Yavuz Alogan

Yavuz Alogan

ÇevirmenEditör
8.5/10
179 Kişi
·
442
Okunma
·
3
Beğeni
·
179
Gösterim
Adı:
Yavuz Alogan
Unvan:
Çevirmen, Editör
Ocak 1983'ten beri çeşitli yayınevleri için çevirmenlik ve editörlük yapmaktadır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
432 syf.
·10/10
Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını kazandıktan sonra Yunanistan’da anayasal monarşi kuruldu ve bu ülke, II. Dünya Savaşı’na kadar sürekli bir devrim ve karşı devrim süreci içine girdi.1924-1935 yılları arasında Yunanistan cumhuriyet rejimi ile yönetildi. Karışıklıkların giderilememesi üzerine 1935 yılında bir plebisit yapıldı ve Yunanistan’da yeniden Anayasal Monarşi kuruldu.
Yunan iç savaşının birinci aşaması 4 Aralık 1944 günü başlamıştır. O gün, Britanya işgal makamlarınca telkin edilen ve Yunan Başbakanı tarafından verilen bir ultimatomla, ELAS’tan silahlarını teslim edip Atina’yı terketmesi istendi. Winston Churchill’in iddialarına göre ELAS, Atina’da terör havası estirmekte ve Moskova tarafından yönetilmekteydi. Yine Churchill’e göre savaş sırasında Almanlardan çok EDES’e karşı savaşmıştı.

Bu iddialara karşın ELAS, aslında savaştan önce Metaxas’ı devirmek için kurulan ve giderek Nazilere karşı direnişte etkin rol oynayan solcu unsurları içinde barındırmaya başlayan bir örgüttü. 1944 yılının sonunda üye sayısı iki milyona ulaşmıştı. ELAS, Metaxas’ın baş destekçisi Kral George’a da karşıydı. Kısaca, ELAS’ı harekete geçiren etken, (Churchill’in iddialarının aksine) Moskova değil iç politika kaygılarıydı. Ayrıca, savaş sırasında Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı ELAS’ı desteklemiş; hatta Churchill, 1944 İlkbaharındaki Lübnan Toplantısı’nda ELAS ile EDES’i Nazilere karşı Georges Papandreu’nun komutası altında işbirliği yapmaya ikna etmişti. (Dolayısıyla, savaş sırasında ELAS’ın EDES’e karşı savaştığı görüşü doğru kanıtlara dayanmamaktadır.)

ELAS, verilen ultimatoma uymadı. Uymama gerekçesi olarak Birleşik Krallık’nin Yunanistan’da Kralı ve Kralla birlikte sağcı bir diktatörü işbaşına getireceğinden endişe etmesini gösterdi.


Bunun üzerine Atina ve çevresinde başlayan silahlı çatışma üç hafta kadar sürdü. Zaten çok güçlü olmayan ve Sovyetler Birliği tarafından da desteklenmeyen ELAS’ın siyasi organı Ulusal Kurtuluş Cephesi (EAM) ateşkesi kabul etti. 12 Şubat 1945’te EAM ile EDES anlaştılar. Bu anlaşmaya göre tüm direniş örgütleri tek bir ordu içinde birleştirilecek, demokratik seçimler yapılacak (31 Mart 1946’da yapıldı ve solcuların seçim boykotu nedeniyle katılım oranı % 50’lerde kaldı) ve II. Dünya Savaşı sırasında Londra’ya kaçan Yunan Kralının Yunanistan’a dönüp dönmemesi konusunda referanduma başvurulacaktı. (% 90 oy ile Yunanistan’da Krallığın yeniden kurulması kararlaştırıldı. Ancak bu yönde oy verenler arasında komünistlerin güçlenmesinden korkup cumhuriyetçi oldukları halde Kral lehine oy verenler de vardır). Böylece, 12 Şubat 1945’te Yunan İç Savaşı’nın birinci aşaması bitmiş oldu.
yunanistan ic savasinin buyuk komutani Aris in hikayesi de vardır bu kitapta.. partisinden kopuk bir sekilde daglarda dolasip binlerce kisilik bir ordu yaratan efsane lider.el bombası patlaması sonucu değil, terkedilmişliğin, satılmışlığın acısıyla ölmüştü o. birçok kaynak ve görgü tanıklılarının iddialarında, aris'in intihar ettiğine dair ciddi suçlamalar var. en hafif tanımlamıyla, zachariadis'i ve kke'nin * "çok sorumlu" davranışlarının sonucu olarak yitirilmiş bir devrim önderi yani aris. rezil ve şerefsizce tarafı da ölmeden önce hain ilan edilmesi.
398 syf.
Kitabın orijinali "A First Rate Madness" ismiyle 2011'de yayınlandı. Türkçe ilk baskı ise 2016'da yapıldı. Yazar, psikiyatri profesörü olan Nassir Ghaemi, daha önceden tanımadığım fakat biyografisini okuduktan sonra saygı duyduğum biri haline geldi. Kitabın içeriği olarak; sekiz ünlü liderin tarihi biyografilerini ve yakın çevrelerinin anlatımlarını kaynak alarak onların psikolojik tahlillerini yapıyor. Karşılaştırmalar da var. Hitler gibi liderlerin durumunu tahmin etmek zor değil fakat bu liderlerin hemen hepsinde psikolojik sorun buluyor. Sorun bulmadıkları da şaşırtıyor (George W. Bush gibi). Fakat kitap, tarihte etkisiyle fazlaca ilgilenilmeyen bir konuda olup merak uyandırıyor. Okunmasını tavsiye ederim.
Sadrettin
Sadrettin Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı'ı inceledi.
788 syf.
·Puan vermedi
Kitap hakkında, başka kitap ve makalelerde yapılan atıflar ile bilgi sahibi oldum. Hacim ve dil olarak göz korkutucu bir eser. Ama okudukça yoğun bir yaşanmışlık ve gerçek bir bilgi yağmuruna tutuluyorsunuz.
Yazarımız yaşadığı ve birinci elden topladığı verileri bizimle paylaşıyor. 2 büyük kanlı savaşı ve uzun bir soğuk savaşı tüm yönleriyle öğrenme imkanı veriyor bize.
Özellikle yazarımızın kullandığı iktisadi veriler ile asrımızın büyük ve küçük olaylarının arkasındaki gerçek sebeplerin, ekonomik çıkarlar olduğunu görme imkanına sahip oluyoruz.

20. Asrı biraz tanımak istiyorsanız ve sabırlı birisi iseniz, okunacak önemli bir kaynak olduğuna inanıyorum.
cengiz tolstoyevski
cengiz tolstoyevski Kısa 20. Yüzyıl: 1914-1991 Aşırılıklar Çağı'ı inceledi.
%23 (176/788)
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın özetlenecek yanı pek yok. Tuğla gibi kalın bir kitap. Gazete küpürlerinden taşıp da sayfalara bulaşan bir dehşet var. Ölüm kol geziyor bu yüzyılda. Almanlar 1.dünya savaşında 1.8 milyon, Fransa 1.6 milyon ve Britanya 800.000 insan kaybediyor. 2.Dünya savaşındaki ölü sayısı 3-5 katıdır. Almanların Leningrad kuşatması 900 gün sürüyor. Açlık ve bitkinlikten 750 bin insan ölüyor. 2.Dünya savaşında Almanya'daki 5.7 milyon Rus savaş tutsağın 3.3 milyonu ölüyor. Polonya'daki ölüm kamplarına trenlerle ulaştırılan 5 buçuk milyon Yahudi öldürülüyor.
Gelmiş geçmiş en kanlı yüzyıldır 20.yüzyıl.
440 syf.
Noam Chomsky'nin ABD emperyalizmini ve ABD'nin Ortadoğu üzerinde faaliyette bulunduğu askeri , siyasi , sosyal argümanlarının ; tarafsız , hukuk normlarını dikkate alarak , yıllarca süren deneyim ve araştırma birikimleriyle bizlere aktardığı bir eser . Kitap Noam'ın değerlendirmeleri ağırlık olmak üzere Gılbert Achcar ile hasbihal ederek bizlerin görmediklerini gösteriyorlar . Bir çok etnik grubunun , gerek baskı ve şiddet yolu gerekse etnisite vasıtaları ile nasıl yönlendirildiğini bizlere sunuyorlar . Ayrıca , kitabın hiç okunmamış , site arşivine girmesi için benim istek atmam oldukça üzdü beni (:
296 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Osmanlının son dönemlerinden 1990lı yıllara kadar ülkemizdeki siyasi, ekonomik değişim ve dönüşümleri çok nesnel bir şekilde yabancı birinin gözünden anlatılmış. Kitabı okurken adeta zaman yolculuğuna çıkıyorsunuz. Bu süreçteki kilometre taşları çok iyi anlatılmış. Siyasilerin sıkıştıkları zaman nasıl aynı yollara başvurduğuna, bunu topluma nasıl yedirdiklerine şaşırdım.Yaşanan siyasi olayların ekonomik yapıya etkileri, kurulan hükümetler, koalisyonlar, ordu, dış politika v.b. hepsi var bu kitapta. Tavsiye ediyorum.
398 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Birinci Sınıf Delilik, tarihte kendilerinden sıkça söz ettirmiş siyasi kişiliklerin üzerinde oldukça cüretkar incelemelerde bulunuyor. Tıbbi kaynaklardan ulaşılması güç kayıtların derlemesi oldukça geniş bir kaynakça içerisinde derlenmiş.

Kitap, yoğun olarak 'dar' diyebileceğim bir kanaldan kaleme alınmış. Tekrarlar oldukça fazla, bu da zaman zaman "Hepsi mi aynı psikolojik tanılardan muzdaripti?" sorusunu sorduruyor.
Tarih severler için tavsiye edebileceğim bir eser. Keyifli okumalar.
398 syf.
·25 günde·Puan vermedi
Özellikle Adolf Hitler ve Nazizme ait kısımları fazlasıyla doyurucu olan kitap, genel siyasi tarih okuması yapmamışlar için,inceleme ve yapılan karşılaştırmalar açısından biraz havada kalabilir.
Okumaktayken yaptığım kısa araştırmalar siyasiler ve akıl hastalıklarını bağdaştırmam için yeterli geldi, dolayısıyla psikoloji bilimine yönelik yetkinliğin şart olduğunu çok fazla düşünmüyorum.
398 syf.
·39 günde·Beğendi·7/10
Liderlik kavramına yeni bir bakış açısından bakmanızı sağlayan kitap. Her ne kadar içerisinde konusu gereği fazlaca psikolojik terimler barındırsa da okurken anlamama gibi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Bu zamana kadar adını çokça duyduğumuz liderlerin bilmediğiniz yönlerini öğrenebileceğiniz gayet eğitici ve düşündürücü bir kitap. Şiddetle tavsiye edilir :)
788 syf.
·Beğendi·10/10
Okuması zor bir kitaptı.Yazar tarihtede iktisattada derin bir kültüre sahip ve esere de bunu yansıtmış.Çok akademik bir dili var.Ama farkında olmadan kapasitenizi arttıran bir kitap.Ancak iki üç gün içinde okuyup anlamanız ve bu sürenin sonunda sınav olacağınız, özellikle de bu kitaptan sorumlu olduğunuz söylendiyse sizi ağlatan bir kitap onu da itiraf edeyim :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Yavuz Alogan
Unvan:
Çevirmen, Editör
Ocak 1983'ten beri çeşitli yayınevleri için çevirmenlik ve editörlük yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 442 okur okudu.
  • 45 okur okuyor.
  • 907 okur okuyacak.
  • 18 okur yarım bıraktı.