Yazar
Turgut Uyar

Turgut Uyar

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.3
5,2bin Kişi
25,4bin
Okunma
5,6bin
Beğeni
95,9bin
Gösterim
Tam adı
Ahmet Turgut Uyar
Unvan
Yazar, Çevirmen
Doğum
Ankara, Türkiye, 4 Ağustos 1927
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 22 Ağustos 1985
Yaşamı
İstanbuldaki ilköğreniminden sonra, Konya Askeri Okulu, Işıklar Askeri Hava Lisesi ve Askeri Memurlar Okulunu bitirip Posof, Terme ve Ankarada personel subayı olarak görev yaptı. İlk evliliği annesinin isteği ile oldu. 18 yaşında baba olan Uyar ilk eşinden olma 3 çocuğunu memurluk yaptığı yerlerde büyüttü. 1958'de askerlikten ayrılarak Türkiye Selüloz ve Kağıt Sanayisinin Ankara şubesinde çalışmaya başladı. 1966 yılında eşinden ayrılıp İstanbul'a yerleştiğinde o dönem Cemal Süreya ile ilişkisi bitme aşamasında olan Tomris Uyar ile şiir üzerine mektuplaşmaya başlarlar. Bu mektuplaşmalar evlilikle sonuçlanır. Tomris Uyar ile evliliklerinden bir erkek çocukları olur. Hece ölçüsüyle yazdığı ve toplumsal konuları işleyen ilk iki kitabı Arz-ı Hal (1949) ve Türkiyem (1952)'den sonra, Dünyanın En Güzel Arabistanıyla bireyin iç dünyasına yönelerek yalnızlığın ve çıkışsızlığın peşinde olmuştur. Tütünler Islak (1962) ve Her Pazartesi (1968) de koruduğu bu çizgiyi, Divan (1970)' la geleneksel şiirin kalıplarına, Toplandılar (1974) ve Kayayı Delen İncir (1982)' le söz konusu dönemde yaşanan sınıfsal mücadelenin yansımalarına yerini bırakmıştır.
Oğuz Aktürk
Göğe Bakma Durağı'ı inceledi.
112 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
GÖĞE BAKMAYA NE DERSİN
YouTube kitap kanalımda Göğe Bakma Durağı kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz: youtu.be/a3ctaLux8B4 Turgut Uyar ile tanıştığım kitap olmuştur. Bu tanışmaya paralel olarak şöyle bir tezim var; mimarlıkta Rönesans Mimarisi ne ise, bundan böyle Turgut Uyar da benim için şiirin Rönesans mimarıdır. Böyle düşünmemin çeşitli nedenleri var elbette. Turgut Uyar'ın seçme şiirlerinden oluşan Göğe Bakma Durağı kitabını okuduğumda İkinci Yeni Akımı'nın adeta bir Rönesans olduğunun farkına vardım. Çünkü, nasıl bir Ortaçağ Mimarisi o günün insanının sorunlarını açıklamaya yetmediyse -yani o zamanın şehirleri insan ihtiyaçları düşünülmeden tasarlanmışsa-, Garip Akımı da günümüz insanının sorunlarını açıklamaya yetmemiş. Çağdaş bireyin sorunlarını ele alabilmek için yeni bir imge kullanımının ve birey bazında çıkış yollarının bulunması gerektiği iddia edilmiş. Yani buradan anlıyoruz ki; Ortaçağ Mimarisi'nin ve Garip Akımı'nın o güne dek uzak durduğu çağdaş bireyin sorunları ve açmazlarına bir çözüm olarak Rönesans Mimarisi ve İkinci Yeni Akımı gibi farklı bakış açıları getirilmiş. Hatta şöyle küçük bir örnek vermek istiyorum : Şu anda evlerinizde kullandığınız pencerelerin boyutları insan ölçeğinde oldukları için Rönesans Mimarisi icadı pencerelerdir aslında. İşte tam da bu nedenle, Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı kitabında göğe baktığı pencerenin ne denli insan ölçeğinde olduğunu anladım. Bireyin sorunlarını çözmeden toplumun sorunlarını çözemeyeceğimizi anladım. Turgut Uyar şiirinin içerik olarak bir başka belirleyeni de yükselen sol muhalefet ve gün geçtikçe etkinlik kazanan işçi hareketi ise Rönesans'ın da çıkış sebebi insanların kendi ihtiyaçlarını yaşadıkları şehirlerde karşılayabilecekleri bir ütopya hayaliyle başladı. Göğe Bakma Durağı kitabında da bu insanlaşma ihtiyaçlarının seslerini duyabiliyoruz aslında. "Kırlardan Geliyorlar" şiirindeki dükkanlara, depolara dayanabilmekten, katran kokusunun nasıl geçeceğine çözümler aramaktan dolayı ve eskiden bazı şeylerin yokluğunun farkındalığındayken artık bu şeyleri var gibi sayma umursamazlığından dolayı. "Arz-ı Hal" şiirinde ekmek derdi ve aşk derdinin artık Allah'ı bile unutturduğundan dolayı ve insanların artık hem sabun gibi dıştan temiz görünen bir maddeye hem de suya karışabildiklerinden dolayı. Yani arkadaşlar; insanın derdi Turgut Uyar'ı gerdi demek istiyorum. Ama iyi ki de germiş. Ama iyi ki de biz yine hep göğe bakabiliyoruz. İyi ki Turgut Uyar toplumun ve insan ruhunun dertlerinin ilacı. İyi ki Turgut Uyar şiirlerine ve İkinci Yeni akımı eserlerine ekspresyonist bir gözle -yani sadece gözlerimizle değil aynı zamanda duygularımız ve ruhumuzla da- bakınca anlayabiliyoruz onları. İyi ki kanın, ateşin ve seslerin böyle cömertçe kullanıldığı, böyle sorumsuzca kullanıldığı bir dönemde sen şiirlerini bize sunmuşsun. Yattığın yerde huzurla uyu Turgut Uyar, ama biliyorum ki sen esas o yattığın yerden göğe bakıyorsun, biliyorum. Sakın gözlerini açma derim sana çünkü kanımız hala doğru dürüst akmıyor, hala bir sürü çocuk ve masum öldürülüyor. "Hazırlandın Diyelim" şiirinde, silahımızın düşünce ve eleştiri değil her zaman asfalt ve beton olduğunu hatırlatıyorsun. "Sonsuz ve Öbürü" şiirinde, baskıyı, zulmu, kıyımı, açlığı bulmayı sana bıraktıkları için ben sana teşekkür ederim esas. İyi ki varsın, iyi ki Göğe Bakma Durağı'ndasın.
Göğe Bakma Durağı
8.2/10
· 19,5bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
247
Banksy
Göğe Bakma Durağı'ı inceledi.
112 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
NOT : Şiire başlamak istiyorsanız , yanlış istasyonda yanlış trene bakıyorsunuz. Şiir adına belli bir birikiminiz varsa lütfen okuyun. Tavsiye ederim. :) Denemek için aldığım kitaptı fakat görüyorum ki mükemmel ötesi bir kitap olarak karşıma çıktı. Turgut Uyar'ın şiirlerini pek bilmiyordum ve şanslıyım ki okuduğum bu kitabında harika şiirler vardı. Evrensel olarak değindiği birçok konu ve düşündüren satırlar , kısacık kitabını iki günüme dolu dolu yaymama neden oldu. Tanrı ve Göğe bakma durağı şiirleri çok hoşuma gitti , çılgın - hüzünlü şiiri de beni düşündüren siiriydi. Kullandığı sözler o kadar kaliteli , o kadar nezih ki takdir edilesi bir esere şahit olmama vesile oldu. Teşekkür ederim Turgut Uyar... Yalnız bazı şiirlerini anlayamadım tekrar tekrar üzerinden geçeceğim belki şiir adına kendine güvenen okurlarımız varsa kendilerini belli etsinler , icinden çıkamadığım şiirlerini bana yorumlamalari için yardım isteyebilirim. Biraz sabır , biraz emek ve çokça zaman gerektiren bir kitaptı. Düşünenler varsa şartları sundum , geçerliyse keyifli okumalar dilerim
Göğe Bakma Durağı
8.2/10
· 19,5bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
167
Ayfer
Göğe Bakma Durağı'ı inceledi.
112 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Turgutum Uyarım :))
¶¶sevgim acıyor/kimi sevsem /kim beni sevse¶¶ Bu kitabı, yazarın Tomris Uyar’ın son limanı olması ve Leyla ile Mecnun’un Yavuz Abisinin denize karşı okuduğu kitap olması nedeniyle, uzun zamandır okumak istiyordum. youtu.be/Jdb0d-gmNvg Çeşitli eylemlerin içinde kendini bütünleyen bir süreç olarak aşk bir durak. Diğerleri; hırsızlar, polisler, açlar, toklar bu sürece zarar vereceğinden şair onların uyumasını istemektedir. Zaten onlar, karanlığın büyüsüyle hemen uykuya dalınca sahne/yeryüzü âşıklara kalıyor. Herkes yokken biz olan “aşk” ortaya çıkıyor. Doğallıkla bu ortaya çıkış öyküsü, ilk bakışta tasavvuf duyarlığına bağlanabilir. Ama bu duyarlık, Tanrı’nın insan kılığında yeryüzünde insanlar arasında dolaştığını söyleyen Hıristiyanlığa daha yakın. Tanrı, insana bir anı kırıntısı olarak aşkı bırakmış, kendisi göğe çekilmiştir. “Durma kendini hatırlat/durma göğe bakalım” bu inancın içten bir anlatımı. Hakikatin özü aşktır. Sevgili, şaire bu özü hatırlatabildiği sürece şair gökyüzüne, hakikatin içeriğine bakabilecek, daha doğrusu dalabilecektir. ¶¶İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yanab otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım¶¶ Araştırma (cık:)) Turgut Uyar’ın Göğe Bakma Durağı en güzel şiirlerinin derlemesidir. 4 Ağustos 1927 yılında doğmuş yine bir Ağustos ayında hayata gözlerini yummuştur. İkinci akımının önce gelen isimlerinden olan Uyar, hayatı ve yaşadığı çetrefilli aşkları satırlarına taşımakta ustadır. Turgut Uyar, birinci evliliğinde mutluluğu yakalayamamış ve boşanmıştır. Yazar Tomris Uyar ile şiir ve edebiyat üzerine mektuplaşmaya başlarlar. Tomris Uyar o dönem Cemal Süreyya ile birliktedir ve ayrılma aşamasındadır. Cemal Süreyya ile ayrılan Tomris Uyar, eşinden yeni boşanmış olan Turgut Uyar ile evlenir.Yaşadıkları dillere destan aşk edebiyat dünyasında çok konuşulur. 3 şair adam bir kadın olarak anıldılar edebiyat dünyasında. Cemal Süreyya, Turgut Uyar, Edip Cansever üç şair ve kadın yazar Tomris Uyar. İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım dizesindeki ince anlam bahşedilen güzelliklerin, herkese eşit oranda dağıtıldığı, bunu görmek için başımızı kaldırıp göğe bakmamızın yeterli olduğunu anlatmıştır. Bende yeri gökyüzü kadar olan bir şairdir Turgut Uyar. Okur kalın.
Göğe Bakma Durağı
8.2/10
· 19,5bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
165