Yavuz Bülent Bakiler

Yavuz Bülent Bakiler

YazarÇevirmen
8.9/10
968 Kişi
·
3.209
Okunma
·
1.166
Beğeni
·
23bin
Gösterim
Adı:
Yavuz Bülent Bakiler
Unvan:
Avukat, Şair, Yazar, Çevirmen
Doğum:
Sivas, Türkiye, 23 Nisan 1936
Aslen Azerbaycan göçmeni bir ailenin çocuğu olan Yavuz Bülent Bakiler, 23 Nisan 1936 günü Sivas’ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Sivas, Malatya ve Gaziantep’te tamamladı.

İlk şiirlerini 1953 yılında Türk Sanatı dergisinde yayınladı. Hisar Dergisi Şairleri arasında yeraldı. 1960 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.Kısa bir süre Yeni İstanbul Gazetesinde çalıştı.TRT Ankara Radyosu Merkez Program Dairesinde Raportör olarak çalışırken çeşitli kültür programları sundu.

1969-75 yıllarında Sivas’ta avukatlık yaptı. 1975-76 yıllarında Başbakanlık Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığında Hukuk Müşavirliği yaptı. 1976-79 yıllarında Ankara Televizyonunda çalıştı. 1979-1980 yıllarında Kültür ve Turizm Bakanlığında Müsteşar yardımcılığı yaptı.

12 Eylül sonrası müşavir kadrosuna atandı. 1992 yılına dek bakanlıktaki bu hizmetini sürdürdü. İki yılda Başbakanlık Müşaviri görevini yaptıktan sonra 1994 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

Şiir kitapları
Yalnızlık, (1962)
Duvak, (1971)
Seninle, (1986)
Harman, (2000)
Bir Gün Baksam Ki Gelmişsin
Sen Sen Sen

Gezi notları
Üsküp'ten Kosova'ya
Türkistan Türkistan

İncelemeleri:
Şiirimizde Ana
Sivas'a Şiir
Âşık Veysel
Elçibey
Mehmet Akif'te Çağdaş Türkiye İdeali
Sözün Doğrusu 1-2
Sevgi Mektupları
Gidenlerin Ardından
Arif Nihat Asya İhtişamı
Senmisin yanyana gezemediğim?
İnce sitemini sezemediğim
Sırrını bir türlü çözemediğim
İçimdeki çetin sual senmisin?
Yavuz Bülent Bakiler
Sayfa 118 - Yakın Plan
Eksilmeyen çilemsin,
Orda ufuk çizgim, burda yanım yöremsin,
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin,
Çaresizim, çaremsin.
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Yavuz Bülent Bakiler
Şaşırdım Kaldım İşte
280 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10 puan
Esselamü Aleyküm ve Rahmetullah
__________________________________

Kılıçlar ve kalemler, tarih sever ve tarih okumalarına meraklı arkadaşların sıkılmadan zevkle okuyabileceği bir kitap...Yavuz Bülent Bakiler şair, yazar, gazetecilik,yöneticilik ve avukatlık yapmış kıymetli büyüklerimizdendir. Çoğu kişi Yavuz Bülent Bakiler'i "şaşırdım kaldım işte" şiiriyle tanıyor. Âcizane şairliğinin yanı sıra mükemmel bir tarih analizcisi olduğunu düşünüyorum. Bu kitabında üstü kapalı anlatılan ve gündeme getirilmesinden çekinilen mevzuları okuyucuya sunmuş. TRT Ankara Radyosu Merkez Program Dairesi Başkanlığı'nda raportör olarak çalışırken çeşitli kültür programları hazırlayıp sunmuştur. Bunlarında vesilesi ile pek çok araştırma yapmış, her şeyi belgeler ile okuyucusuyla buluşturmuştur.

Kitapta M. Kemal isminin "kemalizm" istismarı altında nasıl kullanıldığına çok güzel bir şekilde değinilmiş. Kenan Evren'den, Cemal paşaya..muhalif olduğu iddiası ile bir cinayete kurban giden Ali Şükrü Bey'den...Ali Şükrü beyin katili olan Topal Osman'a...Topal Osman'ın hem katil hemde kahraman yönlerinden..Ahmet Necdet Sezer'in hezeyanlarından..Alparslan Türkeş'in yazar ile aralarındaki münasebetten..Türkiye'den kaçıp Moskova'ya sığınan, milyonlarca insanın katili olan Stalin'e hayranlığını dile getirmekten çekinmeyen komünist Nazım Hikmet'ten..Çirkin Kral lakablı Yılmaz Güney'den..Tarihi belgeler ile Ermeni mezaliminden..Şeyh sait ayaklanmasından...Aşık Veysel'den, Osman Yüksel Serdengecti'den, Kâzım Karabekir'den, Maraşal Fevzi Çakmak'tan, Adnan Menderes'ten, Harf inkılâbından, güneş dil teorisinden ve daha bir çok konudan bahsedilmiştir.

Es-selam
240 syf.
·10 günde
Yavuz Bülent Bakilerin bir sürü kitabı inceleyip kitaba aktarmada başarılı olduğunu bu eserindede görebiliyoruz.Kitabın 196.sayfasındaki şu söz çok ilgimi çekti ‘’Tarih şuuru bir milletin hafızasıdır.’’. Biz her şeyden önce dilimizi bilmeli, onu çok sevmeliyiz. Bu bir gayret meselesi, Türkçe'mize sahip çıkalım..
272 syf.
Yazar Yavuz Bülent Bakiler hocanın S.S.C.B. döneminde gittiği Türkistan'ı daha çok da Özbekistan'ı Taşkent'i Buhara'yı anlattığı eseri... Özellikle o dönemleri bilmeyen genç
nesillere tavsiye ederim..

Yavuz Bülent BÂKİLER'in bu eseri, satır satır okunması gereken; her cümlesinin sindirilmesinin şart olduğu ve Türkistan üzerine söz söyleyeceklerin kesinlikle ulaşması gereken bir çalışmadır. Yazarın şairlik vasfı gibi özelliklerinden ötürü kitap daha da önem kazanmakta.

Diğer Türkî ülkelerdeki kardaşlarımızın nasıl ve hangi şartlar altında Türkiye hasretliği çektiği muhteşem bir üslupla resmedilmektedir. Hatta bir Diyarbakırlı kardaşımızın sayın Bâkiler'in ayakkabısını Türkiye topraklarının tozunu barındırdığı münasebetiyle öpmeye çalışması bu hasretlik, özlem ve çilenin hangi boyutlara ulaştığının ispatıdır. Bizler o ülkelerdeki kardaşlarımız hakkında yorum yapmadan evvel bu eseri yedire yedire okuyup; Rusların akıl almaz baskı, propaganda ve gizli zulümlerini öğrenip, belleklerini ve gönüllerini tazelemeleri gerekir. Duruşu, Türkçesi, kopuzun teline vuruşu, misafirperverliği, cömertliği, dürüstlüğü, hüznü.. TÜRK olanları tanıyın ey Türk milleti!

Spoiler

"Biz hepimiz Türk Milletindeniz! Özbekler, Oğuzlar, Uygarlar, Tatarlar, Azeriler, Kırgızlar, Kazaklar, Türkmenler... Türk'türler ve Türkçe konuşmaktadırlar. Dünyanın güzelliği Türktür! Artık Dünya güzel değil. Türk mazlum ve mahkûm olursa dünyanın tadı kalır mı?"

"Acı çekmeyen huzurun, yokluk çekmeyen varlığın kıymetini ne bilir? İnsan, gözünü biraz da kendi içine çevirmeli. İnsan gönül kulağıyla biraz da Yaradanın sesini dinlemeli."
256 syf.
·18 günde·Beğendi·7/10 puan
Yavuz Bülent Bakiler... Bir dönem yaşamış olanlar için mutlak unutulmayan isimlerden. Sözün Doğrusu programı desem galiba yaşı yetenler hatırlayacaktır. Küçüklüğümde konuşmasına ve Türkçe'sinin duruluğuna hayran olduğum bir insan. Bu yaşımda hala -yanlış hatırlamıyorsam- "kent" ve "şehir" kelimelerinin ruhunu anlatmasını hatırlarım. Ne diyordu o programda Yavuz Bülent Bakiler.. Mealen: Şehir kelimesinin yerine neden kent kelimesini koyuyoruz. Şehir kelimesi ne kadar zarif bir kelime, söylerken insana bir huzur ve mutluluk veriyor. Fakat kent kelimesi öyle mi? Söylenişinde bir zarafet yok, insanı söylerken bile boğuyor diyordu. Aynı şey minare kelimesi içinde geçerli. Minare... Söylerken bile o inceliği ve tabi ki zarafeti hissediyorsunuz, öyle bir yapıya "manara" denseydi acaba içimizde güzellik ve incelik gibi hisler uyanacak mıydı? O anlatmış ve bende televizyon karşısında dinlemiştim kendisini. Galiba en azından bu örnekler için ne dediğini anlamıştım. Kendisi duru ve akıcı konuşmasının yanında Türkçe'nin ruhunu bilen örnek şahsiyetlerdendir.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Yavuz Bülent Bakiler ile Sözün Doğrusu programından sonra kütüphane raflarındaki Harman isimli şiir kitabıyla tanıştım. Hemen aldım kitabı ve okumaya başladım. Kitap, Ana, Türkiye, Gönül, Ölüm, Allah, Turan, İstanbul gibi başlıklara ayrılmış. Her başlığın altında konu başlığına göre sıralanmış bir çok şiir mevcut. Her nabza göre şerbet var. Ben kural olarak bir şairin tüm şiirlerini okumayı alışkanlık edindim kendime. Bu kitap aslında Yavuz Bülent Bakiler hakkında size kısa bir gezinti mahiyetinde. Canınız ölüm konulu şiir mi istiyor açınız okuyunuz, annenizi mi özlediniz açınız okuyunuz, milliyetçi ruh hali içinde misiniz açınız okuyunuz. Gel gelelim benim özel ilgi alanıma giren gönül kısmına. Yani aşka.. Aşk yani gönül bölümündeki neredeyse tüm şiirleri çok çok beğenerek okudum. Kitabın genelinde olduğu gibi gönül bölümünde de dil gayet duru. Edebiyatın sanatlarından pek anlamam ama galiba sanatsız bir dil de mevcut. Şiirleri sanki karşınızda sevdiğiniz biri var da onunla konuşuyormuş gibi okuyorsunuz ve okumak istiyorsunuz. Özellikle aşk yani gönül bölümü özelinde tavsiye edebileceğim bir şiir kitabıdır. Tabi ki Sözün Doğrusu programını da internet üzerinden izlemenizi ayrıca tavsiye ederim. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
82 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Ök Eski Türkçede anne demektir, öksüz ise annesiz demektir.Seneler boyu bir telefonun ucunda annesinin sesini duyanlar,aradan aylar geçse de hiç ayrılmamış gibi annelerini kucaklayanlar,sevdiği yemekleri her akşam masa da hazır bulanlar siz bu sözcüğün acısını ve derinliğini bilemezsiniz. Bunu ancak biz biliriz hep bir yanı eksik kalanlar.Bu yüzden sizin beğenip geçtiğiniz anne şiirleri bizi hep ağlatır. Bu kitap beni yıllar önce çok ağlatmıştı. Oğlumdan sonra bir nebze duruldum. Çok güzel bir antoloji çalışmasıydı.Bir gün annenize bir kitap hediye etmek isterseniz bunu seçin. Kitap sizin yerinize sevginizi anlatsın...(Anneler gününe özel bir inceleme olsun istedim)
256 syf.
·Puan vermedi
İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz....
Geri dönen hangi güvercinin var? 
Senin hangi çiçeğini sakladı bahar? 
Demedim mi aklım, inanma!
Şiiri sevdiren şair. Bütün kırgınlığını çekincesiz ortaya koymuş bir şairdir.
256 syf.
·7 günde
Kendi zamanının en iyi Tv Programı olan Sözün Doğrusu iki cilt kitap haline alınmasıyla okuyucusuna ulaşmıştır. İçerik olarak Türkçenin önemini Tarih, siyasi, kültür, sanat olarak bir çok alanda Dil'in doğuşundan hatta günümüze kadar çeşitli devletlerle karşılaştırmalar yaparak neler kaybettiğimizi adım adım en acı gerçeklerle bilgilendirmektedir. Hemen hemen çoğumuzun düştüğü birçok kelime veya hecelerin ne derece yanlış kullanıldığını bizlere hatırlatan uyaran bir eser olmuş. Uyarinin en çok yapıldığı konu olarak Tarih seçilmiş geçmişte hangi devletlerin kendi Dilimize karıştığını ve günümüzde de karışmakta olduğunu bizlere hatırlatıp neden Türkçe'ye sahip çıkmamiz gerektiğini açıkça anlatılmış buldum. Herkese keyifli okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yavuz Bülent Bakiler
Unvan:
Avukat, Şair, Yazar, Çevirmen
Doğum:
Sivas, Türkiye, 23 Nisan 1936
Aslen Azerbaycan göçmeni bir ailenin çocuğu olan Yavuz Bülent Bakiler, 23 Nisan 1936 günü Sivas’ta dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Sivas, Malatya ve Gaziantep’te tamamladı.

İlk şiirlerini 1953 yılında Türk Sanatı dergisinde yayınladı. Hisar Dergisi Şairleri arasında yeraldı. 1960 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.Kısa bir süre Yeni İstanbul Gazetesinde çalıştı.TRT Ankara Radyosu Merkez Program Dairesinde Raportör olarak çalışırken çeşitli kültür programları sundu.

1969-75 yıllarında Sivas’ta avukatlık yaptı. 1975-76 yıllarında Başbakanlık Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığında Hukuk Müşavirliği yaptı. 1976-79 yıllarında Ankara Televizyonunda çalıştı. 1979-1980 yıllarında Kültür ve Turizm Bakanlığında Müsteşar yardımcılığı yaptı.

12 Eylül sonrası müşavir kadrosuna atandı. 1992 yılına dek bakanlıktaki bu hizmetini sürdürdü. İki yılda Başbakanlık Müşaviri görevini yaptıktan sonra 1994 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.

Şiir kitapları
Yalnızlık, (1962)
Duvak, (1971)
Seninle, (1986)
Harman, (2000)
Bir Gün Baksam Ki Gelmişsin
Sen Sen Sen

Gezi notları
Üsküp'ten Kosova'ya
Türkistan Türkistan

İncelemeleri:
Şiirimizde Ana
Sivas'a Şiir
Âşık Veysel
Elçibey
Mehmet Akif'te Çağdaş Türkiye İdeali
Sözün Doğrusu 1-2
Sevgi Mektupları
Gidenlerin Ardından
Arif Nihat Asya İhtişamı

Yazar istatistikleri

  • 1.166 okur beğendi.
  • 3.209 okur okudu.
  • 115 okur okuyor.
  • 1.936 okur okuyacak.
  • 28 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları