Giriş Yap

Yunus Emre

Yazar
9.0
592 Kişi
Unvan
Ozan
Doğum
Eskişehir, 1240
Ölüm
Eskişehir, 1321
Yaşamı
Tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisidir. Hayatı hakkında çok az şey bilinen Yunus Emre'nin, on üçüncü yüzyılın ikinci çeyreği ile on dördüncü yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar Sarıköy'de yaşadığını, bazılarıysa Karamanlı olduğunu düşünür. Hacı Bektaş Veli'nin bir eserine dayanarak Sarıköy''de yaşadığı ihtimali daha güçlü görünmektedir. Ölümü 1320 olarak kabul edilen Yunus Emre'nin seksen iki yaşında öldüğü söylenir. Buna göre doğum tarihi de 1238 yılına denk gelmektedir. Yunus Emre'nin eserleri yaşamı hakkında bazı bilgiler içermektedir. Bütün bir Anadolu'yu dolaştığı, Mevlana'yı gördüğü eserlerinde geçen cümlelerden anlaşılmaktadır. Destansı Yaşamı Yunus Emre'nin yaşamı halk arasında söyle anlatılmaktadır: Yunus Emre küçükken okula gitmiş ama alfabeyi bir türlü öğrenememiştir. Bunun üzerine okulu bırakıp köyünde çiftçilik yapmaya başlamıştır. İlerleyen yıllarda kıtlık olur. Yunus ta kıtlıktan etkilenir. Kırşehir'e yakın Sulucakarahöyük'te Hacı Bektaş Veli adlı biri olduğunu ve kapısına gelen ihtiyaç sahiplerini eli boş göndermediğini duyar. Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli'nin yanına gitmeye karar verir. Yolda giderken eli boş gitmemek için alıç toplar. Hacı Bektaş Veli'nin dergâhına varır. Hacı Bektaş Veli, Yunus'un samimi ve saygılı davranışlarından çok memnun kalır. Yunus'un buğday için geldiğini öğrenince 'Sorun bakalım buğday mı ister, himmet mi?' der. Bu sözleri duyan Yunus 'Ben himmeti ne yapayım, karın doyurmaz ki, bana buğday gerek,' der. Buğdayını alan Yunus yola çıkar. Yolda giderken buğdayı aldığına pişman olan Yunus, geri döner. Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıkar ve buğdayı istemediğini himmet istediğini söyler. Hacı Bektaş Veli 'O söylediğin artık geçti biz o anahtarı Taptuk Emre'ye verdik,' der. Yunus, bunun üzerine Taptuk Emre'yi bulmak için yola çıkar. Taptuk Emre'yi bulur ve ona durumu anlatır. Taptuk Emre'nin dervişi olur ve dergâha odun taşımakla görevlendirilir. Kırk yıl odun taşıdığı dergâha bir tek eğri odun getirmez. Sebebini soranlaraysa 'Bu kapıdan içeriye odunun eğrisi bile giremez,' der. Taptuk Emre kızını Yunus ile evlendirir ama Yunus şeyhinin kızına kendisini layık görmediği için kıza elini sürmez. Onun tek amacı erenler mertebesine ulaşmaktır. Yunus bir türlü erenler mertebesine ulaşamadığını düşünüp, üzülür ve Taptuk Emre'nin yanından ayrılır. Taptuk Emre'den ayrı geçirdiği zaman içinde başından geçen bazı olaylar sonucunda Yunus istediği mertebeye ulaştığını anlar. Tekrar Taptuk Emre'nin yanına döner ama Taptuk Emre'ye mahcup olduğu için önce karısı ile görüşür. Şeyhinin kendini affetmesini ister. Kadın 'Bilirsin gözleri görmez, sen kapının eşiğine yat. O sabah namazına kalktığında ayağı sana dokunur. Bu kim diye bana sorar. Ben de Yunus, derim. Eğer hangi Yunus derse ses çıkarmadan çek git. Yok, eğer bizim Yunus mu derse, kalk şeyhinin eline sarıl,' der. Kadının dediğini yapan Yunus şeyhinin 'Bizim Yunus mu?' sorusu üzerine kalkar şeyhini ellerine sarılır. Bu olaydan sonra da Yunus'un hayatını kaybettiği söylenir. Sanat Yaşamı Yunus Emre sanat yaşamında halka, halkın dili ile hitap etmiştir. Yani Türkçeyi çok güzel kullanmıştır. Öz Türkçe ile eserler vermiştir. Bu da Yunus'un her zaman okunup anlaşılmasında önemli bir rol oynamıştır. Yunus'un şiirleri tasavvuf ağırlıklıdır. Tasavvuf; ruhunu temiz tutmak, Allah sevgisini kalbinde yaşamak, Allah'ı öylesine sevmektir ki cennet için değil, onun sevgisine erişebilmek için uğraş vermek, ömrünü bu yola adamak demektir. İşte Yunus şiirlerinde genellikle bu konuları işlemiştir. Onun hoşgörüsü de çok önemlidir. 'Yaratılmışı hoş gördük, yaratandan ötürü,' diyebilecek olgunluktadır. Yunus Emre bir halk şairi değil halkın şairidir. Öylesine çok sevilmiştir ki Anadolu'nun çeşitli yerlerinde adına anıt mezarlar yaptırılmıştır. Aruz ölçüsü ile de şiirler yazmıştır ama onun en güzel şiirleri hece ölçüsü ile yazdıklarıdır. Yunus Emre’'nin "Risalettü’n- Nushiyye" ve "Divan" olmak üzere iki eseri vardır. Eserlerine başka âşıkların eserleri karıştıysa da sonradan bunlar ayıklanmıştır.

İncelemeler

Tümünü Gör
192 syf.
Okuduğum beşinci Yunus Emre kitabıydı. Okudukça okudum, okudukça doyamadım. Kalan fani ömrümde yine dönüp dönüp okuyacağım ve bir türlü doyamayacağım Yunus Emre’yi anlatan, şiirlerine yer verilen kitaplardan sadece biriydi. Şiirlerinin her satırında Hakk’ı bulmak, sonra kendi içindeki nefsi, sonra ise fani dünyayı bulmak; çöllerde yol katettikçe kana kana içilen su gibiydi. Zâtı hayran olunası, yolu örnek alınası. Bilmeyen ne bilsin bizi Bilenlere selâm olsun!
Yunus Emre'den Seçmeler
8.8/10 · 1.267 okunma
Reklam
140 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendin bilmezsin. Ya nice okumaktır. Okumaktan murat ne Kişi Hak'kı bilmektir. Çün okudun bilmezsin Ha bir kuru ekmektir. Okudum bildim deme Çok taat kıldım deme Eğer Hak bilmez isen Abes yere gelmektir. Dört kitabın mânâsı Bellidir bir elifte Sen elifi bilmezsin Bu nice okumaktır. Yiğirmi dokuz hece Okursun uçtan uca Sen elif dersin hoca Mânâsı ne demektir. Yunus Emre der hoca Gerekse bin var hacca Hepisinden iyice Bir gönüle girmektir. YUNUS EMRE
Yunus Emre Divanından Seçmeler
8.8/10 · 1.267 okunma
423 syf.
·
10/10 puan
Gönül İsterse
Yunus Emre şiirlerini anlamak için tasavvuf un ne olduğunu bilmek gerekir.Tasavvuf;yetmiş iki millete bir göz ile bakmayı,ömürlerinde bir kez olsun gönül yıkmamayı,kendilerine fenalık edenlere bile iyilikle karşılık vermeyi,aza kanâat etmeyi,çok ibadet etmeyi,uykudan,yemeden,içmeden ve dünya nimetlerinden vazgeçmeyi,gülmekten ziyade ağlamayı,yalnız kalmayı,yüzü yerde olmayı,kibir ve gururu silmeyi öğütler.Yunusun derdi Ten kafesi içine hapsedilmiş can kuşunu kurtarmak,manevi feyizler ile Allah a kavuşmak ve bu halin verdiği zevki yaşamak,sadece dost bildiği Allah ı istemek ,ondan başka hiçbir şey ile meşgul olmamak’tır.Yunusun Divanını okuduğunuzda insanları dostluğa,birbirini anlamaya,birbirlerine zulmetmemeye,fâni dünyaya bel bağlamamaya,sulha ,sükunete ve İslam ın bildirdiği kaideler çerçevesinde hayatı yaşamaya çağırdığını görürsünüz.Yunus Emre yi bugün modern Türkiye nin tanımasında Fuat Köprülü’nün araştırma ve incelemeler yapmış olması şiirleri tertip etmesi etkili olmuştur.Yunus Emre nin Türk -İslam tarihinde ki rolü önemlidir.Kösedağ Savaşı ndan sonra Moğolların saldırılarından kaçan türkmenler Anadolu ya sığınmış ve devlet otoritesinin kalmadığı,güven huzur ortamının yerini kargaşa ile anarşiye bıraktığı yıllarda Yunus Emre gibi mutasavvıf bir kişilik Anadolu da en ücra yerlere kadar dolaşmış şiirleri yolu ile manayı anlatmaya çalışmıştır.O kargaşa günlerinde manevi bir yardım eli gibi Türkmenleri bir arada tutmaya hizmet eden şiirlerini dile getirmiştir sade türkçesi ile..Yunus Emre hayatı boyunca Kabeye gelmiş,Konya da Mevlana ile görüştüğü de şiirlerinden yola çıkılarak tespit edilmiştir.Beni en çok etkileyen mısraları ise; Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil İslamı Allaha kulluk yönü ile İlişkiler arasında ince bir çizgide yorumlaması özgündür. İçinizin ferahlaması ihtiyacına binaen okunası bir kitaptır.
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42