Zeki Velidi Togan

Zeki Velidi Togan

Yazar
10.0/10
10 Kişi
·
28
Okunma
·
35
Beğeni
·
1.154
Gösterim
Adı:
Zeki Velidi Togan
Tam adı:
Ahmet Zeki Velidi
Unvan:
Tarihçi, Türkolog
Doğum:
10 Aralık 1890
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 26 Temmuz 1970
Zeki Velidi Togan (Başkurtça: Әхмәтзәки Вәлиди, bazen Validi; 10 Aralık 1890 – 26 Temmuz 1970), Türk tarihçi, Türkolog, Başkurt devrimi ve bağımsızlık hareketi önderi. Asıl adı Ahmet Zeki'dir. Rusya'da iken Validov soyadını kullanmış, Türkiye'ye geldikten sonra Togan soyadını almıştır. "Togan" sözcüğü "doğan" sözcüğünün Kıpçak Türkçesi alanındaki karşılığı, Başkurt Türkçesindeki şeklidir.
Kızıl Rusya ve Kızıl Çin, iki damla su gibidir.İdealleri bakımından birbirinden farksızdırlar.
İnsan iradesinin mukadderatı bakımından her ikisi de aynı şekilde tehlike teşkil eder.
Buhara'yı aldığında atı ile beraber Ulu Cami'ye girdi. Minbere çıkıp bir de nutuk söyledi." Siz ahlaksız insanlarsınız. Sizin sözünüze inanılmaz. Halbuki sizin Peygamberiniz ne doğru şeyler söylemiş. Siz onu tutmuyorsunuz!"
Kendisini Çengiz'e yakın gösteren Hristiyan bir Arap, Ogeday'a Çengiz Han'ı rüyasında gördüğünü ve kendisine " bütün Müslümanları kesin" diye emir verdiğini iddia eder. Ogeday sadece Arapça bilen bu Araba, babasının Moğolca ve Türkçe'den başka bir dil bilmediğini söylemiş ve bu yalancı Arap hemen öldürülmüştü.
Gözümden durmadan yaş akıyor.
Gönlün kederle mi doldu
Söylediğin şiir insanın gönlünü korkutuyor.
Cuci öldü mü yoksa?
Ey benim milletim, benden sonra eğer milleti bir araya toplamak isterseniz halkın vücutlarını toplamaktansa gönüllerini toplamaya çalışınız. Gönüllerini topladıktan sonra onların vücutları nereye gidebilecek?
Cengizli İmparatorluğu devrinde, Avrupa‘dan veya Önasya’dan gelen elçiler ve heyetler bu bozkır yolundan, yani Kazakistan'ın ortasından geçen yoldan gidip gelmişlerdi. Eski ticaret yolları, yukarıda bahsettiğiniz güney yolları, Eftalit sahasından geçen yol da işlek olmuş. Ancak devrin asıl büyük özelliği, bu bozkır yolunun işlemesidir. Bu yol altı asır sonra, 1892-1902 yıllarında yapılan Sibirya demir yolunun gördüğü vazifeyi görmüştür. Asya’nın tarihinde büyük inkılap yapan da işte bu özelliğidir. Cengizli devleti kurulduğu zamanlarda, hem kuzey-güney yolları üzerinde, hem de doğu batı yolları üzerinde iktidar çeşitli kabilelerin elinde idi. Bazen bunlar birleşerek büyük devletler teşkil etmişler. Fakat çoğu zaman kendi başlarına yaşamışlardır. Ancak böyle olduğu zamanlarda da, kervanları basıp soymak yerine, onlardan gümrük almayı tercih ettiler. Bu yol üzerinde ipek, mücevher, deri, çeşitli ilaçlar doğudan cam, madeni eşya, kılıç, iğne vs. de batıdan gelmiştir. Öyle olmuş ki, bir iğneye bir deve verilmiş; ancak, iğneyi yerine ulaştırmak için de pek büyük meşakkatler çekiliyordu.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 12 - e-kitap
Bilindiği gibi Batınilerin merkezlerinden birisi Alamut kalesi idi. Hasan Sabbah’ın kurduğu söylenen Batınilik, adeta bir terör teşkilatı idi. Batıni terör teşkilatına dair yakınlarda Dr. Minucehr Situde'nin bir yazısı vardır. Bunda Kaleleri, Alamut ve Quhistan kalesi tasvir ediliyor. Tahkimatları sağlam olmuş, ancak nedense Selçuklular oraları alamamışlar. Herhalde alamamalarının esas sebebi, ülke içinde onların fikirlerini terviç edenlerin bulunmasıdır. Kale-i Alamut, bazen Kale t-ül-Mevt, yani ölüm kalesi de okunurdu. Cengiz evladı buna pek dikkat etmişler, nasıl olur da, dağ taşında türeyen bir eşkıya çetesi, büyük bir ülkeyi tehdit eder demişler, hatta bunu kendileri için bir izzet-i nefis meselesi yapmışlardır. Burasını ve Kuhistan'daki merkezlerini alıp yok etmek için Hulağu vazifelendirilmişti. Reşiddeddin’in babası da bu terör teşkilatı tarafından kaçırılmış,
… Hulagu Alamut kalesini aldığı zaman kapılarını açıp âlim ve sanatkârlar serbestçe çıkabileceklerini ilan ettirdi. Bunların emniyetini sağladıktan sonra, bu fesat ocağını tamamen yok etmişti. İşte Reşideddin'in babası Alarmut’taki ak i âlimler meyanında idi ve Cengizli ailesi ile böylece tanıştı.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 14 - e-kitap
Moğollar 1368’de Çin’i terk ettikten sonra da bu yazı Çin'de kaldı. Moğolların kendileri Uygur yazısını kullandılar. Ancak Moğolistan’da artık Moğol dili galip geldi. Moğolca Budizm’le beraber gelmiş, Türkçe ile ilgiyi kesmiştir. Kubilay Kaan devrinde dil Türkçe idi.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 55 - e-kitap
Vaktiyle bir Sinolog olan Maenchen-Helfen Türkçe ve Moğolca da bilirdi, güzel eserler kaleme almıştır. Bu zat 1924’te Çin'e bir seyahat yaptı ve bunu bir eser olarak yazdı. Bunda Moskova'dan Sibirya yolu ile Pekin’e seyahatinin hikâyesini anlatır. Bu eserinde Çin hududunda Urankhay (Hakas) bölgesinde posta yollarından bahseder, kendisi bunları tafsilatlı olarak neşretmek arzusunda idi. Ancak bu eserini vücuda getiremedi. Bahsettiği yollar Yenisey nehri başlarında bir geçidi aşıyordu ki, Kem'e muvazi olarak gidiyordu. Buraları sarp dağlık olduğundan çağımız yolları gibi kayaları düzeltip, 4 atlı yürüyecek şekilde yollar yapılmıştı. Bu yollar büyük orduların şevkine müsait idi, ki Cengiz tarihlerinden böyle “Çhar esb" kollar zikredilmiştir. Bu tipte yolları sadece Yenisey taraflarında değil, Boruhor ve İle nehri kuzeyinde de yapmışlardır. Bu yollara "Yam", posta yolu denilmiştir. Bu yıl üzerinde muayyen mesafelerde posta istasyonları da yapılmıştı. Bu sayede, cağının en büyük sürati sağlanmıştı.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 3 - e-kitap
Cengiz'in kendi devrine ait fütuhatını belirten vesikalar en çok Çince ve Arapça kalmıştır. Zira Cengiz devrine kadar Arapça pek muteberdi. Gerçi bir ara Selçuklular devrinde Farsçaya önem verildi, ancak Farsçadan asıl gelişmesi Cengiz evladı devrinde oldu. Ve Farsça yazılan eserlerin en büyüklerinden olan Reşideddin’in Cami üt-Tevarih' i Cengizli devri tarihi için ilk kaynaktır.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 14 - e-kitap
68 syf.
·Puan vermedi
Zeki Velidi Togan gibi bir hocanın elinden çıktığı için kısa olsada bilgi dolu bir kitap. Cengiz Han'ı, Moğol Tarihini, Moğolların Türklerle ilişkilerini merak edenler için oldukça faydalı. Tavsiye ederim.
68 syf.
Zeki Velidi Togan'ın 1969 yılında Cengiz Han'ı anlattığı notları içeren bir kitap. Toplam 66 sayfadan oluşuyor. Kitapta sırasıyla;

Giriş,
Çengiz İmparatorluğu'nun Kurulmasının Temelleri,
Ticaret Yolları,
İç Asya'da Doğu- Batı İstikametindeki Yolları,
Çengiz ve Evladı Tarihimiz Kaynaklarına Dair,
Çengiz'in Soyu ve Kendisine Yakın Kabileler,
Çengiz'in İlk Mücadeleleri,
Çengiz'in Merkitlerle ve Camuka ile Mücadelesi,
Çengiz'in "Han" Olması,
Çengiz Devleti'nde Yazı,
Çengiz'in Fetihleri

bölümleri mevcuttur. Togan, Cengiz Han'la ilgili malumat verirken çeşitli kaynaklardan örneklere de yer vermiş, şüpheli bulduğu bilgilerin gerekçelerini de kaynaklarıyla açıklamıştır.

Kitapta en çok dikkatimi çeken konular " Çengiz'in Soyu ve Kendisine Yakın Kabileler"den itibaren kitabın sonuna kadar olan kısımlardır. Bu kısımlar Cengiz Han'ın mücadeleleri, devlet yapısı, yazı- konuşma dili, hanlığı döneminde karşılaştığı zorluklar, imparatorluğunu genişlettiği dönemde kabileleri nasıl kendine tabii ettiği ile ilgili bilgiler içermektedir. Son bölümler oldukça hareketli geçmektedir. Kitabı okurken haritalardan yararlanarak Cengiz Han'ın nüfuz ettiği alanları daha iyi anlamaya çalıştım. Bunların dışında kitapta Cengiz Han'ın ordu düzeni, posta teşkilatı, toplumda kadının rolü, İslam ve Müslümanlara bakış açısını ortaya koyan satırlar da bulabilirsiniz. Kitapta silik ve yazım yanlışları olan yerler mevcut. Bu nedenle okurken oldukça zorlandım. Ancak bu durum, eserin değerinden bir şey eksiltmiyor. Okurken başlarda zorlansam da kitap benim için su gibi akıp geçti. Keyifle, merakla okudum. Kitabı alıntılarken e-kitap olmasından mütevellit, kopyala yapıştır yaptım. Yalnız kelimelerin bazı kısımlarını sayfada göründüğünden farklı kopyaladı. Alıntıların düzeltmelerini yazım yanlışlarını ortadan kaldırarak -orijinaline de sadık kalarak- yapmaya çalıştım. Kusurumuz varsa affola diyelim. Okumayı düşünenlere tavsiye eder, keyifle okumalar dilerim.
68 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu'nun anlatıldığı kısa, öz,bilgilendirici bir eser. Oldukça akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış. Cengiz Han'ın tarihini merak edenler için okumalarını tavsiye ederim.
171 syf.
·10/10
Öncelikle Zeki Velidi Togan'ı saygıyla anıyorum. Kitap yazıldığı yıllara ve edinilen kaynaklara rağmen oldukça sade bir anlatım ile okuru sıkmamakta. Bunda Zeki Bey'in katkısı olduğu aşikâr. Kitap,Oğuz Hân'ın cihan ile yaptığı savaş ve bazı Türk boylarının nasıl ad aldığını, Türk'ün zor durumlarda nasıl çıkar yol bulduğunu anlatıyor. kitap Türk destanlarına ilgisi olan herkesin mutlaka bulundurması gereken bir kitapdır. Esenler.

Yazarın biyografisi

Adı:
Zeki Velidi Togan
Tam adı:
Ahmet Zeki Velidi
Unvan:
Tarihçi, Türkolog
Doğum:
10 Aralık 1890
Ölüm:
İstanbul, Türkiye, 26 Temmuz 1970
Zeki Velidi Togan (Başkurtça: Әхмәтзәки Вәлиди, bazen Validi; 10 Aralık 1890 – 26 Temmuz 1970), Türk tarihçi, Türkolog, Başkurt devrimi ve bağımsızlık hareketi önderi. Asıl adı Ahmet Zeki'dir. Rusya'da iken Validov soyadını kullanmış, Türkiye'ye geldikten sonra Togan soyadını almıştır. "Togan" sözcüğü "doğan" sözcüğünün Kıpçak Türkçesi alanındaki karşılığı, Başkurt Türkçesindeki şeklidir.

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 28 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.