Yahya İncetahtacı

Yahya İncetahtacı

Yazar
7.2/10
6 Kişi
·
9
Okunma
·
0
Beğeni
·
117
Gösterim
Adı:
Yahya İncetahtacı
Unvan:
Türk Yazar
#alıntı

"Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz." Doğru. Fakat değişimden öte parçalar ve onların her yeri ve zamanı kaplayan varlıkları bunun nedeni. Ânın varlığı bunun delili... Dolayısıyla "aynı"lığın hayatta bir karşılığı yok; özdeşlik ilkesi ise kötü ve acımasız bir kabul. An tüm anlardan ayrı; A, A'dan ayrı. An özerk; zamanın içi ve dışı arasında na-mevcut bir yerde o. O hâlde parçaların toplamı bir hayat etmeyecek belki ama her bir parça da hayatın kendisi olarak tebellür edecek.
Yahya İncetahtacı
Sayfa 6 - Mevsimler Kitap
En çok okuduğumuz kitapların satır aralarında dolaşmayı özledim ben. Koşuşturmayı kelimeler arasında ve noktalama işaretlerinin hiçbirisine ama özellikle de noktanın kendisine aldırmadan kelam etmeyi.
Ama insan belki de en çok yalnızlığa mahkumdu. Ve yalnızlık hangi kelime ile yan yana gelebilirdi ki? Ve insan belki de en çok unutmaya ama özellikle de yalnız olduğunu unutmaya mahkumdu
Ama merhamet karşındaki ile bir bağ kumak demektir.Acımak varoluşsal olmayan ,bayağı,lalettayin,bir duygu iken merhamet asildir...Anlamak ister merhamet ;karşısındakinin,ötekinin, senden farkli olanın bir hikayesi olduğunun bilinciyle.
Hayatı birkaç kelimeyle hülasa edebilmek imkan kabilinde;elden kayıp giden bir ömre tanık olmak ile çıldırtıcı sancılar ve sanrılar arasında o bahase konu alan ömrü değiştirme, dönüştürme ve biçimlendirme gibi devasa fiilere imza atma arzusu içerisinde yanıp tutuşmak,paradosklar içerisinde konumunu bir türli yakalayamamanın ızdırabını taşımak.
Bilmiyordum,bilemezdim;meğerse sessizliğin altında ortaya çıkmasında korkulan,onulmaz yaralaraçacak olan bir veda saklıymış.Meğerse sessizlik son sığınakmış
104 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Merhaba kitapsever dostlarım, keyifler umarım iyidir. Bugün, geçen gün alıntılar eşliğinde mini bir inceleme yazdığım Fragmanlar Arasında isimli deneme kitabıyla geldim. Deneme okumak çok zevkli bir süreçmiş. Daha önce de okumadım değil ama bir kitap içerisinde denemeler okumak (Montaigne’den sonra) ilk oldu. Deneme okurken yazarla aynı düşündüğüm yerler de oldu, ayrıştığım yerler de oldu. Ama türün kendisi gereği bu hiç önemli değil, denemede yazar da ona uyan ya da uymayan ben de kanıt gereği hissetmiyoruz ki? Elimde bir işaret kalemi bir de pilot kalem ile resmen konuşa konuşa okudum, bitirdim. Deneme olduğu için kolay okunur diyemiyorum ama aşırı zor da demiyorum. Felsefe alt yapınız varsa inanın bana güzel bir süreç olacak. Felsefe alt yapınız var ve bir de hayatta farklı olmak, kendinizi bulmak, sürüye uymadan ‘kendiniz gibi, ‘ben’ dediğiniz kişiyi bularak yaşamak isteğiniz varsa bu defa yine inanın bana iki kat güzel olacak. Yazarın özellikle varoluş ve benlik gibi konulara değindiği noktalara “bayıldım” demek istiyorum. Sadece sanırım ben Yahya Bey’e göre daha umutluyum Burada da devreye ikimizin dünyaya bakışının farklı oluşu, ikimizin de tecrübelerinin farklı oluşu giriyor. Ama benzer dertlerim olan her yazarı çok seviyorum, biliyor musunuz? Kitapta mülteciler üzerine de yazarın görüşleri var, hatta denemelerin bazıları ve son kısım mülteciler hakkında. Dünyaya mülteci olarak gönderildik, de demek istiyor yazar bir yerde. Neden mültecilerin varoluşunu yok sayıyoruz? Varoluşsal açıdan bakınca yazar çok haklı. Ben her denemeyi genel bazlı okudum çünkü spesifik bir şey derken bile öyle güzel bir genelleme yapılmış ki insan sorgularken buluyor kendini. Ve evet, şimdi incelemelerimde en keyif aldığım yere gelmek istiyorum: Alıntıları irdelemek, onlar ile dertleşmek, konuşmak. Hadi bakalım neler var elimde:

.

“(…) Herkes gülüyor şimdi, herkes mutlu. Herkes gaddar. Ve fakat sen… Herkeşleşememenin, hatta dışarıda bile olamamanın sancısı ile bir tek sen…” Bazen bir şeyler yaşarız ya da bir haber görürüz, o haber ya da olay her ne ise bizdeki fitili ateşler, düşünme başlar, sorgulama başlar. O nokta müthiş bir nokta işte. Sonrasında özelde başlayan bu düşünceler genele yayılır ve dünya bir tablo gibi serilir gözler önüne. Sancı başlar, hatta artar ve hiç geçmez. Geçmesin daha iyi, böyle çok iyi. Eğer herkes gibi olmaya başlıyorsanız daha sıkı sarılın kitaplara. Hiç olmak herkes olmaktan iyidir. Bir söz okumuştum ama tam olarak aklımda değil. Özünde çoğunlukla aynı fikirdeysek orada büyük bir problem olduğunu söylüyordu. Herkesleşemeyelim, bu çok iyi!

.

“Oysa açıklamalara ihtiyacın var,(…), rahatlamaya, normalleşmeye… Ama olamayacak çünkü varoluş sahnesinde sana dayatılan rolleri hevesle, en ufak bir telaşa kapılmadan oynayamıyorsun, rollerin bayağılığından tiksiniyorsun.” Tiksinecek durumda olalım ya da olmayalım, hadi itiraf edin mutlaka rollerinizi sorguladınız değil mi? Bir kere bile olsa yaptınız. Bir kere bile olsa: “Neden?” diye sordunuz. Yaşasın!

.

“Etrafını bütünüyle kuşatmışlardı. Tarafını seçmeni istiyorlardı sabırsızca, bir cephede mevzilenmeni. Sabırsızdılar; çünkü nereye ait olduğunu, kimin yanında saf tuttuğunu, hangi kimlikle bütünleştiğini, kimin dostu ve düşmanı olduğunu bilmek istiyorlardı.” Taraf seçme ve seçtirme… Ne acizce aslında. Nereye aidiz ki? Hangi kimlikle bütünüz? İnsanoğlu daha kendi kimliğini anlayamıyorken hangi kimlikle bütünleştiğini nasıl çözsün? Dostluk ve düşmanlık… Tarafsız kalamaz mı insan? Böyle bir hakkımız neden olmuyor ki? Yazarın bir cümlesini yazmak istiyorum yine bu noktada: “Yansızlık; güzelliğin yegane membaı… Tek başına, öylesine, herkesin içerisinde ama/ve herkesten ayrı…” Ne güzel demiş değil mi?

.

Dünyada kötülük var, dünyada herkesleşmek var ama dünyada iyilik de var. Ya da “ben” denen bir şey var. Sanırım en önemlisi bu. En önemlisi kendinizi bulmanız. Olduğunuz kişi ile ‘ben’iniz arasında uçurum olmaması. Yazar sonlara doğru bir yerde diyor ki: “Çünkü ayan beyan ortaya çıkmıştı artık; Godot gelmeyecekti, Ahab’ın tak tak sesleri de bir çivi gibi beyinleri delecekti ve güzel atlar güzel insanları götürecekti ve falanla filan da hep olmaya devam edecekti.” Belki olur, belki güzel atlar güzel insanlar getirir. Belki bizler sosyal ya da siyasal çevrelerin yaratmaya çalıştığı sürüler olmaktan vazgeçer, kendimiz gibi davranmaya karar verir, özümüzü, ondaki iyiliği bulursak o atlar güzel insanları getirir kim bilir?

.

Evet, daha çok alıntı yazmak ve haklarında konuşmak isterdim ama deneme olduğu için cümleleri evvelinden ve sonrakinden koparmak pek kolay olmuyor. Dilerim ki kitabı edinin ve siz dolaşın cümlelerde. Yalnızca sona sakladığım bir alıntım var ve bence çok mühim, bence hayatın özü, bunu anlayınca hırs, nefret, kötülük yok olabilir belki kim bilir. Yazarımız diyor ki: “ Yaşama bakıyorum, nedir her şeyin sonu? Hiç. Düşte yükseliyorum, nedir her şeyin en yükseği? Hiç.” Daha üzerine ne denir? Sevgi ve sağlıcakla
112 syf.
·Beğendi·10/10
#okudumbitti
#yorum

Kitabın adı: Bir Şehir Çekilirken
Yazar: Yahya İncetahtacı
Yayınevi: Mevsimler Kitap
Sayfa Sayısı: 111

Herkese hayırlı cumalar. Dün başladığım ve bu sabah erken saatlerde bitirdiğim on hikayeden oluşan bir kitap yorumuyla geldim. Kitabın dili kimi yerde ağır, kimi yerde ise günümüz Türkçesiyle yazılmış. Hikayelerin sonları tam bitmemiş gibi olsa da zihninizde devamını canlandırabiliyorsunuz. Hayat ile zorluk çeken Abu Abdo'nun hikayesi... Adı Ejder , lakabı Ağa olan Ejder Ağa'nın çocuklarına isim verme konusunda başvurması ve evinden atılması... İsim hatırlama ve unutma ile ilgili hikaye... Ve bilgilendirme ile başlayıp hikayeye bağlayan nice yaşanmışlıklar... Kitabın adı, bu on hikayelik kitabın ilk hikayesi olan "Bir Şehir Çekilirken"den almış. Çünkü bu hikaye kitabın %70 kısmını kaplamakta. Bazı kitaplar vardır, okurken bir kahve eşliğinde, tadını çıkara çıkara okunacak kitaplar... Bu kitabı da tadını çıkara çıkara okumanızı tavsiye ederim. Kesinlikle bazı hayatlar size ders verecektir.
Yazarımızın yüreğine sağlık.
Ayrıca yayınevi @mevsimler.kitap 'a çok teşekkür ederim. Bu güzel eseri benimle buluşturduğu için... #mevsimlerkitap #kitapyorumu
112 syf.
·5 günde·10/10
Başlarken "Ince kitap hemen okurum, biter" demiştim amma nerdeee... Duvardan tavana çarptı beni resmen Neye uğradığımı şaşırdım Hayır, bundan önce bilgi içerikli kitap okuduğum için bu kitap da öykü kitabı olmasına rağmen inceliginden dolayı hafif sandığımdan dolayı bayağı bir beynim yanarak okudum Amma güzel miydi? Güzeldi... Biraz kitaptan bahsedeyim. Yazarımız Iktisat mezunu fakat Itibar dergisinde yazıları yayımlanmış genç bir yazar. Iktisat mezunu olduğunu özellikle yazdım; çünkü kitap bol felsefe ve edebiyat içerikli... Kalemi hayli kuvvetli imiş. Ismet Özel kafa yapısına sahip, kelamlarını felsefik cumlelerle birlestirmis yazarımız... Bircok modern kelimenin bulunması biraz anlamamı zorlastirsa da bu kaleminin güzelliğini gormememize engel değil. (Oy bu nasıl bir cümle oldu Ya Rabbi) Işte böyle beynim yanmış olabilir biraz Neyse iceriginde birden fazla öykü yer alıyor, hepsi birbirinden güzeldi... Bana göre bu yazar ne yazsa merakla ve keyifle okurum. Çok derin bir kitaptı, tavsiye ederim...
104 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
#okudumbitti
#yorum

Hepinize merhaba arkadaşlar. Bugün okurken düşüneceğiniz ve düşünürken beyin fırtınası yapacağınız bir kitap yorumuyla geldim. Öncelikle felsefe bölümü okuduğum için benim açımdan çok zengin bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Yazarımız Felsefe Tarihi üzerine yüksek lisans yaptığı için bu eserini okuyanlar ve felsefeye merakı olanlar için çok şey katacaktır. İlk kez felsefi bir deneme kitabı okudum ve konu itibariyle genellikle düşünce, varlık üzerine yazıları bulunmakta. Tabii içerisinde filozofların ve özlü sözlerinin bulunduğu yazıları da ayrıca dikkat çekici. Yazarımızın bilgi birikimi oldukça güçlü ve bunu denemeye dökmesi zordur. Okurken ne demek isteğimi anlayacaksınız. Sonlara doğru duygulardan bahsettiği için ve gerçekten de öyle diyebileceğiniz yazıları var. Oraları özellikle tekrar tekrar okudum. En çok da mantık üzerine sizlere bir şey anlatırken kitabı elinizden bırakıp, düşünmeye başlayacaksınız. İşte her sayfasında, satırında sizlere sorgulatmayı hatırlatacak, sizlerin düşünmesini sağlayacak bir eser. Felsefeye merakı olanlar, felsefi kitap okumayı sevenler, okurken düşünmek isteyenler ve felsefi eser okumaya başlamak isteyenler için ideal bir kitap. Yazarımın emeğine sağlık. Ayrıca @mevsimler.kitap 'a sonsuz teşekkür ederim. Bu güzel eseri benimle buluşturdu. Kesinlikle okulda arkadaşlarıma ve hocalarıma tavsiye edeceğim.
#kitap #kitapyorumu #roman #deneme #felsefe

Yazarın biyografisi

Adı:
Yahya İncetahtacı
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 9 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.