Türk Dili Dergisi

Türk Dili Dergisi

Dergi
9.7/10
37 Kişi
·
108
Okunma
·
78
Beğeni
·
783
Gösterim
Adı:
Türk Dili Dergisi
Doğum:
Ekim 1951
Türk Dili dergisi, Türk Dil Kurumu'nun 1951 yılının Ekim ayından beri çıkardığı aylık dil ve edebiyat dergisi.

Dergide deneme, şiir, hikâye, eleştiri ve benzeri edebî ürünler ile Türkçenin ve Türk edebiyatının güncel sorunlarını ele alan, bilimsel veya popüler yazılar yayımlanır.

Günümüzde sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalin'dir.

1951 yılından 2011 yılına kadar yayımlanmış olan 717 sayısındaki makale, şiir, haber, duyuru vb.nden oluşan 20.038 metin dijiltal ortama aktarılmış, erişime açılmıştır.

Geçmişi
Birinci Türk Dili Kurultayı'nın 5 Ekim 1932 günü yapılan son oturumunda yayımlanmasına karar verilen ve 3 Ocak 1933 günü Türk Dili Umumi Heyeti tarafından adının Türk Dili olmasına karar verilen dergi, Ekim 1951'den itibaren Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türk Dili dergisi ile 1952'de yayıma başlayan Belleten adlı dergilerin atası kabul edilir. Söz konusu dergi 1933-1938 arasında otuz üç sayı çıktıktan sonra yayımına iki yıl ara vermiş, 1940 yılının Ocak ayında yeniden Türk Dili adıyla ve Türkçe-Fransızca Belleten alt başlığı ile yeniden yayımlanmıştır. 1943 sonlarında yayımına ara veren bu dergi, 1945 Haziran'ında Türk Dili Belleten adıyla yeniden yayımlanmaya başlamıştır.

1945 Kasım'ında toplanan Türk Dili Kurultayı'nda yeni bir dergi çıkarılması önerilip kabul edilmişse de bir sonraki kurultaya kadar bu konuda bir girişim olmamıştı. 1949 yılındaki kurultayda konu yeniden gündeme geldi ve Feridun Ankara, hikâyelerde, romanlarda, gazetelerde yeni kelimelerin, terimlerin kullanılmasını sağlama, bunların benimsenmesi için dergi çıkarılmasını önerdiğini belirtti. 6. Kurultaydaki tartışmalardan sonra derginin çıkarılmasına karar verildi. Nisan 1933- Ocak 1950 arasında altmış sekiz sayı yayımlanan dergi bu kararla yerini iki ayrı dergiye bıraktı: Ekim 1951'de yayına başlayan "Türk Dili" ve 1953 yılında ilk sayısı çıkan "Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten".

Tür Dili Dergisinin imtiyazı Kurum başkanı Hakkı Tarık Us tarafından, mesul müdürlüğü ise genel yazman Agâh Sırrı Levend tarafından üstlenildi. Kurum başkanları değişse de Kurum adına sahiplik görevini uzun yıllar Levend sürdürdü. 1 Kasım 1976 tarihli 302. sayıda Agah Sırrı Levend derginin sahipliğini Seha L. Meray'a bıraktı; derginin sorumlu yöntmeni ise Cahit Külebi oldu. Kasım 1976'da Şereafettin Turan, Kasım 1983'te Kemal Dermiray, 1995'te Ahmet Ercilasun, 2001'de Hamza Zülfikar ve ardından Şükrü Haluk AkalınTürk Dil Kurumu adına derginin sahibi oldu.

Derginin adı Falih Rıfkı Atay'ın önerisi ile "Türk Dili Aylık Fikir ve Edebiyat Dergisi" oldu.

Derginin ilk sayısı için bir yazı istemek üzere cumhurbaşkan Celal Bayar'ı ziyaret eden Türk Dil Kurumu heyetine Bayar, Atatürk'ün üzerinde dil çalışmaları yaptığı kara tahtayı hatıra olarak hediye etmiş; beyanatı derginin ilk sayısının ikinci sayfasında yer almıştır.

Derginin ilk sayısında resim, fotoğraf yoktur. İkinci sayıdan itibaren derginin hemen he saysı Hüseyin Mumcu tarafından çizilmiş birkaç resimle yayımlanmıştır. Mumucu, Türk Dili dergisine yaklaşık on yıl boyunca resimler çizmiştir.

Derginin alt başlıkları
Türk Dili Dergisi'nde "Aylık Fikir ve Edebiyat Dergisi alt başlığı on yıldan uzun süre kullanıldı, 1 Mayıs 1962 tarihli 128. sayıda alt başlık "Aylık Düşün ve Edebiyat Dergisi" olarak değişti. 145. sayıda alt başlık "Aylık Dil ve Edebiyat Dergisi"ne dönüştü. 1 Kasım 1973 tarihli 266. sayı "Türk Dili ve Yazını Özel Sayısı" olarak çıkarken, alt başlık da "Aylık Dil ve Yazın Dergisi" olarak değişti.

32. yılında 384. sayı ile birlikte derginin alt başlığı Aylık Dil Dergisi" olarak değişti. Bu alt başlık 1994'te yayımlanacak 505. sayıya kadar kullanıldı. 505. sayıda alt başlık "Dil ve Edebiyat Dergisi" oldu.
Gün onunla ağarır, onunla kararırdı. Bir dakkam yoktu onu düşünmediğim. Abi, rüyada gibi yaşardım. Her laf gelir gider ona dayanırdı. İnsanlar bana bir laf söylerdi. O ne cevap verebilir, diye düşünürdüm. Bir şey alacak olsam o alır mıydı acaba, derdim.Bir şey yesem içime sinmezdi. Biri yol sorsa o gösterir miydi diye kafama sormayınca ve içimde o, yol göstermeyince, aptal aptal bakardım. Bir güzel şey görsem ona göstermezsem, gösteremediğim için zevk alamazdım güzel şeyden.
Türk Dili Dergisi
Sayfa 327 - Türk Dil Kurumu Yayınları
Günümüz Türkçesinde olumlu / olumsuz mecazlarda ve deyimlerde yaşayan öküzün bağlı olduğu alt familya (sığırgiller), bozkır kültürünün hüküm sürdüğü coğrafyalarda; insanoğlunun at, koyun, keçi ve deveyle birlikte en yakın yoldaşlarından biri olmuştur. Bu nedenle de Azerbaycan, Özbekistan ve Türkiye Türkçesi haricindeki Türk lehçelerinde öküzün "anlayışı kıt, aptal" anlamına rastlanmaz (Sevortyan, 1974: 522), Kazakça ve Nogayca gibi Türk lehçelerinde görülen "ağır, hantal, kaba; duygusuz" anlamı ise öküzün iriliğinden ve bu iriliğine tezat oluşturan boyun eğmişliğinden kaynaklanır. Nitekim bu lehçelerde, örneğin Tatarca ve Başkurtçada; ügéz (kébék/ şekéllé/ töslé) "aptal" değil, "güçlü, iri yarı, gürbüz, sağlıklı" anlamı taşır. Anadolu coğrafyasında da Yunus Emre'den Pir Sultan Abdal'a, Nazım Hikmet'ten Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya, Muzaffer İzgü'ye uzanan edebiyat dünyasında öküz menfi çağrışımlarla kullanılmaz; aksine "Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif / Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar", "Öküz ayağı basan, saban giren tarla bereketli olur.", "soframızdaki yeri ökuzümüzden sonra gelen" gibi örneklerden görüleceği üzere öküzün bir yoldaş, kardeş gibi,hatta insanüstü idrak edilmesi, sözcüğe yüklenen olumsuz anlamın ithal olduğunu akla getirir.
Okumak, araştırıcı bir yaradılışın belirtisidir. Araştırmakta olan da kolay kolay kesin kanılara bağlanmaz.
Türk Dili Dergisi
Sayfa 51 - Türk Dil Kurumu Yayınları
Bu gelenek, internetin ve sosyal medya denilen yeni yüzyılın icatları ile birlikte hemen hemen yok oldu diyebiliriz. Artik bütün kutlamalar, taziyelerimizi, geçmiş olsun dileklerimizi hep e-posta veya Facebook, Twitter, Instagram, Whatsapp gibi sosyal medya aracılığıyla yapıyoruz. Birbirimizi internet üzerinden seviyor, özluyor, sayıyor ve birbirimizin üzüntü, hüzün, keder ve tasalarını paylaşıyoruz (!?).
Bireylerin kendini hayvanlardan ayıran ilk tarihsel eylemi düşünmeleri değil, onların kendi gıda maddelerini üretmeye başlamalarıdır.
172 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Dergi içerisindeki özel bölüm olarak yayınlanmış makale ve deneme yarışmasında dereceye giren makaleleri okumanızı tavsiye ediyorum.
Dil ve güzel türkçemizle ilgili sorunlara farklı bir bakış açısı keşfedeceksiniz.
120 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Bestami Yazgan ile ilgili biyografiyi okumanızı tavsiye ediyorum. Şiir ve memleket sevgisi üzerine güzel bir söyleşi olmuş.
Fatih Bayhan: "Bestami Yazgen; beni çocukluk iklimine yeniden götüren, çocukluk mevsimini yaşatan şiirlerin şairidir."

Teşekkürler.
250 syf.
Bir kitap fuarında TDK standında gördüğüm ve içeriğini hep merak edip hiç alıp okumadığım bir dergidir. Eski sayılarından kapak elemesi yapıp odağıma ilk çarptığı için aldığım 3 sayıdan okuduğum ilki. Türk Dili dergisini okuyana dek soğuk bakardım. Beni bu düşünceye iten bir türlü aşamadığımız şekilcilik ve ön yargılarım oldu sanırım. Dergi gayet sade dille hazırlanmış, hemen her tür ve konuda güzel içeriklere sahip edebi metinlerle dolu. Bu dergide şiirin tadını çıkarıp güzel kurgulanmış hikayeler okuyabilir faydalı kitap tanıtımlarından yararlanıp edebiyat dünyasının gelişmelerini takip edebilirsiniz.
410 syf.
·7/10
Türk edebiyatında öykünün geçmişine, gelişimine ve bugününe bakabileceğiniz kapsamlı bir çalışma. Günümüz yazarlarından öykü tanımları, sevdikleri öykücüler ve öykümüz için önemli yazarların birer ikişer öyküsünü de eserin içinde bulacaksınız. İyi okumalar.
250 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Tahsin Banguoğlu, Necmettin Sefercioğlu ve Ahmet Kabaklı yazıları içerik olarak ilgi çekici. Otuz taş hikayesi de güzel okumaya değer bir hikaye idi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Türk Dili Dergisi
Doğum:
Ekim 1951
Türk Dili dergisi, Türk Dil Kurumu'nun 1951 yılının Ekim ayından beri çıkardığı aylık dil ve edebiyat dergisi.

Dergide deneme, şiir, hikâye, eleştiri ve benzeri edebî ürünler ile Türkçenin ve Türk edebiyatının güncel sorunlarını ele alan, bilimsel veya popüler yazılar yayımlanır.

Günümüzde sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü Prof. Dr. Mustafa Sinan Kaçalin'dir.

1951 yılından 2011 yılına kadar yayımlanmış olan 717 sayısındaki makale, şiir, haber, duyuru vb.nden oluşan 20.038 metin dijiltal ortama aktarılmış, erişime açılmıştır.

Geçmişi
Birinci Türk Dili Kurultayı'nın 5 Ekim 1932 günü yapılan son oturumunda yayımlanmasına karar verilen ve 3 Ocak 1933 günü Türk Dili Umumi Heyeti tarafından adının Türk Dili olmasına karar verilen dergi, Ekim 1951'den itibaren Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türk Dili dergisi ile 1952'de yayıma başlayan Belleten adlı dergilerin atası kabul edilir. Söz konusu dergi 1933-1938 arasında otuz üç sayı çıktıktan sonra yayımına iki yıl ara vermiş, 1940 yılının Ocak ayında yeniden Türk Dili adıyla ve Türkçe-Fransızca Belleten alt başlığı ile yeniden yayımlanmıştır. 1943 sonlarında yayımına ara veren bu dergi, 1945 Haziran'ında Türk Dili Belleten adıyla yeniden yayımlanmaya başlamıştır.

1945 Kasım'ında toplanan Türk Dili Kurultayı'nda yeni bir dergi çıkarılması önerilip kabul edilmişse de bir sonraki kurultaya kadar bu konuda bir girişim olmamıştı. 1949 yılındaki kurultayda konu yeniden gündeme geldi ve Feridun Ankara, hikâyelerde, romanlarda, gazetelerde yeni kelimelerin, terimlerin kullanılmasını sağlama, bunların benimsenmesi için dergi çıkarılmasını önerdiğini belirtti. 6. Kurultaydaki tartışmalardan sonra derginin çıkarılmasına karar verildi. Nisan 1933- Ocak 1950 arasında altmış sekiz sayı yayımlanan dergi bu kararla yerini iki ayrı dergiye bıraktı: Ekim 1951'de yayına başlayan "Türk Dili" ve 1953 yılında ilk sayısı çıkan "Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten".

Tür Dili Dergisinin imtiyazı Kurum başkanı Hakkı Tarık Us tarafından, mesul müdürlüğü ise genel yazman Agâh Sırrı Levend tarafından üstlenildi. Kurum başkanları değişse de Kurum adına sahiplik görevini uzun yıllar Levend sürdürdü. 1 Kasım 1976 tarihli 302. sayıda Agah Sırrı Levend derginin sahipliğini Seha L. Meray'a bıraktı; derginin sorumlu yöntmeni ise Cahit Külebi oldu. Kasım 1976'da Şereafettin Turan, Kasım 1983'te Kemal Dermiray, 1995'te Ahmet Ercilasun, 2001'de Hamza Zülfikar ve ardından Şükrü Haluk AkalınTürk Dil Kurumu adına derginin sahibi oldu.

Derginin adı Falih Rıfkı Atay'ın önerisi ile "Türk Dili Aylık Fikir ve Edebiyat Dergisi" oldu.

Derginin ilk sayısı için bir yazı istemek üzere cumhurbaşkan Celal Bayar'ı ziyaret eden Türk Dil Kurumu heyetine Bayar, Atatürk'ün üzerinde dil çalışmaları yaptığı kara tahtayı hatıra olarak hediye etmiş; beyanatı derginin ilk sayısının ikinci sayfasında yer almıştır.

Derginin ilk sayısında resim, fotoğraf yoktur. İkinci sayıdan itibaren derginin hemen he saysı Hüseyin Mumcu tarafından çizilmiş birkaç resimle yayımlanmıştır. Mumucu, Türk Dili dergisine yaklaşık on yıl boyunca resimler çizmiştir.

Derginin alt başlıkları
Türk Dili Dergisi'nde "Aylık Fikir ve Edebiyat Dergisi alt başlığı on yıldan uzun süre kullanıldı, 1 Mayıs 1962 tarihli 128. sayıda alt başlık "Aylık Düşün ve Edebiyat Dergisi" olarak değişti. 145. sayıda alt başlık "Aylık Dil ve Edebiyat Dergisi"ne dönüştü. 1 Kasım 1973 tarihli 266. sayı "Türk Dili ve Yazını Özel Sayısı" olarak çıkarken, alt başlık da "Aylık Dil ve Yazın Dergisi" olarak değişti.

32. yılında 384. sayı ile birlikte derginin alt başlığı Aylık Dil Dergisi" olarak değişti. Bu alt başlık 1994'te yayımlanacak 505. sayıya kadar kullanıldı. 505. sayıda alt başlık "Dil ve Edebiyat Dergisi" oldu.

Yazar istatistikleri

  • 78 okur beğendi.
  • 108 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 60 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.