Tuvana Gülcan

Tuvana Gülcan

YazarÇevirmen
8.5/10
48 Kişi
·
111
Okunma
·
0
Beğeni
·
91
Gösterim
Adı:
Tuvana Gülcan
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1975
Tuvana Gülcan (1975, İstanbul) Saint Benoît Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra, sırasıyla Galatasaray Üniversitesi’nde lisans, İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans, Académie Européenne de Théorie du Droit’da ikinci yüksek lisans yaptı, Universitaet des Saarlandes’te doktora çerçevesinde hukuk okudu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadı. 2011’den beri İstanbul ve Almanya arasında gidip geliyor. Avukatlık ve akademik etkinliklerini Almanya’da sürdürüp Türkiye’de yalnızca çeviriyle (ağırlıklı olarak çocuk edebiyatı), yazdıklarıyla ve çocuklarla uğraşıyor.
Türkçeyi bayadır eski ve yeni Türkçe diye bölüyoruz, sonra çocukların anlayacakları ve anlamayacakları sözcük kümeleri olarak ayırıyoruz. Gam, keder, elemi atıp hepsinin yerine joker niyetinde üzüntüyü koyuyoruz; şekerin unun rafine edilmesine karşıyken dili "rafine" ediyoruz.
Tarihsel veriler ve somut bilgileri derlemekteki titizliğimiz, üzerine kuracağımız yorumun değerini belirler. Yorum bir kurgudur, ancak uydurmacadan ayrışır.
107 syf.
·13 günde·9/10
Çocuk ile iç içe olan herkese (öğretmenlere, Okul Öncesi Öğretmenliği veya Çocuk Gelişimi öğrencilerine, ebeveynlere) şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap.
İçerisinde Bremen Mızıkacıları ve Kırmızı Başlıklı Kız gibi bilinen masallar olduğu gibi, ilk defa karşılaşacağınız masallar da bulunuyor. Masalın içerisinde bulunan karakterlerin aslında neyi vurguladığını, neyi simgelediğini ve hangi yönümüze hitap ettiğini baştan açıklayarak, masalı okuyan kişiye masalın vermek istediği mesaj hakkında farkındalık kazandırıyor. Ardından masal, masalda geçen deyimler ve kelimeler, nesneler, hayvanlar gibi daha bir çok konu üzerine çok zengin bir “Çocuklara Sorular” bölümü ile karşılaşıyorsunuz ve her masal için ayrı ayrı düşünülmüş harika “Etkinlik Önerileri” başlığıyla da...

Kitabın kapağında “Eğiticiler İçin Masal Rehberi” yazıyor, siz bunu “Çocukları Seven Herkes İçin Masal Rehberi” olarak da düşünebilirsiniz.
256 syf.
·18 günde·9/10
Kavgam deyince aklımıza tabii hemen Hitler’in Kavgam kitabı geliyor. Kurt Halbritter’ın Kavgam grafik romanıysa Hitler’in kitabını referans alarak Nazi Almanyasının günlük hayatını önümüze getiriyor. Bir tarih anlatısı değil bu kitap; tarihin eleştirisi. Bu eleştiriyi de devlet adamları gibi büyük tarihi figürler veya savaşın büyük anlatıları üzerinden değil, sıradan insanların günlük hayatlarından kesitlerle yapıyor. Karakterleri; ev hanımları, rahipler, esnaflar, öğrenciler gibi sıradan insanlar. Kötü olan şey, düşman olan şey, kitapta normal, günlük, sıradan hayatın içinde vücut buluyor. Faşizm tohumları sıradan insanların gündelik hayatlarında yeşeriyor, dallanıp budaklanıyor ve sonunda önüne geçilemeyecek kadar güçleniyor. Bu sayede bizim de kendi hayatlarımızda ciddiye almadığımız, gelişigüzel anları bir kez daha gözden geçirmemizi sağlıyor.

Kurt Halbritter önce Hitler’in kitabından bir bölümü alıntılıyor ve sonra o bölümün gerçek hayattaki karşılığını çizerek bize gösteriyor. Aslında Nazi Almanyası ve İkinci Dünya Savaşı dönemi, üzerine çok yazılıp çizilen konular. Artık bu konularda yeni bir şey okumak, izlemek bazen sıkıcı olabiliyor ama bu kitap o kadar özgün ve çarpıcı bir tarza sahip ki başka hiçbir şeye benzemiyor.

Ve bir sosyolog olmamasına rağmen Kurt Halbritter'ın kitabı kesinlikle sosyolojik kaygılarla yazılmış bir kitap. O yüzden sadece grafik roman severler değil, aynı zamanda gündelik hayat sosyolojisine ilgi duyanların da kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum.
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Çocuk kitabı değildir! İçindeki hikayeleri okuyunca fark edeceksiniz ki bu bir çocuk kitabı değildir en azından bana öyle geliyor. Çünkü çocukları, onlara zarar verebilecek durumlara yönlendirebilir. Yetişkinler de dikkatli olmalıdır. Lütfen dikkat ediniz, düşünceli hikayeler ile baş başa kaldığınızda çok kaptırmayınız kendinizi...
Keyifli okumalar.
112 syf.
·Beğendi·9/10
Keşke kitap biraz daha uzun olsaydı.Kurgusu güzeldi.Patrick'in bu kadar cesur olması çok cool :D
Aslında yazarın anlatımı da gayet güzeldi.Herkesin anlayabileceği dilden yazmış.Bu yüzden beğendim ;)
76 syf.
·1 günde·10/10
Çok güzel bir çocuk kitabıydı
Rose çok özel bir karakter, konuşma bozukluğu yaşıyor ve bu da onun hayatını oldukça zorlaştırıyor. Kelimeler o kadar karışıyor ki, artık kendine özgü bir dili var Rose'un
İletişim kurmanın, dayanışmanın önemi, çocukların o rekabetçi ve acımasız olduğu kadar bir o kadar da masum dünyasında o kadar güzel aktarılmış ki hayran kaldım. Mutlaka okuyun ve okutun
261 syf.
·Puan vermedi
Alman çocuk edebiyatı dediğimde hep bir ağızdan; Wilhelm Grimm, Erich Kastner, Michel Ende isimlerini söylediğinizi duyar gibiyim. Şimdi bu isimlere birini daha ekleyelim: Sabine Ludwig.
Malumunuz, bizim pıtırcıklarımız duygu yüklü ve betimleme örüntüleriyle yoğrulmuş kitaplara bayılırlar(!)
Bu yüzden ben de adından anlaşılacağı üzere gözyaşı dolu bir kitap seçtim. Mendilinizle beraber hıçkırıklarınızı yatıştırması için bir bardak suyunuzu hazır edin, demeyeceğim tabii ki.
Adına ve kapağına bakıp da çileli bir çocuğun dramını okuyacağınızı düşünmeyin sakın. Anneler Günü geldi sayılır; çocuklarımız biraz tarz değiştirip macera dolu, eğlenceli, günlük yaşamlarını da kitabın içine oturtarak düşünebilecekleri ve anne kıymetini gülümseyerek anlayabilecekleri bir kitap okusunlar dedim. Şunu söylemeliyim ki yalnızca çocuklar değil, anneler de gülümseyerek okuyacaklar.
Farklı sebeplerle sürekli mızmızlanarak bahsettiğiniz annenizi, "dünyanın en korkunç annesinin" arandığı bir yarışmaya soktuğunuzu düşünün. Öyle bir yarışma ki "Survivor"dan az kalır yanı yok. (Çocukların, annelerini Survivor'da hayal ettiklerinde oluşacak yüz ifadelerini görür gibiyim.)
Ve bir gün aniden kapınız çalacak, insan görünümlü bir robot "anne" gelecek. O anda anneleriniz ortadan kaybolacak. Her istediğiniz yerine getirilecek, her şeyi kuralsızca yapabileceksiniz ama durmadan asık suratla andığınız annelerin verdikleri duygusal tepkilerin hiçbirini bulamayacaksınız. Başta inanılmaz zevkli gelen bu durum sizce kaç gün daha keyif vermeye devam edecek?
Bu arada anneler de boş durmayıp birer dişi Robinson Crusoe olacaklar, sayısız serüvene atılacaklar. Başlarında bir Acun Ilıcalı ve süreç sonunda para ödülü yok ama değeri parayla ölçülemeyecek kadar büyük bir duygunun zirvesine, alacakları derslerle ulaşma şansları var. İşin hem çocuk hem de anne açısından değerlendirmesi mevcut...
Bir tavsiye: Çocuklarımızın eline kitap okusun diye içinde ne olduğunu bilmeden verdiğiniz "Ömer Seyfettin" kitaplarından önce, çocuğunuzla birlikte bu kitap gibi zevkle okuyacağınız kitaplardan başlayın okumayı sevdirmeye. Yazarların büyüklüğü, o yazarın her kitabının çocuk düzeyinde olduğunu ifade etmez...
Ece atik
Ece atik Bir Köpeğin Samimi İtirafları'ı inceledi.
@Demetece·05 Tem 2017·Kitabı okumadı
Kitabı daha okumadım ama kitapta mesela köpek neden kedileri kovalar bunlarla ilgili bilgi veriliyor bence gayet hoş bir kitap okumak için sabırsızlanıyorum
272 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Boyalı Kuş'tan sonra bambaşka bir tarzdı Çelik Bilye... Kimliğini sır gibi saklamayı başarabilmiş, devrin en ünlü müzisyeni Goddard ve onun kimliğini ortaya çıkarmaya kararlı bir güzel kadın... Konu oldukça basit gibi görünse de Kosinski'nin 2 yılda yazmasına değecek kadar müzik ve müzisyen bilgisi içeriyordu, keyif aldım...

Yazarın biyografisi

Adı:
Tuvana Gülcan
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, 1975
Tuvana Gülcan (1975, İstanbul) Saint Benoît Fransız Lisesi’ni bitirdikten sonra, sırasıyla Galatasaray Üniversitesi’nde lisans, İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans, Académie Européenne de Théorie du Droit’da ikinci yüksek lisans yaptı, Universitaet des Saarlandes’te doktora çerçevesinde hukuk okudu. Uzun yıllar Almanya’da yaşadı. 2011’den beri İstanbul ve Almanya arasında gidip geliyor. Avukatlık ve akademik etkinliklerini Almanya’da sürdürüp Türkiye’de yalnızca çeviriyle (ağırlıklı olarak çocuk edebiyatı), yazdıklarıyla ve çocuklarla uğraşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 111 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 76 okur okuyacak.