Ümit Hüsrev Yolsal

Ümit Hüsrev Yolsal

YazarÇevirmen
8.0/10
87 Kişi
·
216
Okunma
·
2
Beğeni
·
154
Gösterim
Adı:
Ümit Hüsrev Yolsal
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
560 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap, mitolojiye giriş kitabım oldu. Genel hatlarıyla bilgi vermesi açısından gayet yeterli buldum, içeriğine bakarsak bunun nedenini anlayabiliriz zaten:
Kitap; mit, kahramanlık efsaneleri ve tarih gibi temel kavramları açıklayıp ilk-Yunanlıların dönemini ve mitlerinin hangi kültürlerin mitleriyle iç içe geçtiğini anlatıyor. Sonrasında Roma mitolojisinin Yunan mitolojisinden nasıl etkilendiğinden bahsediyor.

Devamında mit dünyasına mitolojide yerlerden giriş yapıyoruz. Gökyüzü, Yeryüzü, Erobos, Tartaros... Ardından mitsel anlatının özellikleri, tanrı, insan, doğa cinleri, tanrı ve insan doğaları hakkında bilgi verip zaman kavramına geçiş yapıyoruz. Klasik mitolojide ne oldu? Her şey nasıl başladı? Yeryüzü, gökyüzü, tanrıların ve ilk insanların oluşumunu biyolojik ve fiziksel olmak üzere bilinen iki model üzerinden okuyoruz. İnsanlar ve tanrılar arasındaki anlaşmazlık, Prometheus'un ateşi çalması, tanrıların ilk insanlara bir nevi çile olarak ilk kadını göndermesi, büyük tufan gibi önemli mitler yer alıyor.

Sonraki bölümde bizi tanrılar, temalar ve kavramları içeren A'dan Z'ye bir bilgi deposu karşılıyor. Tanrılar ve mitler anlatılırken oldukça nesnel davranılıyor aslında, yazar kendi düşünceleriyle ya da felsefeyle bağdaştırmıyor hiçbir şeyi bu yüzden başlangıç olarak ideal bir kitap olarak görüyorum devamında da felsefe, sosyoloji, diğer dinler gibi konularla bağdaştırılmış kitaplara yönlenilebilir.

Olumsuz olarak gördüğüm şey ise diğer incelemelerde yazıldığı gibi tekrarlar.. Bir şey bir kere tekrar etse kabul edilebilir fakat bu tekrar genelde dörde varıyor. Nasıl olduğunu şöyle örnekleyebilirim:
"Genç Teiresias çifteleşen iki yılan gördü, sopasıyla dişi yılanı öldürür öldürmez bir kadına dönüştü. Bir süre dişi olarak yaşadıktan sonra, aynı yılanların çiftleştiklerini görüp bu kez erkek yılanı öldürdü ve ilk biçimini yeniden kazandı. Sonuçta Zeus ile Hera cinsel ilişkiden erkeklerin mi yoksa kadınların mı daha çok zevk aldığı konusunda bir tartışmaya girdiler. Zeus kadınların aldığını Hera'nın ise aksini iddia etmekteydi ve hem bir kadın hem de bir erkek olarak deneyime sahip olduğu için Teiresias'tan sorunu bir karara bağlamasını istediler. Teiresias sevişmenin zevki on parçaya bölünse erkeklerin payına bir kadınların payına dokuz parça düşeceğini söyledi. Hera kızarak Teiresias'ı kör etti ama Zeus bunu telafi etmek istedi ve Teiresias'ı kâhin yapmak için ona ikinci bir görüş yeteneği verdi."
Bu olay hatırladığım kadarıyla üç bölümde yer alıyor:
i) Bir Tanrının yaptığını bir diğerinin yok edememesi.
ii) Cinsel değişimler
iii) Falcılar
Kitapta bunun gibi olaylar bu şekilde birden fazla başlık altına örneklenmiş, bu güzel bir şey fakat iş üçe dörde çıkınca insanı sıkabiliyor.

Keyifli okumalar.
eleştirisi üzerine Tom Bottomore'a genel hatlarıyla katılamadığım için pek sevemedim bu kitabı.

habermas, adorno, horkheimer ve marcuse'u ampirik sonuçlarla ilgilenmemekten, tarihsel perspektiften kaçındıkları ve genel olarak felsefik analiz getiremedikleri için frankfurt okulunun çöküşünün yaşandığını iddia etmekte. ancak sorun şu ki bay bottomore okulun neo-marksisizm ya da marksizimi yeniden yapılandırmak için değil ''eleştirel kuramı'' insanlara anlatmak için ortaya çıktığını görememektedir.

İDEOLOJİ YANLIŞ BİLİNÇTİR.

frankfurt okulu gibi, birmingham okulu ve chicago okulunun da ana tezi budur. hemen her ideolojik tutumu birer saplantı olarak görür ve bilincin önündeki en büyük set olduğunu düşünürler. burada işin içine tarihsellik katmak pek de içerikle alakalı bir durum değil. keza tezler deneysel bilgiyle değil özgür bilinçle ortaya atıldığından herhangi bir varlık iddiası da yoktur. eleştirel kuramın bir ideoloji olarak varolması önce kendisiyle çelişmesi değil midir zaten.

keza bu okullar kültür endüstrisini, aydınlanmanın diyalektiğini, müzikoloji ve sosyolojik açıdan marksizmin eksik kaldığı noktalarda aşmış bir boyutta seyretmektedir.

eleştirel kuram önce kendini reddetmekle başlar.
736 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Antik çağın en büyük medeniyetlerinden biri olan Mısır'ın büyülü dünyasını bu kitap sayesinde birebir yaşayacaksınız. Sizlerde binlerce yıl önce Mısır'da yaşayan halktan biri olacak, piramitlerin yapımında rol oynayacak ve antik Mısır kültürünü deneyimleyeceksiniz. Kitap adeta ansklopedi. Antik mısıra dair pek çok bilgiyi barındırıp, hanedanları ayrıntılı bir şekilde bizlere sunuyor. Yazarın kalemi oldukça açık, anlaşılır. Kitabın içerisindeki renkli resimlerde sanki Kahire Mısır müzesini geziyormuş hissi veriyor. Kitap sayfasının çokluğundan gözünüz korkmasın kitap resmen akıyor. :)
Ortaçağ Siyaset Teolojisi hakkında niteliksel açıklamaları ile Ortaçağ döneminin krallık rejimine ve dahi bu bağlamda gelişen Din Felsefesine farklı metaforik yaklaşımları ile oldukça başarılı bir kitap olduğu kanaatindeyim. Özellikle Felsefe ile derinlemesine ilgilenen arkadaşların belli bir fikrî donanıma sahip olduktan sonra bu çalışmayı okumalarını yüksek tavsiyelerimle sunarım. Şimdiden Felsefe severlere iyi okumalar.
560 syf.
·8/10 puan
Yer yer sıkıldıgım oldu özel isimlerden ve aşırı öğretici olmasından -roman gibi akıcı olmasını bekleyemeyiz elbette- ama mitolojiye meraklıysanız öğrenmeye sabrederseniz çok şey katıcak bi kitap
Antik Mısır büyüleyici bir tarihi devirdir.Eski Mısır adlı bu kitap Antik Mısır devrini hikayeleme tekniği ile birleştirerek biz okuyuculara sunuyor.Anlatım tarzı ile birlikte daha akılda kalıcı olmayı başarabilen ve daha anlaşılır şekilde kendini ifade edebilen bu kitabı şiddetle okumanızı tavsiye ederim.Kendinizi Antik Mısır'da yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz...
156 syf.
·3 günde·Beğendi
Mantık denilince daha çok, sözel yönlü bir kitap beklenebilir. Bu kitap ise neredeyse matematik kitabı. Mantığın, önermelerin işaretlerle ifade edilebildiği bir alan olduğunu biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Sözel her önerme işaretlerle ifade edilebilir. Adeta bir dil gibi konuşulabilir. Sözel düşünen biri olarak, kitabın bazı kısımları sıkıcı geldi. Konular kısa ve kendi içlerinde kolaydan zora doğru gidiyor. Cep boy bir kitap olması okumayı kolaylaştırıyor.
736 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Antik Mısır Tarihine ilgi duymasına rağmen nereden giriş yapacağını bilemeyenler için güzel bir kitap. Olayların anlatılışı, mekan tasvirleri ve açıklamalar oldukça güzel bir şekilde aktarılmış.
128 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10 puan
Batı Marksçılığı'nın betimleyicisi Frankfurt Okulu'nun doğuşu ve çöküşü Tom Bottomore tarafından bu kitapta anlatılmış. Kitap aynı zamanda eleştirel kuram'ın belli başlı önderlerinin de eleştirel bir değerlendirmesini içermekte.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ümit Hüsrev Yolsal

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 216 okur okudu.
  • 31 okur okuyor.
  • 393 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları