle bir kitaba ihtiyacım vardı uzun süre hafızamda kalacak ve artık kiraz çiçekleri benim içinde çok önemli olacak bana hep Poppy'i hatırlatacak...

Yazarın biyografisi

Adı:
Tillie Cole
Unvan:
İngiliz Yazar
Tillie Cole, İngiltere'nin Kuzeydoğu'sunda küçük bir kasabadan geliyor İngiliz annesi, İskoç babası, ablası ve çok sayıda hayvanla birlikte çiftlikte büyüdü.
Elinden geldiğince en kısa sürede kırsal köklerini terk etti.
Newcastle Üniversitesi'nden BA Hons'u alarak mezun olduktan sonra
Dinsel Araştırmalar'da Professional Rugby'sini izledi.

Tillie, hem bağımsız hem de geleneksel olarak basılan bir yazardır.

Yazar istatistikleri

  • 17 okur beğendi.
  • 498 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 213 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.