Umran Nazif

Umran Nazif

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
386
Gösterim
Adı:
Umran Nazif
Tam adı:
Umran Nazif Yiğiter
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 21 Mart 1915
Ölüm:
İstanbul, 28 Aralık 1964
İÜ Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten (1936) sonra savcılık ve yargıçlıkla önce Konya ve kazalarında, sonra Zonguldak’ta görev aldı, Bağımsız avukat olarak İstanbul’da çalıştı (1943-1950), aynı yıl DP listesinden Konya milletvekili seçildi, bir dönemlik TBMM üyeliğinden sonra İstanbul’da 2. noter olarak yeni görevine başladı (1954), ölümüne kadar sürdürdü. Yirmi yaşlarından başladığı öykücülüğü gerçekçi ürünlerle gözlem sınırları içindeki insanları canlandırdı, en verimli dönemini Zonguldak yıllarında yaşadı, son yıllarında belirli bir kısırlık gözlendi. Öykü derlemeleri: Kara Kasketli Amele

(1933), içimizden Birkaçı (1941), Yaşamak için (1948), Gar Saati (1951), Tepedeki Ev (1954). AşK Üçgeni (1962). Tek romanı (Tangonun Ölümü) Zonguldak’taki haftalık Ocak dergisinin tefrikası olarak kaldı (1942-1943) hukuk adamlığıyla bir de inceleme yayımlatmıştı: Kömür Havzasında Amele Hukuku (1944).
Hoş kadın kısmı bu... Kıskançlık yapacak başka bir şey bulur ya... Evelsi gün kızdım da, bizimkini kolundan tuttuğum gibi şu bizim sofadaki büyük aynanın karşısına sürükledim. "Bak! dedim... Bu yaştan sonra şu halimle benim suratıma kim bakar?...
Hakikaten, yol arkadaşımın dediği gibi biz insanların en aşağımızla en üstümüz arasında bir buğday boyu fark yoktu...
Aşağıda baştan başa uzanan ova, güneş kapkara bir bulut altına girince gri bir renk almıştı. Çok ama çok uzaklardan tekerlek sesleri geliyor ve hat boyundaki bir karartının ardından pamuk gibi beyaz dumanlar yükseliyordu.
Yollar bomboştu. Şehir bu haliyle beklenmedik bir zamanda çırılçıplak yakalanan bir kadına benziyordu. Az sonra gerinecek, yavaşça kalkacak, şurasını burasını toplayacak ve her günkü şeklini alacak. O alışık olduğumuz, hareketli, canlı ve renkli tavrını.
Bir vakitler düşman sayarak tayyaresiyle beraber düşürdüğü bir adamın kızkardeşini şimdi dünyalar kadar seviyordu. Şu liderler olmasa insanlar pekâlâ birbirlerini sevebilirlerdi. Şu krallar, hükümdarlar yok muydu, sürüleri başıboş bıraksalar kimsenin burnu bile kanamazdı. Lakin böylesi hiç onların işine gelir miydi?
İçimde, bu kaçıncı olmasına rağmen Istanbul'dan, bu güzel memleketten ilk ayrılış günümün o tarif edilmez hüznü vardı.
Açık konuşmaktan artık korkmamalıyız... Bizler artık şuna kanaat getirmiş bulunuyoruz ki, bir toplumda zararlı dahi olsalar, fikirlerin karınlarda saklanması ifade edilmesinden çok daha fena neticeler doğurabilir.
O gece lodos poyraza çevirdi. Şehire mevsimin ilk karı düştü. Yeşil cubbalı, beyaz yağlı boyalı evin arka odasına yeni kurulan sobanın başında sıralanmış ev halkı, dışarıdaki dünyadan çok uzaklara, bambaşka bir âleme doğru yol almıştı.
Geride bıraktıklarına güler gibi küçük bir tebessüm, hafifçe aralanmış alt dudağının kenarına takılıvermişti.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Umran Nazif
Tam adı:
Umran Nazif Yiğiter
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 21 Mart 1915
Ölüm:
İstanbul, 28 Aralık 1964
İÜ Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten (1936) sonra savcılık ve yargıçlıkla önce Konya ve kazalarında, sonra Zonguldak’ta görev aldı, Bağımsız avukat olarak İstanbul’da çalıştı (1943-1950), aynı yıl DP listesinden Konya milletvekili seçildi, bir dönemlik TBMM üyeliğinden sonra İstanbul’da 2. noter olarak yeni görevine başladı (1954), ölümüne kadar sürdürdü. Yirmi yaşlarından başladığı öykücülüğü gerçekçi ürünlerle gözlem sınırları içindeki insanları canlandırdı, en verimli dönemini Zonguldak yıllarında yaşadı, son yıllarında belirli bir kısırlık gözlendi. Öykü derlemeleri: Kara Kasketli Amele

(1933), içimizden Birkaçı (1941), Yaşamak için (1948), Gar Saati (1951), Tepedeki Ev (1954). AşK Üçgeni (1962). Tek romanı (Tangonun Ölümü) Zonguldak’taki haftalık Ocak dergisinin tefrikası olarak kaldı (1942-1943) hukuk adamlığıyla bir de inceleme yayımlatmıştı: Kömür Havzasında Amele Hukuku (1944).

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.