Tuncer Topur

Tuncer Topur

Yazar
9.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Adı:
Tuncer Topur
Unvan:
Diplomat
Doğum:
Tarsus, Mersin, 1936
Tuncer Topur, Türk büyükelçi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1962 yılında mezun olduktan sonra Dışişleri Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevler üstlenmiş, 1989-1995 yılları arasında Helsinki ve 1998-2001 yılları arasında Amman büyükelçisi olarak görev yapmıştır.
İstanbul'un Türkler tarafından fethi ertesinde George Scholarius isimli Ortadoks papaz, Fatih Sultan Mehmet tarafından Gennadius II.ismi ile Partik ve aynı zamanda da tüm Osmanlı idaresi altındaki Rumlar için "Millet Başı" ilan edilmiştir.İşte Ortadoks Patriklerin dini liderliklerine ilaveten cemaatlerinin siyasi lideri olma, yani siyasi görevleride "Millet Başı" olmalarıyla başlamıştır. Bunların en belirgini ve bilineni, 1821 Mora İsyanı sırasında isyan kışkırtıcılığı ve destekçiliği suç üstü yapılan o zamanki Patrik Grigorios'tur. Bu ihanet idamla cezalandırılmıştır.
Lozan Barış konferansı'nda üzerinde varılan mutabakat gereği, Patrik ve Patrikhane, bütün Ortadoksların evrensel boyutlardaki manevi lideri (ekümenik) ve "Rum Milleti" başı olmaktan çıkarılmış ve sadece "Türkiye'deki Rum azılığının " "dini lideri" statüsüne konulmuştur. Kilise böylece Türk hukukuna tabi bir azınlık kilisesi konumundadır. Lozan Antlaşması'nın "Azınlıkların Korunması" bölümünde yer alan ilkeye uygun olarak, Müslüman Türk Vatandaşın'nın yada kurum ve kuruluşları'nın sahip olduğu hak ve yetkilerinin ötesinde yada onların gerisinde bir konumu bulunmamaktadır.
Alman eski Şansölyesi ve düşünür Helmut Schmid'in isabetle belirttiği gibi; " Gerçek sorunlar çözülemez, sadece kendine en uygun şekle sokma yoluna gidilir." demiştir.
Yunanistan, zemin hazırlamak suretiyle, Birinci 1958 ve ikinci 1960 Cenevre Deniz Hukuku Konferansları'nda, 1936 yılında karasularını 6 mil ilan etmiş olmasına rağmen karasuları genişliğinin 3 deniz mili olduğu yolundaki tutumunda ve uygulamasında devam etmiştir. Ancak, 1973'te başlayan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Konferansı ile keskin bir dönüşle artık karasularının 12 mil olması göşünü benimsemiştir. Konferans sonunda, 1982'de kabul edilen Deniz Hukuku Sözleşmesi ile beraber Yunanistan artık Konferans kararlarının kendisine 12 deniz miline çıkarma hak ve yetkisi vereceği noktasından hareketle tavır almaya başlamıştır. 1970'te Taşoz'da (ada) petrol bulunmasının ardından 1973 Aralık ayında Kıbrıs'taki Türk katliamı ve Kıbrıs bulanımının rol oynadığını söylemek yalnış olmayacaktır. Zaten, Yunanista'ın Kıbrıs bunalımını kasten çıkarıp çıkartmadığı tartışma konusu olmuştur.
Dışişleri Bakanı Erkin'in bu ortam içinde "ABD ve İngiltere'nin Atina nezdinde Türkiye'nin fedarasyon ya da çifte -Enosis talebini desteklemesinin beklendiğini, ahali mübadelesi ve "küçük bir adanın' Türkiye'ye verilmesi ile durumun değiştiremeyeceğini"
belirttiği görülmektedir. Erkin'in Atina'da "pişen aştan" haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Erkin'in küçük bir ada derken dilinin altında Meis adası olduğu anlaşılmaktadır. Kafasının arkasında ise Midilli,Sakız,Sisam,İstanköy, gibi büyükçe adalar olduğu da bilinmektedir. Yunanlılar da Türkiye'ye Kıbrıs'ta üs yerine, o şekilde kullanılmak üzere Meisi teklif etmişlerdir. Meis adasının o bahsedilen( askeri üs) kullanıma hizmet edebilecek fiziki kabiliyeti ise zaten yoktur.
504 syf.
Dışişleri Bakanlığı'nda 40 yıl görev yapan Tuncer Topur'un, arşivlerle kaleme aldığı ve tanık olduğu Yunanistan ile Türkiye'nin Lozan Antlaşması, Azınlıklar Meselesi, Ruhban Okulu, Kıbrıs, Eğe Kıta Sahanlığı ve  Yunanistan'ın PKK'yla ilişkisi
gibi sorunlar kaleme alınmış,

Lozan Anlaşması'nın Yunanistan tarafın'dan ihlal edilmesi, Türk siyasilerinin yalnış stratejilerle sürekli geri adım atmaları ve Uluslararası antlaşmalarda Yunanista'nın kendini de sürekli hak sahibi görmesi gibi konulara ağırlık verilmiş, Batı'dan aldığı destekler konu ediliyor ama baktığın da Yunanista'nın çıkarları ile  Batı çıkarlarının uyumu sonucun da Yunanista'na olan destekler asla sekteye uğramıyor kısmı işleniyor.

Kıta sahanlığın da hak sahibi olan Türkiye ada da çıkan petrollerden mahrum edilmeye çalışılıyor ama yine yalnış strateji uygulayan Türkiye bundan faydalanamıyor. Kıta Sahanlığı yapılan antlaşmalarla da çözümlenemiyor ve günümüze kadar uzuyor.

Eğe'de ki sorunların yanısıra  Yunanistan Türkiye'yi birde Kıbrıs sorunlarına sürüklüyor. 25 yıl süren çekişme sonucu 1974 Harekatı ile son bulsada, ceza Türkiye'ye kesiliyor.
Kıbrıs Rum bölgesi'nin AB üyeliğine alınmak istenmesiyle yaşanan siyasi krizler anlatılıyor.

Fener Rum Patrikane konusu işleniyor. Osmanlı dönemdeki  deki ihanetleri ve Kıbrıs daki Makarios,un örgüte verdiği desteği ve günümüzdeki "ekümenik" hakkın doğuş sebeblerini irdeliyor ve Lozan ihlalleri anlatılıyor.
Kitap tamamen siyasi liderlerinTürkiye Yunanistan, Batı üçlüsü arasında geçen antlaşmalar ve görüşmeler ve sonuçları aktarılıyor. Kaynakların geneli arşiv gösterilmiş Yunanistan ve Türkiye sorunlarını daha iyi kavramak isteyenlerin okubileceği bir kitap..haline getirilmiş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Tuncer Topur
Unvan:
Diplomat
Doğum:
Tarsus, Mersin, 1936
Tuncer Topur, Türk büyükelçi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1962 yılında mezun olduktan sonra Dışişleri Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevler üstlenmiş, 1989-1995 yılları arasında Helsinki ve 1998-2001 yılları arasında Amman büyükelçisi olarak görev yapmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.