Yagyu Munenori

Yagyu Munenori

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
267
Gösterim
Adı:
Yagyu Munenori
Unvan:
Japon kılıç savaşçısı
Doğum:
1571
Ölüm:
1646
Yagyū Munenori (Japonca: 柳生 宗矩, d. 1571 - ö. 1646), Japon kılıç savaşçısı. Babası Yagyū "Sekishusai" Muneyoshi'den Yagyū Shinkage-ryū denilen kılıç dövüşü okulu liderliğini devraldı. Stili, Tokugawa Şogunluğu tarafından gözetilen iki resmi kılıç stilinden biriydi. Tokugawa'ya hizmet eden lordlardan biri feodal daimyo oldu. Tajima no Kami unvanını aldı.

Sözleri
"...İnsanlardan yararlanabilirler, fakat kötülük sona erdiğinde kötülüğü saldırılır. İşte bu nedenle, kaçınılmaz olduğu zaman insanları öldürmek için silahları kullanmak da Cennet Yolu'dur. Tek bir kişinin kötülüğü yüzünden çok sayıda insan acı çekebilir. Böyle bir durumda, çok sayıda insan bu tek kişiyi öldürmekle korunur. (Zen deyişi) "Öldüren kılıç yaşam veren kılıçtır"ın gerçek bir örneği olmaz mı bu?"

"Tin, aklın ustasıdır. Tin içtedir ve aklı dışsal olarak kullanır. Akıl enerjiyi de yönlendirir. Enerjiyi kullanan akıl tinin hizmetinde dışarı çıkar. Akıl bir yerde oyalandığı zaman, verimlilik yok olur. Bu yüzden, akılın bir noktada tutulmadığından emin olmak gerekir.

Ev sahibi hizmetçisini yanlışlıkla bir yere gönderdiği zaman, hizmetçi orada kalır ve geri gelmezse, o zaman artık yararlı değildir. Aklınız da bir şey üzerinde oyalanır ve temel konumuna geri dönmezse, savaş sanatındaki yeteneğiniz yok olur.

Yani aklın bir yerde kalmasına izin vermeme pratiği, yalnızca savaş sanatına değil, tüm çabalara uygulanır."

Zen ve Savaş Sanatları
Yagyu Munenori arkadaşı ve ustası Zen Budist rahibi olan Takuan Soho'nun öğretisinden etkilenerek Zen ile Savaş Sanatları arasındaki ilişkiyi incelemiş ve Savaşçının Zen pratiğindeki zihinsel tutuma ulaşması halinde sanatını en mükemmel şekilde icra edebileceğini öne sürmüştür. Hayat Veren Kılıç adlı eserinde bu durumu şu şekilde ifade eder; "Savaş sanatları Budist Dharma'ya uyumludur ve Zen'le pek çok ortak noktası vardır. Bu ortak noktalar arasında bağ kurmaktan ve şeyler tarafından hapsedilmekten kaçınma yer alır. Her şeyin özü budur. Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür." Zihnin belli bir şey üzerine odaklanıp kalmasına zihnin hastalığı adını veren Yagyu için uygulanan savaş sanatına dahi bağlanmamalıdır: "Savaş sanatlarında, savaş sanatları zihnnini geride bırakmamak bir hastalıktır. Okçulukta, okçuluk zihnini geride bırakmamak bir hastalıktır. Sadece sıradan zihninizi kullanacak ve onunla kılıç çekecek, ok atacaksınız. Okçuluk zor olmayacak ve kılıcı özgürce kullanabileceksiniz." "Ok atan bir adam ok atma düşüncesini zihninden atar ve zihninin en sıradan haliyle yayı gererse yay sakin olur, ok hedefi bulur. Kılıç kullanırken, ata binerken, yazı yazarken veya koto çalarken zihninizin bunları düşünmeyen sıradan halini kullanın. O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yagyu Munenori
Unvan:
Japon kılıç savaşçısı
Doğum:
1571
Ölüm:
1646
Yagyū Munenori (Japonca: 柳生 宗矩, d. 1571 - ö. 1646), Japon kılıç savaşçısı. Babası Yagyū "Sekishusai" Muneyoshi'den Yagyū Shinkage-ryū denilen kılıç dövüşü okulu liderliğini devraldı. Stili, Tokugawa Şogunluğu tarafından gözetilen iki resmi kılıç stilinden biriydi. Tokugawa'ya hizmet eden lordlardan biri feodal daimyo oldu. Tajima no Kami unvanını aldı.

Sözleri
"...İnsanlardan yararlanabilirler, fakat kötülük sona erdiğinde kötülüğü saldırılır. İşte bu nedenle, kaçınılmaz olduğu zaman insanları öldürmek için silahları kullanmak da Cennet Yolu'dur. Tek bir kişinin kötülüğü yüzünden çok sayıda insan acı çekebilir. Böyle bir durumda, çok sayıda insan bu tek kişiyi öldürmekle korunur. (Zen deyişi) "Öldüren kılıç yaşam veren kılıçtır"ın gerçek bir örneği olmaz mı bu?"

"Tin, aklın ustasıdır. Tin içtedir ve aklı dışsal olarak kullanır. Akıl enerjiyi de yönlendirir. Enerjiyi kullanan akıl tinin hizmetinde dışarı çıkar. Akıl bir yerde oyalandığı zaman, verimlilik yok olur. Bu yüzden, akılın bir noktada tutulmadığından emin olmak gerekir.

Ev sahibi hizmetçisini yanlışlıkla bir yere gönderdiği zaman, hizmetçi orada kalır ve geri gelmezse, o zaman artık yararlı değildir. Aklınız da bir şey üzerinde oyalanır ve temel konumuna geri dönmezse, savaş sanatındaki yeteneğiniz yok olur.

Yani aklın bir yerde kalmasına izin vermeme pratiği, yalnızca savaş sanatına değil, tüm çabalara uygulanır."

Zen ve Savaş Sanatları
Yagyu Munenori arkadaşı ve ustası Zen Budist rahibi olan Takuan Soho'nun öğretisinden etkilenerek Zen ile Savaş Sanatları arasındaki ilişkiyi incelemiş ve Savaşçının Zen pratiğindeki zihinsel tutuma ulaşması halinde sanatını en mükemmel şekilde icra edebileceğini öne sürmüştür. Hayat Veren Kılıç adlı eserinde bu durumu şu şekilde ifade eder; "Savaş sanatları Budist Dharma'ya uyumludur ve Zen'le pek çok ortak noktası vardır. Bu ortak noktalar arasında bağ kurmaktan ve şeyler tarafından hapsedilmekten kaçınma yer alır. Her şeyin özü budur. Bir yere bağlı kalmamak her şeyin özüdür." Zihnin belli bir şey üzerine odaklanıp kalmasına zihnin hastalığı adını veren Yagyu için uygulanan savaş sanatına dahi bağlanmamalıdır: "Savaş sanatlarında, savaş sanatları zihnnini geride bırakmamak bir hastalıktır. Okçulukta, okçuluk zihnini geride bırakmamak bir hastalıktır. Sadece sıradan zihninizi kullanacak ve onunla kılıç çekecek, ok atacaksınız. Okçuluk zor olmayacak ve kılıcı özgürce kullanabileceksiniz." "Ok atan bir adam ok atma düşüncesini zihninden atar ve zihninin en sıradan haliyle yayı gererse yay sakin olur, ok hedefi bulur. Kılıç kullanırken, ata binerken, yazı yazarken veya koto çalarken zihninizin bunları düşünmeyen sıradan halini kullanın. O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.