Zehra Yaşın Dökmen

Zehra Yaşın Dökmen

Yazar
8.1/10
14 Kişi
·
32
Okunma
·
1
Beğeni
·
546
Gösterim
Adı:
Zehra Yaşın Dökmen
Unvan:
Yazar ve Akademisyen
Doğum:
Ankara, 1956
ZEHRA YAŞIN DÖKMEN, daha önce Kayseri’den Ankara’ya göçen bir ailenin üçüncü kızı olarak 1956 yılında Ankara’da doğdu. Burada Maltepe İlkokulu, Namık Kemal Ortaokulu, Cumhuriyet Lisesi sıralarından geçti. 1978’de mezun olduğu A. Ü. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde 1980 yılında asistan olarak göreve başladı. Aynı bölümde sosyal psikoloji alanında master ve doktora yaptı; 1998 yılından itibaren de doçent olarak görevini sürdürüyor. Toplumsal cinsiyet ve sosyal psikoloji konularında lisans ve lisansüstü dersler veriyor. Çalışmaları özellikle son yıllarda toplumsal cinsiyet ve kadın psikolojisi konuları üzerinde yoğunlaşmakla birlikte, kişi ve cinsiyet algısı, engellilere ilişkin tutumlar, engelli öğrencilerin sorunları, yakınlarına bakım verenlerin psikolojileri konularında da araştırmaları bulunuyor. Prof. Dr. Üstün Dökmen’le evli ve S. Selcan ile P. Tuğcan’ın annesi.
"Sosyobiyologlara göre, pek çok türün erkeği dişiden daha saldırgandır ve erkeğin bu saldırganlığı türün sağlıklı olarak günümüze ulaşmasında etkili olmuştur."
Kalıpyargılar kolayca değişmezler; dışgrup hakkındaki kalıpyargılar daha güçlü, daha olumsuz ve daha aşırı uçtadır. Çünkü dışgrup üyeleriyle olan etkileşim bireysel değil gruplar arasıdır. Sonuç olarak da dışgrup üyeleri birbirlerine daha benzer ve homojen olarak algılanırlar.
"İnşacılık (constructionism), bireylerin mevcut bir dünyaya uymaktan çok bu dünyanın oluşumuna sürekli ve aktif biçimde katkıda bulunduklarını savunan bir yaklaşımdır(Bilgin, 2003). İnşacılık-constructivism, sosyal yaşamın sosyal olarak inşa edilmiş özünü ön plana çıkaran, toplumun insanlar tarafından etkin ve yaratıcı biçimde oluşturulduğunu, sosyal dünyanın bireyler ve toplumlar tarafindan inşa edildiğini savunan görüştür(Cevizci, 1999).
"İnsan davranışlarının ve kişilik özelliklerinin, artık cinsiyetle ilişkilendirilmemesi ve toplumun cinsiyet organlarıyla ilgisiz durumlar için cinsiyeti yansıtmayı durdurması gerekir."
"Yalnızlık öznel bir yaşantıdır, bireyin nasıl hissettiğine, nasıl algıladığına bağlıdır. Bazı insanlar uzun süre yalnız kaldıkları hâlde kendilerini yalnız hissetmeyebilirler; bazı insanlar da kalabalık içinde bile kendilerini yalnız hissedebilirler."
"Kadınlar ve erkekler olarak ayrılmış iki grubun üyeleri, bükülüp katlanmış kâğıtlardan makasla kesilmiş, açınca el ele tutuşan birbirinin aynı bir sürü bebek gibi ya da patates baskısı gibi aynılaştırılmaya çalışılır ve bu baskı diğer baskıları da içerir. "
"Ev işleri kadının birincil görevi, asıl işi olarak ve erkeğin de "yardım edeceği", belki yapacağı, sorumluluğu tümüyle alması gerekmeyen işler olarak görülüyor. Erkek genellikle basit ev işlerini (salata, alışveriş yapmak vb.) genellikle de canı isterse yaparken, kadın çalışsa bile hemen tüm ev işlerini üstlenmek zorundadır. Çalışan kadınların sıklıkla pazartesileri işe gittiklerinde dinlenmediklerini söylediklerine tanık olursunuz. Hafta sonları, birikmiş işlerin ve gelecek haftanın hazırlıklarının yapıldığı yoğun çalışma günleridir."
onur
onur Toplumsal Cinsiyet - Sosyal Psikolojik Açıklamalar'ı inceledi.
240 syf.
 Bu kitap 1.5 senedir radarımda olan bi kitaptı. Toplumsal cinsiyet meselesi uzun süredir zihnimi kurcalıyor.  Özellikle bu konuyla ilgili araştırmalarım hep makale, blog, haber okumak, kısa film izlemek düzeyindeydi. Alsancak Kitapsan Mağazasını dolaşırken bu kitabı görmüştüm, incelemiştim ve bunu almalıyım demiştim ve kasım ayındaki kitapyurdu siparişi listemde kendileri de vardı.

Kasımda alıp daha yeni okumaya fırsat buldum. Kitap 6 bölümden oluşuyor. İlk bölümde oldukça doyurucu şekilde mükemmel bir biçimde tanımlar veriliyor, kavramlar açıklanıyor. Hayranlık uyandıracak şekilde olan ilk bölümün her sayfasını çizmek her cümlesini not almak istedim. İkinci bölüm daha çok kuramlardan bahsediyor. Kuramların bakış açıları farklıkları görüşleri bu bölümde yer alıyor. Kitabın geri kalan bölümleri ise biraz havada kalıyor yani sıradan okur için değil de akademik alanda kullanılması için bir kitap olduğunu düşünüyorum. Geri kalan bölümlerde çeşitli araştırmalardan, makalelerden, tezlerden, anketlerden, verilerden elde edilen bilgilerle hazırlanmış. Okurken artık sıkılmaya başlıyorsunuz çünkü sürekli verilerden bahsediliyor akademik bir ödev, sunum, tez hazırlamak için daha uygun bir kitap ha durduk yere okunmaz demiyorum ama böyle okuyunca ne yalan söyleyim masal okumuş gibi oluyorsunuz.

Ha bu arada kitaba yönelik hiçbir eleştirim yok olamaz da alanında oldukça başarılı bir akademisyen tarafından ele alınan konu muazzam işlenmiş. Türkçe olarak Toplumsal Cinsiyet meselesiyle ilgili kaynak bulmak artık imkânsız değil.
Ayşenur
Ayşenur Toplumsal Cinsiyet - Sosyal Psikolojik Açıklamalar'ı inceledi.
240 syf.
·11 günde
Üstün Dökmen hocanın samimi ve hoş birsözüyle ( kendisi eşinin sözünün önüne bir önsöz yazmanın haddi olmadığını onun için böyle bir başlık kullandığını belirtmiş) renk kattığı Toplumsal Cinsiyetin sosyal psikolojik açıdan işlendiği kaynak bir eser. 6 bölümden oluşan bu kitap da ilk başta toplumsal cinsiyetin ne olduğundan, toplumsal cinsiyet ile ilgili kuramlardan bahsediyor. Sonra toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına değiniliyor. Gündelik hayatta, sosyal medyada cinsiyet ayrımcılığının nasıl yapıldığı ve cinsiyet rollerinin ne şekilde ele alındığından bahsediyor. Ve bu cinsiyet kalıp yargılarının bireyleri nasıl etkilediğini psikolojik tahlillerle ele almış. Bu kadar hassas ve hâlâ bir türlü anlaşılamayan ya da yanlış anlaşılan toplumsal cinsiyet konusunu sade, yalın bir şekilde işlemiş. Bence verimli bir kitap. Keyifli okumalar...
EMİNE ÇAYIR
EMİNE ÇAYIR Toplumsal Cinsiyet - Sosyal Psikolojik Açıklamalar'ı inceledi.
240 syf.
·7/10
Biraz mecburiyet söz konusu olduğu için okudum. Kadın erkek ilişkilerine, toplumun kişilere yüklediği davranış yargılarına tüm araştırma ve örnekleriyle değinmiş. Tek sıkıntısı okuduktan sonra etfafınızdaki insanlarla tartışmaya girmeye fazla müsait oluyorsunuz. Herkes toplumsal ilişkilere ve kadın erkek rollerine aynı açıdan bakmıyor malesef..
240 syf.
·6 günde
Her kes farkında ki, hayatlarına daima müdahele eden insanlar var.Hayatınızda kötü şeyler baş verdiyinde kendinizi günahlandırırsınız, iyi bir şeyler olduğunda ise onlara teşekkür edersiniz.Bir şeyin farkında olun hayatınızı kendiniz bildiğiniz gibi yaşayın.onların sizin yaşamanıza kapsamlı müdahelesine izin vermeyin.Tabi biraz ister - istemez danışmanlıklarda olmalı.Lakin son kararınızı kendiniz verin.Nedenmi?Keşke dememek için.

Yazarın biyografisi

Adı:
Zehra Yaşın Dökmen
Unvan:
Yazar ve Akademisyen
Doğum:
Ankara, 1956
ZEHRA YAŞIN DÖKMEN, daha önce Kayseri’den Ankara’ya göçen bir ailenin üçüncü kızı olarak 1956 yılında Ankara’da doğdu. Burada Maltepe İlkokulu, Namık Kemal Ortaokulu, Cumhuriyet Lisesi sıralarından geçti. 1978’de mezun olduğu A. Ü. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde 1980 yılında asistan olarak göreve başladı. Aynı bölümde sosyal psikoloji alanında master ve doktora yaptı; 1998 yılından itibaren de doçent olarak görevini sürdürüyor. Toplumsal cinsiyet ve sosyal psikoloji konularında lisans ve lisansüstü dersler veriyor. Çalışmaları özellikle son yıllarda toplumsal cinsiyet ve kadın psikolojisi konuları üzerinde yoğunlaşmakla birlikte, kişi ve cinsiyet algısı, engellilere ilişkin tutumlar, engelli öğrencilerin sorunları, yakınlarına bakım verenlerin psikolojileri konularında da araştırmaları bulunuyor. Prof. Dr. Üstün Dökmen’le evli ve S. Selcan ile P. Tuğcan’ın annesi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 32 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 47 okur okuyacak.