Victoria Schwab (V.E. Schwab)

Victoria Schwab (V.E. Schwab)

Yazar
8.4/10
233 Kişi
·
380
Okunma
·
24
Beğeni
·
1.637
Gösterim
Adı:
Victoria Schwab (V.E. Schwab)
Tam adı:
Victoria Schwab
Unvan:
Yazar
Doğum:
7 Temmuz 1987
V.E. Schwab, 2013 romanındaki Vicious , Magic serilerinin Shades'i ve Victoria Schwab adı altında yayınlanan çocuk ve genç yetişkin kurguları ile tanınan bir Amerikalı fantezi yazarıdır.
Yalan söylemenin birinci kuralı mümkün olduğunca sık gerçekleri söylemekte yatıyordu. İnsan küçük veya büyük, bir noktadan sonra her şey hakkında yalana başvurmaya başlarsa yalanların önünü alamaz ve kendini kesin ele verirdi.
376 syf.
·10/10 puan
Neden fazla duyulmayan bir kitap olduğunu anlamadığım ama hayranlıktan öldüğüm bir seriyle geldim.

Uzun zamandır beni saran fantastik kitap bulamıyordum. Arşiv'e Şubat Mart gibi okumaya başlamıştım. O dönemki ruh halimden dolayı okumayı bırakmıştım. Odaklanamamıştım bir türlü. Bu ay kitap yine gözüme çarptı ve baştan okumaya başladım. Ve bir anda bitti. Şimdi neden bu kadar çabuk bitirdiğimi düşünüp üzülüyorum.

Kitabın kurgusu harika. Okumaya başlayınca bu zamana kadar okuduğum tüm fantastik kitapları düşündüm ve hiçbirinde böyle hoşuma giden bir kurguya rastlamadım. "Keşke böyle bir roman, böyle bir kurguyu ben yazmış, ben hayal etmiş olsaydım." dedim. Gerçekten kurgusuna diyebileceğim tek kelime yok. "Keşke benim olsa." modundayım. Çok özgün bir kurgu olduğunu düşünüyorum.

Yazarın dili de çok hoşuma gitti. Betimlemeler, olay örgüsü tam kıvamındaydı. Ne çok aşırı ne de çok azdı. Okurken beni boğmadı. Bir anda kitap bitti. "Keşke yayarak okusaydım." diyorum hala. Yeniden okumayı bile düşünüyorum.

Karakterleri de çok beğendim. Yazar her karakteri öyle bir oluşturmuş ki hani "Bu karakter bunu yapmazdı." dediğim bir nokta olmadı. Hepsi çizgisinde ilerledi. Olaylar gözümde çok net canlandı.

Düşünsenize ölüyorsunuz, gömülüyorsunuz ve aynı zamanda da anılarınızla birlikte bir kutuya koyulup arşivlenen bir dünyada da var oluyorsunuz. Gerçekten muazzam.

Filmi de olsaydı ne güzel olurdu. Ve keşke daha çok okuyan insanlar olsaydı. Gerçekten kıyıda köşede bırakıldığını düşündüğüm bu kitabı tüm fantastik sevenlere öneriyorum. Arşiv'in sizi de içine çekeceğine eminim.
368 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Vahşi - #kitapyorumu
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
Herkese selam. Yine uzun zaman önce okuduğum ama yorumunu yeni girdiğim bir kitapla geldim. Vahşi'yi nasıl aklıma esti de aldım bilmiyorum ama konusu ve farklılığı ile beni kendine çekmeyi başardı. Öncelikle şunu söylemek istiyorum, bu kitaptaki tüm karakterler kötü! Evet doğru duydunuz yazar bizlere farklı bakış açısıyla yazılmış bir kurgu sunuyor. Hangi birimiz kötü karakterlerin de güzel bir hikayesi olacağını tahmin ederdi ki.
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
Kitap aşırı akıcıydı hemen bitiriverdim. Sonunda ne olacağı hakkında teori üretirken bir bakmışım her zamanki gibi son sayfadayım. Yazarın diğer bir serisi yurt dışında çok popüler zannedersem, o seriyi de aşırı merak ediyorum doğrusu. Ama Türkiye'de yazara gerektiği değerin verilmediğini duydum. O yüzden bu kitaba bir şans vermenizi istiyorum. Ne kalın ne pahalı bir kitap. Ayrıca konusu da farklı olduğu için bence size de cazip gelecektir.
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
Kitap genel olarak Eli ve Serena ikilisi, Victor ve Sydney ikilisinin birbirlerinden intikam almak için buluşmalarını anlatıyor. Başta hem geçmiş hem günümüz anlatılıyor bu biraz kafa karıştırıcı ama sonraya doğru yerine oturuyor. Karakterlerim motivasyonu ve iç dünyası çok iyi yazılmış. Victor'a hayran kalmamak mümkün değildi kitapta. Bundan da anlayacağınız üzere favorim Victor'du. Ayrıca Victor ve Sydney'in ilişkisi bana çok tatlı geldi. Sanki baba kız gibilerdi ve Victor'un kötü biri olmasına rağmen ona karşı tavrı çok hoştu.
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
Tabiki bu kadar yorumdan sonra beklentiye gireceksiniz ama girmenizi pek önermem. Eğer beklentiye girerseniz sevemeyebilirsiniz o yüzden normal bir modla okuyup öyle karar verin sevip sevmeyeceğinize. Kısacası puanım 4/5. Keyifli okumalar.
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
Hırs, tutku ve süper güçlerin çarpık dünyası.
400 syf.
·6/10 puan
congratulate me!!

Beni kendine çeken, elimden bırakamadığım, şahane, duygu dolu bir kitap değildi. Bu kitap, diğer kitapların vaadi gibi bir şeydi. Kurgulanmış dünya çok farklı. Büyüyü ele alan bir çok yazar var bu yüzden fark yaratmak zor. Bu seriyle bir fark yaratılmış. Bu yüzden hakkını vermek lazım. Duygusallık, kişiler arasındaki ilişkiler bu tarz kitaplarda pek ön planda olmuyor zaten, bu yüzden eleştirmeye gerek duymuyorum.

Tam puan vermememin tek nedeni benim, ben ve hislerim. Belki diğer kitaplarda daha çok içine gireceğim ve serinin fanlarından biri olacağım (orası hiç belli olmuyor.)ama şimdilik böyle kalsın.

Seriye devam edip etmeyeceğimi çizgi romanlarını okuyup karar vereceğim. Bugünlerde bir şeyler okumak çok zor. :""""
400 syf.
·5 günde·8/10 puan
Kitabın genel olarak konusundan bahsetmem gerekirse, Antari soyundan gelen Kell kan büyücüsüdür. Antari soyu çok güçlü bir soy olmasına rağmen sadece iki kişi kalmışlardır. Kell Kırmızı Londra da yaşamasına rağmen diğer Londra'lara da geçiş yapar. Kırmızı Londra'nın dışında 3 Londra daha vardır. Gri Londra; büyüden haberi olmayan insan topluluğu, Beyaz Londra; güçlü bir ikiz kraliçe ve kral tarafından yönetilen bir topluluktur, Siyah Londra ise hayatın olmadığı ölü topraklardır.

Kell Beyaz Londra'ya geçiş yaptığı sırada siyah bir büyülü taş eline geçer. Diğer Londra'larda bu taşın peşindedir. Kell peşindekileri atlatmaya çalışarak Gri Londra'ya geçiş yapar. Gri Londra da yaşayan Delilah Bard ile yolları bu esnada kesişir. Usta bir hırsız olan Lila, Kell'in cebindeki büyülü taşı ustalıkla çalar.

Konu itibariyle heyet başarılı bir kitap olmasına rağmen çok durgun ilerledi maalesef. İlk 150 sayfa bu durgunluğun geçmesini isteyerek okudum. Durgun olmasına rağmen ise yazarın dili oldukça akıcıydı. Bu yönden çok sevdim diyebilirim kitabı.

Lila ve Kell arasındaki ilişki de çok güzeldi. Lila burnundan kıl aldırmayan bir tipte, Kell ise kibar ve güçlü bir karakter. İkisinin diyaloglarını okumak eğlenceliydi.

Eğer yazar ile hiç tanışmamış olanlar varda gönül rahatlığı ile alıp başlayabilirler bu seriye. Şiddetle olmasa da tavsiye ediyorum. Çünkü ben çok fazla aksiyon sever bir okuyucu olduğum için kitapta sürekli bir atak bekledim ama olmadı, olsun yine de okuduğum için pişman değilim.

Kitapla kalın.
376 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Kıyıda köşede kalmış, pek bilinmeyen ama aslında çok iyi ve farklı bir kurgusu olan kitap. Kitabın sonu hem tatmin etti hem etmedi. İkinci kitabın olması şart gibi.
Yazarın yarattığı dünyaya bayıldım. Zaten orijinal kurgulu fantastikleri sevmemek benim için imkansız gibi bir şey. Ben bir günde bitirdim kitabı. Yani ne kadar yavaş ilerlerse ilerlesin sıkılmam imkansızdı ama eğer birkaç güne yayarak okumak istiyorsanız olaydan kopukluk yaşayabilirsiniz.
368 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Evet , çok öneren bir bookstagram sayesinde almıştım bu kitabı. Öncelikle beklentimi tam karşıladığını söyleyemem. Kitap kapağı çok hoşuma gitti ancak kitabı tam yansıttığını düşünmüyorum. Kitabın konusunu beğendim. Fantastik deyince direkt cadılar, vampirler oluyor genelde. Ana karakterler kitapta DÜ’ler; (doğaüstüler) bilim kurgu havası katmış. Serena hariç her karakteri sevdim. Çünkü hepsinin kendince yeterli sebepleri vardı. Ancak kitap birçok bölümden oluşuyor ve geçmiş gelecek karışık, parçalar halinde anlatılmış. Bu beni etkilemedi. Anlaşılır ve akıcıydı. Karakterler daha derin anlatılabilirdi. Açıkçası kahramanlar kötü olarak bahsedilse de bana göre kötülükten çok antiler. Olay çizgisi sabitti, sonu şaşırtmadı ve nasıl devam edebilir emin değilim. Pek beklenti yükseltmeden sevilebilir bir kitap.
400 syf.
·5 günde·10/10 puan
Öncelikle kitabın konusundan bahsetmek istiyorum. Kell yeryüzünde birkaç tane kalan ve nadir bir yeteneğe sahip bir Antari. Yeteneği ise 4 Londra arasında yani Kırmızı, Gri, Siyah ve Beyaz Londralar arasında geçiş yapabilme. Kell Kırmızı Londra’nın büyükelçisi böyle mektupları yazışmaları falan Kraliyetler arasında götürüp getiriyor. Unutmadan söyleyeyim Kell ayrıca kaçakçılık yapıyor. Asla göremeyecekleri dünyalardan birer parça edinmek isteyen insanlarla çalışıyor. Tabi bu çok tehlikeli bir iş ve bu iş başına büyük işler açacak. İşte kitapta da bu işleri okuyacağız. Yaptığı son işte işleri ters gidecek, yolları Delilah ile kesişecek ve biz de bu muhteşem olayları okuyacağız.


Kitap harikaydı. Yazarın dili hiç zorlamıyor mesela ilk 100 sayfa hiç olay olmasa bile hiç sıkılmadan okudum. Yazar muhteşem bir olay örgüsü yaratmış daha sonra ne olacak heyecanıyla okuyorsunuz. Yaratılan karakterler de olay örgüsü gibi harikaydı. Kell ve Delilaha hayran oldum. İkisinin arasındaki uyum harikaydı. Aralarındaki atışmalar beni çok güldürdü. Delilahın o kendine güveni, kararlılığı, deliliği kendine hayran bıraktırdı. Kell zaten yeni favori erkek karakterim. Bir de Rhy var onu fazla göremiyoruz ama ukala yan karakterleri her zaman sevmişimdir. İkinci kitabım neden yok diye ağlıcaktım. Eğer alırsanız paraya kıyın ve ikisini birden alın asla pişman olmayacaksınız.
400 syf.
·Puan vermedi
||Sihrin en koyu tonu-V.E.Schwab||

Bu kitap çok ilgimi çekmişti ve beklentim de bir yana çoktu. Neyse ki tüm beklentilerimi karşılayan bir kitap oldu. Kitapta en çok ilgimi çeken yazarın Londra’yı dört ayrı renge ayırmasıydı. Kırmızı Londra,Beyaz Londra,Gri Londra ve Siyah Londra var. Gri Londra daha çok sihirsiz bir alanın olduğu yer Siyah Londra ise çok fazla güç kullanımı yüzünden artık var olmayan bir Londra ama Kırmızı Londra ise sihrin var olduğu ve gösterişli bir Londra, Beyaz Londra da onun gibi ama Beyaz Londra daha çok kötü şeylerin geliştiği bir Londra.

Bizim ana karakterimiz de Kell, Kırmızı Londra’da bir imparatorluğun büyükelçiliğini yapıyor ve kendisi bir antari büyücüsü ve antari büyücüleri de sadece iki tane var biri kırmızı Londra’da bizim Kell olan ve beyaz londra’dan Holland’ımız var ve onu da serinin devamında çok daha iyi tanımayı bekliyorum.

Antari’ler bu londralar arasında geçiş yapabiliyorlar ve de Kell’de sürekli Gri Londra’ya gidip oradaki koleksiyonerlere diğer londralardan bir şeyler getiriyor falan ama bu aslında büyük bir suç iken bunu baya severek yapan birisi. İşte Gri Londra’ya geldiği bir zamanda bir yankesicinin gazabına uğrayarak çok değerli bir şeyi çaldırıyor ve bu yankesicimiz de müthişler müthişi olan Delilah yani Lila oluyor ve bizim kitaptaki maceramızda bu ikilinin karşılaşması ile tamamıyla başlamış oluyor.

Karakterleri çok sevdim ve olaylar da çok iyiydi ve de kitap da çok akıcıydı. Kısa bir süre içerisinde hemen okuyup bitirebileceğiniz bir kitaptı. Çok heyecanlı olayların geliştiği anlarda da da heyecanla okudum ve Lila ile Kell’e tamamıyla bayıldım. Özellikle Lila çok sevdiğim kadın karakterlerden biri oldu. Aralarındaki diyaloglarda çok iyiydi ve ekip olarak da o kadar iyiydiler ki.

Bu ikiliyi daha fazla okuma isteği nüksetti sürekli. Umarım ki Pegasus yayınları da en yakın zamanda serinin devamını çıkartır da Lila ve Kell’in maceralarına kaldığımız yerden devam ederiz. Fantastik kitapları seviyorsanız mutlaka şans vermelisiniz ve seveceğinize eminim sizi böyle hemen içine çeken bir dünyası var ve yazarın anlatımı da bir o kadar güzeldi. 5/5
400 syf.
Bilinmeyen bir Fantastik Seri olduğunu birinci kitabın incelemesinde söylemişitm sanırım. İkinci kitap beni şaşırtmadı. En az birincisi kadar iyiydi. Aslında başta biraz sıkıldığımı ya da beni sıkan bir nokta olduğunu söyleyebilirim. Mackenzie karakteri Owen ve yaşadıklarını sürekli unutamıyor. Bunu kitapta çok sık görmem- aslında birinci kitabın sonunda yaşananları okuduğum için- ikinci kitapta da olayı sık sık anlatması biraz sıktı. Mackenzie karakteri sürekli kendini suçlasa da kitap başından beri heyecanlıydı. Favori karakterlerim: Roland, Wesley ve Cash. Bence farklıbir fantastik seri okumak istiyorsanız alabilirsiniz. Yani aldığınıza pişman olmazsınız demek istiyorum. Keyifli okumalar.
400 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Bir serinin daha şimdilik sonuna geldik. Seriye bir kitap daha eklenecek gibi görünse de bence seri kendi içinde final yaptı. Büyük ihtimalle 3. kitapta herkes herkese ayaklanacak Bütün dünya yok olacak bizde rahat edeceğiz sevimsiz Mackenzie'de.
Seri ikinci kitabı olduğu için ben size çok fazla bir şey anlatamıyorum. O yüzden genel seri yorumu yapayım şimdilik anlaşalım
Kitabın yarattığı dünyada insanlar öldükten sonra hatıraları ile birlikte istifleniyor ve bir çekmeceye konuluyor. Bizim bir yansımamız gibi düşünün yada ruhumuz gibi. Bunlara Tarih deniyor. Tarihleri bulundukları yerde tutmak üzere gönderilen kişilere ise Koruyucu. Bizim karakterimiz Mackenzie Bishop bu görevi dedesinden 12 yaşında alıyor. Ilk kitapta çıldırmış bir tarihin elinden zor kurtulan bu nadide kızımız hiç akıllanmıyor. Ikinci kitapta da maceralarına devam ediyor. Bir taraftan kabusları ile uğraşırken bir tarafta üzerine yıkılmak istenen suçlarla boğuşuyor. Aynı zamanda Arşiv var işin içinde. Olaylar olaylar. Ama Mackenzie o kadar zeki ve yetenekli ki her şeyi tek başına çözmeye karar veriyor.

Buraya kadar okuduysanız baş karakterimize ne kadar sinir olduğumu anlamışsınızdır. Yazarlarımızın kadın karakterlerle alıp veremediği ne bilmiyorum sanki özellikle bu etkiyi yaratmak için yazıyorlar. Kitaplarda genelde sevmedigim karakter kadın olan oluyor. Wesley gibi bir karakteri yazıyorsun ama gidip birde Mackenzie'yi yazıyorsun. Neden bunu yapıyorsun?

Kurguyu gerçekten çok sevdim. Herkes 2.kitabı daha çok sevmişken ben ilk kitabi bir tık daha fazla sevdim. Roland ve Wesley favori karakterlerim. Ikisi de mükemmel olmuşlar. Yazarın ilk kurgusu sanırım buymuş. Diğer kitaplarını da büyük zevkle okuyacağımdan eminim hatta çokta hevesliyim

Yazarın biyografisi

Adı:
Victoria Schwab (V.E. Schwab)
Tam adı:
Victoria Schwab
Unvan:
Yazar
Doğum:
7 Temmuz 1987
V.E. Schwab, 2013 romanındaki Vicious , Magic serilerinin Shades'i ve Victoria Schwab adı altında yayınlanan çocuk ve genç yetişkin kurguları ile tanınan bir Amerikalı fantezi yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 24 okur beğendi.
  • 380 okur okudu.
  • 23 okur okuyor.
  • 373 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.