Giriş Yap

Yılmaz Öztuna

Yazar
8.5
546 Kişi
Tam adı
Dr. Yılmaz Öztuna
Unvan
Türk Tarihçi, Siyaset Adamı, Gazeteci ve Yazar
Doğum
İstanbul, Türkiye, 20 Eylül 1930
Ölüm
Ankara, Türkiye, 9 Şubat 2012
Yaşamı
20 Eylül 1930 İstanbul doğumludur. İstanbul'da lise tahsilinin yanında İstanbul Konservatuarına devam etti. 1950 - 1957 yıllarında Paris'te kaldı. Paris'in büyük kütüphanelerinde çalıştı. Paris Üniversitesi Siyasi İlimler Enstitüsü'nde Sorbonne'da Fransız Medeniyeti kısmında, Alliance Française'nin yüksek kısmında okudu ve Paris Konservatuarı'na devam etti. 13 yaşında ilk makalesi ve 15 yaşında ilk kitabı basıldı. 1969'da Adalet Partisinden Konya Milletvekili seçilerek Ankara'ya yerleşti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nda denetleme kurulu üyesi, repertuvar kurulu üyesi, eğitim kurulu üyesi (Ocak 1966- Kasım 1981), Kültür Bakanlığı'nda bakan başmüşaviri (1974-77), İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'nda kurucu yönetim kurulu üyesi ve Türk Musıkisi Korosunda kurucu yönetim kurulu üyesi (1975'den beri) , Yay-kur (Yaygın Yüksek Öğretim) üniversitesinde Osmanlı siyasi ve medeniyet tarihi öğretim üyesi (1975-78), Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarında 1969'dan beri pek çok ihtisas kurulunda üye ve başkan oldu. 1974-1980 arasında Türkiye Cumhuriyetinin resmi ansiklopedisi olan ve Milli Eğitim Bakanlığınca yayınlanan Türk Ansiklopedisi'nin genel yayın müdürü olarak K harfinden T harfine kadar olan ciltleri yayınladı. 1983'te Milliyetçi Demokrasi Partisinin kurucuları arasında bulunarak merkez genel yönetim kuruluna seçildi, sonra istifa etti. 1985'de Faisal Finans Kurumu müşaviri oldu. Pek çok radyo ve televizyon programı yaptı, bunlarda konuştu. Bazı konuşmaları A.B.D., Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlandı. Bazı kitap ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Dünyada ilk defa olarak Türk Musikisi Tarihi kürsüsünü kurdu. "Büyük Türkiye", "Osmanlı Cihan Devleti", "Büyük Türk Hakanlığı" gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasi tabirler, Yılmaz Öztuna'nındır. Ayasofya Hunkar Mahfilinin ibadete açılması ve Topkapı Sarayında Hırka-i Saadet Dairesinde Kuran okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonu ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin Türk Musikisine açılması gibi fikirler ve realizasyonlar Yılmaz Öztuna'nındır ve siyasi iktidara onun tarafından telkin ve kabul ettirilmiştir. Türk Kara Kuvvetlerinin ve Deniz Kuvvetlerinin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasını sağlayan da Yılmaz Öztuna'dır. Birçok konferans verdi. 6 kıtada pek çok ülkeyi gezdi, devlet adamları ve halkla görüşerek incelemeler yaptı. Milletlerarası birçok kuruluşa üye seçildi. Türkiyede Osmanlı tarihinin çatışmasız bir anlayışla algılanmasında katkısı vardır. Türk Parlamenterler Birliği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Ankara Aydınlar Ocağı, Anadolu Kulübü, Yahya Kemali Sevenler Cemiyeti, İstanbul Şehrini Güzelleştirme Derneği, Müsteşrikler Cemiyeti, WACL, APACL, NATO Parlamenterler Birliği, Parlamentolararası Türk - Japon ve Türk - Kore, Türk - Suudi Dostluk cemiyetleri, Avrupa Konseyi cemiyeti, Yılmaz Öztuna'nın üye, kurucu olduğu veya bulunduğu milli veya milletlerarası kuruluşlar arasındadır. 1 Eylül 1998 tarihinden itibaren Türkiye Gazetesinin başyazarlığını yaptı. 9 Şubat 2012 tarihinde Ankara'da vefat etti. ESERLERi: - BiR DARBENiN ANATOMiSi Yılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülazizin tahttan indirilmesi ve ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor. -TÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLAR Türk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztuna'nın 1968'te İstanbul Radyosunda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969'da Millî Eğitim Bakanlığının 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992'de Millî Eğitim Bakanlığınca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir. - OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztuna'nın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçesi ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi. -TÜRK TARİHİNDEN PORTRELER Biyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır. Kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumin Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere... Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım. Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türke çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir. - TARİH SOHBETLERİ I, II, III Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır. Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztunanın "Tarih Sohbetleri"ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.

İncelemeler

Tümünü Gör
136 syf.
·
Puan vermedi
Ya Devlet Başa,Ya Kuzgun Leşe
Osmanlı padişahları içerisinde en az Fatih ve Kanuni kadar belki onlardan bile daha önemli bir padişahın dönemini etraflıca anlamak ve öğrenmek için mükemmel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tarihçiler der ki;Osmanlı hanedanlığının ilk atası Osman bey’dir ikinci atası ise 2.Mahmut’tur.Doğru bir tespittir çünkü Yeniçeri adındaki zorbalar eliyle vahşiyane bir şekilde öldürülmekten son anda kurtarılmış Osmanlı hanedanlığının son veliahdıdır kendisi.. Genellikle klasik dönem sonuna kadar padişahları biz Topkapı Sarayı’nda yaşadılar,dünyayı oradan idare ettiler ve bu sarayda öldüler diye bilir ya da hayal ederiz.En azından bu bilgi 2.Mahmut için geçerli değil.Kendisi Topkapı Sarayı hariç boğazın her iki yakasında birbirinden şirin yalı ve küçük saraylarda ikamet etmiştir çünkü Topkapı Sarayı 2.Mahmut ‘un hafızasında travmatik derin izler bırakmış kötü anıları daha çok hatırlatır. Kendisini yetiştiren ve büyük sevgi besleyen aydın padişah 3.Selim’in feci şekilde öldürülmesine tanıklık etmiş,kendisi de çeşitli yaralar alarak Topkapı Sarayında damdan bacadan kaçırılıp elbise kuşakları ile birbirine bağlanmış merdivenlerle Jack Chain filmlerindeki ekşın sahnelerini aratmayacak kovalamaca sahneleri sonunda hayatta kalabilmiştir.Hayat memat anlarında o ünlü ‘ ya devlet başa ya kuzgun leşe’ sözünü sarfediyor. Vizyonu olan bir padişah.Çocuğu olmadığı halde büyük koruyucusu 3.Selim’in modern yeniliklerini benimsemiş ve devam ettirmiş..Tam burda bugünün Türkiye gündemi münakaşa konularından bir başlık geldi aklıma..Eski oyuncu yeni vekil bir zâtın bir tv programında karşısındaki diğer tartışmacıya erkek olsan böyle papyon takmazsın gibi son derece basit ve seviyesiz bir laf atması üzerine fikirlerini önemsediğim Uluslararası İlişkiler uzmanı Deniz Ülke Arıboğan’ın bugün gördüğüm tviti ..Dedi ki;’ papyon sana çok yakışıyor her konuda aynı fikirde olmasakta yetiştirdiğim en iyi öğrencilerimdensin.’ Şimdi bugün ile geçmiş arasında bağlantı kurmama sebep bu gündemi incelemede sözkonusu etme sebebim şu;2.Mahmut ,daha 4 yaşından itibaren 2.velaht olarak padişah 3 .Selim tarafından koruma altına alınmış ve çok sevilmiş.Normalde aralarındaki kan bağı amca çocukları ..3.Selim sarayda zaten şehzade eğitimi alan 2.Mahmud’u türlü bahanelerle dairesine çağırıp tanbur ve ney eğitimini veriyor ve ona diyor ki benden sonra yeniliklerimi sen devam ettireceksin..Modern Türkiye tarihinde kilometre taşıdır 2.Mahmut yenilikleri ve kendisinden önce gelen çok iyi bir politika hocasına (3.Selim)borçludur bu yenilikçi vizyonunu.. Bu yeniliklerin neler olduğu kitap içerisinde güzelce özetlenmiş.. Devlet hanedanın ortak malıdır cümlesinde geçen hanedan ,Osmanoğullarıdır devlet ise Osmanlı Devleti..Ne zaman ki devlet içinde devlet olabilecek güçlü ve ikircikli durum ve güçlü kişiler ortaya çıkmış işte o zaman Osmanoğulları hanedan olarak gücü ellerinde tutmak için herseyi yapmışlardır. Bu konuda bir örnek vereceğim.1838 Balta Limanı Ticaret Anlaşması adında bir anlaşma var Osmanlı ve İngiltere arasında 2.Mahmut zamanında imzalanmış.Bu anlaşma Osmanlı Devleti’ni Avrupa Devletleri karşısında yarı sömürge haline getirmiş.Tekel uygulamasına son veriliyor İngiltere’ye büyük gümrük indirimleri sağlanıyor.Bir devlet kendi eliyle ekonomisini neden dinamitler işte bunun altında yatan en önemli sebep şu; Bir Osmanlı valisi olan Mısır valisi Mehmet Ali Paşa o kadar güçlüdür ki ,Osmanoğulları başedemez ve Mısır ekonomisini alt üst edecek Balta Limanı anlaşmasını imzalar.Valisinden kurtulabilmek için devleti sönürüye açık hale getirir.Ne için Osmanlı hanedanlığı devam edebilsin diye.. Kitabı okuduğunuzda bir kez daha sorguluyor insan kendini..Bir devletin vatandaşı olmanın bana katkısı ne faydası ne..Devlet bir birey olarak bana mı hizmet ediyor yoksa tek derdi kendi bekası mı..Kaynaklarının kurumaması yolunda tüm halk sadece rakamlardan mı ibaretiz.. İşim garip tarafı da şu ki;bugün bu saatte bu incelemeyi yazabiliyor olmamı da modern Türkiye’nin temellerinin atılmasında büyük pay sahibi Osmanlı padişahı 2.Mahmut’un yeniliklerine borçluyum. Bir devletin varlığından bahsedebilmeniz için 100 yıl öncesini bilmek ve 100 yıl sonrası hakkında fikir sahibi olmak gerekir. Bu padişahımızın bir resmini yapmışlar kolu öne uzanmış ve parmağı ile ileriyi işaret ediyor,muhtemelen Batıyı işaret ediyor..Batı sevdamız evvelden beri var gelecekte de devam edeceğe benziyor..
Sultan 2. Mahmud
7.8/10 · 96 okunma
Reklam
136 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
Kitap beklentimi tamamen karşıladı. Osmanlı duraklama ve çöküş dönemlerini, taht mücadelesini bir hükümdar döneminde ancak böyle net anlatabilirdi. Osmanlının son dönemdeki teknik gelişmelere yetişememesi hatta yeniliklere ihtiyacı olduğunu bile farketmediği 17-18. Yüzyıllardan sonra çöküş içerisinde Avrupai bir çehre olan 2. Mahmud dönemin şüphesiz yıldızı. Hatta öyle ki Muhteşem Süleymandan beri onun kadar büyük ilk hükümdar olduğunu yazar bize aktarmış. Dili, roman okuyan kesim için biraz ağır. İçerisinde neseb soy bağlantılarından dönemdeki büyük devletlerin hakimiyet sahasına kadar biraz detaya kaçan bölümlere yer verilmiş. En beğendiğim kısım şüphesiz modern usullerin bugünki temelini attığı birçok yeniliğidir. Atıyye Sultanı subay kıyafetiyle gezdirmesiyle gönlümü kazanan hükümdarlardandır. Ruhuna rahmet
II. Sultan Mahmud
7.8/10 · 96 okunma
260 syf.
·
27 günde
·
10/10 puan
Yavuz Sultan Selim’ in hayatını akıcı bir dille, sade ve kısa cümlelerle , gayet anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Aynı zamanda Barbaros kardeşlerin de dönemine denk geldiği için o dönem Akdeniz’de olanların da kısa bir özeti geçiyor. 15-16.yy Avrupa, Asya, Afrika daki devletleri, birbirleriyle ilişkilerini gayet güzel anlatıyor. O dönemi bu kitapla çok iyi kavradım diyebilirim. Tarih severlere tavsiye ederim, meraklıların sıkılmadan okuyabileceği bir kitap.
Yavuz Sultan Selim
8.4/10 · 129 okunma
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42