Tulepbergen Kaipbergenov

Tulepbergen Kaipbergenov

Yazar
8.9/10
7 Kişi
·
28
Okunma
·
0
Beğeni
·
139
Gösterim
Adı:
Tulepbergen Kaipbergenov
Unvan:
Özbek Öğretmen, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Karakalpakistan, Özbekistan, 1929
Ölüm:
2010
Tulepbergen Kaipbergenov, 1929'da Karakalpakistan'ın Kegeyli bölgesinde doğdu. Kariyerine 1947'de okul öğretmeni olarak başladı. Karakalpakistan Devlet Pedagoji Enstitüsünden mezun olduktan sonra uzun yaratıcı ve örgütsel geliştirme faaliyetlerini Karakalpak ulusal basına ayırdı; Karakalpakstan Gençliğinin gazetesinin yazı işleri müdürü, Karakalpakstan yayınevinin müdürü ve genel sekreterlik yaptı.

1980'den bu yana T. Kaipbergenov, Karakalpak Cumhuriyeti Yazarlar Birliği Başkanlığı görevinde verimli çalışmalar yaparak, Karakalpak edebiyat ve sanatlarının gelişmesine ve genç şairlerin ve yazarların eğitimine büyük katkı sağladı.
1900'lerin başı… Rusya'da devrim oluyor…
Ve bir Karakalpak kadının, beraberinde bir Karakalpak köyünün kaderi değişiyor… Cumagül'ü annesininkinden farklı bir kader beklememektedir. Yıllar önce bay (bey) olan babası tarafından annesi çocuğuyla birlikte nasıl kapı önüne konduysa, yıllar sonra o da kızı ile sokağa atılıp kaderine terk edilecektir. Kaderini kendi elleriyle yaratmak için evleneceği kişiyi kendi seçmesine rağmen, bunu değiştiremez Cumagül. Kucağında çocuğuyla sokağa atılıverir bir gün… Bu anneden kıza geçen bir kader değildir aslında. Bunun değişebileceğini, odun satmak için kasabaya gittiği ilk gün, tesadüfen duyduğu miting konuşmalarından öğrenir Cumagül: Kadınlar da erkeklerle eşit haklara sahiptir.
"Belanın ölçüleri görecelidir... İnsana yüklenen acının gerçek ağırlığı, ona bağışlanan refahın ve mutluluğun büyüklüğüyle ölçülebilir."
Tulepbergen Kaipbergenov
Sayfa 35 - Evrensel Basım
"Kader, yaşam yolunu türlü dertlerle, acılı sınamalarla döşerken Sanem'e hiç acımamıştı. Kimi zaman hiç istemediği halde Tanrının adını kötü sözlerle anarken, kadınlığın kara yazgısına, her türlü acıya katlanıyordu. Her yeni dertle korkulara düşmesine rağmen, yine de sabrediyordu. Her gün ve kızının her dönüşünde bir felaketin olacağını bekler olmuştu. Başına mutlaka kötü bir şey gelecekti... Bu duygudan kurtulamıyordu, çok acıydı ve hayatını kabusa çevirmişti. Evet, hiç kuşku duymuyordu, er ya da geç başlarına bir şey gelecekti."
Tulepbergen Kaipbergenov
Sayfa 180 - Evrensel Basım Yayın
"Kadınlar da insan! Erkekler kendi çıkarları için 'aklı kısa' masalını uydurdular. Karanlık zindan misali bizleri evlerimize hapsettiler. Artık bütün bunlar geride kaldı! Yeni iktidar kadınlara eşit haklar veriyor. Şehirde, mitingde kendi kulaklarımla duydum. Bunu Lenin söyledi."
520 syf.
Sancılı Bir Tarihin Kurgusu: Karakalpak Kızı

Anahtar Kelimeler: Tulepbergen Kaipbergenov, Karakalpak Kızı, Sovyet Yönetimi, Basmacı Hareketi, Sosyoloji, Tarih, Kadın.

Romanda, bir Karakalpak köyü olan Mangit'in Sovyet yönetiminden nasıl etkilendiği Cumagül isimli Mangitli bir kadın üzerinden anlatılıyor. Cumagül hem babası hem de kocasından eziyet görmüş ve kurtuluşu Sovyet yönetiminde görerek Sovyet saflarına katılmıştır. Fakat bir asker olarak değil fikri mücadele neferi olarak.

Metin hem tarihi hem sosyolojik bir metindir. Tarihi boyutunu 1900'lerin başında yaşanan Sovyet devrimi, Basmacı hareketi gibi unsurlar oluşturur. Sosyolojik boyutu ise Sovyet yönetiminin toplumsal yaşamı etkileyişidir. Nitekim Mangit köyünün ismi daha sonra Bahtlı olarak değiştirilir. Hem bu noktada hem de romanın genelinde yazar, Sovyet yönetimini olumlayan bir konumdadır.

Romanı ikiye ayırmak gerekir. Bir bölümü Mangitlilerin bireysel ilişkileri, gelenekleri, dramları ve çekişmeleri iken diğer bölüm Sovyet yönetim modeli ve Rusya topraklarında yaşanan sancılı değişimdir. Fakat bu iki bölüm ayrı ayrı ana bölümler değil birbirinin içinde erimiş bir bütündür. Bu iki damar otuz bölümde eş zamanlı olarak ilerler.

Romanda genel olarak Sovyetler ile Basmacılar arasındaki mücadele anlatılır. Bu mücadele yalnızca askeri alanda değil toplumsal alanların birçoğunda da görülür: kadın hakları, eğitim, ekonomi modeli, yönetim biçimi...

Özetle roman, Sovyet devrimini, bu devrimden etkilenen Mangit köyünden Cumagül üzerinden anlatır. Ayrıca romanda karakterlerin bireysel ilişkileri, aşk, kıskançlık gibi konular da işlenir.
520 syf.
·9 günde·Puan vermedi
cumagül ve sanem. bir trajedi. oldukça gerçek. bir yansıma.

yazar kitabın içinden birisi. kitabı yazan olmaktan ziyade, kitabı doğrulayan birisi. okunan ilk kitabı. yer yer gereksiz uzadığını düşünüyor insan. yazar, adı geçen her karakterin hikayesine hiç yoktan bir kere değiniyor. köy bir meydanda toplandığı zaman bile tanıdığı isimlerden birini arıyor, birinin sesini, bir yüzü, tanıdık bir yüzü. bu bazen güzel oluyor fakat beni sıktı. başımı ayaklarımdan kaldırıp yola bakmak istediğim zaman bunu yapmama müsaade etmedi kitap. ''nereye?!'' der gibi, beni kendi karakterlerine hapsetti. dışarıda bir hayat yokmuş gibi... gerçi, kitap zaten ''böyle olacaksa olmasın bir hayat'' felsefesi dahilinde yazılmış bir kitap... bu açından oldukça başarılı. fakat insan yine de köyden başka birileriyle konuşmak istiyor. başka bir insanın ayak izini görmek istiyor. buradan daha önce başka biri geçti, şimdi bak kim geçiyor diye düşünmek istiyor en basitinden, fakat buna müsaade etmiyor kitap. yol tek bir şey için: devrim. bu yüzdende insan devrimin içinde hapsediliyor. bu araç-amaç ilişkisinde bakıldığı zaman bir bakıma kabul edilecek bir şey... ama sovyet siyasetini konu edinen diğer rus romanları okunduğunda bu kitabın eksikleri ortaya çıkacaktır zannediyorum.

okunası bir kitap. eleştirinin bir boyutunu arkada bıraktığımız zaman, diğer cephesi ile dolu bir kitap. karakalpak kültürünü anlatıp onu bir eylem unsuru haline getirmek için direnen bir kitap. bu yönüyle insanı harekete geçirmek ve ona yol göstermek için uğraşan bir kitap. kitap, bu bahsedilen unsurların parçası olan şeyleri okuyucuya yansıtan bir eser. umudu, kavgayı, eğitimi, hakkı, halkı vb... okurken bu yüzden zevk veriyor. insanı bu konularda oldukça içine çekiyor. ve kitabın ana unsuru merak güdüsü. sonunda bir devrim olduğunu bildiğin halde, nasıllığını merak ettiriyor. şimdi ne olacak diyorsun. ben beğendim. sovyet romancılığını merak edenler için, gayet güzel bir tercih olacaktır. kısaca özetlemek gerekirse: kitap ağzı açık bir kitap. tüm karakterler devrime ağzı açık bir şekilde bakar. ve gerçekten ağızları ile bakarlar.

Ahmet Kaya'nın birçok şarkısı bu kitap okunurken akla geliyor. Özellikle birinci bölümün sonlarına doğru ''penceresiz kaldım anne'' çalıyor insanın aklında. Cumagül şehre giderken ise Şafak Türküsü. Ahmet Kaya eşliğinde bir resital gibi. Okuyunuz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tulepbergen Kaipbergenov
Unvan:
Özbek Öğretmen, Gazeteci, Yazar
Doğum:
Karakalpakistan, Özbekistan, 1929
Ölüm:
2010
Tulepbergen Kaipbergenov, 1929'da Karakalpakistan'ın Kegeyli bölgesinde doğdu. Kariyerine 1947'de okul öğretmeni olarak başladı. Karakalpakistan Devlet Pedagoji Enstitüsünden mezun olduktan sonra uzun yaratıcı ve örgütsel geliştirme faaliyetlerini Karakalpak ulusal basına ayırdı; Karakalpakstan Gençliğinin gazetesinin yazı işleri müdürü, Karakalpakstan yayınevinin müdürü ve genel sekreterlik yaptı.

1980'den bu yana T. Kaipbergenov, Karakalpak Cumhuriyeti Yazarlar Birliği Başkanlığı görevinde verimli çalışmalar yaparak, Karakalpak edebiyat ve sanatlarının gelişmesine ve genç şairlerin ve yazarların eğitimine büyük katkı sağladı.

Yazar istatistikleri

  • 28 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.