1000Kitap Logosu
Resim
Yaşar Kemal

Yaşar Kemal

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
62,9bin Kişi
212bin
Okunma
15,5bin
Beğeni
211bin
Gösterim
Tam adı
Kemal Sadık Gökçeli
Unvan
Senaryo ve Öykü Yazarı
Doğum
Hemite, Osmaniye, Türkiye, 6 Ekim 1923
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 28 Şubat 2015
Yaşamı
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.
438 syf.
·
Puan vermedi
Merhaba İnce Memed, kitaplığımda çok bekleyenlerden olmuştu,hep o uygun zamanı beklemiştim... Kendi yöremi bu şekilde okumak hoşuma gitti. Kimi yerlerde de sıktı. Genel anlamda beğendiğim bir eser oldu şimdi sıra 2. de. Çok fazla karakter olması bir yerde düşündürüyor acaba bu kimdi, hangisiydi diye. Onun da çözümünü şu şekilde buldum her karakterin adını not alıp, karakteri hatırlatacak kısa tanımlamalar yaptım. Bu şekilde okuma çok daha güzel oldu tavsiye ederim.
İnce Memed 1
9.3/10 · 41,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
124 syf.
·
Puan vermedi
Ağrı Dağı Efsanesi & Yaşar Kemal "Büyülü Gerçekçilik" akımının ülkemizdeki esas adamı burada muhteşem bir ürün ortaya koymuş. Düşünün ki dağ öfkeleniyor, toprak sinirleniyor, dağlar öfkeleniyor, saz dile geliyor, atlar yaren oluyor, ve daha neler neler... Kitap muhteşem bir betimlemeden sonra, kır atın gidip, esas oğlan Ahmet'in evinin önünde görülmesiyle başlıyor. (("Atın sahibi bey de olsa, paşa da, osmanlı padişahı, acem şahı da olsa, köroğlu da olsa kelleni verir de bu atı veremezsin.")) Devamında Ahmet ve paşanın kızı Gülbahar'ın trajik aşk öyküsüne dönüşmesiyle devam ediyor. Yöresel sözcüklerin kullanımı, bazı inanış ve geleneklere yer verilmesi kitabın anlamını, değerini yüceltiyor. Roman Doğubayazıt paşası Mahmut bey'in yaşadığı saray (İshakpaşa Sarayı) ile Van Hoşap Kalesi arasında geçiyor. Romanda törelere körü körüne bağlılığın acı ve mutsuzluk oluşturabileceğini, insanların bir araya geldiklerinde ise her türlü zulme karşı durabilecek güce sahip oldukları akıcı bir dille kaleme alınmış. Eserin içine ustaca saklanmış mesajlar ders niteliğinde Ör 1:"Bu geleneği de kim, hangi akılsız bey, hangi akılsız halk kurmuştu?" Ör 2: "Biz böyle, her şeyde birlik olsak, kimse bize diş geçiremez. bize dağlar, şahlar dayanamz. Hiç kimse... Yeter ki böyle birlik olalım." Kitap baştan sona kadar bir şiir gibi akar, içinde saklı bir melodi varmışçasına size okutur kendisini. Ayrıca roman 1975 yılında Memduh Ün tarafından filme uyarlanmıştır ve başrolünde Fatma Girik, Hakan Balamir ve Hayati Hamzaoğlu oynamaktadır. #kitapkulübü #kitap #kütüphane #kitapçı #okulöncesi #okudumbitti #kitapsözleri #kaynakkitap #kitapönerisi #kitapkurdu #kitapalıntıları #kitapçekilişi #kitaptavsiyesi #kitapaşkı #kitapsevgisi #kitapkokusu #kitaplar #kitapseverler #okur
Ağrıdağı Efsanesi
8.6/10 · 19,6bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
Baktı ki ömür yitip gidecek kurdun kuşun yanında dağda bayırda kimsesiz.. Üstelik de biri ölecek bini gelecek kan emici yezidlerin. Pes dedi Memed. Pes ettim, Hürü ana. Kız bağır döv istersen ama anla! Yuva ister Memedin, Bir tas sıcak çorba.. Bıraktım kuşandığım silahı, Yıkadım ellerimden kanı. Öldüler saysın Memed İbo olsun adım Veli olsun ya da Ali.. Çobanı olayım bir köyün Marabası olayım ağalığın Kimse bilmesin beni.. Ve yine karıştı kayıplara Köylünün ölümsüz dediği Evliya bildiği İnce Memed..
İnce Memed 3
9.1/10 · 13,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
102 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
keşke öldürseler…
zaten öldürmeyip de ne yaptınız bana. Beni her gün her gün öldürüyorsunuz… Merhaba kitap dostlarım Kesinlikle okumanızı tavsiye ettiğim bir kitapla karşınızdayım. Yaşar kemal’e bir kez daha hayran olduğum bir eser. Yıllar geçse de bir yaşar kemal daha gelemeyecek bu dünyaya… bir eser hem bukadar yöresel hem de bukadar evrensel nasıl olabilir.. ustanın önünde saygıyla eğiliyorum,ruhu şad olsun diyorum… Kitabın konusuna gelirsek. Yazılalı çok yıl geçse de konu günümüzde de güncelliğini korumakta..kadın cinayetleri,töre, cehalet… yılan metaforu üzerinden bu düzenin değişmez ve acımasız tutumunu anlatıyor. Esme.. kendi güzel kaderi çirkin esme… ahlak uğruna toplumun yıllarca baskı yapıp kendi oğlunu bir katile dönüştürmesidir. Hem de 9 yaşında… bir tarafta analık bir tarafta babasının intikamını alması yükü… bu düzenin değişmeyeceği gerçeği… Kitap kısa ve etkileyici anlatımıyla beni sarstı.. kitap bitince uzun uzun düşündüm..bu dünya da bu kültürde “kadın” olmak ne kadar zor.. “insan” olamamışlar yüzünden kadın olmanın bu kadar zor olması haksızlık… toplumun bir çocuktan bir katil yaratması.. katil yaratırken gücünü cahillikten alması… kahredici bir durum.. Yaşar kemal hayranlığım devam edecek ve daha nice kitaplarında buluşacağız dostlar okuyanların yorumlarını merak ediyorum. Okumayanların da kaydederek listelerine almalarını tavsiye ediyorum. keyifli okumalar Sen çıkmasaydın karşıma, ben insanlığı unutmuş gitmiştim Kadınları, çocuklara öldürtürler.. Sen olsan, sen de öldüremezdin Esme'yi, insan olan öldüremez Esme'yi… Susmanın büyük ustası olmuştu. Hem uyduruyorlar, uydurduklarını bile bile, az sonra da uydurduklarını gerçeğe çevirip inanıyorlardı
Yılanı Öldürseler
Yaşar Kemal
Yılanı Öldürseler
8.5/10 · 12,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
438 syf.
·
17 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitabın kurgusundan ziyade en çok hoşuma giden Yaşar Kemal'in Osmaniye, Kadirli, Andırın yöresinin ağzını kitaba birebir yansıtmış olmasıdır. Sıradan yazarı sanatçı yapan belki de budur. Halkının yaşayan dilini işleyerek kaybolmasını engellemesidir. Bu yönüyle Yaşar Kemal Türk Edebiyatı'na büyük bir değer katmıştır.
İnce Memed 1
9.3/10 · 41,8bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
3
4
...
938
9,4bin öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.