Tufan Türenç

Tufan Türenç

Yazar
6.8/10
6 Kişi
·
31
Okunma
·
1
Beğeni
·
313
Gösterim
Adı:
Tufan Türenç
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Yenişehir, Bursa, 1945
Hürriyet gazetesi yazı işleri müdürü ve 1992 yılından itibaren köşe yazarı görevi yapmaktadır.

Tufan Türenç, 1945 yılında Bursa’nın Yenişehir ilçesinde doğmuştur. Ailesi Bulgaristan’ın Deliorman bölgesi Tırnova’dan Türkiye’ye göç etmiştir. Tufan Türenç’in babası ise Kilis, Urfa, Siverek, Hilvan, daha sonra Afyon olmak üzere Anadolu’nun bir çok yerinde hizmet etmiş doktor Niyazi Türenç’tir. Annesi Necdet Hanım’dır. 5 yaşına kadar babası ihtisas eğitimi için İstanbul Aksaray’da Hastanede olduğundan 1950 yılına kadar İstanbul’da yaşamışlar ve sonra Afyon’a tayin olmuştur. Çocukluğu Afyon’da geçmiştir. İlkokulu Afyon Dumlupınar ilkokulunda okudu. İlkokuldan sonra yatılı olarak okuduğu İstanbul’da Saint Benoit Fransız Lisesi’nden 1964 yılında mezun oldu. Doktor babasının ‘‘sakin yapılısın oğlum, haksızlığa uğradığında beklenmeyen tepkiler gösteriyorsun, memur olamazsın’’ uyarısı üzerine SBF’yi kazanmasına karşın Nişantaşı’ndaki özel eczacılık okuluna kayıt yaptırır. Bir yıl okuduktan sonra vazgeçer; bu kez ‘‘Gazeteci olacağım’’ der. Fındıkzade’de Gazetecilik Okulu’na girdi. Gazetecilik Yüksek Okulu’nu bitirdi.

10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ortaokul yıllarında Afyon’dan mahalle arkadaşıdır. Tufan Türenç, askerliğini ise Selimiye 1. Ordu Komutanlığı Muhafız Bölüğü Kışlası’nda yaptı.

Gaetecilik mesleğine 1968 yılı sonunda stajyer muhabir olarak Milliyet gazetesinde başladı. 1986 yılına kadar Milliyet gazetesinde 18 yıl aralıksız çalıştı. 1986 yılında Trabzonspor’un eski başkanlarından iş adamı Mehmet Ali Yılmaz’ın sahibi olduğu Güneş gazetesine geçti, iki yıl sonra da 1988 yılında Çetin Emeç’in başında bulunduğu Hürriyet gazetesine geçti. Halen Hürriyet gazetesi yazı işleri müdürü ve 1992 yılından itibaren köşe yazarı görevi yapmaktadır.

Tufan Türenç, bir ara CHP’den siyasete girdi ama fazla durmadı ve siyaseti bıraktı. Tufan Türenç Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Aynı zamanda Fenerbahçe Kongre üyesidir.
Sıkılan son kurşun, önce sol iç cebindeki kalemi ikiye bölmüş, sonra da kalbi besleyen ana damarı parçalamıştı.
Tufan Türenç
Sayfa 14 - Remzi Kitabevi
Ey, altıokun büyük temsilcisi Atatürk. Sen ölmedin, evet, sen her Türk'ün kalbinde yatan arslansın. Sen ölmedin ve dünya durdukça yaşayacaksın.

^Abdi İpekçi
Tufan Türenç
Sayfa 32 - Milliyet Yayınları~2.Basım
304 syf.
Yandı gülüm keten helva...

Bu kitap meşhur Kumarbaz Necip Fazıl Kazmakürek'in
Aynadaki Yalan şu kitabına ithafen yazılmış.

Bir ülke düşünün halkı cahil bırakılmış. Okumamış. Yalanlarla sömürü ile avutulmuş. Bediüzzamanlar Şeyh Saitler haklı.  Vahdettin soysuzu vatansever ilan edilmiş. Rıza Nur lar Kumarbazlar eline kalem alan herkes bu ülkenin başkumandanına hakaret etmiş. Kimse de ağzını açıp tek bir laf etmemiş.
Yahu bu ülkeyi kim kurtardı ? Daha iyisini gel sen yapsana dememiş.


+Yav kardeşim senin ağzın hiç mi durmaz, kilit atsan demiri pamuktan sayar atar. Yahu sus bir sus ! Bak şurada ne güzel bir nesli uyutuyoruz.Ne ile mi ? Kız o da soru mu ayol? DİNLE

-Neyi dinleyim?

+Yahu o anlamda değil din ile.

- Din mi?

+Marks baba ne der?

- Ne der?

+Dinler halkın afyonudur.

- Hee güzel demiş.

+Bak aynanın sırrına din sürdüm şimdi aynaya bak ve gördüklerini söyle. Bu ayna geçmişi gösteren bir ayna.



- DUR BAKAYIM GÖRÜNTÜ PEK NET DEĞİL HA DUR TAMAM !

Camiler ahıra çevrildi. Muhalif gazeteler Moskova'dan emir alıyor.
Yeşilçam oyuncularının hepsi fahişe. Babıali konusunda Üstad Necip Fazıl (!) haklı. Atatürk Alevi düşmanı mıydı? Atatürk Kürt düşmanı mıydı? Bolşevik miydi? Faşist miydi? Fransız İhtilalinden mi etkiledi. Demirel Paşa milyon dolarları kimseyle yemedi. Ayaklanmalar, terör sorunlarına hep zaten muhalifler yandaşlık ediyor. Solcular hep içer başka şey yapmaz. Atatürk'e mason diyorlar. Kadın dediğin eve kapatılacak. Atatürk yanlış yaptı.
Evren Paşa çok haklıymış astırmakla. Koçgiri Koçeryan ayaklanmış iyi ki. Devlet çok masum hep halk asabi. Anarşist hepsi şu halkın.
Şapka takmadı diye astırmış çoğu hocayı. Keşke Yunan galip geleydi. Damat Ferit haklıydı. Vahdettin vatansever adammış.

Belli bir süre sonra ayna kırılır.

- Az önce gördüklerim neydi öyle?

+ Dedim ya işte din sürdüm sırrına.

- Kardeşim bundan sonra sakın böyle bir şey yapayım deme az bir imanım var bunlar adamın Allahla arasını açar. Git gözünü sevem.

...




Geçmişten günümüze bir çok yanlış yalanın doğrusunu okuyacağınız harika bir kitap .. Hatta Atatürk'ün Vahdettin'le  daha şehzadeyken geziye çıktığını ilk defa öğrendim çok cahilim daha alacak çok yolum var.


.
.....
352 syf.
 Öncelikle kitaba başlar başlamaz ağladığımı belirterek incelememe giriş yapmak isterim...

"Gazeteciliğe onun yanında başlamaktan
gurur duyduğumuz Abdi İpekçi'nin anısına..."

Şu cümle ile giriş yapması bile yetti...


Biyografisinde de Eczacılık Fakültesini yarıda bırakıp daha sonrasında Abdi İpekçi'nin yanına gittiğini söylüyor.  Ve Gazeteciliğe ilk adımı o şekilde olmuş.

" Eczacılık eğitiminin kendisine göre olmadığını anlayan Türenç, ertesi yıl Gazetecilik Yüksekokulu’na girdi. Gazetecilik eğitimi onu öylesine etkilemişti ki, bu mesleği yapmak için içinde dayanılmaz bir tutku doğdu. Gazeteciliğin kapısını ona açacak olan Abdi İpekçi'yebaşvurdu...."


Başından sonuna kadarki geçen bazı siyasi isimleri bilmediğim için tam anlayamasam da genel anlamda kitabı çok duygusal okudum.

Yön Dergisinde çalıştığını biliyordum. Uğur Mumcu ile beraber.

Bir de Türkiye'nin 68'i Belgeselinde 2.Bölüm 'de Üç Fidan'ın dava yoldaşı Hacı Tonak şunu demişti:

6.05.1972'de idam edilen Deniz Gezmiş Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'la alâkalı Abdi İpekçi Milliyet Gazetesi köşesini karartarak  şu yazıyı paylaşmış;

TANRIM BİR DAHA OLMASIN !


...

“…Yüzlerce kişinin tutuklanmasına, önemli bir bölümünün mahkum olmasına ve nihayet üçünün idamına yol açıldı” diye başladığı yazısını, şöyle noktalıyordu:

“Bütün bunlar niçin yapıldı ve ne sonuç alındı? Ülkemiz huzursuzdu da huzurlu mu oldu? Ulusumuz mutsuzdu da mutlu mu olduk? Rejimimiz demokratik değildi de demokratik mi oldu? Sorunlarımızı çözmek için şiddete başvurmaktan başka çare kalmamıştı da bu yolun haklılığı ve yararlılığı mı ispatlandı? Şimdi önümüzdeki bilanço bu soruları korkunç bir şekilde cevaplandırmaktadır. Onu daha da korkunç hale getirecek girişimlere, kışkırtmalara artık son vermezsek önümüzdeki kuşaklara çok kötü bir miras devredeceğiz.”




Şu güzel yazıyı paylaşan adama kıyılır mı be ...

İpekçiler Mumcular Dinkler Kışlalılar ölse ne yazar?
Biz bir ölür bin diriliriz...



Kitabı mutlaka okuyun cinayet konçertosunu ve ağca olayını biliyorsunuzdur  dememe gerek yok daha bu konu ile ilgili okuyacağım kitaplar var.



Şarkıda da dediği gibi..




Hasretin tutuşur.
Anılar uçuşur acı bir elvedadır arda kalan...

https://youtu.be/ZTTXcWUeywI
306 syf.
·8 günde·9/10 puan
Hayat, her şeyi kendimiz tecrübe edeceğimiz kadar uzun değil. İşbu sebepten dolayı biyografi, anı, otobiyografi yazı türünü oldum olası çok sevmişimdir.
Kitaba gelirsek, ister sağ görüşlü olsun ister sol görüşlü olsun herkesin önyargılarını bırakıp okuması gereken bir kitap, bir yandan İpekçi'nin hayatı anlatırken bir yandan da Türkiye'nin yakın tarihine tanıklık edeceksiniz.
320 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Öncelikle bu kitabı okuduğum için o kadar mutlu ve o kadar üzgünüm ki bunu kelimeler ile anlatmak kifayetsiz kalacaktır. Meşhur Babıali yokuşunun meşhur , cesur yürekli onlarca gazetecisinin emeğiyle var olmuş onlarca gazetenin içerisine sayın okuru sürükleyip götürüyor. Kitabı okurken çok sevdiğim Abdi İpekçi’den o kadar etkileyici bahsedilmişti . Birkaç yerde gerçekten yutkunmakta zorlandım . Bu ülkenin gazetecilik alanında demirbaşlarından ; Milliyet gazetesi sonrasında Hürriyet gazetesinin ve de onlarcasının nasıl garibanlıklar nasıl yoksulluklar ile kurulup büyüdüğünü canlı gözlerle ile görmüş bir gazeteci tarafından yazılıp bizlerin okuması inanılmazdı .
Yakın zamana kadar Türkiye gazeteciliğin nasıl yaşadığını , darbe dönemlerinde dahi nasıl tevazu ile yaklaşıldığını gözler önüne seriyor . Geçmişin kısıtlayıcı yönetimlerinde dahi gazeteciliğe nasıl yaklaşılması gerektiğini bize şu anın Türkiye’sine öğretmesini o kadar isterdim ki ...
Kitaptan belki de ilerde herkese ısrarla okuyacağım kitabın benim için en vurucu alıntısını yazmak istiyorum :
Rahmetli Sedat Simavi ( Hürriyet’in kurucusu sonra Aydın Doğan’a bırakıyor ) .
Gazeteci arkadaşıma ... bu meslek yorucu bir meslektir . Ama insan büyük bir zevk içinde çalışır . Kalemine daima efendi kal , uşak olmamaya gayret et . Mecbur kalırsan kır ama satma .
İyi ki ama iyi ki Türkiye’nin meşhur gazetecileri bu günleri görmediler. Kitabı bitirdikten sonra içinde kalan bir buruk bir his vardı . Keşke Babıali yokuşunda o gazetelerin çalışmasını nasıl bir atmosfer var olduğunu bir günlüğüne deneyimlemek çok isterdim .
314 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Hürriyet Gazetesinin 1948-2005 yılları arasında gündemi belirleyen ve uzun süre hafızalardan silinmemiş ,ses getiren
elli dokuz haberin perde arkasında yaşananlar anlatılıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tufan Türenç
Unvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Yenişehir, Bursa, 1945
Hürriyet gazetesi yazı işleri müdürü ve 1992 yılından itibaren köşe yazarı görevi yapmaktadır.

Tufan Türenç, 1945 yılında Bursa’nın Yenişehir ilçesinde doğmuştur. Ailesi Bulgaristan’ın Deliorman bölgesi Tırnova’dan Türkiye’ye göç etmiştir. Tufan Türenç’in babası ise Kilis, Urfa, Siverek, Hilvan, daha sonra Afyon olmak üzere Anadolu’nun bir çok yerinde hizmet etmiş doktor Niyazi Türenç’tir. Annesi Necdet Hanım’dır. 5 yaşına kadar babası ihtisas eğitimi için İstanbul Aksaray’da Hastanede olduğundan 1950 yılına kadar İstanbul’da yaşamışlar ve sonra Afyon’a tayin olmuştur. Çocukluğu Afyon’da geçmiştir. İlkokulu Afyon Dumlupınar ilkokulunda okudu. İlkokuldan sonra yatılı olarak okuduğu İstanbul’da Saint Benoit Fransız Lisesi’nden 1964 yılında mezun oldu. Doktor babasının ‘‘sakin yapılısın oğlum, haksızlığa uğradığında beklenmeyen tepkiler gösteriyorsun, memur olamazsın’’ uyarısı üzerine SBF’yi kazanmasına karşın Nişantaşı’ndaki özel eczacılık okuluna kayıt yaptırır. Bir yıl okuduktan sonra vazgeçer; bu kez ‘‘Gazeteci olacağım’’ der. Fındıkzade’de Gazetecilik Okulu’na girdi. Gazetecilik Yüksek Okulu’nu bitirdi.

10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ortaokul yıllarında Afyon’dan mahalle arkadaşıdır. Tufan Türenç, askerliğini ise Selimiye 1. Ordu Komutanlığı Muhafız Bölüğü Kışlası’nda yaptı.

Gaetecilik mesleğine 1968 yılı sonunda stajyer muhabir olarak Milliyet gazetesinde başladı. 1986 yılına kadar Milliyet gazetesinde 18 yıl aralıksız çalıştı. 1986 yılında Trabzonspor’un eski başkanlarından iş adamı Mehmet Ali Yılmaz’ın sahibi olduğu Güneş gazetesine geçti, iki yıl sonra da 1988 yılında Çetin Emeç’in başında bulunduğu Hürriyet gazetesine geçti. Halen Hürriyet gazetesi yazı işleri müdürü ve 1992 yılından itibaren köşe yazarı görevi yapmaktadır.

Tufan Türenç, bir ara CHP’den siyasete girdi ama fazla durmadı ve siyaseti bıraktı. Tufan Türenç Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Aynı zamanda Fenerbahçe Kongre üyesidir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.