Sadece adını ilginç bulduğum için başladığım belki bu yıl okuduğum en güzel kitap diyebilirim. Sade, samimi, açıklayıcı ve kitap ve filmlerden örneklerle desteklenmiş, sanat genelinde ve kurmaca (fiction) özelinde harika bir eser. Sanat herkes içindir ile başlayan eserde, kurmacanın gerçek ile kıyaslandığında insana kattıklarını, gerçek hayat ve kurmaca eser arasındaki ilişkiyi hayretle okudum. Kurmacanın (kitap, film, resim, heykel...) insan duygularının gelişiminde ve güçlenmesinde etkisi olduğunu, iyi hissettirdiğini düşünürdüm ve savunurdum ama bu kadarını ne biliyordum ne de kırk fırın ekmek yesem bu kadar güzel anlatabilirdim. Kitaba adını veren cümleye gelince... Uzun süre alakasını kuramadığım ilginç ismin hikayesi ise harika ve düşündürücü.
Bu kitabı böyle anlatmaya çalışarak asla hakkını veremediğimi ve çok yetersiz kaldığımı biliyorum. Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Her kurmaca severin okuması gerektiğini düşündüğüm için bir şeyler yazmak zorunda hissettim kendimi sadece.