Zühre İlkgelen

Zühre İlkgelen

Çevirmen
8.1/10
116 Kişi
·
276
Okunma
·
1
Beğeni
·
82
Gösterim
Adı:
Zühre İlkgelen
Tam adı:
Z. Zühre İlkgelen
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
468 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Modern sosyolojinin kurucusu kabul edilen Durkheim, çok kapsamlı bir incelemeyle ve şimdiye kadar intiharla ilgili en önemli görüşlere yer verip, toplumu en ince ayrıntısına kadar inceleyip verilerini bilimsel temellere dayandırıp ele alıyor kitabını. Üç bölüme ayırdığı kitabında şu sonuça ulaşılıyor, intihar eden insanı dış nedenler tetikliyor, insanları toplum öldürüyor her ne kadar kişinin kendi kararı olsa bile.
(Yeni yorum)
İntihar üzerinde en kapsamlı çalışmasıyla bilinen sosyal kuramcı Durkheim, bunun ortaya çıkmasını sosyal fenomenin dışında kalan bireyin buhranı olarak değerlendirir. Ona göre insanı intihara iten temel sebeplerden iki tanesi vardır: Birleşme ve Düzenleme.
Birleşme, kısaca söyle açıklanabilir: Bir bireyin, toplum tarafından kabul edilen olgular neticesinde oluşturulan belli kitlelerin o birey ile olan ilişkilerini kendi bağlamında düzenleyip tayin etmektir. Yani ortada bir grup oluşmuş ve ona katılan bireyi şekillendirme çabasının ismidir.
Düzenleme ise; kurallardan oluşan grubun buna katılmak isteyen bireye onu kabul etmesi için öne sürdüğü şartlardır.
Durkheim, insanın bu guruplara katılmayı reddetmiş olanın intiharının kitlenin içinde olan insandan daha fazla olduğunu tespit etmiştir.
Kitabı kısaca özetlemem gerekirse ya da intiharı diyebiliriz, şunları eklememin faydalı olduğunu düşünüyorum. İnsan doğası herhangi bir baskıyı kabul etmemekle birlikte belli bir baskıdan sonra farkında olmasa dahi bunu kabul eder. Alışkanlık, bir süreden sonra istemediğin şeyi yapmayı bilincine zorunda olma dürtüsüyle mağlup olur. İntihar kesinlike bir kaçış olarak tanımlanmaması gerekir ki zaten bu fikri öne süren zihniyetlerin düşüncesinde boyun eğme isteği hapsolmuştur. Normları reddeden insanın uyum sağlamada sıkıntı çekmesi ve bu normların aşağılık yanını gören insanın sığındığı bir arzudur...
311 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Jules Verne’ den yine macera dolu bir eser. Yıllarca çocuk klasikleri olarak eserlerin bize özellikle neden sunulduğunu kitaplarını okudukça daha fazla sorgular oldum. Tamam çocuklar da okusun bir şey dediğimiz yok ama sadece çocuklara yazılmış gibi kısaltılmış metinlerinin çok fazla olması da şaşırtıcı.
Jules Verne bağımlılık yapar dikkatinize.
Bu kitapta çeşitli savaşlarda top üreten subayların savaş bitince işsiz kalmalarıyla bari ay’a bir top fırlatalım fikriyle başlıyor. Sonra ver elini maceralar. Bu kitabın devamı olarak Ayın çevresinde seyahat geliyor. Kitap çok heyecanlı yerde bitiyor, o yüzden okurken iki kitabı birlikte almak gerekiyor ki maceralar kaldığı yerden devam edebilsin.
İyi okumalar.
468 syf.
Sunu öncelikle belirtmek istiyorum. Kitap sadece intihari anlatmiyor intihar adı altında insanların ruhsal bozuklarinin kim neder dusuncelerin toplumda yer etmis adet , gelenek görenek gibi kültürel şeylere gömderme yapıyor. En güzel örnegi ise elalem ne der diye bütcelerinin cok cok üstünde düğün yapıp yeni baslayacak hayatlarina milyonlarca borcla giren genc ciftin en sonun da calismaktan birbirlerine ayıracak fırsati bulamayip en sonunda ya bosaniliyor ya da kadın intihar ediyor ya da erkek intihar ediyor. Sunu unutmamak gerek intihar olgusu her insanin basina gelebilecek bir olgudur. Evet intihar kalıtsal bir durum oldugu söz konusu ama sunu unutmamak gerekir hayata elalem ne der diye degil yaptiğımız eylemler Allah'ın katında iyi mi diye dusunmek gerek dusunemiyorsak da yaptigimiz eylemleri vicdanimiz rahat bir sekilde yapmamiza dikkat etmemiz gerek.
Sadece toplum bilimi okuyanlarin okumasi gereken bir kitap degil herkesin elinin altinda olupta okumasi gerektigi kitap.
73 syf.
·1 günde·9/10
Uzun süredir okumayı bekleyen İstanbul'da sahaf arkadaşımın hediyesi olarak gelmişti. Hazır AÖF'den çıktık artık biraz hızlanmak gerek. Okumaya bu kısacık bir mektuplaşmalarla başlamak istedim. Maksim Gorki ve Çehov'un samimi, içten mektuplarını anlatan bu eser muazzam güzel. Gorki'nin Çehov'a aşık olduğunu düşünebilirsiniz. Öylesine bir Çehov sevgisi var ki anlatamam. Aralarında muhabbeti okumak çok daha eğlenceli ve zevkli. Onların önerdiği yazarlar, çağın durumu, Rusya'nın durumu hepsinden söz edilmiş. Tiyatro severlerin de okuması gereken bir eser olarak görüyorum. Çehov'un ölümüne kadar süren bir süreç. Fotoğraf göndermeler, hediyeleşmeler falan inanın çok sıcacık. Temin edebilirseniz okumanızı isterim. Birbirine bağlılıkları son derecede olan bu iki kişinin diğer eserlerini de okumanızı tavsiye ediyorum.
468 syf.
·8/10
İntihar üzerine geniş kapsamlı araştırma kitabı.Kitapta ayların intiharlar üzerine etkisinden,dinlerin intihar üzerine etkisine,genetiğin intahar üzerine etkisinden intihar çeşitlerine kadar herşeyi bulmak mümkün.Kitap sanki 'intihar üzerine herşey'.
255 syf.
·Beğendi·8/10
Düşünüyorum da bu George Orwell, şarap gibi zaman geçtikçe bana güzel geliyor. Bir yazar düşünün ki sırf bir kitabı yazmak için kitabın konusu olan insanlarla Paris ve Londra’da onların arasında, onlar gibi bir hayat yaşayarak kitabını yazacak kadar işine aşık birisi. Ben böyle şeylere hayran olurum.
Paris ve Londra üzerine hani bizim geçmiş dönem (1900lü yıllar) yazarları bile bu kadar yermemiştir oraları sanırım. Gitmeden önce okuyun da boşa paranız gitmesin cinsinden bir kitap olmuş. Yer yer komik olsa da bir o kadar da düşündürücü bir kitap aslında. Özellikle hayata bağlılık açısından insanların ne şartlarda yaşadığını göstermesi babında.
Anlatım olarak da şöyle bir fark var. Nasıl oluyor sorusu akıllara gelebilir. Olayları anlatan birinci tekil şahıs. Kahramandan bize geliyor yani. Ancak anlatılış tarzı olarak da Gözlemci Bakış Açısı (bak bunu net hatırlıyorum işte) kullanıyor. Farklı bir metot gibi geldi bana.
Farklı ve hoş bir kitap. Şimdiden iyi bir tatil diliyorum. Esen kalın efendim..
142 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Üslup,konu,biçem,tarz vs. gibi kullandığı içerikleri itibariyle pörsümüş bir yazar..Böyle yazarları o dönemin şartlarını ve koşullarını gözümde canlandırabildiğim kadarıyla değerlendirmeye almaya çalışıyorum..Ve de olumlu puan almayı hak ediyor doğrusu..Boris Vian nam-ı diğer Vernon Sullivan..
%46 (215/468)
·Beğendi·7/10
Bu kitapta, Durkheim, intihar gibi son derece bireysel gözüken bir konunun bile toplumsal nedenleri olduğunu ve sosyolojiyi toplum gözünden incelememiz gerektiğini anlatmak istemiştir. İntiharları üçe ayırıyor: Bencil, elcil ve kuralsızlık. Bencil intiharda, kişi toplumla bütünleşemez, elcilde durum tam tersidir(katı gelenek ve kurallar). Sonuncusunda ise bireyin hayat standartlarının beklenmedik şekilde değişmesi sonucu gerçekleşir. Durkheim’e göre, ve onun sosyoloji anlayışına da göre, intihar, biyolojik, coğrafi veya ruhsal etkenlerle açıklanamaz. Ve bu yüzden kitabının ilk kısmında, bu açıklama yöntemlerinin yanlışlığı istatistikler ve onların yorumuyla çürütmüştür. Diğer bölümde ise kendi savunduğu üzere, her toplumun kendine ait bir intihar oranı olduğu ve bunun uzun süreler boyunca değişmediğinden bahsetmiştir. Kısaca üstünden geçtiğim bu alt başlıklar, eserde detaylıca ve dikkatlı bir akıl yürütme ile yazıya geçirilmiştir. Bu konuda yazılmış mihenk taşı kitaplardan biridir, kısaca.
357 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
16, Yüzyıl Fransa'sından kesitler sunuluyor. Özellikle veba salgını doğrultusunda yaşanan sıkıntılar ve salgının artmaması için alınan çeşitli tedbirler anlatılıyor. Bunlardan biri de su/ sıcak suyla ilgili olan ve temizlenmenin vücuttaki gözenekleri açacağından dolayı vücuda temas edecek sıcak veya soğuk suyun ( o yüzden hamamların kapatılması öngörülür) hastalıkları arttıracağı görüşüne inanılırdı. 'Derinin açılması' bir çeşit derinin güçsüzlüğü ve o güçsüzlükten içeri sızacak suyun insanları hasta yapacağı düşünülürdü. Yazarda, dönem içi birinci el kaynaklara dayanarak yaşananları anlatıyor.

16 ve 17. Yüzyıl Fransa'sında yıkanmanın hastalık kapmaya yol açtığı inancı, Kral ile bakanların arasındaki irtibatı bile sekteye uğratır. Suyla yıkanıldığında hastalıklara karşı korumasız kalınacağına inanan toplum, "suyla yıkanmak insanın gözünü bozar (s.31)" diyerek banyo yapmaya duyulan korkuları kat be kat arttırır.

Çamaşır değiştirildiğinde yıkanıldığı düşüncesi genel kabul gören bir davranış şeklidir. Şu an ki yıkanma gibi değil, sadece çamaşır değiştirmek yıkanmayla eşdeğer tutulurdu. Çamaşır değiştirme dışında pudrada temizlik amaçlı kullanılır. Ayrıca daha sonra koku veren çeşitli bitkiler de yine temizlik anlamında kullanılırdı.

Fransa'da Ortaçağ'dan günümüze 'Temiz ve Kirli'lik anlatılıyor. Temizlik, banyo, yıkanmak, sağlık gibi çeşitli bilgiler oranın sosyal durumu Fransa özelinde kaynaklar eşliğinde okuyucuya bahsediliyor. Bu da okuyanın o ortamdaymış gibi bir anlatım da yapılıyor. Bu sayede hem ev hem de saraylardaki değişikliği görebilir ve zaman şeridi içinde nereden nereye geldiği daha kolay anlaşılabilir.

Genel okuyucudan çok özellikle bu konuda araştırma yapanların faydalanabileceği bir kitap. Ortaçağ'dan 1900'lerin başına kadar geçen zaman içinde Fransa temelli yıkanma, su, hastalık, temizlik kavramlarının işlendiği kitapta bunun toplumsal, kültürel, siyasal etkileri de anlatılıyor. Anlatılan konuya eklenen yüzlerce isim ve kaynak, konunun öylesine hazırlanıp yazılmadığını da gösteriyor. Ayrıntılı bir anlatıma sahip. Tercüme edende aynı şekilde gözü tırmalayan bir etki oluşturmadan aktarmış.

Georges Vigarello'un Türkçeye 'Temiz ve Kirli' olarak tercüme edilen kitabı, Fransa'da yaşananları anlatıyor. Konuya ilgi duyan veya bu konuda araştırma yapanlara önerilir.

Not: 'Ortaçağ'dan Günümüze Temiz ve Kirli' isimli kitabı yıllar önce alıp, okumaya başlamıştım ama sonra da yarım bırakmıştım. Fırsat bu fırsat diyerek tekrar okumaya başlayıp, bitirdim.

Bu kitabı 26 Haziran - 5 Temmuz 2019 tarihleri arası okuyup, inceleme yazısı ise 17 Eylül 2019 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir. 
142 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Boris'in bu kitabıyla Mitos yayınlarından çıkan" Derilerinizi Yüzeceğim"aynı kitaptır.Siyahların da beyazlar kadar acımasız olabileceğini göstermek düşüncesiyle,"Vernon Sullivan"takma adıyla yazdığı dört romandan birisidir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Zühre İlkgelen
Tam adı:
Z. Zühre İlkgelen
Unvan:
Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 276 okur okudu.
  • 18 okur okuyor.
  • 527 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.