Veli Behçet Kurdoğlu

Veli Behçet Kurdoğlu

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Veli Behçet Kurdoğlu
Unvan:
Yazar
Vefâdan eser de kalmamış sende,
Ağlarım o geçen zamanlara ben.

Gözyaşı katarak yemîn ettiniz,
İnandım o ciddî peymanlara ben.

Kalbimi uğruna bir köle yaptım,
Aldanıp o tatlı yalanlara ben.

Yıllardan beridir demek aldandım,
İnanmam şimdiki figanlara ben.

Şerefeddin ÖZDEMİR (1889 - 1922)
Veli Behçet Kurdoğlu
Sayfa 408 - 1. baskı - 1967
Böyle yazılmış töre:
Hiç bir şey değil dümdüz.

Dünya yuvarlak küre,
Geceden gelmiş gündüz;
Yere, zamana göre
Yol çapraz, izler ters-yüz.

Dağ nedenli yüceyse;
Deniz o nedenli derin...

Rûh olur muydu engin
Maddeye boyun eğse?

Hem hiçsin, hem coşkun,
Karnı aç, gönlü toksun.
Bir varsın, bir de yoksun...

Kayboluşundan belli:
Sende dolmuş tecelli!

Saraylar yaptın inde,
Kurdun yerin dibinde
Göğe eren merdiven.

Ko azıtsın ham ervâh:
Şeytansız olmaz Allah.

Ne zorbalığa güven
Ne yenileri payla.
Ağlamalar, gülmeler
Parayla mı?... Sırayla!

Neler doğurmuş neler...
Sor "Meşîme-i şeb"e...

Gece: gündüzden gebe!

Hikmet KIVILCIMLI (1318/1902 - ?)
Veli Behçet Kurdoğlu
Sayfa 448 - 1. baskı - 1967
Bulamadım dost aradım âyîne-i devrânda
Buldum âyînede bir yâr-ı muvâfık o da ben
Ağladım ağladı güldümse berâber güldü
Ben ne dersem der idi şer idi ammâ ehven

Abdülhak Molla
Veli Behçet Kurdoğlu
Sayfa 251 - 1. baskı - 1967
Dâr-ı fenâdan göçüp gitti bekâya,
Merkez Efendi ki, ana Hak ola hemrâh.
Sanmayın öldü ânı, halvete girdi,
Yoldaş oluptur âna vird-i sehergâh.
Kutb-ı zaman idi, ol, işbu devirde,
Döne döne akıbet ecel buldu râh.
Mâh-ı Rebî’ul-âhırın onyedisinde.
Rûz-ı şenbihde o kıldı sefer, âh!
Hâtif-i gaybî âna dedi ki, târih,
Dâiresin Merkez’in nûr ede Allah.
Veli Behçet Kurdoğlu
Sayfa 89 - 1. baskı - 1967
İnsâne gelmez belâ-yı dildûz
Etmez mi mükevvenâtı pür-sûz

Bir aileyi eder o giryan
Bir cemiyyeti ansız perîşan

Bir demde olan ferah û mesrûr
Şol dem oluyor dirîg û meftûr

Bedbaht oluyor bir anda şâdan
Hayret bu ne inkılâb-ı devran

Ahvâl-i sabâvetim ne oldu
Yâ nûr-ı şabab bekaa mı buldu

Madem ki yok beaası dehrin
Kahrın ne çekmeli sipihrin

Yok çâre cihân kurulmuş öyle
Geçmekle ömür demekle böyle

Çok kimse bu dehre geldi gitti
Zirâ ki çerâğ-ı ömrü bitti

Gelmişti cihâna çok Ferîdun
Gör neyledi anları da gerdûn

Sultân idi bir zaman Süleyman
Gitti nice böyle nâmdârân

Nerde Nerîmân û Rüstem-î Zâl
İskender-i kahremân-ı cevvâl

Lerzende eder iken cihânı
Göster nerde o Cengiz Hânı

Asrında cihânı eden iz'âc
İbret alınız ne oldu Haccâc

Geçmişti anın zamânı bî-dâd
Zâlim diye koydu gitti bir âd

Mâlik idi bunca mâl'e Kaarûn
Nâmı unutuldu noldu Hârûn

Cem'eyledi koydu gitti burda
Elbette hesab sorarlar orda

Mâl'e güvenilmez hiç cihanda
İnsan bırakır gider bir anda

Bu saltanatın bekaası yoktur
Aldanmamalı cefâsı çoktur

İyilik edilirse bu cihânda
Birlikte gider bu haslet anda

Çok nazlılar ibtilâ-yı hicran
Sâlhurde kalır gider cuvânân

Akl-erdiremez beşer bu hâle
Hezeyan kim eder girer vebâle

Lâyüs'el'dir suâl olunmaz
Esbâbını arama bulunmaz

Mehmed Cemil (1860 - ?)
Veli Behçet Kurdoğlu
Sayfa 274 - 1. baskı - 1967
Yazara henüz inceleme eklenmedi.