1000Kitap Logosu
Ümit Yaşar Oğuzcan

Ümit Yaşar Oğuzcan

Yazar
Derleyen
BEĞEN
TAKİP ET
8,3bin
Okunma
2.869
Beğeni
66,5bin
Gösterim
Unvan
Türk Şair
Doğum
Tarsus, Türkiye, 22 Ağustos 1926
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 4 Kasım 1984
Yaşamı
Ümit Yaşar Oğuzcan, (22 Ağustos 1926, Tarsus - 4 Kasım 1984), Türk şair. 22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946). Türkiye İş Bankası’na girerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı. Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı görevinde iken, hizmette otuz yılını doldurunca kendi isteğiyle emekliye ayrıldı (Haziran 1977). İstanbul’da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu. Şiire 1940’da Yedigün şairleri arasında başlayan; 1975’te 33 şiir, 4 düzyazı kitabı, 13 antoloji ve biyografik eser, toplam 50 kitap çıkarmış bulunan, şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Oğuzcan, günümüzün en popüler şairlerinden biridir. Genellikle Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında ve aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde çoğalttığı şiirini, 1973’te büyük oğlu Vedat’ın ölmesi üzerine, hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinliklere, öz ve biçim yoğunlaştırmalarına yöneltti. Şairlik başarısını, daha etkili, aruzla yazdığı rubailerinde gösterdi. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ümit_Yaşar_Oğuzcan
276 syf.
·
4 günde
Çok mu anlam yüklüyorum bu tarz kitaplara diye düşünüyorum bazen? Bu tarz kitapları okurken ister istemez aralanıyor yüreğimin kapıları ve o aralığı fırsat belleyen satırlar, savunmasız yakaladıkları yüreğime hoyratça saldırıyorlar... :) Her okuduğum satırda acaba kaç sevdalı yüreğin hislerinin telafuzu olmuştur ve kaç, yüreği yaralıya merhem olmuştur bu satırlar diye düşündürdü bana yazarımız. Kim bilir belki de hiç aşkı yaşamamış kaç okuyucuyu heyecanlandırmıştır... Şiirler ve mektuplardan oluşan iki bölümden oluşuyor kitabımız. ilk kez Ümit Yaşar kitabı okudum ve hem şiirler hem de mektuplar bölümünde "Ah be Ümit ağabey böylesi sevmek kaldı mı acaba?" diye sormadan edemedim. Sonra dedim ki ; sevmek kendini keşfetmekmiş diyor Ümit ağabeyimiz, bütün güzel şeyler keşfedilmeyi beklemiyor mu zaten? Kendini aşkına adamış bir adamın yüreğindekilerin kıyıya vurmuş halidir bu kitap. Sevenin sevdiğine dil dökümüdür. Son olarak sevginin/ sevmenin ne "olmadığı" üzerinden aslında ne "olduğunu" anlatan bir alıntıyı da bırakıyorum buraya... " Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız, yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir, göz değildir, saç değildir. Sandalye değildir sevgi, yatak değildir, çarşaf değildir. İçki değildir, içemezsiniz fakat her şeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz, manzara değildir, tablo değildir, heykel değildir. Okuyamazsınız, kitap değildir. Bilmece değildir, çözemezsiniz. İstesenizde içinizden atamazsınız, kan değildir, kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkça o güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz, çiçek değildir koklanmaz. Bitmez, çile değildir. Ne desen o değildir sevmek. "
Aşka Dair Nesirler
Okuyacaklarıma Ekle
85 syf.
İç Yanması Diye Bir Şey Var!
"Ne zaman elime bir kalem alsam Sana seslenmek geliyor içimden" Bazen öyle anlar gelir ki kendini bir yerlere atıp ağlamaya, sustuklarını haykırmaya çalışırsın. Haykırırsın sonuna kadar, kendi sesimi duymayayım diye. Ne kadar çabalasan da etrafında sadece yalnızlığının sığınağını saran o hüzünden örülü duvarlarla baş başa kaldığını görürsün. Konuşmak istersin, konuşamazsın duvarlar cevap vermez ki sana duvarlar anlamaz ki seni. İçin acır. Hem öyle bir yanar ki canın , sen bile sana acıyan olursun. Susarsın hiç bir şey yokmuş gibi , sevdan özlemin geçmiş gibi gülümsersin herkese her şeye. İnandılar sana, yaralarına, anladılar zannedersin. Bilmez anlamazsın ki gözlerinden yansıyan hüzünlere , aman dilediğin yardım beklediğin o tükenmek bilmez sızına rağmen sadece sabredemez, veda ederler. Bağışlıyorum kendimi, sen de , kendimi bağışladığım gibi bağışla beni ne olur dersin, eskisi gibi olabilmek istersin; ama bağışlanmanın ne olduğunu , bağışlanmazsan da nasıl unutman gerektiğini , sevmek istediğinde korkunu nasıl yeneceğini, söylenemeyen onlarca hasret, sarılma özleminin aranıza duvar oluşturmadan nasıl besleneceğini bilemezsin. Gitmesini söyledim derken aslında "gitme kal" dediğini hissettiremezsin. Gidemediğin ve kalamadığın gibi. Ne konuşabilir, ne susabilir, ne anlayabilir ne de anlatabilirsin. Yaralarımın susarak anlatmaya çalıştıklarını belki bir gün anlarsın. Anlatamadığım her şey gibi. youtu.be/sKqOHTzJATY Keyifli okumalar.
Bir Gün Anlarsın
Okuyacaklarıma Ekle
634 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Şiir Denizi 1 Ümit Yaşar Oğuzcan’dan okuduğum ilk kitap… Şiir Denizi 1; 3 bölümden ve 634 sayfadan oluşan dolu dolu bir şiir kitabı… Ümit Yaşar Oğuzcan’ı lise yıllarımdan beri bilmeme rağmen kitap düzeyinde ilk defa okudum. Oğuzcan’ın şiirlerinin bir araya toplanmasıyla Şiir Denizi 1 doğmuş. Çok da güzel olmuş. Bazı şiirleri çok basit olsa da insana dokunan, yalnızlık, ölüm, aşk gibi temalarda kaleme alınmış yüzlerce şiire ev sahipliği yapan Şiir Denizi 1 okunmaya değer. Kitaptan bazı alıntılar: “Şimdi bin güneş doğsa götürmez karanlığımı” (227). “Beni okuyabildiğin gün Bir mezar taşı olmadığımı anlayacaksın” (319). “Ayağın değsin yeter Açılır kapısı cümle güzelliklerin” (364). “Senin olmadığın bütün şehirlere küskünüm Seni benden ayıran her şeye diş biliyorum” (403). “En ağır işçi benim Gün 24 saat seni düşünüyorum” (404). “Güzelliğini anlatmaya ömrüm kâfi değil” (408). “Sevmek dinimdir” (410). “Çünkü benim dünyamda Ölümsüzlük, seni sevmek demektir” (433). “Ne olur çekme ellerini karanlığımdan Bir sen kaldın dünyada güzel bildiğim” (463). Şiir seviyorsanız mutlaka okumalısınız.
Şiir Denizi 1
Okuyacaklarıma Ekle
277 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Ümit Yaşar Oğuzcan
Acının, çaresizliğin en çok da aşkın şairi ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN. Son zamanlarda sürekli rastlaştığım ancak elime alma fırsatı bulamadığım bir yazarın okuduğum daha doğrusu iliklerime kadar hissettiğim ilk kitabı.. Her dizesinde buram buram sevda kokan, aşk acısı çeken bir şairin yüreğinden satırlara dökülen nadide inci taneleri... Aşka Dair Nesirler adlı kitap şairin vefatından sonra basılan ve iki bölümden oluşan (Manzum ve mektup/nesir ) bir eser. Gerek şiir kısımlarında gerek mektuplarında hep aynı temayla karşı karşıya kalıyoruz : ayrılığın vermiş olduğu acı, ıstırap, çaresizlik... Ümit Yaşar Oğuzcan, kelimelerin ahengini, birbirine muaazzam uyumunu gayet başarılı bir şekilde sağlamasına rağmen yer yer farklı şairlerin dizelerindeki havayı hissettirdiği için tam anlamıyla özgün bir şair kategorisine girmedigini düşünüyorum. ( Tabi bunu bir kitabıyla genellemek doğru değil.) " Gel bak SANA BİR TANRI GETİRDİM Gel bak SENDEN BİR TANRI YARATTIM " diyor şairimiz. Sevdiği insanı putlaştırıp/ ilahlaştırıp ona tapınmakla ifade ediyor ulu sevgisini. Ve tanrıdan daha üstün tutuyor sevgiliyi : "Ben sana inanıyorum kitaplara değil Ben seni istiyorum. Dua değil, sabır değil." Ve yer yer sevgiliye kavuşamadıgı için Tanrıya karşı isyanını : "Medemki benim olmayacaktın neden seni karşıma çıkardılar? Kim yaptı bunu? Bu kötülükler kimin eseri? Tanrının işi yok da bizi mi görsün? Öyleyse kime inanacağız?" "Bir ara Tanrıyı düşündüm, peygamberleri, dinleri, kitapları düşündüm. Boş inançlarımız mıydı çaresizliğimizi yaratan?" bu sözleriyle ifade ediyor. Aşıklar, severken ayrılanlar, aşık olmayanlar hangi kategoriye sahip olursanız olun, yüreğinize dokunan her dizesi alıntılanmaya değer bir eser . Keyifli okumalar. Kitapla kalın. :)
Aşka Dair Nesirler
Okuyacaklarıma Ekle
634 syf.
·
26 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
…. Seni görmediğim günler Karanlıktayım, katran gecelerdeyim Cehennem misali bir yerdeyim Bir demir nasıl paslanır, bir elma nasıl çürürse İşte öyleyim ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN, Şiir seven insanlara öneriler zaten gereksizdir.İçten yazılan her şiir okunmaya değer. Dudak ve gözlerin hayranı olan şair, birçok şiirinde bu organlara vahşi, duygusal benzetmeler yaparak okuyanların kalplerinde taht kuruyor adeta. Keyifli okumalar
Şiir Denizi 1
Okuyacaklarıma Ekle
276 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Aşka Dair Nesirler
Bir şeyi ne kadar çok seversem, o kadar korkuyorum sanırım anlatmaya, paylaşmaya. Onu birkaç cümleyle tanımlamaya çalışmak, bir yanından bahsederken diğer yanını unutmaya korkmak, çok sevince başına geliyor insanın. Bu kitap, Ümit Yaşar Oğuzcan'ın şiirleri bende tam da bu hisleri uyandırıyor. Bu kitaptan, mektuplarından, şiirlerinden ne kadar bahsetmek istesem de çekiniyorum, kaçınıyorum. Bu duygu yüklerini daha kolay taşımaya başladığımda, burayı bu şiirlerle dolduracağım biliyorum. Şimdi bana bir hatırlatma size de bir önizleme olması amacıyla buraya bir alıntı bırakıyorum. Umarım siz de çok beğenirsiniz de, burayı daha çok şiirlerle doldururum. Şiirle kalın Birinci mektup "Ben seni düşünüyordum, çünkü geceydi." ... "Elimi uzatsam tutabilirdim seni, öyle yakındın. Zamana kokun sinmişti. Belki de uzaktın, günlerce koşsam yetişemezdim sana. Zamana kokun sinmişti. Tuttum resmini indirdim duvardan. Duvar ağlamaya başladı."
Aşka Dair Nesirler
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.