Yılmaz Karakoyunlu

Yılmaz Karakoyunlu

Yazar
6.9/10
161 Kişi
·
675
Okunma
·
22
Beğeni
·
2.081
Gösterim
Adı:
Yılmaz Karakoyunlu
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1936
Yılmaz Karakoyunlu, 1936 yılında İstanbul'da doğdu. Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi ni bitirdi (1955) Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu (1959) Georgia Üniversitesin'den MBA derecesi aldı. Michigan Üniversitesi'nden "Effective Management" Sertifikası sahibidir. Doktorasını İstanbul Üniversitesi'nde tamamlamıştır.

Kısa bir süre müfettişlik yaptıktan sonra Devlet Planlama Teşkilatına girdi. Finansman Şubesi müdürlüğünü üstlendi. İstifa ederek özel sektöre geçti. Yönetim kurulu üyeliği, başkanlığı, genel müdürlük ve genel koordinatörlük görevleri üstlendi. Batışıyla Türkiye'nin bir dönem ekonomisini ve siyasetini temelden sarsan Banker Kastelli şirketlerinin Genel Koordinatörlüğünü yapmıştır.

1995 yılı seçimlerinde Anavatan Partisi'nden İstanbul milletvekili seçildi. 1999 yılı seçimlerinde yeniden parlamentoya girip Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Ecevit Kabinesinde Devlet Bakanı ve Hükümet sözcüsü olarak TRT, Anadolu Ajansı, Basın Yayın Genel Müdürlüğü, Özelliştirme İdaresi Başkanlığında sorumlu olarak görev aldı. Evli 2 çocukludur.

Mesleki ve edebi eserleri ile dikkat çekmiştir. Salkım Hanımın Taneleri romanı ile 1989 Yunus Nadi Roman ödülü birinciliğini kazanmıştır. Üç Aliler Divanı, Güz Sancısı, Çiçekli Mumlar Sokağı, Yorgun Mayıs Kısrakları, Ezan Vakti Bethoveen, Mevsimler Eskidi Biraz isimli romanları Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır. Güz Sancısı romanı 1991 yılında Türk Yazarlar Birliği Roman Ödülü Birinciliğini kazandı. Şiirlerini O Hayal Aynasından ve Rubailer isimli kitapta toplamıştır. 1999 yılında Edebiyat Alanında Mevlana Büyük Ödülüne Layık Görüldü. 2000 Yılında Nokta Dergisi Edebiyat alanında "DORUKTAKİLER" ödülüne layık görüldü. 2005 Yılında yayınlanan "Yorgun Mayıs Kısrakları" isimli romanıyle Türk siyasi tarihinin siyaet ve sanat kadrolarının aşkalrını ve mücadelelerini değerlendirdi. 2010 yılında yayınladığı Serçe Kuşun Sonbaharı isimli romanındaŞeyh Bedrettin'in hayatını ve sosyal tesirlerini romanlaştırdı. 2011 yılında Dogan-Egmont tarafından başlatılan çocuk romanları serisinde yayınlanan "Serin Kızın Gökkuşağı" isimli kitabını yayınladı.

Oyunları arasında Önce İnsan, Zirveden Sonra, Altın Huylu Doruklar, Romenos Diogenes, Ok ve Yay, Mavi Saplı Hayaller, Kuzguncuklu Fazilet sahnelendi.
Güz Sancısı romanı ve Zirveden Sonra oyunu ile Türk Yazarlar Birliğinin birincilik ödülünü aldı. Zirveden Sonra / Sokullu isimli oyunu 1991 yılında Türk Yazarlar Birliği "En İyi Oyun" ödülünü kazandı. Aynı Yıl Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülünü kazandı.

Salkım Hanımın Taneleri Romanı filme çekildi. 1998 Antalya Film Festivalinde 6 dalda birincilik ödülü aldı ve yılın en iyi sinema filmi seçildi. Filmin başrollerini oynayan Zuhal Olcay, Hülya Avşar, Kamran Usluer izleyicilerden çok büyük takdir topladılar.

1991 yılında yazılan Güz Sancısı Romanı, aynı isimle 2008 yılında filme çekildi. Baş rolü oynayan Beren Saat yılın en dikkat çeken sanatçısı oldu. Film 2009 yılı başında Yunanistan'ın Atina kentinde gala gecesi yapılarak seyircilere sunuldu. Bu gece münasebetiyle Güz Sancısı Yunancaya çevrilerek yeniden yayınlandı.

Yılmaz Karakoyunlu sevilen TV dizilerinde senaryo danışmanlığı görevini üstlenmiştir. Hatırla Sevgili, Elveda Rumeli, Karayılan, Her Şeye Rağmen dizileri Yılmaz Karakoyunlu'nun senaryo danışmanlığı ile gerçekleştirilmiştir. Çekime hazır senaryoları Kösem Sultan, Kızıl Kısrak, Karantinalı Despina, Beyaz Mahşer, Hakan (Abdülhamit)yayıma hazırlanmaktadır.

200 e yakın Türk Müziği şarkısı ve saz eserleri TRT Repertuvarındadır.
Bekir! İnsanın kaderini , çiz diye kendine verseler, inan ki , yaşadığının dışında bir şey çizemez. Bizim kaderimiz , zaten bizim elimizde büyümüş.
211 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Cumhuriyetimizin 20 li yaşlarındaki dönemde ortaya çıkan Varlık vergisini konu almış yazarımız. Kısmet olursa bir gün filmini de izlemek isterim. Dil olarak o dönemin dilinin ağırlığı görülse de anlatımını güzel buldum. Tabi tarih tekerrür etmiş demeden geçemeyeceğim. Günümüzde uygulanan vergiler - anlamsız vergiler- o günlerde de varmış buna çok şaşırmadım aslında. Ara sıra sıkıldığım bölümler de oldu elbette. Buhranlı dönemi , alçak kesimlerde ki insanların yükselmesini seviyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.
211 syf.
·Puan vermedi
‘’Adalet, vergiyi az ya da çok almak değildir, insana bütün haklarını teslim etmek sanatıdır.’’
Kitap da oldukça dikkatimi çeken bir sözdü. Kitap İkinci Dünya Savaşı döneminde alınan Varlık Vergisinin alındığı dönemden getirdiklerini ve götürdüklerinden bahsediyor. İstanbul’a göç eden ailelerin yaşamlarından başlayarak zamanın İstanbul beyefendilerinin yaşamlarına da değiniyor. İkinci Dünya Savaşı sıralarında Türkiye her ne kadar savaşa girmemiş dahi olsa da büyük ölçüde savaşın sonuçlarından etkileniyor. Dönemin cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü her ihtimale karşı koruma amaçlı sınırda bir milyon asker bekletme gibi bir önleme gidiyor. Bu da ülkede azalan iş gücünün yanında bu askerlerin ihtiyaçlarını karşılamak gibi bir zorluğun yaşanılmasına sebep oluyor. Tabi bu müthiş ihtiyaç sahibi bir dönemde fırsatçılık da alıp başını gitmiş oluyor. Ayrıca bu sıralarda Türkiye’nin savaşa katılmamış olması da savaştan kaçmak isteyenler için bir göç alternatifi doğuruyor. Ülkede karaborsacılık artıyor, büyük ölçüde zeytinyağı stoğu bulunmasına karşın zeytinyağının kilosu çok yüksek fiyatlarda ancak bulunuyor. Dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu da ekonomiyi rahatlatmak adına böyle bir vergiye gidiyor. Kitap da bu konuyu ve zamanın yoksul kesimini, üst kesimini salkım hanımın taneleri adlı kolye üzerinden güç ve serveti konu alıyor. Kitap 1999 yılında filme de çekilmiş, bir çok ödül almış ve bu sayede varlık vergisi tekrardan gündeme gelmiş. O dönemde çiftçilerden de alınmış bir vergi de bulunuyor Toprak Mahsulleri Vergisi. Bu vergi Yokluk vergisi olarak da anılmakta çünkü zaten ekonomik olarak güçsüz bir durumda olan çiftçiden itiraz yolu olmadan vergi alınıyor bunun çok gündeme gelmemesinin yanında Varlık Vergisi facia olarak anılmış, bir çok yazar tarafından hatta yurtdışından da eleştiriler almış. Kitabı bir kenara koyarak filmin yalnızca yahudilerin üzerinden alınıyormuş ve yalnızca onlar acı çekmiş, kaybedenler yalnızca onlarmış gibi gösterilmesi bana biraz tuhaf geldi açıkçası. Ne kadar yerinde olduğunu elbette ki bilemeyiz fakat o dönem bir çok ülkede İsviçre başta olmak üzere Bulgaristan ve Yunanistan’ da da Servet Vergisi alındığını belirtmek isterim. Hikaye güzel fakat anlatım oldukça dağınık. Olay geçişleri yapılırken bağlantı sağlanmamış o yüzden ‘’ kimden bahsediyor şuan? ‘’ ‘’neredeyiz?’’ gibi sorular sormanız doğal olacaktır. Okuyacak olan herkese önce o dönemi araştırmalarını ve Varlık Vergisi kanunun şartlarını okumalarını tavsiye ederim.
211 syf.
·4 günde·5/10
Şükrü Saraçoğlu’na ‘Haraçoğlu’ lakabını getiren Varlık Vergisi’ni konu edinen kitap. Film ve kitap birçok ödül almış. Filmi izlememiştim, açıkçası kitabı beğenmedim.

1942’de gayrimüslim, iş adamı ve tüccar kesimi ilgilendiren servet vergisi ülkede ekonomik dengeyi altüst eder. Zenginler vergiyi ödeyebilmek için varını yoğunu satmak zorunda kalır. Köyden kente göç edenler de bu durumu fırsata çevirerek ekonomik sınıf atlar. Vergiyi süresinde ödeyemeyenler ise Erzurum Aşkale’ye sürgün edilir. Nihayetinde tek seferlik olan bu vergi uluslararası itibarın zedelenmesinden sonra kaldırılır.

Kitapta çok sayıda karakter var, hepsi bir yerde kesişiyor fakat; olaylar çok çabuk değişiyor. Sayfadan sayfaya bile değil paragraftan paragrafa farklı konulara geçiliyor. Haliyle insan takip etmekte zorlanıyor. Bu yüzden kitabı beğenemedim ve bitirmek için sürekli kaç sayfa kaldı diye bakmaktan alamadım kendimi. Konu güzel ancak anlatım için aynı şeyi söyleyemem. Bir de dönemin siyasileri çokça yerilmiş, hakarete varan cümleler var bu da beni itti. Daha objektif olabilirdi. Yine de bu sadece benim görüşüm. Belki siz çok seversiniz, iyi okumalar ️

Bence bu kitabın en güzel yanı ismiydi.
248 syf.
Yazar, Mustafa Kemal Atatürk'e yapılan suikast girişiminin perde arkasını ve şüphelilerin hali ruhiyetini aktararak tarihe farklı bir açıdan ayna tutmak istemiş. Birkaç ağır sözcük dışında kitabın dili gayet anlaşılır ve akıcı yazılmış. Tarihi bir olay anlatıldığı için biraz ağır okunuyor yani olayı tam kavramak ve olayın kişilerini ait olduğu özelliklerle eşleştirmek biraz zaman alıyor. Bunalttığı anlar oldu hatta bazı karakterlerden nefret bile ettim ama ona rağmen iyi ki okudum diyorum. Ayrıca kitabın okunma oranını bayağı düşük buldum. Umarım daha fazla okunmasına katkı sağlayabilecek paylaşımlar yapmışımdır.
Keyifli okumalar, değerli okurlar...
215 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Salkım Hanımın Taneleri, 2.Dünya Savaşı yıllarındaki Türkiye'deki durumu, Varlık Vergisi karne düzenini ve bazı siyasi durumları anlatıyor... Sabit Bey ve Salkım Hanım, çocukları Halit Bey, Nefise, Gani Bey, Lui, Nora, kasabadan şehre gelip karısından ayrılan Durmuş, Durmuş'un karısı Nimet, evlenecek kızı Nahide, İclal Hanım, Recai Bey, Bekir, Destegül, Üzeyir, kafileler, milletvekilleri, belediye başkanları... Daha ismini sayamadığım insanlar... Hepsinin birbiriyle kesişen hayatları ve o hayatın getirdikleriyle imtihanları... Okumanızı öneririm... Lüks yaşanan hayatlar hiç göründüğü gibi değilmiş, şöhret aslında iyi bir şey değildir...
211 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
#KitapYorumu
#SalkımHanımınTaneleri

Anadolu'dan İstanbul'a göç eden Durmuş,ailesiyle birlikte asker arkadaşı Bekir'in yanına geçici olarak yerleşir.Zamanla Bekir'in çevresiyle ilgili bilgiye sahip olan Durmuş,Bekir'in patronunun servetine ve karısına göz koyar.Tabi o zamanlar da bir de Varlık Vergisi çıkar ve vergi nedeniyle zor günler yaşayanların sıkıntılarını,vergiyi ödeyemeyenlerin Aşkale'ye sürgüne gönderilmelerini anlatıyor.Ama ben beğenmedim kitabı.İsmiyle bence çok alakasız.Çok ağır ilerliyor kitap.Ahlaki unsurlar ve siyaset ön planda.Gerisi de sizin okumanıza kalmış.
558 syf.
·Puan vermedi
nazım, yahya kemal ve adnan menderes birbirleriyle alakasız gibi gorunen hayata karşı takındıkları tavırlarla belki de zıt bahçelerde gezinen 3 adam ve bu üç adamın hayatta bir kez olsun birleştikleri tek nokta. Elem...cumhuriyet tarihinin en çalkantılı dönemine bir yolculuk vaad ediyor bu kitap bize. 3 adamın kesişen yolları, umutları,umutsuzluklari adeta bir oya gibi işlenmiş. ilk 150 sayfada ağır psikolojik tahliller okuru romanın içine girmek noktasında zorlasa da karakoyunlu'nun kalemi sonrasında bizi alıp adeta o günlerin canlı bir şahidi yapıyor. okuyun okutturun bu kıyıda köşede kalmış romanı.
211 syf.
·1 günde·8/10
Kesinlikle okunmasi gereken bir kitap. Yıllar önce bitirdim sonra kütüphamde unutmaya bıraktım. Bu yıl yeniden okudum ve yine çok beğendim. Oldukça kısa bir günlük kitaplardan ilgi çekici güzle bir anlatım. Birbirine güzel baglanmis olaylar isminin hakkını veriyor zaten en can alıcı noktası sonunda veriliyor. Başarılı tavsiye ederim
211 syf.
·3 günde·8/10
Türkiye Cumhuriyeti Saroçoğolu Döneminde,Varlık Vergisi kanunun vatandaş üzerindeki olumlu olumsuz etkilerini görüyoruz.Haklı haksız kazanımlar ve kayıplar var.
İlk kez okuduğum Yılmaz Karakoyunlu kitabında her paragrafta farklı karakterleri,olayları yazmış olmasından ötürü takip etmek başlarda zor gelmiş olsa da bir anda kendini kitaba kaptırıyorsun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yılmaz Karakoyunlu
Unvan:
Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1936
Yılmaz Karakoyunlu, 1936 yılında İstanbul'da doğdu. Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi ni bitirdi (1955) Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu (1959) Georgia Üniversitesin'den MBA derecesi aldı. Michigan Üniversitesi'nden "Effective Management" Sertifikası sahibidir. Doktorasını İstanbul Üniversitesi'nde tamamlamıştır.

Kısa bir süre müfettişlik yaptıktan sonra Devlet Planlama Teşkilatına girdi. Finansman Şubesi müdürlüğünü üstlendi. İstifa ederek özel sektöre geçti. Yönetim kurulu üyeliği, başkanlığı, genel müdürlük ve genel koordinatörlük görevleri üstlendi. Batışıyla Türkiye'nin bir dönem ekonomisini ve siyasetini temelden sarsan Banker Kastelli şirketlerinin Genel Koordinatörlüğünü yapmıştır.

1995 yılı seçimlerinde Anavatan Partisi'nden İstanbul milletvekili seçildi. 1999 yılı seçimlerinde yeniden parlamentoya girip Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Ecevit Kabinesinde Devlet Bakanı ve Hükümet sözcüsü olarak TRT, Anadolu Ajansı, Basın Yayın Genel Müdürlüğü, Özelliştirme İdaresi Başkanlığında sorumlu olarak görev aldı. Evli 2 çocukludur.

Mesleki ve edebi eserleri ile dikkat çekmiştir. Salkım Hanımın Taneleri romanı ile 1989 Yunus Nadi Roman ödülü birinciliğini kazanmıştır. Üç Aliler Divanı, Güz Sancısı, Çiçekli Mumlar Sokağı, Yorgun Mayıs Kısrakları, Ezan Vakti Bethoveen, Mevsimler Eskidi Biraz isimli romanları Doğan Kitap tarafından yayınlanmıştır. Güz Sancısı romanı 1991 yılında Türk Yazarlar Birliği Roman Ödülü Birinciliğini kazandı. Şiirlerini O Hayal Aynasından ve Rubailer isimli kitapta toplamıştır. 1999 yılında Edebiyat Alanında Mevlana Büyük Ödülüne Layık Görüldü. 2000 Yılında Nokta Dergisi Edebiyat alanında "DORUKTAKİLER" ödülüne layık görüldü. 2005 Yılında yayınlanan "Yorgun Mayıs Kısrakları" isimli romanıyle Türk siyasi tarihinin siyaet ve sanat kadrolarının aşkalrını ve mücadelelerini değerlendirdi. 2010 yılında yayınladığı Serçe Kuşun Sonbaharı isimli romanındaŞeyh Bedrettin'in hayatını ve sosyal tesirlerini romanlaştırdı. 2011 yılında Dogan-Egmont tarafından başlatılan çocuk romanları serisinde yayınlanan "Serin Kızın Gökkuşağı" isimli kitabını yayınladı.

Oyunları arasında Önce İnsan, Zirveden Sonra, Altın Huylu Doruklar, Romenos Diogenes, Ok ve Yay, Mavi Saplı Hayaller, Kuzguncuklu Fazilet sahnelendi.
Güz Sancısı romanı ve Zirveden Sonra oyunu ile Türk Yazarlar Birliğinin birincilik ödülünü aldı. Zirveden Sonra / Sokullu isimli oyunu 1991 yılında Türk Yazarlar Birliği "En İyi Oyun" ödülünü kazandı. Aynı Yıl Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülünü kazandı.

Salkım Hanımın Taneleri Romanı filme çekildi. 1998 Antalya Film Festivalinde 6 dalda birincilik ödülü aldı ve yılın en iyi sinema filmi seçildi. Filmin başrollerini oynayan Zuhal Olcay, Hülya Avşar, Kamran Usluer izleyicilerden çok büyük takdir topladılar.

1991 yılında yazılan Güz Sancısı Romanı, aynı isimle 2008 yılında filme çekildi. Baş rolü oynayan Beren Saat yılın en dikkat çeken sanatçısı oldu. Film 2009 yılı başında Yunanistan'ın Atina kentinde gala gecesi yapılarak seyircilere sunuldu. Bu gece münasebetiyle Güz Sancısı Yunancaya çevrilerek yeniden yayınlandı.

Yılmaz Karakoyunlu sevilen TV dizilerinde senaryo danışmanlığı görevini üstlenmiştir. Hatırla Sevgili, Elveda Rumeli, Karayılan, Her Şeye Rağmen dizileri Yılmaz Karakoyunlu'nun senaryo danışmanlığı ile gerçekleştirilmiştir. Çekime hazır senaryoları Kösem Sultan, Kızıl Kısrak, Karantinalı Despina, Beyaz Mahşer, Hakan (Abdülhamit)yayıma hazırlanmaktadır.

200 e yakın Türk Müziği şarkısı ve saz eserleri TRT Repertuvarındadır.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 675 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 220 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.