• Yazın herkes açar, marifet
    Kışın açmakta, değil mi çiğdem...
  • DEV KADIN
    Canavar çocuklara her gün gebe kalarak
    Doğa büyük gücünü sergilediği zaman,
    Arzu ederdim dev bir kadın ile yaşamak,
    Kösnül bir kedi gibi bir sultana yılışan.

    Arzu ederdim elbet vücuduyla ruhunun Korkunç oyunlarında geliştiğini görmek,
    Ve gözlerinde yüzen nemli sislerle, onun Kalbinde loş bir alev sakladığım bilmek;

    Görkemli bedeninde zahmetsizce gezinmek; Kocaman dizlerinin yamacında sürünmek,
    Ve ara sıra, yazın, zararlı güneşlerin

    Yorgun düşürüp onu, kırlara gittiğinde,
    Uyumak gölgesinde yatıp göğüslerinin,
    Huzurlu bir köy gibi bir dağın eteğinde
  • "Sevgilim, işte eylül" diye başlayan şiir gibi şimdi vakit.

    Zamanı tırnak içine alıp yaşayanlara, akşamın hüznü gibi olan aşıklara gelen mis gibi eylül işte...

    Takvimin mavi boncuğu.

    Denizin en güzel, en sakin zamanı.

    En bulutlusu, en ılığı gökyüzünün.

    Hafifçe ürpermenin, tatlı tatlı yağan yağmurun, toprak kokusunun ve ince bir battaniyeyi dizlerin üstüne sallandırmanın; kalbi yumuşatan, dertleri kapının önünde bıraktıran kıvamı...

    Hem inatla yazın bitmediğini düşündüren hem de inatla sonbaharın özlendiğini hissettiren uzun günlerin

    ve en güzel "akşamdan geceye geçişlerin" ayı eylül.
  • “Yazın bir gün G. telefon etti. Senin mektuptan sonra da canım onu hiç görmek istemedi. Neyse sonunda görüşmedik. Ben aramadım. Artık ikiyüzlü ilişkileri yürütemeyeceğim. Geçmiş ola.”
    Tezer Özlü
    Sayfa 54 - Yapı Kredi Yayınları, pdf
  • "Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir
    kadın gider ve bir şair doğar bundan
    (Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim)
    "Yazın bittiği her yerde söylenir"se
    kadının gittiği de her yerde söylenir
    kadın gittiği her yerde şiir diye söylenir:
    Kadının gittiği yazın bittiğidir, her yerde
    yaz biter kadın giderse, bunun sonu şiirdir"
    Haydar Ergülen
  • Bera bin Azib (radıyallahu anhu)'nun şöyle dediği rivayet edilmiştir:
    "Biz. Rasulullah (sallallähu aleyhi ve sellem) ile birlikte bir cenazeye çıkmıştık. Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)kabrin başında oturdu, biz de sanki başlarımızda kuşlar varmiş gibi O'nun etrafinda oturduk. Kabir henüz açılmamıştı.
    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) üç kere: "Kabir azabından Allah'a siğinırim." dedi. Sonra sóyle buyurdu: "Mü'min kul, dünya ile ilgisi kesilip ahirete yöneldiği zaman ona yüzlerinin üzerinde sanki günes olan melekler iner. Beraberlerinde bir kefen ve güzel kokular bulunur. Melekler o kimseden gözün görebildiği kadar uzak bir mesafede otururlar. Sonra ölüm meleği gelir ve o kişinin başının yanında oturup şöyle der: Ey temiz nefis! Allah'tan bir mağfiret ve rizaya çık. Onun ruhu su kabının ağzından damlanın akması gibi akıp çikar. Olüm meleği de o ruhu alir. Ölüm meleği onu aldığında melekler bir göz açip kapatacak kadar bir süre dahi onu birakmazlar. Onu
    hemen alıp ruhunu bu kefenin ve kokunun içine koyarlar. Ondan, yeryüzünde bulunan en güzel misk kokusu gibi bir koku yayılır."
    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle devam etti:" "Melekler onu yükseltitler. Mele-i Ala'dan geçtikleri zaman melekler mutlaka: Bu temiz ruh kimdir?' derler. Onlara: Filan oğlu filandir.' diyerek dünyada ona verilen en güzel ismini söylerler. Sonunda bu ruhu dünya semasına ulaştırırlar. Onun için kapinın açılmasını isterler ve kapı açılr. Her bir semanın mukarreb olan melekleri onu sonraki semaya uğurlarlar. Sonunda o Allah (azze ve celle)'nin bulunduğu semaya ulaştırılır. Allah (azze ve celle) şöyle buyurur: Kulumun kitabını Illiyyin' de yazınız ve onu yeryüzüne döndürünüz. Çünkü ben onları ondan yarattım, ona tekrar döndüreceğim ve onları ikinci bir kere daha ondan çıkaracağım."
    Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle devam etti: "Sonra onun ruhu cesedine iade edilir. Sonra onun yanına iki melek gelir, onu oturtarak ona şöyle sorarlar: Rabbin kim?' O: Rabbim Allah'tr der. Melekler ona: Dinin ne?" diye sorarlar. O: 'Dinim islâm.' der. Melekler ona: Sizin içinizde gönderilen bu adam kimdir? diye sorarlar. O: 'O, Allah'n Rasulü'dür der. Melekler ona: Bunu nereden bildin? diye sorarlar. O kişi: Allah'in kitabını okudum, ona iman ettim ve onu tasdik ettim. dive cevap verr Bunun üzerine gokten bir münadi şöyle seslenir Kulum doğru sóyledi. Onun için cennetten bir yatak döşeyin, cennetten bir elbise giydirin, onun için cennete bir kapı açin. Ona cennetin kokusu gelir ve kabri göz görebildigi kadar genişletilir. Daha sonra ona güzel yüzlü, güzel elbiseli, güzel kokulu bir adam gelir ve der ki: 'Seni sevindirecek şeyleri sana müjdeliyorum. Bu sana vaad edilmiş olan gündür Mü'min kişi ona şöyle der: 'Sen kimsin, senin yüzün hayırla gelen bir kimsenin yüzüne benziyor.' O kişi de ona: Ben senin salih amelinim der. O kul: Rabbim, kiyameti kopar, Rabbim kıyameti kopar. Ben aileme ve malıma kavuşayim.' der.
    Kafir ve facir bir kul, dünya ile ilgisi kesilip ahirete yöneldiği zaman ona semadan siyah yüzlü olan melekler iner. Beraberlerinde kaba kumaşlar vardır. Melekler o kimseden gözün gorebildiği kadar uzak bir mesafede otururlar. Sonra ölüm meleği gelir ve o kişinin başının yanında oturup şöyle der: 'Ey murdar nefis! Allah'tan bir öfke ve gazaba çik!' Bunun üzerine o kişinin ruhu cesedine dağılır. O da demir bir çubuğun islak yünden gekilip alinması gibi o ruhu cekip alir. Ölüm meleği onu aldiğinda melekler bir göz açıp kapatacak kadar bir süre dahi onu birakmazlar. Sonra onu, bu kaba kumaşların içine koyarlar. O kişiden yeryüzündeki en kötü kokan leşin kokusu gibi bir koku yayilir. Melekler o ruhu yükseltirler. Meleklerden bir topluluğun yanından geçtiklerinde mutlaka melekler Bu murdar ruh kimindir? diye sorarlar. Onu götüren melekler de:Filan oğlu flandir diyerek dünyada ona verilen en çirkin ismini soylerler. Sonunda bu ruhu dünya semasina ulaştırırlar.
    Onun icin kapının açılmasını isterler fakat kapi onun icin açilmaz. Sonra Rasulullah (sallallähu aleyhi ve sellem): "Deve iğne deliğinden geçinceye kadar onlara semanın kapıları açılmayacak ve onlar cennete giremeyecekler" ayetini okudu.
    Bunun üzerine Allah azze ve celle şöyle der: Onun kitabını Siccin'de, yerin en alt tabakasında yazın. Sonra onun ruhu yeryüzüne atılır." Sonra Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Kim Allah'a ortak koşarsa, o sanki semadan düsüp kuşların kaptıği ya da rüzgarın kendisini uzak bir yere attğı kişi gibidir" ayetini okudu. Nihayet onun ruhu cesedine iade edilir. Sonra onun yanına iki melek gelir, onu oturtarak ona şöyle sorarlar: 'Rabbin kim? O: 'Hı hı! Bilmiyorum. der. Melekler ona: Sizin içinizde gönderilen bu adam kimdir?' diye sorarlar. O: Hı, hi! Bilmiyorum.' der.
    Bunun üzerine gökten bir münadi şöyle seslenir: 'Kulum yalan söyledi. Onun için atesten bir yatak döşeyin ve onun için cehenneme bir kapı açın.' Böylece cehennemin harareti ve iliklere kadar işleyen sIcaklığı ona ulaşır. O kişinin kabri o kadar daraltılr ki sonunda kaburgaları birbirine geçer. Daha sonra ona çirkin suratli, çirkin elbiseli, kötü kokulu bir adam gelir ve der ki: 'Sana, seni üzecek şeyleri müjdeliyorum. Işte bu, sana daha önce vaad edilen günündür.' O kişi ona şöyle der Sen kimsin, senin yüzün şerle gelen bir kimsenin yüzüne benziyor. O kişi de ona: Ben senin kötü amelinim. der. O kul 'Rabbim, kıyamet kopmasın.' der.

    Ebu Davud 4753, Müsned 4/287-295
  • “İmzana nasıl sevindim bir bilsen! Senin el yazın! Kalender, sâde ve aceleci el yazın.”
    Ahmed Arif
    Sayfa 62 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Telefon numarası- rakam şekil sistemi
    Ilk bölüm rakam şekil, sonra diğer bölümler temel hafıza çivi.
    .çocuk esirgeme numarası
    2 Kuğu, 67 ney, 19 puma, 39 çam
    Kuğu ney çalarken ormanda puma ile karşılaşır. Ondan kurtulmak için en yakın çam ağacına fırlar. Pumanın ağacın altında onu beklediğini görünce çocuk esirgemeye uçar.
    Isimler
    .zihinsel çalışma
    Hedef belirle, zihni organize et, hayal gücünü kullan, konsantre ol.
    .işitsel hafıza
    Dinle, tekrarlat, manasını sor, konuşurken kullan, içinden tekrarla, vedalasirken kullan.
    .görsel hafıza
    1 bildiğimiz anlamı olan
    2 bildiğimiz anlamı olmayan bize bir şey hatırlatan (is-mail islibilgisayardan size mail attığını dusleyin)
    3 bildigimiz anlamı olmayan bir şey hatırlatmayan ( dikkat çekici özelliği ve isme odaklanin)
    .albüm ve defter tutma
    O kişiyle ilgili ne zaman nerede ne sebeple tanistiginizi yazın.
    Isimle soyadi hafızaya alma; yine aynı metodu kullanın